15 Nisan 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Türkiye’nin Siyasi etmeden, onun varsayımlarını nasıl dönüş- Hayatında Batılılaşma türebiliriz? Özgürlük yalnız bireysel bir ira- Hareketleri / Tarık de olarak değil, toplumsal gerçeklik içinde Zafer Tunaya / Kronik nasıl var olur? Devlet, bireyi ezen bir otori- Kitap / 240 s. teye dönüşmeden özgürlüğü olanaklı kılan bir form olabilir mi?” Hegel’de Özgürlük “Türkiye’nin Siyasi Haya- Felsefesi, özgürlüğün doğasına ilişkin en tında Batılılaşma Hare- kapsamlı modern yorumlardan birini açık- VİTRİNDEKİLER ketleri, siyaset bilimi çer- lık, tutarlılık ve derinlikle sunarak hem kla- çevesi içinde, Osman- sik liberalizmin sınırlarını hem de çağdaş lı İmparatorluğu’nda ve Hayatımızın Geri cağı üzerinde düşünürken, “Sanki unutma siyaset teorisinin olanaklarını yeniden dü- Türkiye Cumhuriyeti’nde Kalanı / Ben ihtiyacı, hatırlama ihtiyacı kadar güçlüydü. şünmeye davet ediyor. toplumun yapısı ve devlet yönetiminde de- Markovits / Livera Belki de daha güçlüydü” diyor. ğişme ve gelişmeleri tarih sırasına uygun Thomas Yay. / Çev. Şafak Özgür İrade Üzerine olarak değerlendirmektedir. Ayrıca sebep Kuhn: Bilimsel Tahmaz / Livera Yay. / Desiderius ve sonuç ilişkileri açısından birbirine karşıt Devrimlerden / 216 s. Erasmus / Çev. Fırat düşüncelerin ayrı ayrı ele alınarak yorum- Postmodern Hayatımızın Geri Çelebi / Can Yay. / lanması da bugüne ışık tutmaktadır; bu Tartışmalara: Kalanı’nda Ben Marko- 120 s. nedenle eseri günümüzde de vazgeçilmez Filozoflar, vits, orta sınıf Amerikan kılan budur.” Erol Şadi Erdinç. Türk siya- Kavramlar, Akımlar Erasmus, Özgür İrade ailesinin yaşadığı bir sal düşüncesinin kurucu isimlerinden biri - Herkes İçin Felsefe Üzerine’de insanın se- “rüya”yı dokunaklı üs- olan Tarık Zafer Tunaya, bu klasik yapıtın- / Ercan Sağlar / Say çim yapabilme yetisi- lubuyla tahlil ediyor. Kendisini aldatan eşi- da, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Yay. / 144 s. ni, ahlaki sorumluluğu- ni terk etmek için küçük kızının üniversite- Cumhuriyeti’ne uzanan Batılılaşma süre- nu ve inançla akıl ara- Bilim hakikati mi keş- ye gitmesini bekleyen Tom, kızını okula bı- cini, siyasal olaylar ile fikir akımları arasın- sındaki dengeyi ustalık- feder yoksa onu inşa mı eder? Bilim ger- raktığı gün herkesin çıkmak istediği o uzun daki ilişki çerçevesinde kapsamlı biçimde la sorgular. Reform dönemi tartışmalarının çekten ilerliyor mu yoksa bize sadece ye- araba yolculuğuna çıkar. Bu yolculuk, 55 inceliyor. Tunaya’ya göre Batılılaşma yal- tam ortasında kaleme alınan metin, yalnız- ni hikâyeler mi anlatıyor? Thomas Kuhn, yaşına dek almış olduğu kararlarla yüzleş- nızca kurumların değişimi değil, aynı za- ca teolojik bir savunma değil insan irade- 1962’de yayımladığı Bilimsel Devrimlerin mek için de bir fırsattır. Yaş aldıkça daha manda düşünce dünyasında meydana ge- sinin sınırlarını ve kapasitesini sorgulayan Yapısı adlı yapıtıyla bilimin kutsal görülen sık akla düşen “O an başka türlü davran- len köklü bir dönüşümün ifadesidir. Tuna- evrensel bir düşünce çalışmasıdır. Eras- yerleşik kabullerini kökten sorguladı. Bili- saydım yaşamım bugün nasıl olurdu?” so- ya incelemesinde, Osmanlı siyasal düzeni- mus, Kutsal Kitap pasajlarını tarihsel bağ- min yalnızca mantıksal ve deneysel bir et- rusunun yanıtını, kendisinin seçmediği al- nin temel prensiplerinden başlayarak Lâle lamı ve dilsel yapısıyla birlikte yorumlaya- kinlik değil; tarihsel, toplumsal ve kültürel ternatif yaşamlar süren eski tanıdıklarını Devri reformlarından Tanzimat’a, Meşru- rak insanın tanrısal lütufla işbirliği halinde bağlamlarla şekillenen dinamik bir süreç otuz yıl aradan sonra ziyaret ederek ara- tiyet hareketlerinden Cumhuriyet devrim- hareket edebilme kapasitesini rasyonel bir olduğunu savundu. “Paradigma”, “olağan yacaktır. Evlenmemeyi seçmiş üniversite lerine uzanan geniş bir tarihsel çerçevede çerçevede savunur. Bu yönüyle yapıt, Re- bilim”, “bilimsel devrim” ve “eşölçülemez- arkadaşı Sam; birlikte basketbol oynadığı Batılılaşma olgusunu ele alıyor. Bu süreçte form döneminin entelektüel iklimini anla- lik” gibi kavramlarla bilimin katı duruşuna eski dostu Brian; babasıyla daha çok vakit ortaya çıkan Batıcılık, İslamcılık, Türkçülük mak kadar, özgürlük ve etik tartışmalarını yönelik geleneksel inancı sarstı; post mo- geçirmiş olduğu için kendisini hâlâ suçlu ve diğer siyasal düşünce akımları; temsil- günümüzden geriye doğru izlemek için de dern tartışmalara kapı araladı. Ercan Sağ- hissettiği kardeşi Eric ve tek başına çocuk cileri, temel tezleri ve birbirleriyle ilişkileri temel bir başvuru niteliğindedir. Özgür İra- lar bu incelemesinde, Kuhn’un devrim ni- sahibi olmayı seçmiş olan eski kız arkada- üzerinden değerlendiriyor. de Üzerine ahlak, özgürlük ve insanın ey- teliğindeki fikirlerini ve ardından gelen yo- şı Jill... Markovits, Tom’un tüm bu ziyaret- lem kapasitesi üzerine düşünmek isteyen İngiliz Posta Arabası ğun tartışmaları merceğe alıyor. Postmo- leri aracılığıyla huzursuz bir merakı tetikle- herkes için klasik bir başvuru kitabı. / Thomas de Quincey dern düşüncenin yükselişinden bilim sa- yerek aşk, aile, evlilik, arzu ve ebeveynli- / Çev. Cahit Kaya / Hegel’de Özgürlük vaşlarına, güçlü programdan aktör-ağ te- ğe ilişkin düşünmeye davet ediyor. Hayatı- Can Yay. / 96 s. Felsefesi / Paul orisine, realizm-antirealizm çatışmaları- mızın Geri Kalanı, mecbur kalmadıkça risk Franco / Çev. Semra na uzanan bu tartışma hattı boyunca oku- almamış olanlara geriye dönüp baktıkların- Thomas De Quincey, İn- Kızılarslan / Bilge ru temel sorularla yüzleştiriyor. Thomas da hissedilecek o geç kalmışlık duygusu- giliz Posta Arabası’nda Kültür Sanat / 496 s. Kuhn: Bilimsel Devrimlerden Postmodern nu hatırlatan bir roman. hız, modernlik ve yol- Tartışmalara: Filozoflar, Kavramlar, Akım- culuk deneyimini nere- İnsan özgürlüğü, mo- Soru 7 / Richard lar, bilim tarihi ve felsefesiyle ilgilenen her- deyse şiirsel bir coşkuy- dern siyaset felse- Flanagan / Çev. kes için, bilginin nasıl üretildiğini, han- la yeniden kurar. Posta fesinin merkezinde Ayşenur Bilgen / gi güç ilişkileri ve kültürel bağlamlar içinde arabasının hem teknolo- yer alan en derin so- Sia Kitap / 264 s. şekillendiğini sorgulayan yetkin bir rehber. jik hem de toplumsal bir sembole dönüş- rudur. Hobbes’tan “Çünkü anıların da tüğü bu anlatı, hareket halindeki dünyanın Rousseau’ya, Kant’tan Zaman Kaybından ritmini, yolculuğun yarattığı görsel ve duy- kendi zamanı vardır. Fichte’ye uzanan geniş düşünce gelene- Ölen Kadının gusal titreşimi çarpıcı bir dille aktarır. Hızın Unutmanın bir zama- ği bu soruya farklı yanıtlar üretmiş olsa da Hikâyesi / Ali İpek / büyüsü, yolun çağrısı ve anlık sahnelerin nı, hatırlamanın bir za- özgürlüğün akılsal, tarihsel ve toplumsal İletişim Yay. / 124 s. çarpıcılığıyla kurulan metin sıradan bir ula- manı, sonra o zamanın bir bütünlük içinde nasıl gerçekleşebile- “Bir kadın var olduğu- şım aracını şiirsel bir sembole dönüştürür. da anıya dönüştüğü ceğini en kapsamlı biçimde açıklayan isim nu hep mi ispat etmek bir başka zaman... Ve sonra hiçbir şeyin De Quincey hareket eden dünyanın içinde Georg Wilhelm Friedrich Hegel olmuştur. zorunda? Ben ne za- kalmadığı bir zaman...” Kitaptan... Soru 7, düşüncenin akışını, belleğin kırılmalarını ve Paul Franco bu incelemesinde, Hegel’in Flanagan’ın en gerçekçi, en lirik, dokunaklı man varsayıldım biliyor