Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Türkiye’nin Siyasi
etmeden, onun varsayımlarını nasıl dönüş-
Hayatında Batılılaşma türebiliriz? Özgürlük yalnız bireysel bir ira-
Hareketleri / Tarık
de olarak değil, toplumsal gerçeklik içinde
Zafer Tunaya / Kronik
nasıl var olur? Devlet, bireyi ezen bir otori-
Kitap / 240 s.
teye dönüşmeden özgürlüğü olanaklı kılan
bir form olabilir mi?” Hegel’de Özgürlük
“Türkiye’nin Siyasi Haya-
Felsefesi, özgürlüğün doğasına ilişkin en
tında Batılılaşma Hare-
kapsamlı modern yorumlardan birini açık-
VİTRİNDEKİLER
ketleri, siyaset bilimi çer-
lık, tutarlılık ve derinlikle sunarak hem kla-
çevesi içinde, Osman-
sik liberalizmin sınırlarını hem de çağdaş
lı İmparatorluğu’nda ve
Hayatımızın Geri
cağı üzerinde düşünürken, “Sanki unutma
siyaset teorisinin olanaklarını yeniden dü-
Türkiye Cumhuriyeti’nde
Kalanı / Ben
ihtiyacı, hatırlama ihtiyacı kadar güçlüydü.
şünmeye davet ediyor.
toplumun yapısı ve devlet yönetiminde de-
Markovits / Livera
Belki de daha güçlüydü” diyor.
ğişme ve gelişmeleri tarih sırasına uygun
Thomas
Yay. / Çev. Şafak
Özgür İrade Üzerine
olarak değerlendirmektedir. Ayrıca sebep
Kuhn: Bilimsel
Tahmaz / Livera Yay.
/ Desiderius
ve sonuç ilişkileri açısından birbirine karşıt
Devrimlerden
/ 216 s.
Erasmus / Çev. Fırat
düşüncelerin ayrı ayrı ele alınarak yorum-
Postmodern
Hayatımızın Geri Çelebi / Can Yay. /
lanması da bugüne ışık tutmaktadır; bu
Tartışmalara:
Kalanı’nda Ben Marko- 120 s.
nedenle eseri günümüzde de vazgeçilmez
Filozoflar,
vits, orta sınıf Amerikan
kılan budur.” Erol Şadi Erdinç. Türk siya-
Kavramlar, Akımlar
Erasmus, Özgür İrade
ailesinin yaşadığı bir
sal düşüncesinin kurucu isimlerinden biri
- Herkes İçin Felsefe
Üzerine’de insanın se-
“rüya”yı dokunaklı üs-
olan Tarık Zafer Tunaya, bu klasik yapıtın-
/ Ercan Sağlar / Say
çim yapabilme yetisi-
lubuyla tahlil ediyor. Kendisini aldatan eşi-
da, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye
Yay. / 144 s.
ni, ahlaki sorumluluğu-
ni terk etmek için küçük kızının üniversite-
Cumhuriyeti’ne uzanan Batılılaşma süre-
nu ve inançla akıl ara-
Bilim hakikati mi keş-
ye gitmesini bekleyen Tom, kızını okula bı-
cini, siyasal olaylar ile fikir akımları arasın-
sındaki dengeyi ustalık-
feder yoksa onu inşa mı eder? Bilim ger-
raktığı gün herkesin çıkmak istediği o uzun
daki ilişki çerçevesinde kapsamlı biçimde
la sorgular. Reform dönemi tartışmalarının
çekten ilerliyor mu yoksa bize sadece ye-
araba yolculuğuna çıkar. Bu yolculuk, 55
inceliyor. Tunaya’ya göre Batılılaşma yal-
tam ortasında kaleme alınan metin, yalnız-
ni hikâyeler mi anlatıyor? Thomas Kuhn,
yaşına dek almış olduğu kararlarla yüzleş-
nızca kurumların değişimi değil, aynı za-
ca teolojik bir savunma değil insan irade-
1962’de yayımladığı Bilimsel Devrimlerin
mek için de bir fırsattır. Yaş aldıkça daha
manda düşünce dünyasında meydana ge-
sinin sınırlarını ve kapasitesini sorgulayan
Yapısı adlı yapıtıyla bilimin kutsal görülen
sık akla düşen “O an başka türlü davran-
len köklü bir dönüşümün ifadesidir. Tuna-
evrensel bir düşünce çalışmasıdır. Eras-
yerleşik kabullerini kökten sorguladı. Bili-
saydım yaşamım bugün nasıl olurdu?” so-
ya incelemesinde, Osmanlı siyasal düzeni-
mus, Kutsal Kitap pasajlarını tarihsel bağ-
min yalnızca mantıksal ve deneysel bir et-
rusunun yanıtını, kendisinin seçmediği al-
nin temel prensiplerinden başlayarak Lâle
lamı ve dilsel yapısıyla birlikte yorumlaya-
kinlik değil; tarihsel, toplumsal ve kültürel
ternatif yaşamlar süren eski tanıdıklarını
Devri reformlarından Tanzimat’a, Meşru-
rak insanın tanrısal lütufla işbirliği halinde
bağlamlarla şekillenen dinamik bir süreç
otuz yıl aradan sonra ziyaret ederek ara-
tiyet hareketlerinden Cumhuriyet devrim-
hareket edebilme kapasitesini rasyonel bir
olduğunu savundu. “Paradigma”, “olağan
yacaktır. Evlenmemeyi seçmiş üniversite
lerine uzanan geniş bir tarihsel çerçevede
çerçevede savunur. Bu yönüyle yapıt, Re-
bilim”, “bilimsel devrim” ve “eşölçülemez-
arkadaşı Sam; birlikte basketbol oynadığı
Batılılaşma olgusunu ele alıyor. Bu süreçte
form döneminin entelektüel iklimini anla-
lik” gibi kavramlarla bilimin katı duruşuna
eski dostu Brian; babasıyla daha çok vakit
ortaya çıkan Batıcılık, İslamcılık, Türkçülük
mak kadar, özgürlük ve etik tartışmalarını
yönelik geleneksel inancı sarstı; post mo-
geçirmiş olduğu için kendisini hâlâ suçlu
ve diğer siyasal düşünce akımları; temsil-
günümüzden geriye doğru izlemek için de
dern tartışmalara kapı araladı. Ercan Sağ-
hissettiği kardeşi Eric ve tek başına çocuk
cileri, temel tezleri ve birbirleriyle ilişkileri
temel bir başvuru niteliğindedir. Özgür İra-
lar bu incelemesinde, Kuhn’un devrim ni-
sahibi olmayı seçmiş olan eski kız arkada-
üzerinden değerlendiriyor.
de Üzerine ahlak, özgürlük ve insanın ey-
teliğindeki fikirlerini ve ardından gelen yo-
şı Jill... Markovits, Tom’un tüm bu ziyaret-
lem kapasitesi üzerine düşünmek isteyen
İngiliz Posta Arabası
ğun tartışmaları merceğe alıyor. Postmo-
leri aracılığıyla huzursuz bir merakı tetikle-
herkes için klasik bir başvuru kitabı.
/ Thomas de Quincey
dern düşüncenin yükselişinden bilim sa-
yerek aşk, aile, evlilik, arzu ve ebeveynli-
/ Çev. Cahit Kaya /
Hegel’de Özgürlük
vaşlarına, güçlü programdan aktör-ağ te-
ğe ilişkin düşünmeye davet ediyor. Hayatı-
Can Yay. / 96 s.
Felsefesi / Paul
orisine, realizm-antirealizm çatışmaları-
mızın Geri Kalanı, mecbur kalmadıkça risk
Franco / Çev. Semra
na uzanan bu tartışma hattı boyunca oku-
almamış olanlara geriye dönüp baktıkların-
Thomas De Quincey, İn-
Kızılarslan / Bilge
ru temel sorularla yüzleştiriyor. Thomas
da hissedilecek o geç kalmışlık duygusu-
giliz Posta Arabası’nda
Kültür Sanat / 496 s.
Kuhn: Bilimsel Devrimlerden Postmodern
nu hatırlatan bir roman.
hız, modernlik ve yol-
Tartışmalara: Filozoflar, Kavramlar, Akım-
culuk deneyimini nere-
İnsan özgürlüğü, mo-
Soru 7 / Richard
lar, bilim tarihi ve felsefesiyle ilgilenen her-
deyse şiirsel bir coşkuy-
dern siyaset felse-
Flanagan / Çev.
kes için, bilginin nasıl üretildiğini, han-
la yeniden kurar. Posta
fesinin merkezinde
Ayşenur Bilgen /
gi güç ilişkileri ve kültürel bağlamlar içinde
arabasının hem teknolo-
yer alan en derin so-
Sia Kitap / 264 s.
şekillendiğini sorgulayan yetkin bir rehber.
jik hem de toplumsal bir sembole dönüş-
rudur. Hobbes’tan
“Çünkü anıların da
tüğü bu anlatı, hareket halindeki dünyanın
Rousseau’ya, Kant’tan
Zaman Kaybından
ritmini, yolculuğun yarattığı görsel ve duy- kendi zamanı vardır.
Fichte’ye uzanan geniş düşünce gelene-
Ölen Kadının
gusal titreşimi çarpıcı bir dille aktarır. Hızın Unutmanın bir zama-
ği bu soruya farklı yanıtlar üretmiş olsa da
Hikâyesi / Ali İpek /
büyüsü, yolun çağrısı ve anlık sahnelerin nı, hatırlamanın bir za-
özgürlüğün akılsal, tarihsel ve toplumsal
İletişim Yay. / 124 s.
çarpıcılığıyla kurulan metin sıradan bir ula- manı, sonra o zamanın
bir bütünlük içinde nasıl gerçekleşebile-
“Bir kadın var olduğu-
şım aracını şiirsel bir sembole dönüştürür. da anıya dönüştüğü
ceğini en kapsamlı biçimde açıklayan isim
nu hep mi ispat etmek
bir başka zaman... Ve sonra hiçbir şeyin
De Quincey hareket eden dünyanın içinde
Georg Wilhelm Friedrich Hegel olmuştur.
zorunda? Ben ne za-
kalmadığı bir zaman...” Kitaptan... Soru 7,
düşüncenin akışını, belleğin kırılmalarını ve
Paul Franco bu incelemesinde, Hegel’in
Flanagan’ın en gerçekçi, en lirik, dokunaklı man varsayıldım biliyor
hayal gücünün sınırlarını etkileyici bir us-
özgürlük anlayışını yalnızca hukuk felsefesi
ve yaşama ilişkin kitabı. Dünya Savaşı sı- musunuz? Sessiz kal-
talıkla açığa çıkarır. İngiliz Posta Arabası,
çerçevesinde değil, onun tüm felsefi siste-
rasında Singapur’da Japonlara esir düşen dığımda. Onların iste-
yalnızca bir yolculuğun değil değişen dün-
minin gelişim çizgisi boyunca izleyerek ele
baba Flanagan, önce bir kömür madenin- diği gibi davranıp, gö-
yaya tanıklığın, zamanın akışını duyum-
alıyor. Özgürlüğün soyut bir hak olmak-
de, sonra da Ölüm Demiryolu da denilen rünmez olduğumda. Gölgemden korktum.
samanın ve edebiyatla gerçekliğin iç içe
tan nasıl çıkarak aile, sivil toplum ve dev-
Tayland-Burma demiryolunun yapımında Yanlış yaparım diye kâğıtlardan korktum.
geçtiği özgün bir deneyimin metnidir.
let düzlemlerinde somut bir varoluşa dö-
Evraklarda adım geçer diye kimliğimden
çalışmaya gönderilir. En ağır koşullar altın-
nüştüğünü; öz-belirlenim fikrinin nasıl de-
Parçalı Bulutlu
korktum. Ederimden fazlası olurum diye
daki bu çalışma 3 yıl sürer ve baba Flana-
rinleşerek tin gerçekliği içinde yeni bir an-
/ Tuğçe Isıyel /
terazilerden korktum. Üstümü çizebilecek-
gan savaş bitiminde Tazmanya’daki aile-
lam kazandığını son derece berrak bir dille
Everest Yay. / 152 s.
leri kalemlerden korktum. Arkamdan ko-
sinin yanına döner. Yaşamın bu dönemin-
ortaya koyuyor. Hegel’in sistemini yalnız-
Tuğçe Isıyel, 2023 Ve- den hiç söz etmeyen babasının ve yaşa- nuşulan kelamlardan korktum. Kendimden
ca siyasi bir model olarak değil, modern
dat Günyol Jüri Özel nan o yılların izlerini sürmek için geçmişe korktum. Korktuklarıma sarıldım. O kadar
özgürlük düşüncesinin doruk noktası ola-
Ödüllü bu deneme ki- yolculuk yapan anlatıcı, “utançsız anıların sıkı sarıldım ki görülmeyecek zannettim.
rak konumlandırıyor. Franco, Hegel’in “so-
tabında dünyayı Parça- olmadığını” en derin biçimde kavrar. Ta- Ben sıktıkça kaybolacağına inandım. On-
yut hak”, “ahlâk”, “etik yaşam” ve “devlet”
lı Bulutlu’nun merceğin- rihin kelebek etkisi hem anlatıcının birey- ların görmek istediği birini yaşadım. Neti-
kavramlarını birbirinden kopuk başlıklar
den sunuyor. Doğaya, sel geçmişini hem de 6 Ağustos 1945’te cede başkası oldum.” Kitaptan... Zaman
olarak değil, özgürlüğün farklı görünümle-
Hiroşima’ya atılan ve saniyeler içinde Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi’nde Ali
insana, eşyaya, fotoğ- ri olarak yeniden okuyor. Böylece Hegel’in
60 bin kişinin ölümüne neden olan atom İpek, çocukluğunda başına gelen trajik
raflara; renklere, müzik- devlet teorisi, klasik anlamıyla bir hukuk
bir olayın travmasını ömür boyu yaşayan,
lere, haritalara, kitaplara, günlüklere, film- bombasıyla birlikte bütün dünyayı rotası- doktrini olmaktan çıkarak özgürlüğün ku-
gerçek ile sanrı arasındaki sınırda kaybo-
lere, yollara ve “ada”ya bakıyor. Acıya, nı çizecektir. Anlatıcı, İngilizlerin Tazman- rumsal, tarihsel ve toplumsal gerçekleş-
ateşe, toprağa, ağaçlara bakıyor. Ve kita- ya’daki yerli halklara uyguladığı soykırım- me biçimi haline geliyor. Bu bağlamda lan, üzerindeki baskılardan ve yakasını bı-
bını “kurda, kuşa, aşa” ithaf ediyor. Parça- dan Hiroşima’ya atılan atom bombasına Hegel’de Özgürlük Felsefesi, modern siya- rakmayan yalnızlığından usanıp kendine
lı bulutlu duygular, okurlarla fotoğraflar ve kadar 20. yüzyılın kaderini değiştiren olay- set teorisinin uzun süredir tartıştığı temel hayalî bir eş yaratan Saniye Hanım’ın gi-
müzikler eşliğinde buluşturuyor. larla ilgili sorular sorarak kimin hatırlana- sorulara da ışık tutuyor: “Liberalizmi yok zemle örülü hüzünlü hikâyesini anlatıyor.
12 9 Nisan 2026

