Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
UMUR TALU’DAN ‘DÜNYANIN TOZUNU ATALIM!’
Toz, heyula ve algoritma!
değil, üretimin kendisinin hatta “aklın” merkezileşmesi. ğini, üretilip dolaşıma sokul-
DUYGU AYDEMİR
duğunu da gösteriyor.
Bu nedenle temel soru değişmiyor, derinleşiyor: Bu ye-
Bu noktada Umur Talu,
ni araç kimin kontrolünde? Kitapta çizilen tablo çarpıcı; tam
mur Talu’nun İletişim Yayınları tarafından yayımla-
otomasyon, kitlesel işsizlik, mesleklerin ortadan kalkması... Karl Marx’ın “otomaton”
nan Dünyanın Tozunu Atalım! adlı kitabı, dünyadaki
kavramına gönderme yapı-
Ama Talu’nun asıl işaret ettiği çelişki şu: Bu “kıyamet
U dağınıklığı, parçalanmayı ve yönsüzlüğü olduğu ha-
yor: Makinenin kendi başı-
senaryoları”nı en çok dillendirenler aynı zamanda bu tek-
liyle kayda geçiren bir anlatı.
na işleyen bir güce dönüş-
nolojiyi tekelleştiren şirketlerdir.
Daha ilk sayfalarda beliren “heyula” imgesi, yalnızca bir
mesi ve işçinin makinenin
korku atmosferini değil, aynı zamanda bugünün siyasal ve
KIRILGANLIK VE DIŞLANMA!
parçası haline gelmesi...
toplumsal bulanıklığını da tarif ediyor.
Dünyanın Tozunu Atalım! burada, teknoloji tartışmasını
Bu tanım, algoritmalar ve yapay zekâ için yeniden okunuyor.
Talu’nun yöntemi dikkat çekici: Merkezden değil, parça-
doğrudan sınıf meselesine bağlıyor. Beyaz yakalıların yarı-
Dünyanın Tozunu Atalım!, yalnızca ekonomik ya da siya-
lar üzerinden konuşuyor.
sının işini kaybedebileceğine ilişkin projeksiyonlar, küçük
sal düzlemde kalmıyor, insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi de
Meksika’da çalışma saatlerinin düşürülmesi, Fransa’da
burjuvazinin çözülmesi, emeğin giderek değersizleşmesi...
tartışıyor. ABD’de gençlerin önemli bir kısmının “en iyi ar-
emeklilik yasasına karşı yükselen itirazlar, Almanya’da
Bu tablo, sınıfın yalnızca alt katmanlara ait bir sorun olma-
kadaşının yapay zekâ olabileceğini” söylemesi, yalnızlığın
gençlik hareketleri...
dığını gösteriyor. Talu’nun yaklaşımı giderek genişliyor; sı-
ve yabancılaşmanın yeni bir biçimi.
Bu örnekler bir “başarı hikâyesi” olmaktan çok, kopuk ama
nıf, artık kırılganlık ve dışlanma biçimleriyle tanımlanıyor.
süreklilik taşıyan bir direnç hattı olarak kuruluyor. Kitap bu
SINIF, ARTIK SOKAKTA, AĞLARDA VE
Bu dönüşümün merkezinde birkaç isim var: Elon Musk,
yüzden küçük ama ısrarcı hareketlerle ilerliyor.
ALGORİTMALARDA DA KURULUYOR.
Jeff Bezos, Mark Zuckerberg...
Bu parçalı yapı, kitabın temel meselesine bağlanıyor: Sınıf!
MÜCADELE YER DEĞİŞTİRİYOR!
Talu, “işçi sınıfının ortadan kalktığı” yönündeki yaygın ka-
TEKNOLOJİ SERMAYESİ İLE OTORİTER SİYASET Bütün bu tablo içinde Talu’nun asıl sorusu şu:
bule mesafeli duruyor.
ARASINDAKİ İLİŞKİ... Bu yeni düzen, daha kapalı, daha parçalanmış bir toplum
Aksine, sınıfın biçim değiştirdiğini, daha dağınık ama da-
mu yaratacak, yoksa yeni bir dayanışma ihtimali mi doğacak?
Kitapta açıkça ifade edilen, “dünyanın algoritması”nın
ha geniş bir alana yayıldığını gösteriyor.
Kitap bu soruya kesin bir yanıt vermiyor ama yönünü
günümüzde çok sınırlı sayıda aktörün elinde olduğu.
açık ediyor. Sınıf, artık yalnızca fabrikada değil; sokakta,
Üstelik bu güç yalnızca ekonomik değil, siyasal ve kültü-
SINIF, İTTİFAK, MÜCADELE, UMUT, YAPAY ZEKÂ!
ağlarda ve algoritmaların içinde de kuruluyor. Dolayısıyla
rel bir yönelim de taşıyor.
Güvencesiz çalışanlar, göçmenler, kadınlar, gençler... Sı-
mücadele de yer değiştiriyor.
Talu, teknoloji sermayesi ile otoriter siyaset arasındaki
nıf, farklı kırılganlıkların kesişiminde oluşuyor. Bu nedenle
Dünyanın Tozunu Atalım!, bu anlamda bir sonuca varmı-
ilişkiyi örneklerle açıyor. Sosyal medya platformlarının ey-
kitabın önerdiği çerçeve net: Sınıf, ittifak, mücadele ve umut!
yor; bir uyarı ve hatırlatmada bulunarak dünyanın değiştiri-
lemcileri susturması, veri ve gözetim teknolojilerinin devlet-
Ancak metnin asıl sertleştiği yer, bu genel çerçevenin ya-
lemez olmadığını, parçaların bir araya gelebileceğini ve “to-
lerle iç içe geçmesi, yapay zekânın propaganda ve manipü-
pay zekâ ve teknoloji tartışmasıyla kesiştiği bölüm.
zun” ancak böyle kalkacağına işaret ediyor.
n
lasyon aracı haline gelmesi...
“Yapay zekâ ve işçi sınıfı” başlığı altında Talu, tartışmayı
Sanayi Devrimi’nden bugüne taşıyor. Fransa’da Macron adına üretilmiş sahte darbe videosunun Dünyanın Tozunu Atalım! / Umur Talu / İletişim
Sorun artık yalnızca makinelerin üretimi hızlandırması milyonlara ulaşması, gerçeğin artık yalnızca temsil edilmedi- Yayınları / 88 s. / 2026.
Bir Hayal
Toplayıcının
Öyküleri
Can Göknil’den umut
dolu, sıcak, samimi
bir kitap: Gelişigüzel.
11 9 Nisan 2026