hayal gücünün sınırlarını etkileyici bir us- özgürlük anlayışını yalnızca hukuk felsefesi ve yaşama ilişkin kitabı. Dünya Savaşı sı- musunuz? Sessiz kal- talıkla açığa çıkarır. İngiliz Posta Arabası, çerçevesinde değil, onun tüm felsefi siste- rasında Singapur’da Japonlara esir düşen dığımda. Onların iste- yalnızca bir yolculuğun değil değişen dün- minin gelişim çizgisi boyunca izleyerek ele baba Flanagan, önce bir kömür madenin- diği gibi davranıp, gö- yaya tanıklığın, zamanın akışını duyum- alıyor. Özgürlüğün soyut bir hak olmak- de, sonra da Ölüm Demiryolu da denilen rünmez olduğumda. Gölgemden korktum. samanın ve edebiyatla gerçekliğin iç içe tan nasıl çıkarak aile, sivil toplum ve dev- Tayland-Burma demiryolunun yapımında Yanlış yaparım diye kâğıtlardan korktum. geçtiği özgün bir deneyimin metnidir. let düzlemlerinde somut bir varoluşa dö- Evraklarda adım geçer diye kimliğimden çalışmaya gönderilir. En ağır koşullar altın- nüştüğünü; öz-belirlenim fikrinin nasıl de- Parçalı Bulutlu korktum. Ederimden fazlası olurum diye daki bu çalışma 3 yıl sürer ve baba Flana- rinleşerek tin gerçekliği içinde yeni bir an- / Tuğçe Isıyel / terazilerden korktum. Üstümü çizebilecek- gan savaş bitiminde Tazmanya’daki aile- lam kazandığını son derece berrak bir dille Everest Yay. / 152 s. leri kalemlerden korktum. Arkamdan ko- sinin yanına döner. Yaşamın bu dönemin- ortaya koyuyor. Hegel’in sistemini yalnız- Tuğçe Isıyel, 2023 Ve- den hiç söz etmeyen babasının ve yaşa- nuşulan kelamlardan korktum. Kendimden ca siyasi bir model olarak değil, modern dat Günyol Jüri Özel nan o yılların izlerini sürmek için geçmişe korktum. Korktuklarıma sarıldım. O kadar özgürlük düşüncesinin doruk noktası ola- Ödüllü bu deneme ki- yolculuk yapan anlatıcı, “utançsız anıların sıkı sarıldım ki görülmeyecek zannettim. rak konumlandırıyor. Franco, Hegel’in “so- tabında dünyayı Parça- olmadığını” en derin biçimde kavrar. Ta- Ben sıktıkça kaybolacağına inandım. On- yut hak”, “ahlâk”, “etik yaşam” ve “devlet” lı Bulutlu’nun merceğin- rihin kelebek etkisi hem anlatıcının birey- ların görmek istediği birini yaşadım. Neti- kavramlarını birbirinden kopuk başlıklar den sunuyor. Doğaya, sel geçmişini hem de 6 Ağustos 1945’te cede başkası oldum.” Kitaptan... Zaman olarak değil, özgürlüğün farklı görünümle- Hiroşima’ya atılan ve saniyeler içinde Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi’nde Ali insana, eşyaya, fotoğ- ri olarak yeniden okuyor. Böylece Hegel’in 60 bin kişinin ölümüne neden olan atom İpek, çocukluğunda başına gelen trajik raflara; renklere, müzik- devlet teorisi, klasik anlamıyla bir hukuk bir olayın travmasını ömür boyu yaşayan, lere, haritalara, kitaplara, günlüklere, film- bombasıyla birlikte bütün dünyayı rotası- doktrini olmaktan çıkarak özgürlüğün ku- gerçek ile sanrı arasındaki sınırda kaybo- lere, yollara ve “ada”ya bakıyor. Acıya, nı çizecektir. Anlatıcı, İngilizlerin Tazman- rumsal, tarihsel ve toplumsal gerçekleş- ateşe, toprağa, ağaçlara bakıyor. Ve kita- ya’daki yerli halklara uyguladığı soykırım- me biçimi haline geliyor. Bu bağlamda lan, üzerindeki baskılardan ve yakasını bı- bını “kurda, kuşa, aşa” ithaf ediyor. Parça- dan Hiroşima’ya atılan atom bombasına Hegel’de Özgürlük Felsefesi, modern siya- rakmayan yalnızlığından usanıp kendine lı bulutlu duygular, okurlarla fotoğraflar ve kadar 20. yüzyılın kaderini değiştiren olay- set teorisinin uzun süredir tartıştığı temel hayalî bir eş yaratan Saniye Hanım’ın gi- müzikler eşliğinde buluşturuyor. larla ilgili sorular sorarak kimin hatırlana- sorulara da ışık tutuyor: “Liberalizmi yok zemle örülü hüzünlü hikâyesini anlatıyor. 12 9 Nisan 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle