Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Y Ö R U K K Ö YLE R İ T Ü L İ N D İ Z D A R O Û L U Duran zamanın icindeki insanlar Kolay yontulan blok taşların arasına yerleştirilmiş küçük kiremitlerinden rengârenk kapı ve pencere kepenklerine kadar, Ketendere ve İkiztaş'daki Yöriik evleri ile Yöriik kadın ve çocukları arasında çarpıcı bir benzerlik var aslında... Evler de insanlar da mutlu ve giileryüzlü; herkesin gönlü şen... aman tünelinden gcçmek istcr misiniz, kendi topraklarımızda bunu yaşayabilirsiniz. Milas'm antık Karya kenti Labranda'nın Kelendere ve İkiztaş Yörük köylerine gideceksiniz. Ö/elliklc Ketendcrc'yc. Yol boyunca bır fark göremezsiniz. Minibüstckilcrin görüntüleri sizlerden farksız. Köy toprağına ilk adımınızı atlığınız an, zaman tüneli makinesinin düğmesine basmış oluyorsunuz. İçinde bol miktarda silis bulunduğundan pınl pıhl parlayan kayalar üzerindcn yürüyerck, ilk karşınıza çıkana bir yıl evvel arkadaşınızın düğünlerini izlediği evi soruyorsunuz. Aldığınızyanıt,"Odane demek; önce bize! Daha sonra sizi onlara götürürüz." Israrlarınız üzerine sizi 'Ayşelerin evi'nc götürüyorlar. Yıllarca hasrcti çekilen akrabalargibi karşılanıyorsunuz. Çoğu yerde hemen yöneltilen niçin geldiniz, nesinız, kımsiniz soruları yok. Koyu bir sohbete daliyorsunuz. Komşu evleri de görmek istediğıni/i söyleyince ev sahipleri sizi ev ev gezdirmeye başlıyorlar. Çocuklar etıafınızda birer pervane. Sessız, zeki, neşeli. İstediğiniz pozları sıkılmadan defalarca tekrarlayabiliyorlar. Köy sokaklarında her karşılaştığınızdan şu sözleri duyuyorsunuz: "Hoşgeldiniz, evimiz şurası, hadi kahve içmeye, akşama kalıyorsunuz değil mi?" Sanki tüm köy tek bir ev. Biz Ayşelerindeğil köyün konuklarıyız. Kurban Bayramı olması nedeniyle gençler evde. Diğer zamanlarda evlerde yalnız ihtiyarlar ve çocuklar kalıyor. Herkes, 'hali vakti yerinde' sayılanlann genç kızları dahi, pamuk ya da zeytinde. Z yövmiyeli olarak çalışmakta, boş oturmak yok. Elbiseler rengârenk, pınl pınl. Bayram nedeniyle mi böyle gıyindiklerini sorduğumda, genelde hep böyleyiz diyorlar. Eskiden giyılcn ipek islemclı üç eteklerartık sandıklarda. İsteğimı/ ü/erine giyiyorlar. Seksenlik ninelerın ü/e Mllas'in antlk Karya kentl Labranda'nın yakmlarındakl Ketonder* ve Iklztaş kbylerlnd* O*nç Yöriik kızları, Bayram olsa da olmasa da glylmlerin* çok ttzan gttaterlyorlar... rınde kırmızı, sarı, lacivert çiçekli elbiseler. Ve genelde dört beş sıra boncuk, başlarında birdemetçiçek. Yaşlı kadınlara 'nine' dcmeye çekinıyorum, gönülleri şen. Köyde herkes mutlu, herkes güleryüzlü. Gelin kaynana görümcc çatışması yok. Çünkü her yeni evlenene, haney adı verilen iki odalı, küçük evler açılıyor. Evler, kolay yontulan blok taşlardan yapılmış. Flli veyayüzyıllık. Blok taşların araları küçük kiremit parçalarıyla döşenmiş. Çok ilginç birdoku oluşturuyor. Marçolarak çamur kullanılmış. Bu bılgilerilkiztaşköyündekonukolduğumuz Ali Can ustadan alıyoruz. Bir evin taşlannın kırılmasının iki ay kadar sürdüğünü ve dört ustanın evi 18 günde bitirdığini söylüyor. Artık yapılmıyormuş, tuğla evlere istek başlamış. Ketendere'de köy dokusunu bozan ev sayısı oldukça az. Mimari yapıyla birlikte geleneklerıni de koruyabilmişler. Tüm evlerın içi hemen hemen aynı. El oyması olağanüstü güzel kapılar, üzerinde çeşitli desenler, ilginç boyalar. Yineel oyması yüklükler, raflar, minyatür, gömme kapaksızdolaplar. Raflarda bembeyaz, üzeri kanaviçe işli örtüler. Tüm odayı do lanan bu raflarda sııa sıra bakır kaplar. Duvarlarda genç kı/ların evleneceğı kışiye bayramlarda gönderdiğı ışlı mendiller. Bunların sayısı ise konuşmaya başladıklarından evlenene kadar geçen süreyi gösteriyor. Israrlar üzerine beş arkadaş gece köyde kalıyoruz. Ev sahibı çok mutlu, ikınci bir bayram yaşıyor. Gece ev akrabalarıyla dolup taşıyor. Köy kadınları rahat, ileri görüşlü. Kadın erkek ayrıını yok, her yerde arkadaş ve eşi tler. K ız çocuklarına babaannelerımn ismi veriliyor. Bu nedenle köyde Fatmana'lar ve 'Gülayşe'lcr pek çok. Bu satırları yazarken çelışik duygular taşıyorum. Böyle bir köyü tanıtmak doğru mu? Insanların buraları öğrenip gelmesi, beraberinde medeniyeti de getirmeleri iyi mi olacak'.' ^ OEROİ 1 1A Ğ U S T O S 1991 SAYI 2S3 C U M H U R I Y E T