19 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Salı 26 Eylül 2017 [email protected] TASARIM: BAHADIR AKTAŞ Yoksulsayısı 16milyon ekonomi 9 Ülkede en düşük yüzde 20’lik gruptakilerin yıllık geliri 5.800, en yüksek 20’lik gruptakilerin 45.173 lira. Yıllık geliri 8.539 liranın altındaki yoksul sayısı 16 milyon 328 bin Türkiye’de geçen yıl itibarıyla en yüksek gelir “Ankara” bölgesinde görülürken, gelir eşitsizliğinin en düşük tespit edildiği bölge “Zonguldak, Karabük, Bartın” ve “Erzurum, Erzincan, Bayburt”, göreli yoksulluk oranının en yüksek belirlendiği bölge “Adana, Mersin” oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2016 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırması bölgesel sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 2016’da 19 bin 139 lira olarak hesaplandı. Ülkede yıllık geliri 7 bin lira civarında olan yoksul sayısı 11 milyon olarak ölçülerken, yıllık geliri 8 bini biraz aşan yoksul yurttaş sayısı da 16 milyon kişiyi aştı. İstanbul ikinci İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey Bölgeleri itibarıyla söz konusu geliri en yüksek olan bölge, 26 bin 486 lirayla Ankara oldu. Ankara, 2015’te de listede ilk sırada yer alıyordu. Bu bölgeyi, 26 bin 41 lirayla İstanbul ve 23 bin 612 lirayla İzmir izledi. Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu bölgeler ise 8 bin 679 lirayla Mardin, Batman, Şırnak, Siirt; 8 bin 794 lirayla Şanlıurfa, Diyarbakır; 11 bin 88 lirayla Van, Muş, Bitlis, Hakkâri olarak sıralandı. En eşitsiz Adana Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan, sıfıra yaklaştıkça “gelir dağılımında eşitliği”, 1’e yaklaştıkça “gelir dağılımında bozulmayı” ifade eden “Gini katsayısı” Türkiye’de 2016 itibarıyla 0.404 iken bu değerin en düşük olduğu bölgeler 0.315 ile Zonguldak, Karabük, Bartın ve Erzurum, Erzincan, Bayburt; 0.317 ile Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova olarak belirlendi. En yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirinin, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı Türkiye genelinde 7.7 iken bu değerin en düşük olduğu bölgeler 4.5 ile Zonguldak, Karabük, Bartın; 4.8 ile Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova; 4.9 ile Gaziantep, Adıyaman, Kilis olarak kayıtlara geçti. En düşük gelirli grubun yıllık oratalama geliri 5.800 lira olurken, en üst dilimde olanların yıllık ortalama geliri 45 bin lira olarak hesaplandı. En yoksul Adana Her bölge için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirin yüzde 50’si temelinde hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk ora nının en yüksek olduğu bölgeler yüzde 15.9 ile Adana, Mersin; yüzde 14.7 ile Antalya, Isparta, Burdur; yüzde 14.2 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli olarak gerçekleş ti. Diğer bir yoksulluk sınırı olan medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak hesaplanan gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler yüz de 22.6 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli; yüzde 21.8 ile Adana, Mersin; yüzde 20.3 ile Antalya, Isparta, Burdur olarak kayıtlara geçti. l Ekonomi Servisi Pasaportta yeni dönem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bundan sonra pasaport ve ehliyeti nüfus idaresinin vereceğini açıkladı. Soylu, “Vatandaşımız için bürokratik işlemlerde zaman ve mekân tasarrufunu iyi yapmalıyız. 11 milyon 100 bin nüfus idaremiz yeni çipli kartlardan verdiler. 1.52 ay patinaj yaptık. Bundan sonra pasaport ve ehliyeti nüfus idaresi verecek. Vatandaş bir parmak basınca devlet sana bir daha parmak bas demeyecek. Bütün bunlarla birlikte trafikteki tescili 2018 Mart’a yetişecek noterlere vereceğiz” dedi. l Ekonomi Servisi Güvende zayıflama Eylülde hizmet sektörü güven endeksi 103.3’e, perakende ticaret sektörü güven endeksi 105.9’a, inşaat sektörü güven endeksi 83.5 değerine düştü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2017 Sektörel Güven Endeksleri verilerini açıkladı. Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi ağustosta 105.4 iken, eylülde yüzde 2 oranında azalarak 103.3 değerine düştü. Hizmet sektöründe bir önceki aya göre; iş durumu, hizmetlere olan talep ve hizmetlere olan talep beklentisi endeksleri sırasıyla yüzde 0.9, yüzde 2.7 ve yüzde 2.3 azaldı. l Ekonomi Servisi Gayrimenkulda stoklar artıyor GYODER’in, Türk Ekonomi Bankası katkılarıyla hazırladığı rapora göre, 2016’da konut stokuna 752 bin 587 yeni konut eklendi. 2017 yılının ilk 6 aylık sürecinde konut satışlarının 654 bin 363 adetlik bir rakama ulaştığı ifade edildi. l Ekonomi Servisi Taşerona kadro diyen yok Taşeronda hükümet ‘umut dağıtıyor’, ortada somut hiçbir şey yok. Bunun yerine ‘statü belirleme’ terimi tercih ediliyor MUSTAFA ÇAKIR Kamudaki yaklaşık 1 milyon taşeron işçisi, Başbakan Binali Yıldırım’ın Türkİş’e yaptığı ziyaret ile umutlandı. Ancak ortada somut, Türkİş ile de paylaşılan hiçbir şey yok. Üstelik hükümet son dönemde “kadro” sözünü de ısrarla kullanmıyor. Bunun yerine “statü belirle me” terimi tercih ediliyor. Başbakan Binali Yıldırım da Türkİş’i ziyaretinde taşeron işçilerin “kadroya alınacağını” söylemedi. Ağırlıklı görüş taşeron çalışanların işçi ya da memur kadrosuna alınmayacakları, sözleşmeli farklı bir istihdam modelinin getirileceği yönünde. Kamudaki taşeron işçilerin sayısının 720 bin civarında olduğu ifade ediliyordu. Ancak son veriler rakamın 1 milyona ulaştığı yönünde. Aileleri ile birlikte 45 milyon kişiden söz ediliyor. Özel sektördeki taşeron işçilerin sayısı ise tam olarak bilinmiyor. Ancak kamu ve özel sektör deki toplam taşeron işçi sayısının 2 milyonu aştığına dikkat çekiliyor. Hükümetin gündeminde ise sadece kamudaki taşeron işçiler var. Seçim öncesinde verilen söz doğrultusunda kamudaki binlerce taşeron işçi kadro bekliyor. Kadro demedi Başbakan Binali Yıldırım dün de televizyon yayınında gazetecilerin soruları üzerine, bu konuyu en geç bu yılın sonunda bir karara bağlamış olacaklarını belirtti. Yıldırım, “Kadro mu sözleşmeli mi olacakları” sorusuna da, “Orasını açıklamayayım ama devletle bağları kurulacak. Bu şekilde çalışmalarına devam edecekler” dedi. OVP hedefleri Orta Vadeli Ekonomik planın çarşamba günü ilgili bakanlar tarafından açıklanacağını belirten Başbakan Binali Yıldırım, tahmini rakamlar için de “2017, 2018, 2019, 2020’de büyüme hedefimiz yüzde 5.5. İşsizlik oranı hedefimiz bu yıl için yüzde 10.8, 2018’de 10.5, 2019’da 9.9, 2020’de 9.6. Enflasyon hedefimiz 2017’de yüzde 9.5, 2018’de 7, 2019’da 6, 2020’de 5” bilgilerini verdi. Asgari ücrette vergi farkı bütçeden Binali Yıldırım’ın verdiği bilgiye göre, Meclis’in açılması ile 130 maddelik bir yasa tasarısı göndeme ge lecek. Buna göre, Altın tahvili çıkarılıyor. Kitle fonlaması devreye gire cek. Sigorta kuruluşları da teminat mektubu verebilecek. Asgari ücretin vergi kaybı bütçeden karşılayacağız. Emlakta, yeniden değerlendirme oranı yüzde 50’den fazla olmayacak. Turizmde 49 yıllık tahsise 49 yıl daha verilecek. öKİddaeOrem, esStsriazGtoeljmikEaükrBüünze’edr5emeyüilyzndoen yl10ira0eydaenksatdieakdrsyaüeğzldasyeat7c0ae’ki gkeri ykKİüuazlpldaanesıim7te9 olduüçük ve Orta Ölçekli İş Kletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, yeni geliştirilen Stratejik Ürün Destek Programı ile ithal ara malların yerli üretiminin destekleneceğini bildirerek, “Programa başvuracak projelere, işletme başına 5 milyon liraya kadar yüzde 70’i geri ödemesiz olmak üzere yüzde 100 destek sağlanacak” dedi. Sanayinin gelişmesinde önemli rol oynayan KO re olmak için büyük gayretle çalıştıklarını belirten Uzkurt, KOBİGELKOBİ Gelişim ve KOBİ Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programları’nın ardından stratejik ürünlere yönelik yeni bir destek programı ge liştirdiklerini ve bu ko nuda önemli tedbirler aldıklarını anlattı. Uzkurt, Stratejik Ürün Destek Programıyla cari açığın azaltacak yatırımların desteklenmesini, ithalatı yüksek stratejik ürünlerin yerlileştirilmesini, KOBİ ile büyük işletmelerin birlikte hareket edebilme ve teknolojik üretim yeteneklerinin geliştirilmesini, imalat sanayiinde yerli gir di oranının arttırılmasını ve yerli imalat sanayiinin gelişmesini desteklemeyi amaçladıklarını söyledi. lmkittçğpeüüEdageleanaklakklle7öcirrelrlMs,enneaoüelerı9şie7atndırtentlkamit.dni0ır8edem0iomnlla0.sede..mımdgk26rmoiİs.irmmtım5brmarudaelreipiuomeiallleavaarSapladaupvlkanidlıllzluetiyöslaalşlaunlığaaauaaeiarnnrstlbımirkrrlv.trlmsnnaıcaıısiııişaavnirş,dssneninaaperlaeiodgeköaetıngdramlaröa,iyyntgöaesagaeryidzaacöyriianırlotganttyüaedierakkeılineradeylkraankiüagırıaleyikrmdkgeknrçevınyüausiörkaeıend.üız,ydlıkakezedzaeelpıeyna Bİ’lerin problemlerine ça l Ekonomi Servisi Çok geç olmadan, adalet, hak, hukuk... Cumhuriyet gazetesi özelinde tabii ki aklım dün yine geç saatlerde biteceğinden kuşkum olmayan davanın sonuç kararında. Sonuç diyorsam yargılamanın süreçlerini yakından izlememden gelen kesin yakın izlenimimle, yargılamanın bu mahkemedeki sürecine ilişkin olarak, bir karar verilmesinden uzakta olduğumuzu biliyorum. Hiç değilse iddianamedeki FETÖ’cü terör darbesi, örgütlenmesine basın yoluyla destek verme çok ağır suçlamalarına kanıt sunulması zahmetine bile katlanılmamış, yargısız infaz içerikli 330 güne ulaşmış tutuklulukların kaldırılmış olması gerekiyor. İktidarları ortaklığının FETÖ’cü yargılama kadroları ağırlıklı, 1. Silivri sivil darbe süreci, bugün ulaşılmış kimi sonuçları ile askeri darbelerin ağır hukuk ihlallerini aşan suç delilleri yaratma sanal senaryoları ile yıllarca kamuoyunu güdülemede kullanıldı. Yine gazeteci olarak yakından izleyebildiğim 12 Mart, 12 Eylül askeri darbeler süreçlerinin insan hakları ağır ihlalleri, işkenceler süreçlerinde ise, yargılamaların izansız Aristo mantığı kurgulamaları suçlamalarına karşın, yargılama mantığı içinde daha düzgün işletildiği benden çok, tüm dönemlerin askerisivil darbe yargılamalarını izleyebilmiş deneyimli hukukçularının ortak görüşleri gibi. 2. Silivri sivil darbe süreci yargılamalarına ilişkin iddianamelerin 15 Temmuz FETÖ’cü silahlı kanlı darbenin kanıtlı sonuç yargılamaları bir yana, KHK’lere dayandırılmış tek adam rejimine doğru gidişte engel sayılan tüm muhalefet odaklarını, demokratik örgütlenmeleri, siyasi partiler, halen yürürlükte olan laik Cumhuriyet, parlamenter rejimin anayasal kurumlarının işleyişi, basın, düşünce özgürlüğünü hedef alan icraatlarında dur durak yok... Halkların, hele de Ortadoğu’da kirli emperyal çıkarlara kurban edilmesi odaklı, yeni sınırlar çizilmesi tuzaklarında oyun içinde oyunların hesaplarında, gerçekleri, olabilecekleri öngörebilmek yaşamsal değer kazanıyor. Halkın gerçekleri öğrenme, haber alma, haber olabilme hakları değer kazandıkça, çağın en güçlü silahı, kamuoyunun, kitlelerin güdülebilmeleri silahlı güçten daha da güçlü araç haline geldikçe olanlar oluyor... HHH İspanya’da yaşananlara birinci elden tanıklık eden arkadaşımız Nilgün Cerahoğlu’nun cumartesi günkü gazetemizde yayımlanmış “Katalonya ve İspanya’nın ‘devlet krizi’” başlıklı yazısına okumadınızsa göz atmanızı öneririm. AB toprakları içinde iki milliyetçiliğin çatışmasıyla ortaya çıkan kaosu özetliyor. AB’nin toprakları, hukuk devleti, demokrasi çarkları içinde İspanya topraklarında yaşayanlar için böylesine ağır bedellerin ödetilmesi gündemde iken Ortadoğu toprakları, enerji yataklarında yaşayan halkların ödeyecekleri bedeller, akacak kanları umursanmadan oynanmakta olan, emperyal birbirinden kirli oyunların tuzaklarında bugüne kadar yaşanmışlıklardan ders çıkarılmazsa, yaşanabileceklerin boyutlarını hele bir varıp birlikte düşünelim... İnsan hakları, demokrasi, hakhukuk için oluk gibi kanların akıtılmaması, Ortadoğu halklarına daha da ağır bedeller ödetilememesi için gerçeklerin öğrenilebilmesi hakkı, hak ararken sesini duyurabilmek, haber alma, haber olabilme hakları katlanarak değer ve anlam kazanmıyorlar mı? Emperyal çıkar odaklarının kirli emperyal çıkar hesaplarında, özellikle, öncelikle bölge halklarının daha da çok çatıştırılarak, ırklar, dinler, mezhepler üzerinden birbirlerine kırdırılarak, güdülenebilmeleri çok daha fazla önem ve anlam kazanmıyor mu? Yani insan hakları, demokrasi, hukuk devleti düzenlerinin bölge ülkelerinin halklarının bilinçlerine kazınmaması için... Barış, birlikte yaşam için doğru yapılanların hep çok az ve çok geç olması gereği, gerçeği emperyal kirli çıkar hesaplarının, oyunlarının tek gerçeği oluveriyor.. İşte en çok bu nedenle çok geç olmadan, “Hakhukukadaletdemokrasi... Dindarkindar değil akıl, bilim, gerçeklere dayalı eğitim savaşımı... Basın özgürlüğü...” yaşamsal değerlerde... CHP’den Manisa’da ‘üzüm’ çalıştayı... CHP yönetimi, çiftçi çalıştaylarına “üzüm”le devam edecek. 28 Eylül’de Manisa’da “üzüm üreticilerinin” sorunlarının masaya yatırılacağı çalıştay düzenlenecek. Geçen hafta Ordu’da, “Fındıkta adalet” yürüyüşü ve mitingi düzenleyen CHP, buna üzümü eklemeye hazırlanıyor. CHP daha önce de çay, mercimek/nohut, et/süt üreticilerinin sorunlarına dikkat çekmek için Rize, Yozgat, Balıkesir’de çalıştaylar düzenlenmişti. CHP yetkilileri, Türkiye’nin yer yerindeki üreticinin sorununa çözüm için çalıştayları ülke geneline yaygınlaştıracaklarını bildirdi. Bu kapsamda CHP lideri Kılıçdaroğlu iki haftada bir Anadolu’nun farklı kentlerine giderek, üreticilerin sorunlarını yerinde dinleyecek. Bu kapsamda perşembe Manisa’da üzüm üreticilerinin sorunlarının masaya yatırılacağı çalıştay yapılacak. l ANKARA (Cumhuriyet) C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle