16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Salı 13 Haziran 2017 EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: SERPİL ÜNAY ‘Utanç verici’ haber 7 Türkiye’de 2 milyon çocuk işçi var AİHM’nin ‘KHK ile kamudaki görevlerine son verilenler, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na başvurmadan AİHM’ye gelemeyecek’ kararına hukukçulardan tepki AİHM, KHK ile işten çıkarılan memurlarla ilgili önemli bir ka ‘Karar sorunludur’ rar aldı. 15 Temmuz sonrası KHK ile kamudaki görevleri İhraç edilen Marmara Üniversi 26 Ocak konuşması ile örtüş ne son verilenler, bundan böyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na başvurmadan AİHM’ye gelemeyecek. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak sosyal medya hesabında, “AİHM’nin ihraçlarla ilgili verdiği karar utanç verici. Komisyonun yetersizliğine ilişkin iddiaların hiçbirine bile cevap vermemiş. AİHM kararından sonra hükümet 100 bin kişi daha ihraç edip, tüm tesi Anayasa Hukuku öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, ise Avrupa Mahkemesi’nin, Köksal kararında OHAL İnceleme Komisyonu’na başvuru yoluna işaretle yetinmesinin hayli sorunlu bir karar olduğunu söyleyerek, “Yargı organı niteliği taşımayan bir komisyonun kuruluşundaki gecikmeye dikkat çekmeden, sadece komisyon kararlarına karşı idari yargı yollarının ve Anayasa Mahkemesi yolunun açık olmasına işaret etmesi, yargılamada ‘makul süre’ ve başvuru yollarının ‘etkililiği’ açı mekle birlikte, aradan geçen zaman içinde yürürlüğe konulan KHK’ler, 15 Temmuz darbe girişimi ile hiç ilgisi olmayan on binlerce kişi adına yer vererek kitlesel hak ihlallerine neden olan hükümet, komisyonu faaliyete geçirme konusunu hep ağırdan aldı. Avrupa Mahkemesi, başvuruyu ret kararında bunlara dikkat çekebilirdi; ama daha önemlisi, önündeki 20 bin başvuruyu dikkate alarak, bir ilke kararı verebilirdi, ulusal makamlara yol göstermek için. Hiç birini yapmayıp sadece 23 Temmuz’da kurulacak dernekleri kapatabilir. Nasıl sından da hayli sorunlu” dedi. komisyon yolunu göstermesi, olsa denetleyen merci yok. Te Kaboğlu özetle şunları söyledi: İnsan Hakları Mahkemesi’nin ‘in şekkürler AİHM” dedi. “Mahkeme’nin kabul edilemez san hakları duyarlılığı”nın sorgu Avrupa İnsan Hakları Mah İbrahim Kaboğu lik kararı, Başkan Raimondi’nin lanmasını haklı kılmaktadır.’ kemesi (AİHM) 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ka İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yetleri gideremeyeceğine dair rarası standartlar vesaire as nun hükmünde kararnameler adil yargılanma, özel yaşama hiçbir emarenin bulunmadığı, lında kademeli olarak terk edi (KHK) aracılığıyla kamuda saygı, ifade özgürlüğü, örgüt buna rağmen, iç hukuk yolla liyor, AİHM’de de bunun kar ki görevlerine son verilen on lenme özgürlüğü, mahkeme rı tüketildikten sonra AİHM’ye şılığını görüyoruz. AİHM şuna binlerce kişiye OHAL İşlemle ler önünde etkin başvuru hak başvuru yolunun açık olduğu bakıyor; sistem işlesin çok arı ri İnceleme Komisyonu’nu ad kı ve ayrımcılığın yasaklanma da not edildi. za çıkaran yerleri ben çözemi res gösterdi. Kararla birlikte, sı gibi maddelerine aykırı ol15 Temmuz sonrası AİHM’ye duğunu savundu. Altıparmak: Sivil ölüm yorsam da en azından mevcut şeyi çevirecek kudretimi, gü Türkiye’den yapılan yakla Ancak