05 Mart 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Şiir... Hep şiir... okunması gereken bir kitap daha. Tertemiz bir çeviri DENİZCAN KARAPINAR: GÜLTEKİN EMRE Ertuğrul Rast’tan. Metinlerle uyum sağlayan ilginç ‘YÜZÜNÜN BANA SÖYLEDİĞİ’ noktalama çizimleri ve şiirler. “Yüz” imgesi şiirimizde çok sık kullanılır. Her ENİS BATUR: ‘REQUIEM‘ “Şiir” diye başlıyor söze Getrude Stein ve şöyle şairin “yüz”den anladığı ya da onda ne bulduğu bir “Kentin derin demir deliği ile çatışmanın getirdiği sürdürüyor yol gösterici düşüncelerini: özgünlüğü yansıtır. Elbette sevgilinin yüzüdür şairin bir solgunluk bu: Sözcüklerin eklem yerlerinde bir “Şiir, başlangıçta gerçekten de her şeyi yüreğine, kanına, düşüne düşen. gevşeme oluşuyor ve bu silkinme anında beceriksiz Denizcan Karapınar, Yüzünün Bana Söylediği kapsıyordu. Bu, çok doğaldı, çünkü o zamanlar bir monoloğa indirgeniyor yoğrulduğu, yönetildiği (Lando, 2025) diyerek 13 bölümlük başka, etkili bir olan biten her şey yalnızca isimlendirilerek anlam sanılan dilin akısı.” harita yaratıyor dizelerinde: kazanıyordu. Enis Batur şöyle sürdürüyor Requiem’in “yüzünün bana söylediği/ bir serin utku/ Şiir de bu isimlendirme yoluyla her şeyi herkes “Önsöz”ünde sözünü: “Şubat böyle geldi. Her aktıkça akmış/ ve sonunda durulmuş/ coşkun için gerçek ve anlaşılır kılıyordu.” dönemeçte yaşama mı kıpırdanıyordu? Coşku ile ırmakların yalvaçlığı/.../ yüzünün bana söylediği;/ Devamı da şöyle: “İsimler, her şeyin ismidir. fırlanılan dörtyolağzı mıydı toz sisinde yiten?” arzusunu kendi köklerinden/ alıp da/ akan Eski şiirin tümünü düşünün. Homeros’u düşünün, Bitmedi, şunları dile getiriyor şair: “Yanına çöküp çağlayanlar işte/ güneşte.../.../ şu kısa ömründe:/ Chaucer’ı düşünün, İncil’i düşünün ve ne demek çözüldüğün masa sindirdi mi harfi?/ Bilemedim. yüzünün bana söylediği/ şu kısa ömründe,// istediğimi göreceksiniz, gerçekten kavrayacaksınız. Konuşmanın iliğinden edebiyat düzebilirdim, bir yitik zaman şimdi,// gittikçe tükenen/ ve/ Onlar isme tutulmuşlardı. bekletip. İstemedim.” yaşadıkça// sonsuz olan// yürekte. ” Yeryüzünü, denizi, gökyüzünü ve içlerindekinin Ama sonuç; “Yazdım” demesidir. “7 Şubat ’74 - Günlük yaşamın izleriyle, abartmadan, zorlamadan, hepsini isimlendirmek, isimlendirmeyi bilmek, nasıl Paris’te yazdığı, sessiz çığlık” “bir ara metin”dir. “ yalınlığını hep koruyarak yüz imgesini içine sindire sin- isimlendirileceğini bilmek onlar için yeterliydi. Denize götüreceksin onu. Büyüteceksin orada” dire “bütün bir evren”e ulaşmaya çalışıyor. Bu onları isimlerle yaşamaya ve isimleri sevmeye diye başlanır, yola çıkılır, “Gece bir çekiç gibi sevk ediyordu. İşte şiir budur; bir ismi bilme ve düşecek” dizesiyle bu derin yolculuk biter. MUSTAFA ERDİKEN: ‘SONSUZU BÖLEN BİR’ hissetme halidir. Bunu şimdi biliyorum ama bu Sonra bu şiiri Bilge Karasu Fransızcaya çevirir. Kasım 2023-Haziran 2025 şiirlerinin toplamı bilgiyi uzun süre yazarak edinebildim.” Ama hiçbir yerde yayımlanmaz Türkçesi de Sonsuzu Bölen Bir’de (Lando, 2025) toplanmış Şiir ve düzyazı ve dilbilgisinin önemi! İşte son Fransızcası da. Mustafa Erdiken’in. derece çarpıcı bilgiler toplamı Şiir ve Dilbilgisi’nde. Bitmedi. Sonra yedi bölümlük bir Requiem daha Erdiken, Mevsimin Söylediği”, “Rüzgârdan çıkagelir 1974’te. O, Fransızcaya çevrilmez ama Kalan” ve “Cevapsız Ova” bölümlerinden oluşan ANNA AHMATOVA: 1975’te Soyut dergisinde yayımlanır: şiirlerinde “bahçeye” yayılan harflerle “Hayat, kâğıt ‘BUGÜN BANA MEKTUP GETİRMEDİLER’ “Sokağa çıkacağız,/ sorumsuz güz çırpınırken/ bir sandal!” diyerek yalın bir dili, etkili bir biçimde “Sevmeyi bilirim” diyor Anna Ahmatova bir kepenkte” dizeleriyle başlayan “/.../ Denize sürdürüyor şiirden şiire. şiirlerinden bir demet içeren ve dilimize kazandırılan gideceğiz. Yağmur/ patlarken yüzümüzde// Gece “Şairin Bulduğu” ise “biraz fısıltı-/ Bir avuç Bugün Bana Mektup Getirmediler kitabında bir çekiç gibi düşecek.” dizeleriyle biten bu şiiri de toz,/ Birkaç ok ucu!”ymuş. Ve de “Sonsuzluğu (Everest, 2025). hiçbir kitabına almaz Enis Batur. Bölen Bir” “yürüyüştür şiir” Mustafa Erdiken’’in Gizem Eroğlu’nun Rusça aslından çevirdiği 2025’te Lando Yayınları’nca yayımlanan iki gözünde, yüreğinde, dünyasında. şiirlerde Ahmatova’nın şiir dünyasını yakından Requiem böylece yıllar sonra okurla buluşur. “Eski Yol Ağzında” ise şunları düşünür şair: görme tanıma olanağını buluyoruz. “Sessizlik sürüyor./ Bilinmez baharlar/ Gözümde, Çevirmen çevirdiği şiirlerin şairi üstüne şu SARE RABİA ÖZTÜRK: ‘ORCHİD MANTİS’ anlatıyor/Yaprağın uçuşunu// Boşluk mu? Boşluk/ değerlendirmeleri yapıyor: Orchid Mantis (Lando, 2025) kitabındaki Kayboluşu ormanın!” “Anna Ahmatova’nın şiirlerinde aşk, ayrılık, şiirleriyle tanıştım Sare Rabia Öztürk’ün. “Cevapsız Ova” bölümündeki ikilik, üçlük ya yalnızlık, hasret, umut, ölüm kavramları bambaşka “Kelebeğin yüzünde/ baharın attığı çığlık” (Yemin da tek dizelik 60 şiir, göndermelerle, düşüncelerle, bir tonlamayla karşılık bulur ve okuru derin bir Ederim). Kıpkısa ama o kadar da derin! sorularla ilerliyor: duygu sarar. Günümüzü, savaşı gözümüze sokan, yürekleri “Kaça bölünür rüzgâr/ Kendine bir yurt açmak Ahmatova’ya göre şiir yaşamın bir yansıması dağlayan bir ortamın şiiri de etkiledi beni: için?/--/ Ağaçtan öteye ne varmış/ Çıplak ayakların olmalıdır ve onun şiirlerini özümseyebilmek için “on küçük çocuk/ dokuz küçük çocuk/ yedi dışında?/.../ Bana bir gerçeklik söyler misin/ yaşama tanık olmak gerekir. küçük çocuk/ beş küçük çocuk/ üç küçük çocuk/ iki En güzel kilimlere dokunmuş?/.../ Nedir bittiği Yorucu ayrılıklar yaşayan bir kadın, kocasının küçük çocuk/ bir küçük çocuk/ yarım küçük çocuk” yerde/ Başlayan en güzel son?/.../ Neyle ölçersin ilgisine hasret bir eş, cezaevi kapılarında evlat yolu (Gazze’de) bir vadinin/ Kaç uykudan geçtiğini?/.../ Hangisi gözleyen bir anne, ülkesinin geleceği için kaygılanan Şair “dil, kültür ve eleştirel teori alanındaki daha hızlı kaybolur kırda:/ İnsanın yüzü mü, kiri mi bir yurttaş, sürgüne ve sansüre mahkûm edilmiş deneyimlerinden beslenen şiirleri, toplumsal zamanın?/... Hiç karanlığın yutkunduğunu gördünüz bir şair dolaşır mısralarında. adalet”i de göz ardı etmez. mü/ Kendinden geçmiş topraklarda dolaşırken?/.../ Bu mısralar geçmişin acı hatırlarını ve geleceğe Dili son derece yalın ve sözcüklerin hakkını Nereye varır insan, düşünce/ Aşamadan ham dağ dair belirsizliği bir araya getiren zamansız vererek kısa şiirleriyle etkili bir duruş sergiliyor. rüzgârını?/.../ Kim olduğunu bilmemek midir/ mısralardır aynı zamanda.” Şiirleri “sessizlik ve seslerin” yanı sıra düşündürücüdür: Kumda yürüyen insanın yazgısı?/.../ Nerede “Gülümsemeyi hepten bıraktım,/ Soğuk rüzgârlar “Belden aşağı inci taş döküyor.// Düşük yetişir kimsesiz sözler?” yapacak, oysa/ döllenmedi midye.// Yosun gibi donduruyor dudaklarımı/ Bir umut daha azalttım,/ Soruların ipini çeke çeke şiire yürüdüm durdum bir tokat bel kemiğine-/ tutmuyor dölü kaypak Buna karşın artırdım şarkılarımı./ İstemeden de Sonsuzu Bölen Bir’deki şiirleri okurken. mavilerin.// Belden aşağı kesik kesik mercan:// olsa bu yeni şarkıyla/ Hem alay edecek hem de küfredeceğim/ Acımasızca incitir çünkü ruhumu/ Denizanalarından korkan nesil,/ cennetten GETRUDE STEIN: ‘ŞİİR VE DİLBİLGİSİ’ kovuldunuz. ” (Cennetten Kovulan) Getrude Stein’ın Şiir ve Dilbilgisi (Lando, 2025) Sevdanın suskunluğu.” (1915) n 18 19 Şubat 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle