12 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Pazartesi 26 Haziran 2017 10 Ölme çocuk!.. Üst not: Dipnot oluyorsa “üst not” da olur dendi ve şunlar yazıldı: İki genç, kendilerine yaşlı bir ağabey olarak “çocuk” diyebileceğim iki genç, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, tutuklanıp tıkıldıkları hapishane hücrelerinde “İşimi geri istiyorum” diyerek başlattıkları açlık grevlerinin 110. günündeler. Açlık grevinde 110 günün anlamını 1996 Mayıs’ında başlayan “Ölüm oruçları”ndan iyi biliyorum. Yürüyemeyen, konuşamayan, gözleri çukura kaçmış ve ancak direncini yitirmemiş o çocukları yakından tanıdım, konuştum, hedeflerine ulaştıklarını anlattım, vazgeçmeleri için ikna etmeye çabaladım, edemedim. O günlerde Cumhuriyet’te “Ölme Çocuk” başlıklı bir Tırmık yayımlandı. O Tırmık’ın son bölümünü bugün yeniden yayımlıyorum. Tembelliğimden değil, daha iyisini yazamayacağım için. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya söylemek istediklerimi 20 yıl önce başka Nuriye Gülmen’lere, Semih Özakça’lara söylemiştim. HHH Ölme çocuk!.. Seni tanıyorum. İyi tanıyorum... Hiç kimsenin kendi özgür iradesine rağmen, salt örgüt talimatıyla ölüm orucuna yatmayacağını biliyorum. Senin inançlarına tutkulu bağlılığınla, bilinçle, seçerek ölüm orucuna yatacağını ve ölebileceğini biliyorum. Hapishaneye tıkılmış militanın, kendini neden tutsak olarak tanımladığını biliyorum. Dört duvarın ardında, tek silahının kendi çırılçıplak bedenleri olduğunu biliyorum. O bedeni mermi yapıp namluya sürmekten öte silahın olmadığını biliyorum. En rezili, ölüm orucunun bu aşamasında artık şu yazdıklarımı okuyamayacak, algılamayacak bir bilinç bulanıklığının mavi sislerinde yüzdüğünü de biliyorum. Aç gözlerini çocuk! Oku bunu. Bu görmüş geçirmiş, şu “oportünistrevizyonist” hapishane arkadaşını dinle: Ölme! Şimdi tam sırasıdır. Senin en sevdiğin ustanın öğüdünü dinle. İki adım ileri attın. O kitabı bir kez daha anımsa. Bir adım geri atmanın tam da sırasıdır. Ölme! Yürünecek çok yol var daha. DENİZ BAYKAL’DAN DESTEK: Hedefe ulaşınca yanlarında olacağım Ramazan Bayramı tatilini memleketi Antalya’da geçiren Deniz Baykal, bayram namazını dedesinin geçmişte imamlık yaptığı Tekeli Mehmet Paşa Camii’nde kıldı. Cami çıkışında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baykal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü” ile ilgili insanların, söylemlerin eyleme geçmesine susadığını söyledi. Baykal, “Bu yürüyüş o nedenle ilgi çekti. Bu yürüyüş hak ve adalet isteyen, acıları sonlandırmak isteyen büyük bir çoğunluğun yürüyüşüdür. Bu sıcakta güç şartlar içinde günlerdir yürüyen bu insanlara saygı göstermek gerekiyor. Arkadaşlarımı kutluyorum. Hedefe ulaştıklarında yanlarında olacağım” dedi. l ANTALYA/ DHA ADALET BAKANI ELEŞTİRDİ Bozdağ: Boşuna yoruluyorlar Yozgat’ta konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “Adalet Yürüyüşü”nü sert sözlerle eleştirdi. Bozdağ, “CHP’nin iç tartışmalarını bertaraf etme hesabı var. Burada bir netice almış gözüküyor. İkinci hesap Türkiye’nin uluslararası alanda aleyhine yürütülen kampanyalara destek vermek. Üçüncüsü ise 2019 seçimlerine dönük yüzde 49’u CHP’nin arkasında bir arada tutma, bir arada birleştirme hesabı olduğunu görüyoruz. Bu hesapta tutmayacaktır” dedi. Kılıçdaroğlu’nun başka bir hesabının da, hakim ve savcıları baskı altına almak olduğunu ileri süren Bakan Bozdağ, “Yürüyüşlerle, tehditle, hakaretle, yargının kararlarını etkileyeceğini düşünenler veya yargıdan bu yöntemleri kullanarak istediği kararı alacağını umanlar boşuna yoruluyorlar” diye konuştu. l DHA haber EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: BAHADIR AKTAŞ Ağır cezadanMİTNTAIRS’ILLAYRAIZHILAIBRERİ gazetecilik dersleri! CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nu mühimmat yüklü MİT TIR’ları davasında 25 yıl hapis cezası vererek tutukla yan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkeme si önceki gün karara ilişkin gerekçe sini açıklamıştı. Gerekçeli karar AKP propagandası diliyle hukuki bir me tin olmaktan fersah fer sah uzakta. Mahkeme, kararda konuyla ilgili haberlerin veriliş şekli ni eleştirerek gazeteci liğe de soyundu. CANAN COŞKUN Ali İhsan Horasan başkanlığındaki mah keme heyeti, kararda, 21 Ocak 2014’te Aydınlık gazetesi nin söz konusu mühimmata ilişkin, “İşte TIR’daki Cephane” şeklinde ha ber yaptığını anımsattı. Haberin ya nında ‘top mermileri olduğu iddia edi len bir adet fotoğrafın bulunduğunu’ kaydeden heyet, haberde bundan baş kaca herhangi bir bilgi, belge ve gö rüntünün bulunmadığını öne sürdü. ‘TIR’ların durdurulmasından itibaren kamuoyunda MİT tarafından yapılan faaliyet ve taşınılan malzeme ile ala kalı birçok haber yorum yapıldığını’ belirten heyet, Aydınlık’taki haberin bunlardan ibaret olduğunu iddia et ti. ‘Nerede çekildiği, içeriğinin ne ol duğu dahi ilk bakışta net olarak anla şılamayan tek kare foto’ ile sırrın ifşa olmayacağını savundu. Haberin riva yet veya tahminden öte bir anlam ta şımadığını ileri sürdü. Oysa haberde TIR’ların kilitli havan, roket başlıkla rı ve çeşitli cins ve miktarda mühim mat taşıdığı, bunların tıbbi malzeme altına gizlendiği yazıyordu. ‘Bir şekilde temin edildi’ Kararda kullanılan dilin yer yer hukukilikten uzaklaştığı da gözlendi. Şöyle ki, “TIR’ların durdurulmasından içerisindeki malzemelerin açılmasına, sayılmasına kadar tüm bilgiler video şeklinde sanık Kadri Enis Berberoğlu tarafından bir şekilde temin edildiğini” öne süren heyet, bu Berberoğlu’nu tutuklayan mahkeme, Aydınlık’ın Cumhuriyet’ten önce yayımladığı fotoğraftaki mühimmat ile ilgili “içeriğinin ne olduğu ilk bakışta anlaşılmıyor” derken Cumhuriyet’in haberlerini eleştirmesiyle dikkat çekti MAHKEMENİN DERDİ CUMHURİYET’İN TİRAJI Cumhuriyet gazetesinin tiraj verileri, maruz kaldığı yargı saldırılarında çokça manipülasyona uğradı. Yayın politikamızın suçlama konusu edilerek 13 Cumhuriyetçinin tutuklu olduğu dosyada savcılık yayın çizgisinin değişmesi nedeniyle tira jın düştüğünü ileri sürmüştü. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi de gerekçeli kararında bu konuyu manipüle ederek, “Sanık Kadri Enis Berberoğlu, özü itibarıyla devlet sırrı olan bilgiyi hükümete muhalif olması, seçime bir hafta kala tirajı yüksek Cum huriyet Gazetesi’nde yayınlatarak seçimde düşük oy almalarını, hukuki ve cezai sorumluluklarının doğmasını sağlamak amacıyla hareket etmiştir” dedi. Oysaki haberin yayımlandığı 27 Mayıs 2015 tarihinde gazetemiz 50 bin 267 adet satmıştı. iddiasına ilişkin herhangi bir delil sunamadı. Buna gerek görmeyerek, “Berberoğlu’nun “henüz belirlenememiş şekilde bilgileri temin ettiği”ni iddia etti. Heyet, öte yandan, Berberoğlu’nun avukatlarının videonun çekilmesi ile ilgili Yargıtay’da yargılanan sanıklar ile Berberoğlu arasında iletişim olup olmadığının tespit edilmesi için HTS kayıtlarının istenmesi talebini heyet 24 Mayıs tarihli celsede reddetmişti. AKP savunuculuğu Berberoğlu’nun söz konusu tarihlerde 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde CHP’den milletvekili adayı olduğunu anımsatan heyet, görüntüleri gazeteci Can Dündar’a verdiği iddiasıyla ilgili adeta AKP savunuculuğuna soyunduğu, yandaş gazetecilerin yorumuna benzeyen şu cümleyi kurdu: “Berberoğlu’nun görüntüleri vermesindeki amacın Can Dündar tarafından gazetesinde yayınlanarak başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidarda bulunan AK Parti hükume tini ‘MİT TIR’larıyla Suriye’deki terör örgütlerine silah yardımı yapılıyor’ şeklindeki algı operasyonu ile kamuoyu nezdinde yıpratmak, cezai soruşturmalara maruz bırakmak, ulusal ve uluslararası alanda özellikle Cumhurbaşkanının savaş suçlusu olarak yargılanmasının önünü açmak, buna ortam sağlamaya çalışmaktır.” Muhalefeti yok saydı Kararda, o dönemdeki iç ve dış olaylar nedeniyle ‘ortamın olağanüstü boyutta olduğu’ belirtilerek, “MİT tırları olayının ifşası ile hazır ortam da müsait iken Cumhurbaşkanı ve AK Parti Hükumeti yöneticilerinin teröre destek veren, terörü finanse eden iddiaları ile ulusal ve ulus Enis Berberoğlu lararası boyutta yargılanmaları sağlanarak ortadan kaldırılmalarının hedeflendiği, en iyi ihtimalle seçim öncesi hükumeti zora sokarak seçimi kazanmalarının önüne geçilmek istendiği” gibi iddialarda bulunuldu. AKP’li siyasetçilerin yorumlarından farksız olan kararda, muhalefet partisinin iktidarı eleştirme ve denetleme görevi de şu ifadeyle yok sayıldı: “Ana muhalefet partisinin genel başkan yardımcısı olan ve milletin meclisinde millet adına vekil olmak isteyen sanığın, yönetmeye talip oldukları devletin bekasını, milli güvenliğini, menfaatini normal bir vatandaştan çok daha fazla önemsemesi, düşünmesi gerekmekte, evleviyetle bu husustaki yükümlülüğü doğmaktadır.” Gazeteciliğe soyundu Heyet, kararda ifade özgürlüğünü hiçe sayan yorumlarda da bulundu. “Görüntülerin sanık Can Dündar tarafından yayınlanma şekli, görüntülerle beraber yapılan yorumlar, yazılar gözetildiğinde amaçlarının ne olduğu net bir şekilde belli olmaktadır” diyen heyet, bu ifadesiyle görüntüyle birlikte yorum yapmayı, yazı yazmayı AKP’ye zarar vermek olarak yorumladı. Maltepe Cezaevi önündeki Adalet Nöbeti’ni Adalar, Ümraniye ve Çekmeköy ilçe başkanlıkları devraldı. MAÇKA VE MALTEPE’DE Bir ormanNÖBET SÜRÜYOR gibi kardeşçesine CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Maçka Demokrasi Parkı’nda başlatılan “Adalet Nöbeti”nde sahneye çıkan Genco Erkal, tutuklu gazeteciler ve akademisyenler için adalet istedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a başlattığı “Adalet Yürüyüşü”ne destek olmak amacıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın Maçka’da başlattığı “Adalet Nöbeti” on birinci günü geride bıraktı. Adalet Nöbeti’ne destek amacıyla Hayır Meclisleri destek için Beşiktaş’tan Maç ka Parkı’na yürüdü. Kartal Heykeli önünde buluşan Hayır Meclisleri gönüllüleri “Adalet” yazılı pankart ile “Herkes için adalet” yazılı dövizler taşıdı. Yürüyüş sırasında sık sık “Herkes için adalet istiyoruz” sloganları atıldı. Kalabalığın parka girdiği sırada ise her bir ağızdan “Hayırcılar geldi” tezahüratı yapıldı. Çeşitli söyleşi ve konuşmaların ardından sahneye tiyatro sanatçısı Genco Erkal çıktı. Nâzım Hikmet şiirlerini seslendirerek sahnede bir süre kalan Erkal,“Maçka Parkı’nda; Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine. Tüm gazetecilere, akademisyenlere, Nuriye ve Semih’e adalet” dedi. Alanda bulunanlar Genco Erkal’ın bu sözlerini uzun süre alkışladı. Maltepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan Enis Berberoğlu’na destek için dün cezaevi önündeki nöbeti Adalar, Ümraniye ve Çekmeköy ilçe başkanlıkları devraldı. Burada bayramlaşma töreni de gerçekleştiren CHP’liler yaptıkları açıklamada herkes için adelet istediklerini belirttiler. l İSTANBUL / Cumhuriyet KORTEJE KATILACAKLAR Karadeniz adalet için yürüyecek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “Adalet Yürüyüşü”ne CHP Doğu Karadeniz İl Örgütleri de destek verecek. CHP’liler, 28 Haziran Çarşamba günü Rize İl Örgütü’nün de gelmesiyle, Trabzon’da saat 11.00’de Atatürk Alanı’nda toplanacak, Gazipaşa Caddesi ve Sahil Yolu üzerinden Akyazı’ya kadar yürüyecek olan CHP’liler Akyazı’da yapılacak basın açıklaması sonunda, otobüslerle Giresun’a hareket edecek. Giresun’da saat 13:00’te yapılacak basın açıklamasının ardından Ordu İl Örgütü ile Ordu’da saat 15:30’da buluşulacak. Burada yapılacak basın açıklamasının ardından otübüslerle Samsun’a hareket edilecek. İzin vermeyiz Samsun’da Doğu Karadeniz il başkanlarınca toplu bir basın açıklaması yapılacak. 29 Haziran sabahı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kortejine Artvin, Rize, Gümüşhane, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun ve Sinop CHP İl Örgütleri katılacak. 30 Haziran’da CHP Doğu Karadeniz İl Örgütleri de “Adalet Yürüyüşü”nde yer alacak. CHP Trabzon İl Başkanı Turgay Güngör, “2829 ve 30 Haziran günleri alanlardayız. Herkes için adalet istiyoruz. Tek kişinin iki dudağı arasından çıkacak cümleyle bu ülkenin yönetilmesine asla müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu. l Yurt Haberleri C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle