05 Mart 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Naim Tirali! ( ) DOĞUMUNUN 101. YILINDA 1925 / 2009 İnsan ve aşk öykülerinin ‘bir hoş esinti’si, gazeteci, dergici, siyasetçi yazar: yaşam durumlarının ayrıntılarıyla okurun kendisiy- ÖNER YAĞCI le özdeşleştirdiği öykü kahramanları yarattı. Aşk Dediğin (Cem, 1988) ve Çılgınca Şeyler’deki aşamın gerçeklerinden esinlenen (Cem, 1994) özentisiz, süssüz, zaman zaman alaycı iyimserlikle yüklü öykülerinde sıradan anlatımıyla aşkları sergiledi. Y yaşanmışlıkları anlatan bir öykücüydü Naim Tirali (1925 / 2009). SIKÇA İŞLEDİĞİ TEMALAR: ANILAR, Lise öğrencisiyken yazmaya başladığı ve 1947’de AŞK, CİNSELLİK, ARKADAŞ ÇEVRESİ... çıkardığı Park kitabında yer alan gençlik, yaşama Okul yıllarından başlayarak gençliğinin sevinci, ince alaylarla dolu “İskele”, “Randevu”, Beyoğlu’nda geçirdiği yılları, Ankara, İstanbul, “Taburcu” gibi öyküleriyle dikkat çekti. Ordu, Paris, Münih’te geçen, özellikle aşklarını İnsanları anlamaya yönelen bakışı ve akıcı anlattığı öykülerinde yaşanmışlıklar vardı. anlatımıyla kentlerdeki küçük burjuva yaşamlarını Öykülerinin kuruluşunu anlatımı belirliyordu. aktardı. Gözlemleriyle aktardığı bu yaşamlarda Gözlemlediği durumlardaki sıradan gerçekleri dile insanlararası ilişkileri ve insan davranışlarını çeşitli getirdiği öykülerini konuşur gibi yazıyordu. açılardan gözler önüne serdi. Yaşamlardan seçtiği Ona göre öyküyü öykü yapan insana anlarla sıradan insanları tanıttı. yaklaşımdaki sıcaklıktı. Çocukluk anıları, aşk, arkadaş çevresi sıkça ‘YİRMİBEŞ KURUŞA AMERİKA’, işlediği temalardı. İnsanın etkisinden kurtulamadığı ‘AŞKA KİTAKSE’ doğal bir olay olan cinsellik de öykülerde aynı Yirmibeş Kuruşa Amerika’daki (1948 / h2o doğallıkla yer alıyordu. Kitap, 2019) öykülerinde İstanbul’un cadde, sokak, park, meyhane, sinema, tramvaylarından insanlık ÖYKÜLERİ ÇEHOV VE SAİT FAİK manzaraları aktararak acı ya da gülünç insanlık ANLAYIŞININ DEVAMIYDI! durumlarını anlattı. Öyküyü bir paylaşım aracı olarak görmesinin Kitaba adını veren öyküsünde Amerikan ve insanın insanlara, duyduğu bir yakınlığın ifade- gemilerinin İstanbul’a gelişinde yaşanan olayları si olarak yazdığı Giresun Öyküleri’nde (Yön, 1999) alaya alarak aktardı: Giresun ve Piraziz’deki yaşamından kesitler sundu. İktisat ve Ticaret gazetesini çıkararak sürdürdüğü gazeteciliği “Amerikan donanmasının gemilerini dürbünle seyretmek on Duru bir dil ve akıp giden sade biçemiyle durum ve araya giren milletvekilliği nedeniyle otuz yıl boyunca kuruş, yakından görmek için Dolmabahçe’ye motorla gitmek öykücülüğünü benimseyen ve insanlara iyimserlik duygusu öyküden uzaklaşan Naim Tirali, 1980’li yılların ortalarında yirmi beş kuruştur.” vermekten yana öyküleri, Çehov ve Sait Faik anlayışının yeniden öyküye yöneldi. Oktay Akbal, “Yirmibeş Kuruşa Amerika gençlik devamı olan Naim Tirali, gezi notlarını Bir Adayın Notları, O yıllarda Cem Yayınevi’nde çalışıyordum ve birkaç yılda çılgınlıklarının kitabıdır ama Naim, genç olmasına rağmen, Avrupa’daki Amerika, Devrimden Önce Devrimden Sonra, İki altı kitabının yayımlanmasında birlikte çalışırken o yaşındaki kendini o çılgın hayata kaptırmayıp o âlemi, o gelip geçici ruh Şalom Arasında adlı kitaplarda aktardı. coşkusuna, dile, öyküye, edebiyata verdiği değere, titizliğine halini, o maceraları, tatlı ifadesiyle edebiyata mal etmesini Çeviri öykülerine Sakıncalı Yazarlardan Sakıncasız Öyküler hayran kalmış, ondan yazarlığın incelikleri hakkında çok şeyler bilmiştir” dedi. (Cem, 1994) adını verdi. Şapkasını Yiyen Bakan (Telos, öğrenmiştim. “Tarlabaşı Asfaltına Yağmur Yağıyordu” öyküsü şu 2000) ve Karanlığa Işık Tutmak (Yön, 2000) adlı kitapları cümleyle bitiyordu: “Elektrik ışıklarının yılan sırtı gibi sorumluluk, duyarlılık, içtenlik, iyimserlik ve sevgisiyle dolu OKURUN KENDİNİ ÖZDEŞLEŞTİRDİĞİ parlattığı asfalta, yapışkan, sinsi bir yağmur, ara vermeden, gazete yazılarından oluştu. KAHRAMANLAR YARATTI! hâlâ yağıp duruyordu.” Piraziz Nere Berlin Nere’de (Yazko, 1984 / Yön, 1998) yer ‘GEÇMİŞ ZAMAN KÜLLERİ’ Aşka Kitakse’deki (1953), öykülerinde de gördükleri, alan öykülerinde konuları genellikle kendi yaşamından ya da Ölümünden sonra h2o Kitap tarafından yayımlanan Geçmiş yaşadıkları vardı. Olağanüstü öykü kahramanları ya da olağan yakın çevresinden seçmişti: Zaman Külleri - Edebiyatımızdan Portreler, Tartışmalar ve dışı olaylar yoktu onun öykülerinde. Yaşanmışlığın temelinde “Ben ancak yakınlarıma anlatabilirim, Başından geçen ya Fısıltılar’ın (2018) ilk bölümünde portre edebiyatının özgün bir yükseliyordu ve kurgu yok denecek ölçüdeydi. da tanık olduğu bir olayı yazdığı zaman yakınlarının sayısı örneğini okuyoruz. 1980’Lİ YILLARIN ORTALARINDA kendiliğinden çoğalır. Ne kadar okuru varsa o kadar yakını Edebiyatımızın ustalarıyla muhabbet ediyoruz sanki: olmuş olur, o da bir yerde çoğalmış olur.” YENİDEN ÖYKÜYE YÖNELDİ! “İnsanları bayraklardan çok seven bir öykücü… Sait Faik’ten 1946’da Giresun’da Karadeniz Postası gazetesi, 1950’lerde Yaşamın sevinçli, eğlenceli taraflarını, bir yakınıyla paylaş- söz açılınca kolay kolay bitiremez insan.” basımevi, yayınevi ve dergisiyle Yenilik, 1970’lerde Vatan ile manın rahatlığı görülen öykülerinde, seçtiği sıradan kişilerin Kadıköy Vagon Kahve’deki “Dağlarca’nın Masası”nı >> 8 19 Şubat 2026 LÜTFİ ÖZKÖK
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle