Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
HERMANN HESSE’DEN İKİ CİLTTE TOPLU ÖYKÜLER:
‘ÇOCUKLUK DENEYİMİ’ VE ‘TEMMUZ’
Kendini gerçekleştirirken
yaşamı güzelleştirmek!
AHMET ANTMEN
YAŞAMINDAN İPUÇLARIYLA ÖRÜLÜ
ÖYKÜLER...
Hermann Hesse’nin 1899-1902 yılları arasında kale-
me aldığı toplu öykülerinin ilk cildi Çocukluk Deneyimi ve
1903-1905 yıllarını kapsayan ikinci cildi Temmuz, Mehtap
Kazar’ın çevirisiyle Can Yayınları tarafından yayımlandı.
Hesse’nin toplamda 42 öyküsünün yer aldığı ciltlerden il-
ki kısalı uzunlu 18 öyküden oluşuyor ve yazarın yaşamındaki
birçok geçiş sürecini yakından anlamayı sağlıyor.
Çocukluktan gençliğe, ailesinin kendisini zorladığı yaşam-
dan yazarlığa, şiirden öyküye, kuralcılıktan özgürleşmeye
uzanan çok yönlü bir yolculuk yazara ve edebiyat serüvenine
ilişkin ipuçları veriyor.
Koşullar ne olursa olsun kendini gerçekleştirme uğra-
şı, zorluklara göğüs germeye çok küçük yaşlarda başlayan
Kurtların açlık ve güvenlik ikileminde yaşadığı zorluk in-
Hesse’nin bu ilk dönem yapıtında da varlığını özellikle do-
sanın yetişkinlik sürecine geçişte yapmak zorunda olduğu ter-
ğaya ve doğallığa yönelik derin sevgi ve arzusuyla sembolize
cihleri anımsatır.
bütünlenerek yoğun biçimde hissettiriyor.
Hesse’nin ergenlikten gençliğe adım atılan öykülerinde
“Erwin” öyküsünde, çocukluğun oyun parkları ile gençli-
aşk, cinsel arzu ve duygusal çatışma gibi izlekler de öne çı-
ğin bakir ormanları arasında dikilen eski bir manastır ve ka-
kar. “Hans Amstein”de Salome’nin dış güzelliği ayrıntılarıy-
ranlık sınır kulesi betimlenir. Anlatıcı, gençliğine gölge düşü-
la resmedilirken karakteri de doğanın acımasızlığı ve yok edi-
ren bu manastırda yankılanan ayak seslerini duysa da etrafta
ciliği ile özdeş betimlenir.
ARAYIŞLARIN YAZARI!
dolaşanların yüzlerini seçemez.
Arayışların yazarı olarak Hesse, “Novalis Bir Kitap Aşığı-
Yaşamın sadece yankılara mahkûm olduğu kuralcı bir dü- ÇOCUKLUKTAN GENÇLİĞE...
nın Sayfalarından” öyküsünde görülebileceği üzere salt kur-
zen anlatısı Hesse’nin tüm yazarlık serüveninde duyumsanan “Mermer Fabrikası” öyküsü yeni yetme bir gencin
gusal karakterlerin değil, kitapların serüvenini de dehşetle
özyaşamöyküsünden beslenmektedir. Helene’e aşkını konu edinir.
merak eder. Kitapları, farklı çağlarda bir lamba ışığı altında
Baskıcılık ve softalık nedeniyle hayallerinde yalnızlaştıkça Bu öyküde Hesse, insanın içsel serüvenini doğadan kişileş-
okuyanların duygularını keşfe koyulur.
geleceğe ilişkin umutları şiirsel boyut kazanan bir çocuğun iç
tirmelerle yansıtır. Olay akışı da bu temsili anlatıma uygun-
Hesse’ye göre sanata ilginin özünde sıradan yaşama kayıt-
sesi duyulur bu öykülerde. dur, baştaki aydınlık manzara tasvirleri yavaş yavaş yerini
sızlık, toplumdan kaçış, kendine ait bir dünya yaratma çaba-
Hesse, kafasındaki ile yaşadığı yalan dünya arasındaki açı- kasvetli bir atmosfere bırakır.
sı yatmaktadır.
yı şiirle kapatmayı denemiştir. İlk öykülerine de bu şiirselliği Ümitli başlayan, naif bir gençlik aşkının maddiyat ve sınıf
taşımıştır, hatta öyküler arasına serpiştirdiği dizelerle de sık- EY AŞK! EY SANAT! ilişkileri karşısında yaşadığı çaresizlik adım adım tasvir edilir.
ça karşılaşılır. “Garibaldi”de anlatıcı bugününü geçmişi ile karşılaştır-
“Şair Bir Hasret Kitabı”nda yer alan şairin, sevgilisi-
maktan kendini alıkoyamaz. Çocukluğun gözlemci merakıyla
ni Dante’nin Rüyası tablosundaki Beatrice’e benzetmesi aşk
BASKIYA YAZINLA DİRENEN BİR ÇOCUKLUK!
aracılığıyla dünyeviden ilahiye geçişlerle ölümü çağrıştırır. en sıradan olayları bile masalsı biçimde yorumlarken yaş iler-
“Erwin”de anlatıcının hapsolduğu koridorları, “hayalleri
Hesse’nin anlatısına göre aşkı doğuran sanatla güzellik bir- ledikçe tekdüzelik ve düzen arayışı galebe çalar.
ile arasındaki engeller” olarak tanımlar.
birinden ayrılamaz, birinin yokluğunda diğeri de anlamını yi- İkinci cilde adını veren “Temmuz” öyküsünde ise aşk ve
Manastırda ona yoldaşlık eden kitaplar bile gerçek yaşam-
tirir. Sanat yaşamdan damıtılmalı, yaşamsa doğanın akışına cinsel uyanış yine doğa ile iç içe anlatılır.
dan yalıtılmış birer varlığa dönüşür.
uyum sağlayarak sanatla güzelleşmelidir. Ağaçlar duygu ve düşünceleri imleyen sembollere dönüşür.
Hayallerinin izini sürme cesaretini gösteren, bilinçle
Andırışma yoluyla iki görkemli ağacın farklılıkları insanın
bilinçaltı arasındaki geçişleri de sadelikle gerçekleştiren İÇ HESAPLAŞMALAR VE ‘TEMMUZ’
olasılıklarını ayıran sınırlar olarak ifade edilir.
Hesse, özyaşamına dayanan öykülerini imgelem zenginliği Toplu öykülerinin ikinci cildi Temmuz’da Hesse’nin 1903-
Yaşlı kayın ağacı heybetli, uzak bir kiliseye benzetilirken
ile birleştirir. 1905 yılları arasında kaleme aldığı 24 öykü yer alıyor.
altında dar bir bank bulunan salkım söğüt insanlarla sarmaş
Katı kuralların baskısı altındaki çocuk kimliğiyle özlemini İç hesaplaşmalarının yoğunlukla yansıdığı bu öykülerinde
dolaştır. Söğüt ağacının dolaşık dalları karşı cinse dokunuşun
şairlerle, yazarlarla buluştuğu odalarda dindirir. Özlemini
vahşi doğayla hemhallik, ergenlik, aşk, cinsel arzu ve duygu-
cazibesini de çağrıştırır.
n
dindirdikçe hayallerine daha da bağlanır. sal çatışma gibi izlekler ve tasvirler daha belirgindir.
“Yaz Sükuneti” adlı öyküsünde, doğal güçlükler ve “Kurt” öyküsünde öncekilerden farklı olarak vahşi do- Çocukluk Deneyimi / Hermann Hesse / Çeviren:
yaşamın zorlu sınavlarının küçük topluluklarda kendini ğa ana bir anlatı unsuru olarak ele alınır, çarpıcı bir atmosfer Mehtap Kazar / Can Yayınları / 312 s. / 2026.
koruma amacıyla nasıl tutuculaşmaya ve batıl inançlara yol sunar. Hesse, vahşi ile yerleşiğin arasında sıkışıp kalmış bir Temmuz / Hermann Hesse / Çeviren: Mehtap
açabildiği gözlemlenir. kurdun billurlaşan duygu ve düşüncelerini aktarır. Kazar / Can Yayınları / 400 s. / 2026.
FADİME USLU’DAN ‘BİR KIYIDA’
“Çünkü yamaçlardan sonra zirve birdenbire gelir. varoluş deneyimindeki kritik eşiklere sahne oluyor.
Milyonlarca yıl boyunca ses zerrelerinden katılaşan göğün çatısı
Yalnızlıktan, fırtınalı sessizlikten, kolektif düş ve düşüncelerden
bir anda çöküverir. Bir kapak açılır.
filizlenen hikâyeler sarsılmaz bir görme iradesiyle yaşama katılıyor.
Biriken her şey birbirinin içinde birbirine karışarak tek gövdeyle
Fadime Uslu, Can Yayınları tarafından yayımlanan Bir Kıyıda
akar. Hiçliğe. Denize. Diplerdeki zirvelere.
adlı kitabında, kişisel deneyimin özgünlüğü ile ortak duyguların
Bugünse insan köpek cesetleriyle yüzüyordu çöplüklerde.”
kesiştiği noktada çok katmanlı bir anlatı sunuyor.
Kitaptan...
Okuyucuları herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği,
kendisini ait hissedebileceği, iç hesaplaşmalarıyla karşılaşabileceği
ir Kıyıda, kaçışla yüzleşmenin, içe dönük itirafla yüksek sesli
öykülerle buluşturuyor.
n
ifşanın, yenilgiyle itirazın karşılaşma sahası.
B
Öyküler çeşitli biçimlerde baskı altında tutulan bireyin Bir Kıyıda / Fadime Uslu / Can Yayınları / 160 s. / 2026.
4 19 Şubat 2026

