Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
SAYFA CUMHURİYET 6 NİSAN 2001 CUMA
HABERLER
DUNYADA BUGUN
ALİ StRMEN
Bu Kriz Götürür Anam!
Başbakan Bülent Ecevit, önceki günkü grup
toplantısında 55,56 ve 57. hükümetler dönemirv-
deki başanlannı anlatmış. Kendisi belki inanmış-
tır, dinleyenlerin ise inanmış görünmekten başka
çareleri yok, ne yapsınlar, lidere zebun garipler.
Ama aynı Ecevit, Başbakanlık çıkışında, vatan-
daş Ahmet Çakmak'ın tepkisiyle karşılaşmış.
Ahmet Çakmak esnaf, çocuklanndan biri has-
ta ve Ahmet Çakmak çıkmazda.
Vatandaş çareyi, Başbakanlık'ın önüne gelip
yazarkasayı fırlatarak protestoda bulunmakta
aramış.
Olay suç mu, değil mi bilmiyonjm. Gerçi mah-
keme suç bulmuş, ama eğer suç ise olayı övmü-
yorum. Kimse öküz attında buzağı aramasın.
Ama vatandaşın şiddete başvurmadan, tepki-
sini gösteımesi demokrasinin önkoşulu.
Şimdiye kadar bu yapılamadı, Ahmet Çakmak
da stres içinde olduğu için tepkisini göstermiş.
Demek ki demokratik tepki için sterese gerek var
ülkemizde.
Acaba Sayın Ecevit, Ahmet Çakmak'ın "Sayın
Başbakanım saye-iâlinizde artık buyazarkasa işe
yaramıyor, bunu alın da.." demek istediğini an-
lamış mıdır dersiniz?
Anladı ya da anlamadı, ama ilk kez rubeaı, (yüz
yüze) bir tepki ile karşılaştı.
•••
Şöylededüşünebilirsiniz:"A/eo/muşyan/;/V)-
met Çakmak, önce indirilen sonra da 47milyon
paraya çevhlen cezasına çarptınldığı ile kaldı.
Bundan böyle Başbakan böyle tepkilehe de kar-
şılaşmayacak, çünkü öncekigünkü olaydan ders
alan konımalar güvenlik önlemlerini arttıracak-
lar, vatandaş artık Başbakan 'ı ya TVekranlann-
dan ya da iki kilometre öteden görecek, hepsi
bu!"
Yanılmayalım. Bu kez kazın ayağı öyle değil.
Artık bütün Türkiye streste.
Stres tepkiyi büyütüyor.
Krizin bir buçuğuncu ayında henüz ortada so-
mut bir şey yok.
Reçete de fasarya.
Söyler misiniz Allah aşkına, Meclis'ten jet hızıy-
la geçirilen Şeker Yasası'nın öngördüğü, Şeker
Kurulu'nun karanyla pancar ve şeker üretimini
yanya indirip AB ve ABD'nin stoklannı eritmeye
koyularak mı aşacağız krizi?
Reçeteyi hazırlayanlar, binbirdereden su geti-
rebilirîer. Ama sorunun özü değişmez. Krizi, şe-
kerde Türkiye'nin üretimini kısıp rthalatla aşmayı
öneren reçeteye dikkatle bakmak gerek.
•••
Çok güvenilen Kemal Derviş'i de ihtiyatla din-
lemeliyiz.
Sayın Derviş, nisan sonunda dolann 1.100.000
lirada olacağını söylüyor. Bu 2001 için iki değil,
üç haneli enflasyon demek.
Kemal Derviş, "Bakan olmasaydım, birikimle-
rimi TL'ye yatınrdım " diyor. Ya Derviş de krizden
strese girdi ne dediğini bilmiyor ya da bizi iyiden
iyiye enayi sanıyor.
Acaba Sayın Derviş, Çankaya tartışmasından
hemen sonra, telefona sanlıp, TL'den dolara ge-
çenlerin hangi anlı şanlı ve devletlular olduğunu
bilmiyor mu, sağır sultanın duyduklannı Sayın
Derviş duymuyor mu? Herkes sokakta... Herkes
infial halinde... Ama hükümet böyle gider sanı-
yor, sakin...
Ama olmayacak duaya denmez amin.
Hazine bu kez de, yüzde 107 basit faizle dört
aylığına borçlandı. Ama nisan sonunda
1.100.000 liralık dolaria ve bu yıl için üç haneli ola-
cak olan enflasyonla, devlet haziranda nasıl borç-
lanacak, yatınmını TL'ye yönertip kendisine gü-
venen tertemiz vatandaşı nerede bulacak?
Kamuoyu yoklamalan, hiçbir partinin barajı
aşamayacağını gösteriyor; en büyük siyasi eği-
lim kimseye oy vermeyecek olanlar.
Kemal Derviş'in göreve getirilmesintn yerinde
olduğunu söyleyenler, yüzde 48, ama onun ba-
şanlı olamayacağını düşünenler, başaracağına
inananlardan daha fazla.
Türkiye'de daha krizin en ağır günleri gelme-
den insanlar sokakta, bunalımdan bilistifade, la-
ikliği yıkmak isteyen FP, sert muhalefet için soto-
da, partilerin ve liderierin prestiji tabanda, krizin
üstesinden gelinemeyeceğini söyleyenler çoğun-
lukta.
Görünen o ki bu kriz bu hükümeti de bu rejimi
de götürür anam!
Hollanda'dan döndü
Sezer programa
destek istedi
ANKARA (Cumhu-
riyet Bürosu)- Cumhur-
başkanı Ahmet Nccdet
Sezer, bunalımdan çıkış
için tüm toplum kesim-
lerinin özveri gösterme-
si gerektiğini vurgula-
yarak "Ekonomikprog-
ramın başanya ulaşma-
SL, hepimizin içten bek-
lentisidir" dedi. Sıkıntı-
larla karşılaşılabileceği-
ni söyleyen Sezer, top-
lum desteğinin progra-
mın başansını belirle-
yeceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Se-
zer, Hollanda'ya yaptı-
ğı resmi ziyareti ta-
mamlayarak dün yurda
döndü. Sezer, Esenbo-
ğa Havalimanı'nda
Hollanda ziyareti ile ili-
gili yaptığı açıklama-
dan sonra ekonomik
kriz hakkında değerlen-
dirmelerde bulundu.
Hükümetin hazırla-
makta olduğu progra-
ma destek olunmasını
isteyen Sezer, "Hükü-
metimizce hazuian-
makta olan ve TB-
MM'de kabul edilecek
bir dizi yasal düzenle-
meyie de destekienecek
olan ekonomik progra-
mm başanya uİaşması
hepimizin içten belden-
tiskfir. TopJumumuzun
desteği, programnı ba-
şansuu beürieyici ola-
caknr. Bu tür istikrar
programlannuı uygu-
lanması sırasmda kimi
sıkmülarla karşüaşü-
ması olasıdır. OnemH
olan bu sıkmtdarm biz-
leri umutsuzluğa sevk
etmemesidir" dedi.
Banka batıranların ve yolsuzluk yapanlann malvarlığına tedbir konulması istendi
Türk-lş eylem karan aldı
BayramMeral
IŞEKKANSU
ANKARA - Emek Platformu'nun,
14 Nisan'da tüm Türkiye çapında ger-
çekleştireceği "YoksuDuğaveYoIsuzhı-
ğa Hayır" mitinglerine dönük ılguıın
büyük olduğu bildirildi. Platformun 1
milyon adet bastırdığı ve Türkiye'nin
bunalımdan çıkması için hazırlanan al-
ternatif program tükendi. Türk-lş Yö-
netim Kurulu, "EMF ve Dünya Banka-
sı programlannda ısrar ediĞrse, etkin
ve yaygın eylemlerin sürdürülmesini"
kararlaştırdı.
Türk-Iş Yönetim Kurulu, dün bir
araya gelerek, gerek Kemal Derviş ile
önceki gün yapılan görüşmeyi, gerek-
se önümüzdeki günlerde gerçekleşe-
cek eylemleri ele aldı. Hükümet adına
peşpeşe açıklanan "programın genel
stratejisi, genel ekonomik durum de-
ğeriendirmesi sunuş notu" gibi belge-
lerin, bunalımdan çıkış için öngörülen
adımlann "CVIFve Dünya Bankası'nın
bugüne kadarid çizgisinin daha kaö bir
biçimde devamı" olduğu kanısına va-
ran Türk-Iş Yönetim Kurulu, 200 bin
çalışanın emekli edilmesi, özelleştir-
melerin hızlandınlması gibi öngörülen
hedefler karşısında etkin mücadele et-
me karanna vardı. Banka batıranlann,
banka soyanlann, yolsuzluk yapanla-
nn ve bunlann birinci dereceden akra-
balannm malvarlığına tedbir konulma-
sı isteğini de kamuoyuna öncelikle du-
yurma konusunda görüşbirliğine va-
ran Türk-Iş Yönetim Kurulu, "Hükü-
metin taleplere duyarsız kahnası, IMF
ve Dünya Bankası programlarını uy-
gulamaya devam ermesi durumunda
Türkiye'nin dört bir yanında en yaygm
ve etkili eylemlerin gerçekleştirümesi-
ni" karara bağladı. Bu amaçla, 13 Ni-
san'da Türk-lş Başkanlar Kurulu top-
lantıya çağnldı.
TESK Başkanı Derviş Günday da
uygulanan ve sürdürülmekte olan eko-
nomik programa esnafin değil katlana-
cak, dayanacak gücü kahnadığına de-
ğinerek, şu açıklamayı yaptı:
"Herkesi ve hükümeti uyanyorum:
Esnafin tepldsi işçinin, memurun ya da
öğrencininldne benzemez. Hükümet
işin ne noktada olduğunu bilerek, artık
yüzünü üretene, bugüne dcğin adını bi-
le etmediği esnafa dönmeBdir. Aksi tak-
dirde fatura çok ağır olacakür."
Emek Platformu'nun hazırladığı
eylem kararlanna uyarak demokratik
tepkilerini dile getireceklerini ifade e-
den DlSK Genel Başkanı Süieyman
Çetebi de "Çeşitli Ulerdeki geüşmeleri
herkes izfiyor. Sosyal padamanın eşiğin-
deyiz" dedi.
KESK, IMF politikalanyla ülkenin çıkmaza sokulduğunu söyledi
Emekçinin programı uygulansınIstanbul Haber Servisi - Kamu
Emekçileri Sendikalan Konfederas-
yonu (KESK) Genel Başkanı Sami
Evren, siyasi iktidarm emekçileri ve
halkı açlığa, yoksulluğa mahkûm et-
me politikalanndan vazgeçmesi ge-
rektiğini belirterek "Ekonomik çık-
mazdan kurtubnanm yolu IMF po-
litikalan yerine emekçilerin progra-
mmıuygulamaktır" dedi. Evren, so-
kağa dökülen esnafı Emek Platfor-
mu'yla birlikte hareket etmeye ça-
ğırdı. Emek Platformu 14 Nisan gü-
nü düzenlenecek olan "YoksuDuk ve
Yazarkasa eylemcisi:
Yolsuzluğa Hayır" mitingi için vali-
liğe başvurdu.
Evren, hükümetin enflasyonla
mücadele anlayışının iflasının, mart
ayı enflasyon oranıyla bir kez daha
açığa çıktığını söyledi. "Son dö-
nemde mal ve hizmetlere yapılan
zamlar, enflasyon hesaplamaianna
yansımamışür" diyen Evren, enf-
lasyon oranmın günlük yaşamdaki
yoksullaşmayı açıklamaktan uzak
olduğunu kaydetti.
IMF'nin istediği şekilde hedefle-
nen enflasyon oranı üzerinden ücret
artışlan yapılması sonucu, ücretle-
rin reel olarak sürekli azaldığını vur-
gulayan EvTen şunlan söyledi:
"Kamu emekçisi 250 milyon Bra
ortalama sabit ücret alırkcn. sadece
gıda harcalamalan için gerekli mik-
tar 220 mih ona, yoksulluk sının 660
mihona ulaşrruştır. l cretler yalnız-
ca gıda harcalamalanm karşılaya-
cak düzeydedir. Emekçilerin müca-
deiesi de artarak sürecektir." Evren,
basın mensuplannın sorulan üzeri-
ne "Esnaf, KESK ve Emek Platfor-
mu'nun eylemkrine kaülarak sesini
daha iyi duyurabüir" diye konuştu.
Emek Platformu Istanbul Bile-
şenleri, 14 Nisan Cumartesi günü
"Yoksulluğa ve Yolsuzluğa Hayır"
mitingi düzenlemek için valiliğe
başvurdu. Platformun Istanbul Bile-
şenleri Sözcüsü Münür Ayduı, Tür-
kiye'nin zor günler geçirdiğini
belirterek, mitinge, ekonomik kriz-
den yara alan her kesimi kapsayacak
şekilde hazırlandıklarmı söyledi.
Aydm, miringde esnaf odalannı
yanlannda görmek istediklerim
söyledi.
Ecevit'i
rüyamda
gördümANKARA (Cumhuri>ıet Bürosu) - Başba-
kan Bülent Ecevit Başbakanlık binasından ay-
nlırken elindeki yazarkasayı firlatan Ahmet
Çakmak adlı esnaf 47 milyon lira para
cezasına çarptınlarak serbest bırakıldı. Çak-
mak, gece Ecevit'i rüyasında gördüğünü ve E-
cevit'in kendisine "Cumhurbaşkanı Ahmet
Necdet Sezer bana anayasa kitapçığuu firlatn.
Sen de yazarkasayı nrlattuı" dediğini anlattı.
Dün, Ankara Emnıyet Müdürlügü'nden
Adliye'ye getirilen Çakmak, Nöbetçi Suçüs-
tü Cumhuriyet Savcısı Ahmet Mutiu'nun kar-
şısına çıkanldı. Dosyayı inceleyen Mutlu, Ah-
met Çakmak'ı 47 milyon lira hafif para ceza-
sına çarptırarak serbest bıraktı. Çakmak, iş-
lemlerinin yapılması için Suçüstü Savcılı-
ğı'nda beklediği sırada gazetecilere eylemi
gerçekleştirmeden önce bütün hukuki yollan
denediğini, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hü-
kümet üyelerine ekonomik sıkıntısını içeren
faks çektiğini, ancak yanıt alamadığını söyle-
di. Bu nedenle yazarkasayı nrlathğını anlatan
Çakmak, eylemi tüm esnaflar adma gerçek-
leştirdiğini kaydetti. Çakmak. eylem yapan
esnafa, toplu eylemlere çeşitli örgütlerin ka-
nşabildiğini, bunun için toplu olarak sokağa
çıkılmasından yana olmadığını belirtti. Çak-
mak, serbest bırakıldıktan sonra Ankara Ad-
liyesi'nden aynhrken de "Başnun belaya gir-
mesiniistcmediği için konuşmak istemed^mi"
söyledi. Para cezasuıı şu an ödeyemediğini,
daha sonra ödeyeceğini kaydeden Çakmak,
'Pişman değümı' dedi.
Kayseri Esnaf ve Sanatkârlan Odalan Bir-
liği Başkanı Mustafa Alan. bir açıklama ya-
parak Ahmet Çakmak'ın 6 bin dolarlık bor-
cunu üstleneceğini bildirdi.
Istanbul Okmeydanı'nda da bir grup esnaf
protesto gösterisi sırasmda Çakmak gibi yan-
lannda getirdikleri bir yazarkasayı tahrip et-
tiler.
1ĞNELİ HRÇA ZAFER TEMOÇtN
ABD'deki Ermeni lobisi sözcülerinden Harut Sasunyan:
TürkiyeMeki kriz eşsiz firsat
VVASHINGTON (AA)- ABD'-
deki Ermeni lobisi, ekonomik kriz-
deki Türkiye'nin zayıflığından ya-
rarlanmak için "eşsiz firsat" yaka-
ladığı inancını taşıyor.
Ermeni asıllı Amerikahlann ço-
ğunlukta bulunduğu California
eyaletinde yayımlanan California
Courier'de yazan Ermeni lobisinin
temsilcisi Harut Sasunyan, "Er-
meniler şimdi, Türkrve'ye karşı id-
dialannı ilerletmek için amn firsat
ek geçinfi. Türkiye'nin zayrfhğmı
sömürmek için eşsiz birfirsatvar"
ifadesini kullandı. Sasunyan, eko-
nomik kriz nedeniyle Türkiye'nin,
önceliği krizden kurtulmaya verdi-
ğini belirtirken en güvendiği iki
müttefıki olan ABD ve Israil'den
ise yardım alamadığını ileri sürdü.
Sasunyan, Bush yönetiminin, dış
politika önceliklerini ortaya çıkar-
mak için zamana ihtiyacı olduğu-
nu savunurken, Türkiye'nin diğer
müttefiki Israil'in ise Filistinliler
ile çatışmalar yüzünden "eflerinin
dohı" olduğunu öne sürdü.
SlFIR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR
Derviş'in
işiçokzor
Haber Merkezi - Türki-
ye'nin yaşadığı ekonomik bu-
nalımı The New York Times'a
değerlendiren uzmanlar, Tür-
kiye'nin içinde bulunduğu kri-
zin köklerinin büyük ölçüde
bankacılık sisteminin iyileşti-
rihnesine bağlı olduğuna dik-
kat çekerek, Devlet Bakanı
KemalDerviş'in işinin çok zor
olduğunu belirttiler.
Gazetede yayımlanan haber-
de, Türkiye'nin başta gelen si-
yasi partilerinüı yıllarca devlet
bankalannı gönüllerince kul-
landıklan anımsatılarak, "IJcuz
ve hatta beda>'a kredileri, seç-
menlerinin kilit kesimi çiftçiler
ile küçük iş sahiplerine dağıtb-
br. Özel bankalar için izinler ne-
redeyse tefüşe gerek oimadan
verildi. tzinierin bir ktsnu da
güçlü işadamlan ve poh'tik yan-
daşjar içindi Pofitikacıiara çok
hayırh gelen bu düzen, ne yaak
ki Türkiye'nin bankaahksiste-
mini çökerttL Türkiye'nin mü-
yariarca dolarhk uluslararası
yarduna kavuşma şansı düşük
oktuğundan Bakan Derviş ol-
dukça sert reformlan gerçekleş-
tirmek durumunda" denildi.
Bankacılar ve ekonomi uz-
manları, Bakan Derviş'in
programının doğru yolda ol-
duğunu belirtmelerine karşüık
uygulanacak programm yete-
rince ilerleyemeyeceği görü-
şünde birleşiyorlar. Credit
Lyonnais Menkul Kıymetler
şirketinin Asya Sorumlusu Fa-
rîd Ahmed Han. uygulamala-
nn etkinliğini "hastarun ciddi
cerrahi müdahaleye ihtiyacı
varken yahnzca aspirin verme-
ye*benzeterek, piyasalann hâ-
lâ özel bankalarm yönetimle-
rine el konulacağı beklentisi
içinde olduğuna dikkat çekti.
Golden Sachs Ekonomik
Araştırmalar Grubu'nun Tür-
kiye uzmanı Mike Buchanan
da IMF yardımı beklentisine
değinerek, IMF'yi Derviş'in
demecinden çok koalisyon
desteği ve reformlardaki ka-
rarlıhğuı tatmin edebileceğini
söyledi. VVashington Uluslara-
rası Stratejik Araştırmalar
Merkezi'nden Bülent Afi Rı-
za'nın açıklamasında ise prog-
ramm karşılaşabileceği politik
zorluklar vurgulanarak şunlar
kaydedildi: "Bu büyük bir sa-
vaşun olacak, çünkü Türk po-
Btikacılarkendilerinekoruma,
seçmen ve destek sağlayan
anahtar sistemin değışime uğ-
ramasmı istemiyorlar."
oralcalislar@yahoo.com
Mehmet Uzun, hakkında açılan
davaya katılmak için yurttaşı olduğu
Isveç'ten kalkıp geîmişti. Yedinci bas-
kısı yapılan "Aşk Gibi Aydınlık, Ölüm
Gibi Karanlık" romanı nedeniyle "7e-
rör örgütüne yardım ve yataklık" etti-
ği iddiasryla hakkında dava açılmıştı.
Mehmet Uzun, şaşkındı. Yaşamı bo-
yunca hiç ilgisinin olmadığı PKK'ye
yardım ettiği öne sürülüyordu. Üste-
lik bu yardımın tek belgesi de yazdığı
romandı.
Üç hâkim, birsavcı, çok sayıda mü-
başir, eli silahlı jandarmalar ve ülkenin
önde gelen yazar ve aydınlan, saba-
hın erken saatinde mahkemeye gel-
mişlerdi. Isveç'ten ve Norveç'ten ge-
len tanınmış yazar ve yayıncılar, Meh-
met Uzun'un davasını izliyoriardı. Ül-
kenin önemli bir enerjisi, Uzun'un yaz-
dığı romanla "terör örgütüne yataklık
edip etmediğini" araştırmaya harca-
nıyordu.
Mehmet Uzun Davası ve ABÜlke bir yandan ekonomik krizle
boğuşurken bu ülkenin aydınlan mah-
kemelerdeyazıp çizdikleri için suçsuz
olduklannı kanıtlamaya çalışıyoriardı.
Türkiye, yüzünü Batı'ya dönmeye ça-
lışırken ortaçağdan kalma bir yargıla-
ma anlayışı egemenliğini sürdürüyor-
du. Mehmet Uzun, savunmasında,
hakkındaki iddiadan "ûrktüğünü"
söyledi. Bu ürküntü, ülkesinin gele-
ceğiyle ilgiliydi. Komşulanylakavgalı,
müttefikleriyle kavgalı, halkıyla kav-
galı, yazanyla çizeriyle kavgalı bir sis-
temin kime ne hayn olurdu ki!
• • •
Bu ülkeyi yöneten anlayışın değiş-
mesi gerekiyor. Hem de hızla. Çünkü
artık yolun sonuna geldik. Ancak ne
yazık ki 40-50 yıldır bu ülkeye hükme-
den, bu ülkenin rantını yiyen güçler,
durumun değişmesini istemiyorlar.
Hâlâ gelişmelerin önüne taş koymayı
tercih ediyoriar. Yunanistan Dışişleri
Bakanı Papandreu'nun çağnsı çok
önemli adımlar için bir başlangıç içe-
riyordu: "Gelin, birlikte silahlan azal-
talım, gelin sınırmayınlannı kaldıralım,
gelin başkası işin içine karışmadan
Kıbns'ı aramızda halledelim" diyor-
du. Cevap ne oldu, "Efendim bizim
etrafımız düşmanlaha çevrili, bu ne-
denle silahlan azaltamayız. Kıbns'ı işin
içine kanştırmayın. Mayınlan kaldır-
mak istiyoruz, ama hâlâ kanunu çıka-
ramadık." Bu arada Yunanistan ma-
yınlan temizledi.
Sanki Yunanistan, Balkanlar'da de-
ğil; o ülkenin çevresinde büyük yan-
gınlar olmuyor. Sanki Yunanistan biz-
den daha fakir ve bir an önce ekono-
misini düzeltmek için silaha yaptığı
harcamayı öncelikle onlann durdur-
ması gerekiyor. Sanki Kıbns'ın güne-
yinde değil de kuzeyinde adam başı-
na yıllık gelir 15 bin dolar. Dünyaya
açıklaması zor bir durumla karşı kar-
şıyayız. Sanki Avrupa Biriiği'ne girmek
isteyen biz değiliz de onlar.
Maddi durumu ve uluslararası iliş-
kileri Türkiye'den katbekat ryi Yuna-
nistan, tam da kriz zamanı önemli bir
seçenek sunuyor. Bu çağnya verilen
cevap ise geçmişi aynen devam ettir-
mek istiyor gibi bir hava içinde. Sa-
vunma Bakanı MHP'li Sabahattin
Çakmakoğlu'nun açıklamalan, bu ül-
kede işlerin çok zor olduğunu gözler
önüne seriyor. Şiddet ve gerilimden
beslenen ve bu ülkeyi artık içinden çı-
kılmaz bir krize yuvarlayan siyasi ve
bürokratik rant sahipleri, pek geri
adım atmaya niyetli görünmüyorlar.
Mehmet Uzun'un mahkemesi, alı-
şık olduğumuzun aksine bir celsede
beraatla sonuçlandı. Zaten davanın
açılması anlamsızdı. Duruşma devam
ederken yıllardır gelip gittiğimiz dev-
let güvenlik mahkemesinin yargıçlan-
na, savcılanna, Yaşar Kemal'e, Or-
han Pamuk'a ve onlarca aydınımızın
yüzlerine baktım. Her sey ne kadar
anlamsızdı. Duruşmayı Isveç ve Nor-
veç'in önde gelen gazetecileri ve ya-
zarlan da izliyordu. Onlar AB Dönem
Başkanı olan Isveç'ten endişeli gel-
mişlerdi. Dünyaya her seferinde bu
kadar ayıpla çıkmak zorunda mıyız?
Böyle yargılamalar yapan bir ülke AB
içinde yer alabilir mi?
Ankara krizle uğraşırken onlann çı-
kardığı kanunlarla yazarlar yargılan-
maya devam ediyordu. Dünyanın
gözü önünde. Ayıplar içindeydik.