09 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Salı 13 Haziran 2017 4 haber EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: BAHADIR AKTAŞ Üs için geri adım ‘Tek parti’den de beter Hüsamettin Cindoruk, hukuk okumuş, ama gereğini yapmayan değil, hukuku onun üstünlüğüne inanacak şekilde özümsemiş, gerçek hukukçu, sağcı bir siyaset adamı. Gerek engin tecrübesi, gerekse uzun siyasal yaşamı süresince hukukun üstünlüğüne saygısını hiç yitirmemiş olması, Hüsamettin Bey’in zaman zaman açıkladığı görüşlerinin ağırlık ve önemini artırıyor. Geçen hafta, ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşımız Kemal Göktaş ile görüşen Sayın Cindoruk, şu önemli ve karamsar saptamalarda bulunuyor: Tek parti dönemi başladı. Tünelin ucunda ışık yoktur. Türkiye’de sürdürülebilir demokrasi imkânlarının yitirildiğini söyleyen Sayın Cindoruk’a katılmamak mümkün değil. Yapılabilecek tek itiraz, yürürlükte olan ve iki buçuk yıl sonra uygulanmaya başlayacak olan rejimlerin “yarı başkanlık” ve “başkanlık” da olmayıp, her ikisinin de kelimenin tam manasıyla totaliter tek adam rejimlerinden başka türlü nitelenemeyecekleri noktasındadır. HHH Türkiye’de tartışması yapılan ve son referandumda, resmen değilse bile fiilen halkın yarısından çoğunun oylarıyla karşı çıktığı, başkanlık sistemi değil, onun da ötesinde, tüm denge ve denetleme mekanizmalarından yoksun totaliter tek adam rejimidir. Gerçek bir başkanlık sistemiyle ilgisi olmayan bu rejim ile sürdürülebilir bir demokrasinin olamayacağı, bizzat rejimin kendisiyle ilgili oylama sırasında, tek adama çoktan bağlanmış, bağımlı ve taraflı yargının ön ayak olduğu yolsuzlukla kanıtlanmıştır. Daha öğrencilik yıllarında, tek parti rejiminin, tek partinin liderinin önderliğinde çok partililiğe dönüşmesi sürecini yaşamış olan Cindoruk’un yeniden tek partililiğe dönüşü vurgulayan sözleri, aynı zamanda yetmiş yıla ulaşan bir siyasal dönemin de boşa gitmişliğinin acı itirafıdır. Kötü pratiğimizin etkisiyle, imkânsız olduğunu sandığımız, oysa dikkat edersek pek de âlâ mümkün olduğunun başka örneklerine de rastlayabileceğimiz, “dürüst bir politikacı” olan Cindoruk, merkez sağın bugün vasıl olduğumuz neticedeki sorumluluğunu da yadsımıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu koşulların sonucudur bu. Başta Emre Kongar olmak üzere, gazetemizin yazarlarının hemen hepsinin vurguladığı gibi, burjuvazinin ve işçi sınıfının oluşmadığı, sermaye birikimi yetersiz Türkiye’de, tek partili rejimden çok partililiğe, oradan da çoğulcu demokrasiye geçiş sürecinin yönetiminin, gelişmemiş bu sınıflara düşecek yerde, tarım toplumunun kalıntısı, toprak ağalarının örgütünün eline geçmesi, bu “elim ve vahim” durumu doğurmuştur. HHH Bu açıdan bakıldığında, Cumhuriyet’in kurucusu tek partinin liderinin içten ve ısrarlı çabalarıyla yaşama geçen çok partili sistem, kendisine yol açan önceki tek partili rejimin gösterdiği başarıyı yineleyememiş ve onun gerisinde kalmıştır. Demokrasinin ölçütlerinden biri olan değişim ve dönüşümü tek partililikten çok partililiğe, sarsıntısız darbesiz, demokratik yöntemlerle dönüşümü tek parti başarırken, aynen çok enstrümanlı ama tek sesli müziğe benzeyen çok partili rejim, çok partililikten çoğulculuğa dönüşümü bir türlü becerememiştir. Bu dönemlerin büyük çoğunluğunu iktidarda geçirirken bir türlü burjuvazinin işlevine ve değerlerine sahip olamayan merkez sağ da siyasetin kadrolarını gerçek anlamda sivil (yani dinsel hiyerarşinin de dışında) tabana oturtamayınca, dinci partilerin taht salonuna yönelen koridor olma durumuyla karşı karşıya kalmışlar ve yeniden tek partiye dönüşün baş sorumlusu olmuşlardır. Bugünkü tek parti rejimi İnönü’nün tek parti rejiminin fersah fersah gerisinde kalmaktadır. Çünkü o “tek parti”nin yüzü çok partililik ve demokrasiye dönüktü, bugünkü dinci tek parti ise bütün varlığıyla, tek adamlığa ve gittikçe koyulaşan bir totaliterliğe yönelmiş bulunuyor. Allah encamımızı hayır eyleye!.. Meclis’te 100 bin TL maaşlı genel müdür tartışması TBMM Genel Kurulu’nda, CHP’nin ‘tarım kredi kooperatiflerinin zarara uğratıldığı” gerekçesiyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik hakkında verdiği gensoru önergesi reddedildi. Söz alan CHP’li Okan Gaytancıoğlu tarım kredi kooperatiflerinde ciddi şaibeler olduğunu ve bu nedenle gensoru önergesi verdiklerini aktararak, “Tarım Kredi Kooperatifi Genel Müdürü’nün maaşını sorduk. 100 bin liradan 30 bin liraya inecekmiş. 30 bin lira maaş da çok” dedi. Gaytancıoğlu, ayrıca genel müdürün referandumdan bir gün önce çiftçilere ‘evet’ demeleri için mesaj gönderdiğini ve bunun 100 bin TL maliyeti olduğunu söyledi. Tarım Kredi Kooperatifi Genel Müdürü’nün maaşının 20 bin lira olduğunu belirten Çelik ise, “Bunun gizli bir tarafı yok” dedi. l ANKARA / Cumhuriyet Katar’daki askeri üs ile ilgili anlaşmaları jet hızıyla onaylayan Türkiye’nin, Suudi Arabistan’ın başını çektiği ülkelere, üssün ‘Katar krizinde kullanılmayacağı’ sözü verdiği bildirildi DUYGU GÜVENÇ Katar’a karşı Suudi Arabistan öncülüğünde başlatılan yaptırım kararlarının ardından Ankara, orta yol arayışını sürdürürken, Türkiye’ye de ‘tercihini yap’ mesajı iletildiği öğrenildi. Ankara’nın ise Katar’daki üssün Körfez ülkelerinin kendi içerisindeki ihtilafı için kullanılmayacağı güvencesini verdiği belirtildi. İran ve Bahreyn dışişleri bakanlarının geçen hafta Türkiye’ye yaptığı ziyaretlerin ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün sabah saatlerinde Suudi Arabistan Büyükelçisi Walid Bin Abdul Karim El Khereiji, Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçisi Khalifa Shaheen AlMarar ve Bahreyn Maslahatgüzarı Komail Ahmed ile dışişleri konutunda bir araya geldi. Suudi öncülüğündeki blokun Ankara ile temaslarında şu mesajları verdiği belirtildi: n Katar’ın verdiği sözlere uymaması nedeniyle bu noktaya gelindi; bir daha aynı şekilde davranmamasının garanti altına alınması lazım. n Bundan sonra Körfez ülkelerinin kaybedecek zamanı yok. n Bu süreçte, Türkiye’nin de bizimle birlikte olmasını arzu ederiz. Türkiye’den söz Bahreyn Dışişleri Bakanı Şeyh Halid bin Ahmed Al Halife, hafta sonunda İstanbul’da yaptığı görüşmenin ardından, “Türkiye’nin Körfez ülkelerinin kendi aralarındaki krizde aktif olmayacağı yönünde” garanti verildiğini söyledi. Bakan, kendisine görüşmede bu üssün tüm Körfez ülkelerini olası tehlikelere karşı korumak üzere kurulduğunun aktarıldığını belirterek, “Son gelişmelerle (Katar) ilgisi yoktur” denildiğini ifade etti. l ANKARA Çavuşoğlu: bayramdan önce çözeriz Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Gazipaşa Belediyesi tarafından düzenlenen iftara katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada Katar krizine değindi. Çavuşoğlu, “Şimdi de Körfez bölgesinde bir sıkıntı var. Katar’la 4 ülke arasında yaşanan sıkıntı. Bu sıkıntının çözülmesi için gece gündüz sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sa mimiyetle çalışıyor. Türkiye, İslam dünyasının İslam İşbirliği Zirve Başkanı’dır. Bu sorunun çözümü için de herkes Cumhurbaşkanımızı arıyor ve bu sorunun çözümü için gece gündüz çalışmalar devam ediyor. Lider ülke olarak bu sorunu da bayramdan önce çözeriz ve bayrama da bayram tadında İslam dünyası girer diye düşünüyorum” dedi. l ANTALYA/DHA Laik eğitime savaş açtılar Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Hüda Par, yeni eğitim öğretim yılında kız ve erkek çocuklar için ayrı ayrı okullar açılmasını talep etti, tesettüre anayasal güvence istedi Demirel Müzesi’ne 6 milyon yeni belge Türkiye’nin siyasi geçmişinin 55 yılına damgasını vuran 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in kardeşi işadamı Şevket Demirel tarafından Isparta’nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy’de yaptırılan ve 26 Ekim 2014’te açılan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’ne yeni materyaller getirildi. 6 milyon 226 bin 100 belge, 126 bin fotoğraf, 46 bin kitap, 42 bin gazete/dergi, 6 bin video ve 6 bin çeşitli eşyadan oluşan toplam 6 milyon 452 bin 100 materyalin yer aldığı müzeye Demirel’in Ankara Güniz Sokak’taki evinden alınan ve arşivlerden çıkarılan 6 milyon yeni belge daha eklendi. l ISPARTA/DHA Böyle soruya böyle bahane MEB Sınav Daire Başkanı, Bakanlığın sözleşmeli öğretmenlik mülakatındaki ‘reis’ sorusunun, öğretmen adaylarını rahatlatma amacıyla sorulduğunu söyledi OZAN ÇEPNİ ‘Öğretmenlik Strateji Belgesi’ ile öğretmenlik mesleğini baştan aşağı yenilemeye hazırlanan ve eğitim alanında güvencesizliğin önünü açan, sözleşmeli öğretmenliği kalıcı hale getirmeyi planlayan MEB’in mülakatlarına ilişkin tartışmalar devam ediyor. Yapılan mülakatlarda “Cumhurbaşkanımız konuşmasında nelere değindi? Reis denilince aklına kim geliyor? 15 Temmuz sürecini değerlendirin” gibi sorularla öğretmen seçimi yapan bakanlığın, 16 Nisan referandumunun ardından 20 bin öğretmen alımı için yapılan mülakatlarda memurları uyardığı ve bu tür soruların sorulmamasını istediği öğrenildi. Ancak iktidar merkezli soruların sorulmayacağını açıklayan Sınav Daire Başkanı’nın öğretmen adaylarını tehdit edercesine açıklamaları dikkat çekti. Ankara’da mülakata giren adaylar, sözlü sınav öncesinde bir araya toplanarak MEB Sınav Daire Başkanı’nın sınav hakkındaki açıklamalarını dinledi. Cepte dombralı melodi Sınav Daire Başkanı, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın “Böyle bir soru bizim soru havuzumuzda yok. Diyelim ki bir tanesi sordu: ‘Re is hakkında ne düşünüyorsun’ diye. Bu mülakatı haksız yere mi düşürür? ‘Turgut Reis’ der, ‘Piri Reis’ der veya başka bir reis der” değerlendirmesinde bulunduğu sorulara ilişkin, “‘Reis kimdir’ sorusu vardı. Bu çok olay oldu. Lüzumlu mudur, değil midir bilmiyorum ama sizi rahatlatmak için sorduk onları” ifadelerini kullandı. Daire başkanı sorulan soruların haber olmasına da tepki gösterdi. Adaylar ayrıca daire başkanının “reis sorusu sorulmayacak” dese de, telefonunda sürekli olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan için bestelenen ve AKP seçim müziği olarak kullanılan “Dombra” melodisinin çaldığı bilgisini verdi. l ANKARA MEB’den Ensar’la ortak sempozyum DENİZ ÜLKÜTEKİN Sultanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, adı şubelerinde çocuklara yönelik istismar haberleriyle gündeme gelen Ensar Vakfı ile birlikte “Eğitim Modelleri” isimli bir sempozyum düzenliyor. Şube Müdürü Engin Tercan imzasıyla ilçedeki öğretmenlere gönderilen yazıda din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri dışında tüm öğretmenlerin sempozyuma ka tılmasının zorunlu olduğu belirtildi. Ensar’ın Türkiye’ye yaşattığı tra jedinin henüz unutulmadığını kaydeden Eğitim İş Genel Başkanı Mehmet Balık, konuyla ilgili sendika olarak hemen karar aldıklarını ve ilçede sendikaya üye öğretmenlerin hiçbirinin zorunlu tutulmasına karşın etkinliğe katılmadığını söyledi. Balık sözlerini şöyle sürdürdü: “Ensar MEB’le işbirliği içinde hiçbir etkinlik yapamaz. Biz de böy le bir etkinliğe hiçbir üyemizin katılmasını kabul etmeyiz. Eğer öğretmenlere dinle ilgili bir şey anlatılacaksa, ilahiyat fakültesinden hocalarımız gelir anlatır. Ensar’ın bize öğretecek hiçbir şeyi olamaz.” Eğitim İş Genel Başkanı Balık, konuyla ilgili her türlü yasal başvuruyu yapacaklarını ve gerekirse mahkemeye suç duyurusunda bulunacaklarını da sözlerine ekledi. l İSTANBUL MAHMUT ORAL Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), eğitim öğretim yılının bitmesi nedeniyle yaptığı değerlendirmede, karma eğitim sistemine yasal düzenleme ile son verilmesini, kızlar ve erkekler için ayrı ayrı okullar açılmasını istedi. HÜDA PAR Eğitim İşleri Başkanlığı karma eğitim sisteminin kaldırılmasını istedi. Açıklamada, “Gençlerimizin hem biyolojik, psikolojik ve manevi gelişimlerine hem de başarı oranlarına olumsuz etki eden karma eğitim zorunlu olmaktan çıkarılmalı, yasal düzenlemeyle kızların ve erkeklerin ayrı okullarda okumalarına imkân sağlanmalıdır. Eğitim kurumlarında kısmi anlamda rahatlama meydana getiren başörtüsü ve tesettür serbestisi anayasal teminat altına alınarak sorun kalıcı olarak çözüme kavuşturulmalıdır. Ders kitapları, dini ve ahlaki değerlere aykırı içerikten arındırılmalı, okul müfredatları Müslüman halkın hassasiyet ve beklentileri dikkate alınarak hazırlanmalıdır” ifadelerine yer verildi. Hüda Par’ın değerlendirmesinde yaz okulları yerine çocukların Kuran kursu ve camilere gönderilmesi istendi. Hüda Par, anadilde eğitim talebinde de bulunarak, “Eğitimde tek dil dayatmasından vazgeçilerek Kürtçe başta olmak üzere yeteri talep olması halinde herkesin kendi anadiliyle eğitim alabilmesinin önü açılmalıdır” denildi. Erdoğan teşekkür etmişti Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa referandumunun ardından yaptığı açıklamada, AKP, MHP, BBP ile birlikte Hüda Par’a da teşekkür etmişti. l DİYARBAKIR Atatürk’süz eğitim sınıfta kalır Türkiye Liseliler Birliği (TaLeBe) MEB’in hazırladığı Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’ne karşı Kadıköy’de eylem düzenledi. Yeni yönetmelikte sosyal etkinliklerin amaçları arasından “öğrencilerin Atatürk ilke ve inkılaplarına, Atatürk milliyetçiliğine bağlı yurttaşlar olarak yetişmeleri” ve “Törenlerde; Atatürk ve Türk büyükleri ile eğitim şehitleri için saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın söylenmesinden sonra günün anlam ve önemine uygun şekilde hazırlanan programa göre hareket edilir” maddelerinin çıkarılmasına büyük tepki gösteren öğrenciler Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada “Atatürksüz bir eğitim milli değildir. Bakanlığı buradan uyarıyoruz; Türk gençliği Atatürk İlke ve Devrimlerine sıkı sıkıya bağlı yurttaşlardır” denildi. Açıklamanın ardından grup olaysız bir şekilde dağılırken, eylemde “Atatürk’e Dokunma Hesabını Sorarız“, “Atatürk’süz Eğitim Milli Değildir“, “Atatürk’süz Eğitim Sınıfta Kalır”, “Milli Eğitim Milli Müfredat” yazılı pankartlar da dikkat çekti. l DENİZ ÜLKÜTEKİN / İSTANBUL C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle