Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Naim Tirali!
( )
DOĞUMUNUN 101. YILINDA 1925 / 2009
İnsan ve aşk öykülerinin
‘bir hoş esinti’si, gazeteci, dergici,
siyasetçi yazar:
yaşam durumlarının ayrıntılarıyla okurun kendisiy-
ÖNER YAĞCI
le özdeşleştirdiği öykü kahramanları yarattı.
Aşk Dediğin (Cem, 1988) ve Çılgınca Şeyler’deki
aşamın gerçeklerinden esinlenen
(Cem, 1994) özentisiz, süssüz, zaman zaman alaycı
iyimserlikle yüklü öykülerinde sıradan
anlatımıyla aşkları sergiledi.
Y yaşanmışlıkları anlatan bir öykücüydü Naim
Tirali (1925 / 2009).
SIKÇA İŞLEDİĞİ TEMALAR: ANILAR,
Lise öğrencisiyken yazmaya başladığı ve 1947’de
AŞK, CİNSELLİK, ARKADAŞ ÇEVRESİ...
çıkardığı Park kitabında yer alan gençlik, yaşama
Okul yıllarından başlayarak gençliğinin
sevinci, ince alaylarla dolu “İskele”, “Randevu”,
Beyoğlu’nda geçirdiği yılları, Ankara, İstanbul,
“Taburcu” gibi öyküleriyle dikkat çekti.
Ordu, Paris, Münih’te geçen, özellikle aşklarını
İnsanları anlamaya yönelen bakışı ve akıcı
anlattığı öykülerinde yaşanmışlıklar vardı.
anlatımıyla kentlerdeki küçük burjuva yaşamlarını
Öykülerinin kuruluşunu anlatımı belirliyordu.
aktardı. Gözlemleriyle aktardığı bu yaşamlarda
Gözlemlediği durumlardaki sıradan gerçekleri dile
insanlararası ilişkileri ve insan davranışlarını çeşitli
getirdiği öykülerini konuşur gibi yazıyordu.
açılardan gözler önüne serdi. Yaşamlardan seçtiği
Ona göre öyküyü öykü yapan insana
anlarla sıradan insanları tanıttı.
yaklaşımdaki sıcaklıktı.
Çocukluk anıları, aşk, arkadaş çevresi sıkça
‘YİRMİBEŞ KURUŞA AMERİKA’,
işlediği temalardı. İnsanın etkisinden kurtulamadığı
‘AŞKA KİTAKSE’
doğal bir olay olan cinsellik de öykülerde aynı
Yirmibeş Kuruşa Amerika’daki (1948 / h2o
doğallıkla yer alıyordu.
Kitap, 2019) öykülerinde İstanbul’un cadde, sokak,
park, meyhane, sinema, tramvaylarından insanlık
ÖYKÜLERİ ÇEHOV VE SAİT FAİK
manzaraları aktararak acı ya da gülünç insanlık
ANLAYIŞININ DEVAMIYDI!
durumlarını anlattı.
Öyküyü bir paylaşım aracı olarak görmesinin
Kitaba adını veren öyküsünde Amerikan
ve insanın insanlara, duyduğu bir yakınlığın ifade-
gemilerinin İstanbul’a gelişinde yaşanan olayları
si olarak yazdığı Giresun Öyküleri’nde (Yön, 1999)
alaya alarak aktardı:
Giresun ve Piraziz’deki yaşamından kesitler sundu.
İktisat ve Ticaret gazetesini çıkararak sürdürdüğü gazeteciliği
“Amerikan donanmasının gemilerini dürbünle seyretmek on
Duru bir dil ve akıp giden sade biçemiyle durum
ve araya giren milletvekilliği nedeniyle otuz yıl boyunca
kuruş, yakından görmek için Dolmabahçe’ye motorla gitmek
öykücülüğünü benimseyen ve insanlara iyimserlik duygusu
öyküden uzaklaşan Naim Tirali, 1980’li yılların ortalarında
yirmi beş kuruştur.”
vermekten yana öyküleri, Çehov ve Sait Faik anlayışının
yeniden öyküye yöneldi.
Oktay Akbal, “Yirmibeş Kuruşa Amerika gençlik
devamı olan Naim Tirali, gezi notlarını Bir Adayın Notları,
O yıllarda Cem Yayınevi’nde çalışıyordum ve birkaç yılda
çılgınlıklarının kitabıdır ama Naim, genç olmasına rağmen,
Avrupa’daki Amerika, Devrimden Önce Devrimden Sonra, İki
altı kitabının yayımlanmasında birlikte çalışırken o yaşındaki
kendini o çılgın hayata kaptırmayıp o âlemi, o gelip geçici ruh
Şalom Arasında adlı kitaplarda aktardı.
coşkusuna, dile, öyküye, edebiyata verdiği değere, titizliğine
halini, o maceraları, tatlı ifadesiyle edebiyata mal etmesini
Çeviri öykülerine Sakıncalı Yazarlardan Sakıncasız Öyküler
hayran kalmış, ondan yazarlığın incelikleri hakkında çok şeyler
bilmiştir” dedi.
(Cem, 1994) adını verdi. Şapkasını Yiyen Bakan (Telos,
öğrenmiştim.
“Tarlabaşı Asfaltına Yağmur Yağıyordu” öyküsü şu
2000) ve Karanlığa Işık Tutmak (Yön, 2000) adlı kitapları
cümleyle bitiyordu: “Elektrik ışıklarının yılan sırtı gibi
sorumluluk, duyarlılık, içtenlik, iyimserlik ve sevgisiyle dolu
OKURUN KENDİNİ ÖZDEŞLEŞTİRDİĞİ
parlattığı asfalta, yapışkan, sinsi bir yağmur, ara vermeden,
gazete yazılarından oluştu.
KAHRAMANLAR YARATTI!
hâlâ yağıp duruyordu.”
Piraziz Nere Berlin Nere’de (Yazko, 1984 / Yön, 1998) yer
‘GEÇMİŞ ZAMAN KÜLLERİ’
Aşka Kitakse’deki (1953), öykülerinde de gördükleri,
alan öykülerinde konuları genellikle kendi yaşamından ya da
Ölümünden sonra h2o Kitap tarafından yayımlanan Geçmiş
yaşadıkları vardı. Olağanüstü öykü kahramanları ya da olağan
yakın çevresinden seçmişti:
Zaman Külleri - Edebiyatımızdan Portreler, Tartışmalar ve
dışı olaylar yoktu onun öykülerinde. Yaşanmışlığın temelinde
“Ben ancak yakınlarıma anlatabilirim, Başından geçen ya
Fısıltılar’ın (2018) ilk bölümünde portre edebiyatının özgün bir
yükseliyordu ve kurgu yok denecek ölçüdeydi.
da tanık olduğu bir olayı yazdığı zaman yakınlarının sayısı
örneğini okuyoruz.
1980’Lİ YILLARIN ORTALARINDA kendiliğinden çoğalır. Ne kadar okuru varsa o kadar yakını
Edebiyatımızın ustalarıyla muhabbet ediyoruz sanki:
olmuş olur, o da bir yerde çoğalmış olur.”
YENİDEN ÖYKÜYE YÖNELDİ! “İnsanları bayraklardan çok seven bir öykücü… Sait Faik’ten
1946’da Giresun’da Karadeniz Postası gazetesi, 1950’lerde Yaşamın sevinçli, eğlenceli taraflarını, bir yakınıyla paylaş- söz açılınca kolay kolay bitiremez insan.”
basımevi, yayınevi ve dergisiyle Yenilik, 1970’lerde Vatan ile manın rahatlığı görülen öykülerinde, seçtiği sıradan kişilerin Kadıköy Vagon Kahve’deki “Dağlarca’nın Masası”nı
>>
8 19 Şubat 2026
LÜTFİ ÖZKÖK