AİHM, “iç hukuk yol AİHM kararına ile ilgili ga cümü kaybetmeyeyim. B konu şık 20 bin dava başvurusu larını tüketmediği” gerekçe zetemize konuşan Ankara daki en büyük yükü de ihraç nun gündemden düşmesi bek siyle Köksal’ın başvurusu Üniversitesi Siyasal Bilgiler lar meselesiydi. Bunu yolladı, leniyor. nu geri çevirdi. Strasbourg Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Türkiye’ye daha sürdürülebilir AİHM kararı, 1 Eylül 2016 Mahkemesi’nin gerekçeli ka Doç. Dr. Kerem Altıparmak, bir iş yükü sağlamış oldu” di tarihinde çıkarılan bir KHK rarında, OHAL işlemlerinin in çok yanlış bir karar olduğunu ye konuştu. Çok vahim bir tab ile işine son verilen Erzurum celenmesi için bu yıl başın belirterek böyle bir kararın ni lo ile karşı karşıya kalındığını 1071 Malazgirt İlkokulu öğret da 685 No’lu KHK ile kuru ye verildiğini görebildiklerini söyleyen Altıparmak şöyle de meni Gökhan Köksal tarafın lan komisyonun, 15 Temmuz söyledi. vam etti: “Bu süreç eğer ida dan yapılan başvurunun ince sonrası işten çıkarılan devlet Altıparmak, dünyadaki bü ri bir karar ile alınmazsa bazı lenmesi sonrasında verildi. 4 memurları için “iç hukuk yo tün trend insan hakları mese insanlar açısından 10, 15 sene Kasım 2016 tarihinde AİHM’ye lu” olduğu belirtildi. Karar leleriyle çok yakından alaka yargı kapılarında dolaşmak ve başvuran Köksal, kamuyla ili da, OHAL İşlemleri İnceleme lı olduğunu dile getirerek, “20 bir şekilde sivil ölüm anlamına şiğinin kesilmesinin Avrupa Komisyonu’nun olası mağduri yıl önce insan hakları, ulusla gelecek” dedi. l ANKARA AYM Kritik OHAL incelemesi ALİCAN ULUDAĞ Anayasa Mahkemesi’nin OHAL kapsamında tutuklananlara ilişkin binlerce kişinin beklediği anayasal ilkeleri bugün yapacağı toplantıda görüşeceği öğrenildi. Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, OHAL kapsamında tutuklanan yaklaşık 50 bin kişi için emsal teşkil edecek. Alınan bilgiye göre Anayasa Mahkemesi 2. Dairesi, ilk kez bir OHAL tutuklusunun dosyasını ele alacak. Bu kapsamda “Aydın Yavuz ve diğerleri” başlığıyla yapılan başvuru dosyası görüşülecek. Mahkeme bu dosya üzerinden “OHAL kapsamında yapılan tutuklamalarda gözetilmesi gereken anayasal ilkeleri” belirleyecek. Bu Anayasa Mahkemesi’nin tutuklamalara ilişkin ilke kararı örnek kararı olacak. Mahkeme bu karar üzerinden diğer 50 bin tutuklunun dosyalarını görüşerek sonuçlandırmaya çalışacak. Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, mahkemenin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada, tutuklamalarla ilgili bu ilke kararından bahsetti. Söz konusu tutuklu mühendis Aydın Yavuz, Gölbaşı’nda Türksat uydusuna yakın bir noktada polis tarafından önü kesilerek gözaltına alındı. 9 Sulh Ceza Hâkimliği kararı ie tutuklanan Yavuz, yeterli delil olmadan ve masumiyet karinesi gösterilmeden tutuklandığı, savunma ve adli yargılama hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. 50 bin 402 tutuklu Adalet Bakanlığı’nın yaptığı son bilgilendirmeye göre, OHAL döneminde 161 bin 752 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bu kişilerden 50 bin 402 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 47 bin 136 kişi haklarında tutuklama kararı verilmeyerek sulh ceza hâkimlikleri tarafından adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldı. 7 bin 969 kişi ise tutuklama kararı verilmesine karşın yapılan itirazlar üzerine mahkemeler tarafından tahliye edildi. l ANKARA Destek eylemine yine müdahale Başkent’te polis ekipleri, görevlerine geri dönmek için açlık grevinde ve olan geçen günlerde tutuklunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek için eylem yapan gruba biber gazıyla müdahale etti. Başkent’te Yük sel Caddesi üzerinde toplanan bir grup, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın serbest bırakılması için izinsiz eylem yapmak istedi. Sloganlar atan gruba polis ekipleri, yaptıkları eylemin kanunsuz olduğunu belirterek alanı boşaltmaları yönünde uyarılarda bulundu. Polis ekiplerinin uyarılarına rağmen, dağılmayan gruba çevik kuvvet ekipleri biber gazıyla müdahale etti. Müdahalenin ardından grup bölgeden uzaklaştı. MTEeKERYSKLİİNEŞM’İDLİEK OHAL kapsamında Mersin’de 29 Ekim’deki KHK ile ihraç edilen Eğitim Sen üyesi, 23 yıllık öğretmen Hüseyin Doğan, yine KHK ile ihraç edilen ve açlık grevinin 75. gününde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’ya destek için tek kişilik eylem yap tı. Öğle saatlerinde Özgür Çocuk Parkı’na giden Doğan, “Hırsız, katil, darbeci değil öğretmenim”, “Öğrencilerimi istiyorum” ve “Düşünüyorum” yazılı dövizlerle oturma eylemi yaptı. Doğan, dakikalarca hiç kımıldamadan ve konuşmadan bekledi. l ABİDİN YAĞMUR/ MERSİN 5 öğrenciye gözaltı Akdeniz Üniversitesi’nin 9 Haziran’da yapılan mezuniyet töreninde bir grup iletişim fakültesi mezunu KHK ile ihraç edilen ve açlık grevine başlayan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için “Açlık grevinin 93. günündeki Gülmen ve Özakça’ya özgürlük” pankartı açtı. Polisler müdahale ederek pankartı aldı. Öğrencilerden Rıdvan Seven, Mehmet Alpsoy, Selimcan Alabay, Dilan Esen ve Onur Durdağı’nın gözaltına alındığı bildirildi. Sabah hedef gösterdi Sabah gazetesi, 11 Haziran’da yayımladığı “Akdeniz Üniversitesi mezuniyetinde terörist pankart skandalı” başlıklı haberinde “İçişleri Bakanı Soylu’nun DHKPC bağlantısını ortaya koyduğu Gülmen ve Özakça’ya özgürlük istendi” ifadelerini kullanmıştı. ‘Kalem değil çekiç tutuyorlar’ CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, kayıt altına alınmayan çocuk işçiler ve çıraklarla birlikte Türkiye’de çocuk işçi sayısının 2 milyona yaklaştığını belirterek “Bu rakam Türkiye’nin çalışma yaşamı için çok ürkütücü” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, ‘Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’nin öncelikli çözmesi gereken sorunlarının başında gelen çocuk işçiliğinin her geçen gün daha da içinden çıkılmaz hal aldığına dikkati çeken Ağbaba, “Okulda kalem tutması gereken eller, sanayide çekiç tutuyor. Bu rakam Türkiye’nin çalışma yaşamı için çok ürkütücü” ifadesini kullandı. Türkiye’de çocuk işçi sayısının kaygı verici düzeyde ol duğunu belirten Ağbaba, “Çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışı çalışıyor. 2016 yılında çalışırken hayatını kaybeden çocuk sayısı 56” diyerek çarpıcı verileri aktardı. Çocuk İşçiliği Mücadele Günü’nün bu gerçeklerin konuşulduğu ve çözüm yollarının ortaya konulduğu bir gün olması gerektiğini söyleyen Ağbaba, Suriye’den göç eden çocukların da çalışma hayatında yer aldığına dikkat çekti. Ağbaba, “30 Mart 2017 tarihinde yayımlanan resmi rakamlara göre Türkiye’de geçici koruma kapsamında 2 milyon 969 bin Suriyelinin 1 milyon 358 bini yani yüzde 45’i 18 yaşın altındadır. Suriyeli çocukların yarıya yakını eğitim olanaklarından yararlanamadığı için kayıt dışı sektörlerde çalışmaktadır” dedi. l ANKARA (Cumhuriyet) 5 ÇOCUĞA İŞKENCEYE TAKİPSİZLİK Mahkeme de şiddeti görmedi HİLAL KÖSE Adana E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu 5 çocuğa işkence yaptıkları ileri sürülen dört infaz koruma memuru hakkındaki soruşturma takipsizlik kararıyla bitti. Mahkeme de Adli Tıp raporuna yansıyan şiddeti ‘görmedi.’ Avukatların takipsizlik kararına yaptıkları itiraz, tek cümleyle reddedildi. Kararda, hiçbir gerekçe yer almadı. Adana’da 5 Ocak’ta tutuklanan 5 çocuğa, cezaevine kabulde ve sonraki günlerde işkence yaptıkları ileri sürülen dört infaz koruma memuru hakkında, “basit yaralama” ve “hakaret” suçundan soruşturma başlatıldı. 9 çocuk olaydan günler sonra Adli Tıp’a sevk edildi. Savcılığa şikâyet bildirmeyen diğer çocuklar da yaşadıkları şiddeti doktorlara anlattılar. Çocukların vücutlarındaki kabuk bağlamış sıyrıklar, raporlara yansıdı. Cezaevine kabulde şiddet gören F.Ş’nin kafasında yara izi belirlendi. E.D., 13 Mart’ta gardiyanlar tarafından merdiven altı denilen yerde dövüldüğünü, beyaz hortumla sağ eline, kalçasına vurulduğunu, avuç içinin şiştiğini, herhangi bir sağlık kuruluşuna götürülmediğini belirtti. Muayenesinde, sağ elinde iyileşmiş, sıyrık şeklinde cilt lezyonu tespit edildi. D.S’de de merdiven altındaki şiddetin izleri duruyordu. D.A’nın boynunda, sol kolunda yaralanmalar tespit edildi. M.A. da merdiven altında, altı görevlinin, yumruk ve plastik coplarla saldırdığını, kafası na, boynuna, koluna vurulduğunu, sağ elinin şiştiğini, sol omzunun morardığını anlattı. Raporda, M.A’nın sol omuz başında kesi izi olduğu kaydedildi. Adli tıp muayenesinde, Y.D’nin kollarında, F.U’nun da sırtında izler tespit edildi. İnfaz koruma memurları ise suçlamayı reddetti. ‘Cop yok’ dediler diye Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, kamera görüntülerini incelemeden, adli tıp raporlarına rağmen, dava açılmasına yeterli delil elde edilmediğini belirtti. Kararda, F.Ş. hariç, mağdurlarda, darp ve cebir izine rastlanmadığının bildirildiği belirtildi. Savcı, şüphelilerin suçlamayı kabul etmediklerini belirterek, “Bulundukları yerde cop olmadığını beyan ettikleri görülmekle, her ne kadar Özgür Gündem gazetesinin yayını üzerine soruşturma yapılmışsa da mağdurların cezaevinde darp edilip, hakarete uğradıklarına dair dava açmayı gerektirir delil bulunamadı” dedi. Çocukların avukatlarının itirazını değerlendiren Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliği, savcılığın takipsizlik kararı ve eklerinin incelenmesinde, şüpheliler hakkındaki kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu, kamu davasını açmayı gerektirecek yeterli şüphe bulunmadığı, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından itirazın reddine karar verdi. Böylece, dosya kesin olarak kapatılmış oldu. VEFAT Kuzguncuk’un bir asırlık çınarı MÜRVET DENİZ (Rahmi Deniz’in Eşi) 12 Haziran tarihinde vefat etmiştir. Cenazesi 14 Haziran 2017 Çarşamba günü (yarın) Kuzguncuk Camii’nde ikindi namazını müteakip Kuzguncuk Nakkaştepe Mezarlığı’na defnedilecektir. Çocukları ve Torunları C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle