07 Mayıs 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
DUNYA EN SERT RAPOR Myanmar’da tarihi seçimlerin ardından Aung San Suu Kyi liderliğindeki Ulusal Demokrasi Birlik parlamentonun alt kanadında açıklanan 88 sandalyeden 78’ini kazandıklarını açıkladı. Ancak resmi sonuçların gecikmesi askerin tepkisiyle ilgili soru işaretleri yarattı. TASARIM: BETÜL BERİŞE Myanmar’da gergin bekleyiş Burundi’de soykırım korkusu Orta Afrika ülkesi Burundi’de, nisan ayından beri devam eden olayların “soykırım”la sonuçlanmasından korkuluyor. Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri de hükümetin kanlı muhalefet karşıtı yöntemlerine dikkat çekerken halk tehlikeli bölgelerden kaçmaya başladı. Çarşamba 11 Kasım 2015 10 dishab@cumhuriyet.com.tr AB Komisyonu 1998’den bu yana en sert İlerleme Raporu’nu yayımladı. Raporda basın özgürlüğü ve bağımsız yargıya vurgu yapıldı. Türkiye’ye ödevler de sıralandı vrupa Birliği Kodüzenleyici kurumu, misyonu, Ankausulsüz siyasi müdara ile sığınmahaleye karşı yasal altcı krizi konusunda payapıdan yoksun. zarlıklar devam ederken n Kamuya girişteki yayımlanmasını 1 Kasözlü sınavlarda siyaDUYGU sım seçimlerinden sonsi müdahale ve yükGÜVENÇ raya ertelediği İlerleme sek sayıda kişi sınaRaporu’nda Türkiye’de va alınmadan atan“olumsuz eğilim” gözlendiğidığı için sistemin güvenilirlini ve ülkenin ifade özgürlüği zayıflamıştır. Sözde paralel ğünden, temel insan haklayapı iddiasıyla işten çıkartmarı alanına kadar birçok alanlar ve tenzili rütbeler ciddi enda “geriye gittiğini” kayda ge dişe kaynağıdır. çirdi. Raporda yer alan eleştiYolsuzluk vurgusu riler şöyle: n 7 Haziran seçimlerinde, n 2010’daki reformun arCumhurbaşkanının, yönetimdından hükümet, 2014’teki deki partiyi desteklemesi ve düzenlemeyle HSYK’de etkisimedyaya baskıyı artırması en ni yeniden oluşturdu. Birçok dişe yarattı. Cumhurbaşkanı disiplin ve adli suç olayında iç ve dış politikayla ilgili biryargıç ve savcıların atanması çok konuya dahil oldu; ki bu yargı sürecinden yoksundu da onun anayasal yükümlün Yolsuzlukları soruşturlüklerini çiğnediği eleştirisine ma ve mahkumiyet kayıtları neden oldu. yetersiz. Deniz Feneri ve Aran Hükümetin sözde devlet lık 2013 yolsuzluk kovuşturiçinde paralel yapıya yönelik maları mahkumiyetsizlikle sokampanyası sürdürüldü. nuçlandı. n Kürt barışını sürdürmek n PKK, AB’nin terör liskaçınılmaz aciliyettedir. Barış tesinde. Kendini savunmak sürecinin yeniden başlaması Türkiye’nin hakkı ama alınan için koşulları yaratmak, hükü önlemler orantılı olmalı. metin sorumluluğudur. n Usulsüz kısıtlamalara n Türkiye’nin 8 bağımsız izin veren anayasa, ifade öz A gürlüğünü korumuyor. Yüksek düzeyli siyasilere ve Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla açılan davalar AİHM kararlarıyla uyumlu değil. n PKK operasyonlarında 20’si çocuk onlarca sivil ve 120 güvenlik görevlisi öldü. Cizre’deki sokağa çıkma yasağında 20’den fazla sivil öldürüldü. n (Cumhuriyet’e Charlie Hebdo ve MİT TIR’ları nedeniyle başlatılan soruşturma, Hürriyet’e baskının ve Cemaat medyasına yönelik terör örgütü suçlamasıyla son olarak gazete baskılarının da durdurulduğu anımsatılarak) Bu operasyonun meşruiyeti ve orantılılığı ciddi endişe kaynağıdır. Raporun yayımlanmasının ardından Avrupa Birliği Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada hukukun üstünlüğü ve yargı sistemi ile ifade, toplanma ve basın özgürlükleri alanındaki eleştiriler “haksız, hatta yer yer ölçüsüz” olarak değerlendirildi. Bakanlık ayrıca Erdoğan’a yönelik değerlendirmelerin “kabul edilmesi mümkün değildir” dedi. Bakanlıktan tepki Çelik: Reform sürer AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “Türkiye’deki reformların durduğu” eleştirisi için reformların yeni anayasa ile devam edebileceğini öne sürdü. Çelik “Başbakan, hükümeti kurma süreci gerçekleştikten sonra siyasi liderlere ziyarette bulunacak. O zaman yeni anayasa konusunda somut verilere ulaşacağız” dedi. Rapordaki “çatışma ortamı” ifadesini de eleştiren Çelik, çatışma ortamının Türkiye için değil “meşru devlet otoritesinin” bulunmadığı Suriye gibi yerlerlerde kullanılabileceğini belirterek “PKK’ye yakın çevrelerin siyasi dilinden etkilenme söz konusu. Türkiye’deki işin adı, ‘terörle mücadeledir” dedi. Barışı yapanlar, savaşı kuşananlar ürkiye, tercih ettiği yöneticilerin katkılarıyla “silah kuşanmış siyasal İslam” cehenneminden geçmekte olan Ortadoğu’da, Kürt meselesini hızla “Sri Lanka modeliyle” çözmeye soyunuyor. Bekası için “tekrar seçimle” bilenenler sağ olsun! Silvan’dan, Cizre’den yansıyan manzaralar, Rojava’ya yönelik hasmane emellerle birleşirken, telafisi güç yeni aşamalara sürükleniyoruz... Sri Lanka modelinin ne menem bir şey olduğunu 31 Ağustos tarihli yazımda aktarmıştım. Bu hafta iç karartan gündemin ötesine geçip Güney Amerika’ya uzanalım. Türkiye’de kanlı katliamlar ve geri gidişlerle geçen ekim ayında “es geçmek zorunda kaldığımız” Kolombiya barış sürecindeki uzlaşmaya… Herkes kendi modelini yaratır elbette. Lakin militarist öğeler eşliğinde toplumsal zihin kodlarımızla hoyratça oynandığı bir dönemde; barışçı çözüm üretme azmimizi yitirmemek, aklımızı berrak tutmak için dünyadan örneklere daha fazla ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. HHH Güney Amerika’da antiterör söylemiyle namlı olan ve ahalinin eğilimleri itibarıyla “sağın kalesi” denilecek bir ülke Kolombiya. Solcu FARC örgütüyle yarım yüzyılda 200 binden fazla can alan iç savaşın ardından üç yıldır barışa yüklenildi. 2014’te “çatışmayı bitirme” şiarıyla yeniden seçilen Devlet Başkanı Jose Manuel Santos, Küba’nın başkenti Havana’da FARC lideriyle masaya oturdu. Selefi Alvaro Uribe gibi yeminli barış karşıtlarına karşı dengeleri tutturmaya çabaladığı bu meşakkatli süreçte, ateşkes birkaç kez çöpe atılsa da bitmedi. Sonuncusu geçen mayıshaziranda vuku buldu, temmuzda toparladılar. Bir ay önce Santos ile FARC’ın “Timochenko” lakaplı lideri Rodrigo Londono Havana’da el sıkıştılar. Hedef Mart 2016’da barış anlaşmasının imzalanması. Uzlaşma bu tarz çatışmalarda imkânı ihtimali de bulunmadığı idrak edildiğinden, silah bırakma dayatması içermiyor. FARC, anlaşmanın imzasından sonra 60 gün içinde silahsızlanacak. HHH Meşakkatli süreç bitmedi. Lakin geçiş süreci için parametreler ibretlik. Özetle: Hukuki altyapının hazırlanması; eşit statü temelinde hareket edilmesi; gerillaların siyasi sürece katılarak siyasi temsilin tüm toplumsal kesimler işin içine katılarak demokratik niteliğin sağlanması; toprak reformuyla kalkınmanın hedeflenmesi; ahalinin uyuşturucu çetelerine muhtaç olmaktan çıkarılmasıyla sosyal devletin öncelenmesi; cinayet ve işkencelere maruz kalan, yerinden yurdundan edilen kurbanların yaralarının olabildiğince telafisi; adaletin tesisi için ordu ve gerillaların işledikleri suçların ortaya serilmesi, hakikat komisyonu, itiraf edenlerin hapis yerine “sınırlamalara” tabi tutulduğu bir af ve topluma kazandırma mekanizması… Diğer yandan adalet süreci özel mahkemelerde uluslararası hâkimleri içerecek. En son 5 Kasım’da 150’den fazla inanç temelli sivil toplum kuruluşunun barışa desteği “etik sorumluluk” addeden beyanlarını ekleyelim. HHH Her şey bitmedi. Lakin silahın sebep değil sonuç olduğunun idrakı mühim. Çözüm ve barış ancak biz istersek, bizi hakiki bir barış ve refaha taşıyacak liderler seçersek mümkün… İçte insanları biteviye kutuplaştıran, dini siyasete alet eden; dışta yayılmacı emellerini dile getirmeden duramayanlarla değil. Onların “istikrar” dedikleri sadece kan ve gözyaşı… HHH ŞİDDETLE TAVSİYE: Türkiye’yi bu kez “sandıktan çıkarak” yönetmeye soyunmuş bir başbakanın “Türkiye, Suriye’de hiçbir aşamada etik ve stratejik bir hata yapmamıştır” dediği, komşu ülkeyi uluslararası güçlerle birlikte işgal etme heveslerini açıkça dile getirdiği bir ortamda; Radikal’in köşe yazarı olan gazeteci dostumuz Fehim Taştekin’in “Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal” isimli kitabını şiddetle tavsiye ediyorum. İletişim Yayınları’ndan çıktı. Alınız, okuyunuz… T Hükümete yargı ve basın özgürlüğü ödevi n Kamu yönetimi alanında liyakata dayalı, modern ve şeffaf prosedürler gerekli. n Gazetecilere gözdağı veren tüm uygulamalara karşı harekete geçilmeli; fiziksel saldırılar araştırılmalı, medyaya yönelik saldırılar önlenmeli ve ifade özgürlüğü kısıtlayan yüksek siyasi atmosfer giderilmeli. n Hakarete yönelik kanun ve benzerlerinin baskı amacıyla kullanılması önlenmeli, AİHM kararları uygulanmalı, var olan internet yasası AB standartlarına uygun hale getirilmeli ve orantılılık ve eşitliği güvence altına alarak uygulanmalı. n Yargının bağımsızlığını yeniden kazandıracak tüm yasal garantiler sağlanmalı, özellikle üst düzey yolsuzluk olaylarında, araştırma, kovuşturma ve mahkumiyetlerin sonucu ile ilgili kayıt oluşturulmalı. n Eğitime katılım her düzeyde, özellikle kızlar için arttırılmalı, eğitimin seviyesi her düzeyde arttırılmalı. ALMANYA ‘Nazi gelin’ avukatsız kaldı Almanya’nın Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görülen NSU terör örgütü davasında, bugün ifade vermesi beklenen baş sanık Beate Zschaepe’nin üç avukatı dava sürecinden çekilmek Zschaepe istediklerini beyan etti. Avukat Wolfgang Heer “Artık Zschaepe için savunma yapma durumunun kalmadığını” belirtti. Batı Almanya’nın efsane liderine veda ALMANYA PEGIDA’dan Holokost çıkışı İslam ve göçmen karşıtı PEGIDA hareketi, Nazilerin Yahudi soykırımını başlattığı gecenin 77’nci yıldönümünde Almanya’nın Dresden kentinde toplandı. PEGIDA’nın öne çıkan isimlerinden Tatjana Festerlin konuşmasında “Almanların Nazilerin 12 yıllık yönetiminden kaynaklanan suçluluk kompleksini resmi olarak sonlandırması” gerektiğini savundu. Eski başbakan Helmut Schmidt 96 yaşında hayata gözlerini yumdu. Açık sözlülüğü ve tiryakiliği ile tanınıyordu. Türkiye karşıtlığı meşhurdu YUNANİSTAN Sığınmacılara sahte bildiri Yunanistan’ın Midilli Adası’nda göçmen karşıtı İsveçli Demokratlar partisinin sığınmacılara yanlış bilgi içeren broşürler dağıttığı ortaya çıktı. Bildirilerde her gün bombardımanlar ve tecavüz olayları yaşandığı söylenen İsveç’e gelmemeleri telkin ediliyor. İsveç şu ana kadar nüfusa oranla en çok sığınmacı kabul eden Avrupa ülkesi oldu. ski Batı Almanya’nın açık sözlülüğü ile tanınan Sosyal Demokrat başbakanı Helmut Schmidt 96 yaşında memleketi Hamburg’da hayata veda etti. 19741982 yılları arasında başbakanlık yapan Schmidt ekonomi politikaları ile dünyanın saygısını, açıksözlülüğü ile halkının sevgisini kazanmıştı. Dünya liderleri ile görüşmeleri dahil hiçbir yerde sözünü sakınmamasıyla tanınan Schmidt bir keresinde “Dürüstlük düşündüğünüz her şeyi söylemeniz değil, düşündükleriniz dışında hiçbir şey söylememeniz demektir” demişti. Geçen yıllarda mevcut ekonomi politi E kalarını değerlendirmesi istendiğinde “Diplomatik bir cevap için düşünmem lazım” yanıtını vermişti. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine tamamen karşıydı. Ankara’nın birliğe girmesi halinde AB’nin anlamını yitireceğini savunan Schmidt, “Çin’den toplu göç olsa, Çinliler Türklerden kolay uyum sağlar. Sorun Anadolu’dan gelecekler” derdi. “AB içinde Türkiye’nin yeri yoktur. 70 milyon Türk’ü Avrupa içinde dolaştıramayız” sözleri ünlüydü. 60’lı yılların başında ülkeye Türk iş gücü getirmenin de hata olduğunu söylemişti. Bir keresinde “Sevr ‘Türklerin yeri yok’ Anlaşması’nın imzalanmış olmasına karşın Türkiye’nin bölünmemiş olması da bir hatadır” demesi de yıllarca konuşulmuştu. Siyaseti bıraktıktan sonra haftalık Die Zeit gazetesinin eş genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Bir yandan da dünyayı gezip konferanslar veriyordu. da örnek almalı, tüm hayatlarında değil” demişti. Schmidt’in eylül ayında sigarayı bırakması ise tüm dünyada haber olmuştu. Schmidt iki ay önce tıkalı damarının açılması için ameliyat oldu. Bu sırada mikrop kaptığı düşünülen eski başbakan dün kendi evinde hayata gözlerini yumdu. ‘Örnek olamam’ Tiryakiliği meşhurdu. Resmi toplantılarda ve televizyon yayınında bile sigarasını yakan Schmidt, 2008 yılında bu nedenle eleştirildiğinde “Kimsenin beni sigara içmekten men etmesine izin veremem. Politikacılar kendi alanların Bülent Ecevit ve Schmidt 1978’de Bonn’da görüşmüştü. BD’de siyahilere karşı polis şiddetinin sembolü haline gelen Ferguson kasabasına 160 kilometre mesafedeki Missouri Eyalet Üniversitesi’nde, ırkçılığa tepkisiz kalan rektör öğrencilerin isyanı üzerine istifa etmek zorunda kaldı. Beyaz öğrencilerin ağırlıkta olduğu üniversitede, siyahilerin başarılarının sistematik olarak görmezden gelindiği iddialarıyla başlayan Missouri Üniversitesi’nde öğrenciler rektörün istifasını böyle kutladı. süreç, ekimde bir yurdun du Üniversitelerde isyan rüzgârı A varına insan dışkısıyla gamalı haç çizilmesi üzerine ayaklanmaya dönüştü. Jonathan Butler isimli öğrenci rektör Tim Wolfe’un görevden alınması talebiyle geçen hafta açlık grevine başladı. Hafta sonunda üniversitenin parlak Amerikan futbol takımındaki onlarca siyahi öğrenci maçları boykot edeceklerini duyurdu. Açlık grevi yaptılar “Kaygılı Fakülte” adlı akademisyen grubu da destek için greve gideceklerini açıkladı. Bu gelişmeler üzerine tepkilerin hedefindeki Wolfe “Tüm sorumluluğu alıyorum” diyerek istifa ettiğini duyurdu. Missouri rektörünün istifasını duyurmasından saatler sonra, ABD’nin en prestijli öğrenim kurumlarından Yale Üniversitesi’nde yüzlerce öğrenci ırkçılığa karşı yürüdü. Nusra Lazkiye’yi vurdu Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi ve radikal İslamcı Ahrar’üş Şam militanları, Rus askeri üssünün bulunduğu Lazkiye’ye bomba yağdırdı. Saldırıda en az 16 kişinin öldüğü ve 53 kişinin yaralandığını duyuran Suriye devlet televizyonu, yanan otomobil ve yola dökülen kan görüntülerini yayınladı. İki bombanın Tişrin Üniversitesi yakınlarına düştüğü belirtiliyor. C M Y B
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear