05 Mart 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

FERIBA VEFI’DEN ‘VİLLA YOLUNDA’ Yankılanan ‘iç ses’leriyle kadın öyküleri... yinde kaldığı öykülerinde ataerkil düzenin ya- “Ekşi Surat”ta evli bir kadın için tiyatro fu- AHMET ANTMEN ayesinin taşıdığı anlam sosyal statü arayışı ile pı taşlarını da çoğunlukla kadınlar arası ilişki- tarif ediliyor. leri dikkate alarak açıklıyor. KADININ SESSİZLİĞİNİ DUYMAK “Kafe”de genç bir kızın insan içine çıkma Feriba Vefi’nin, Damla Gürkan Anar’ın yetkin çevirisiy- BAŞKA BİR YAŞAMI BİLMEMEK arzusu ve imrendiği yaşantılar betimlenirken le İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Villa Yolunda isim- Sessiz çığlıklarını içlerinde büyüten karak- mekânın toplumsal etkisi aile yapısı ile koşut li öykü kitabında yer alan dokuz öykü, İran’da kadın yazarlar terler kendilerini sınırlayan duvarları yıkma- bir biçimde irdeleniyor. arasında yaygın bir tür olan apartman edebiyatı ya da mutfak nın hayaliyle avunmakta fakat somut bir adım KADININ FENDİ! hikâyeleri’nin başat örnekleri arasında gösteriliyor. atamamaktadır. Kitapta, ataerkil ve muhafazakâr bir düzenin dört duvar ara- “Ekşi Surat” öyküsünde kadının ve erkeğin Tepki duydukları kültür yalnızca duva- sındaki manzarası, kadınların objektifinden yansıtılıyor. bilişsel süreçleri karşılaştırılıyor. rın dışında değildir, kendilerinin de en küçük Farklı çatılar altındaki kısık sesler gerçekçi bir zeminde yan Ataerkil düzende her şeyi önünde bulan er- hücrelerine kadar işlemiştir. kek tüm ilişki örüntülerinde dolaysız ve ivedi yana yükseliyor. Ailelerin şimdiki ve geçmişteki kırgınlıkları Bir kadın için dört duvarın verdiği güven- tepkileri, kararları temsil ediyor. toplumun iç sesinin yankılanmasını sağlıyor. den vazgeçmek hele ki kapalı ve muhafazakâr Kadın ise adımlarını daha temkinli atarken Vefi, anneliğin çok renkli yansımalarını farklı bakış açıların- toplumlarda oldukça zordur. ezbere değil sorgulamaya ve içselleştirmeye dan değerlendiriyor. “Villa Yolunda” öyküsünde hem çocuk- Örneğin, “Kocası Olan Kadın” öyküsün- başvuruyor. larının hem de annesinin ebeveyni rolünü üstlenen bir kadının deki ana karakter ev içi şiddet mağduru olma- “Kurtlar” öyküsünde de bir dağ gezisine gi- çifte anneliği içsel hezeyanları ile birlikte sergileniyor. sına karşın eşiyle kurduğu düzenden vazgeç- den evli çifte dair benzer bir durum söz konusu: Erkeklerin genelde görünmez olduğu öykülerde bakım yükü- meyi göze alamaz. İlk etapta erkek, doğa ile kurduğu ilişki üzerinden daha hız- nün getirdiği sorumluluk ve buna bağlı sorunlar titiz bir üslup- “Kurtlar”daki kadın geçmişte tanışıp birkaç kez ayaküstü lı ve atılgan olarak betimleniyor; geri dönüş yolunda ise roller la merceğe alınıyor. konuştuğu yabancı bir erkekle eşini kıyaslar. Haline şükretmek baştan sona değişiyor. “Otobanın Öte Yanı” ve “Kafe” öykülerinde ergenliğin ya- için verdiği tüm çabalar boşa gider. Dahası, geçmişteki tercihi Kadının çiçeklerle, ağaçlarla ilişkisinin keyfini çıkarmak için rattığı bireysel ve ailevi gerilimler betimlenirken boş vermiş- farklı olsaydı da pek bir şey değişmeyeceğinin farkına varır. bile uyum sağlayacak kadar zamana ihtiyaç duyduğu çağrıştı- lik ve sıkıntı sarkacında yaşayan kadınların çocuklarıyla ilişki- “Ekşi Surat”taki kadın sözlü şiddetten yaka silkse de farklı rılıyor. lerindeki rolleri bulanıklaşıyor, giderek özne rolünün çok daha bir yaşamın düşünü kuramaz. “Safranlı Helva” öyküsünde kocasını kaybedince ölüm kor- uzağına savruluyorlar. “Mahkemeden Önceki Gün”de, kendisiyle verdiği savaşa ve kusunu kapılan yaşlı bir kadının ayrıntılı portresini çiziyor Fe- elalemin baskısına karşın annesinin desteğiyle boşanma kararı alan BİR EVE KAÇ KİŞİ SIĞAR? riba Vefi. “Villa Yolunda”da ise annenin dizine sürülen mer- kadın geçmişe sünger çekmeyi başaramaz. En kararlı göründüğü “Utangaç Gelin”de geniş aile evinde yaşayan bir gelinin yal- hem yaşlılığı ve kırılganlığı vurguluyor. anda bile sergilediği kararsızlık tüm çıplaklığıyla günyüzüne çıkar. nızlığına ışık tutuluyor. Her yeni satırda daha da daralan bir ya- İran’ın daha muhafazakâr yakın döneminde yetişenlerle es- Bu örnekte eski ve yeni kuşağı temsilen anne ile kız güçlerini şamla, boğazda düğümlenen sözcüklerle karşılaşılıyor. ki kuşak kadınlar arasındaki yaşam algılarını karşılaştırıyor ar- birleştirince yerleşik ezberleri bir ölçüde sarsar ama yıkamaz. Kadınların üzerine çöken bakım veren kimliği hemcinsler dından. Farklı yaş gruplarının bakış açıları ve tutumları arasın- Feriba Vefi, Villa Yolunda’da olay akışında yatağını bulmak arasındaki ilişkilerde de yeniden üretiliyor. da neredeyse hiç benzerlik yoktur. için büyük okyanuslara ihtiyaç duymaz. Düzene karşıt olmayan Aynı çatı altında hararetli bir köşe kapmaca sürerken rollerin Eski kuşak kadın yaşamla da ölümle de çok daha derin bağ- bireysel çabalarla devranın nasıl değişmeyeceğine ilişkin sahi- ve beklentilerin çatışması yaşama katlanmayı daha da güçleşti- lar kurar. Kendi cenazesinde ikram edilecek helvaya kadar her ci ipuçları verir. n riyor. Dar mekânlar üzerinden kurgulanan anlatısal bağlam kü- şeye kafa yorar, ölüp gittiği zamanı hayal ettiğinde bile yaşamı çücük değişikliklerin bile derin özlemleri tetikleyebildiğini or- geride bırakacağını aklına getirmez. Villa Yolunda / Feriba Vefi / Çeviren: Damla taya koyuyor. Vefi, erkeklerin çoğunlukla karaktere dönüşmeyip tip düze- Gürkan Anar / İletişim Yayınları / 104 s. / 2026. luşuyor. Bergama ve Ak- ru bir yöneliş oldu. 1923 Devrimi’ne bu- dan sevince giden çeşitlilikler... Sevinç belen yörelerinde verilen run kıvırma, ‘İkinci Cumhuriyetçilik’ mo- Çokum, Bölüşmek adlı kitabında, çev- etkileyici mücadeleyi iş- dası, evrensellik adına Cumhuriyet’e ve resini, insanın iç dünyasını özgün bir leyen, toprağı ekip biçen- onun kurucu önderine sövme; ya da bu bakışla işliyor. Şehrin dokusu ve insani lerle zehirleyenlerin, or- görüşte olmasa bile, cumhuriyetin du- değerleri farklılaşmaya başlayan İstan- VİTRİNDEKİLER varına su yürütenlere karşı vurdumduy- bul foniunda dayanışmalar ve kırılışları manları yok edenlerin kir- li oyunlarını açığa çıkaran mazlık yaygınlaştı. Çarpık tarih anlayışı- incelikli, şiirsel bir üslupla sergiliyor. Yarın Belki / Ferda yazar, boyunduruk altın- na dayalı ‘küfür romanları’ parlatıldı. El- Bir Yazınsal Anlayış İzbudak Akıncı / daki yaşamların bir gün aniden nasıl de- bette bu çarpıtmalara tanık olup gerçe- Olarak Birikimci DeliDolu Yay. / ğişebileceğini gözler önüne seriyor. ğe dayalı yazın yapıtları da kotarılıp ka- Toplumculuk / 200 s. muya sunuldu. Elinizdeki bu yapıtın savı Edebiyat, Kemal Gündüzalp / da bu bağlamdaki çabaya dayalıdır.” Bergama’daki al- Edebiyatçı, Alkali Kitap / 208 s. tın madeni müca- Edebiyatımız / A. Bölüşmek / Sevinç “Benim için var ola- delesinin ardından Kadir Paksoy / Çokum / Kapı Yay. nın dönüştürülmesi şimdilerde Akbe- Doruk Yay. / 192 s. / 128 s. bağlamında yeni bin- len Ormanı, direni- A. Kadir Paksoy, ya- “Adam, gittikçe ko- yıla yakışacak ker- şin kalbine dönüş- zılarını bir araya ge- yulaşan bir mavilikte tede yeni ve elbette müştür. Simo’nun tirdiği yeni kitabında, kedi köpek seslerini, sosyalist bir sanat- Bergama’da başlayan hikâyesi, edebiyatımıza yet- caddelerin uğultu- sal / yazınsal açılımın / anlayışın olması Akbelen’de yeniden filizlenir; madenlerin kin bir tarih bilinciy- sunu işitirdi. Ara sıra önemlidir.” Kemal Gündüzalp. Bir Ya- açtığı yaralar inceden inceye ağaçların le yakından tanıklık Üsküdar vapurları- zınsal Anlayış Olarak Birikimci Toplum- köklerine, insan belleğinin en derin kat- sunuyor. Üzerine eğildiği konuları tarih- nın bile sesini duyar- culuk, Kemal Gündüzalp’ten bir tez ya manlarına işlemektedir. Kasabalılar do- sel bağlamda ele alarak tarih bilincinden dı oradan. Belki de da kuramdan çok, yeni zamanlarda bir ğayı, toprağı ve kendi varlık nedenleri- yoksun “edebiyatçı”ların örneklerini ve- ona öyle gelirdi. Sonra üşürdü. Kapılar arayış içinde olan yazın için bir öner- ni savunmak için tek yürek olurken, ya- riyor. “Kısaca belirtmem gerekirse” di- kapanırdı, pencereler kapanırdı. Kesta- meler toplamı. Yazını zamanın ruhuna şanan trajedi bireysel cesaretle kolek- yen Paksyo sözlerini şöyle sürdürüyor: ne koyuluğunda, kestane çıtırtılarını an- uygun olarak yeniden anlamlandırmak, tif direnişin iç içe geçtiği bir anlatıya dö- “1980’den sonra, büyük ölçüde tarih bi- dıran kış ürküntüleri kalırdı içerde. Tren bir yeryüzü sanatı olarak direniş esteti- nüşür. Ferda İzbudak Akıncı, Bergama- lincinden yoksunluğun bir sonucu olarak düdükleri ıslıklanıp yüreğine değer ge- ğine dönüştürmek isteyenler için üze- lı Simo’nun devamı niteliğindeki Yarın özellikle İstanbul odaklı yayınlarda top- çerdi. Sevdiği bir şiiri mırıldanmak ister, rinde durulması ve düşünülmesi ge- Belki’de nükleer santrallerin gölgesinde lum sorunlarından kaçış, mistisizme, ni- çabucak vazgeçerdi.” Kitaptan... Yaşa- reken bir çıkış. Yazının belirsizleşmesi yükselen bir başka sarsıcı hikâyeyle bu- hilizme sığınma, ‘postmodernizm’e doğ- ma savaşının yarattığı bunalımlar, acı- karşısında ciddi ve tutarlı bir tavır alış. 10 19 Şubat 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle