Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
10 EKİM 2004 PAZAR CUMHURİYET SAYI
HABERLER
Sosyalizm kavgasmdan asla ödün vermeyen Behice Boran'ın 17. ölüm yıldönümü GÖRÜŞ
Yureklı, kararlıbıronder
SÖIVMEZTARGAN
"Sosyafistsavaşun dikensizgûl bahçesideğü-
dnv." "Bu savaşmı çUeü ve çetin koşuflarda sü-
ren, uzunsolukhı bir maraton koşusu gibkfir-"
Kalıp olarak tıpatıp bövle değilse biJe içerik
olarak anlatılmak istenenin bu olduğunuanım-
sadığım yukandaki sözler, bundan J 7 yıl ön-
ce (10 Ekim 1987) topraga verdiğûniz Türki-
ye İşçi Parnsi'nin (TlP) 70'li yıJlardaki Genel
Başkanı BehkeBoran'a ait.
Gerçekten de sosyalizm savaşunı, bir bütün
olarak sınıf savaşımı içinde nice güçlüklerin,
zorlukJann, acı ve çilelerın bulunduğu son de-
rece uzun ve dikenli biryol. Ne acıdır ki bu sa-
vaşıma kendini adamış insanlann yaşamlan
da yüriidüJden bu yol gibi aynı yazgıya sa-
hip... Hele bu savaşımın içinde yer almış olan
birkadınsa, biranneise, aynca evindehasta ve
yaşh eşine bakmak gibi ayn bir sorumluluğu
yüklenmiş ise işi daha da zor.
lşte Behice Boran'ın yaşamöyküsü de son
tümcemizde vurgulamaya çalıştıgımız zorluk-
lar üzerine kurulu destansı bir özelliğe sahip.
Gelin çarpıcı anekdotlarla bu destanı okuma-
ya çalışalım.
ZMLE TANIŞMAMARKSİ
Tatar kökenli bir aileden gelen Behice Bo-
ran, 1901 yıluıın l Mayıs'ında Bursa'da dün-
yaya geldi. Orta ve lise öğrenimini Arnavut-
İcöyKız Koleji'nde tamamJadıktan sonra 1931
yıünda Istanbul Ünrversitesi Felsefe Bölümü 'ne
girdi. Kısa bir süre de olsa fngilizce öğretmen-
liği yaptığı sırada kazandığı birbursla ABD'ye
gitti. Michigan Üniversitesi'nde doktora da ya-
pan Boran'ın bu yıllan Marksizm ile tanıştığı
yıllar olarak da bilinir.
Türkiye'ye döndükten sonra Ankara Dil ve
Tarih - Coğrafya Fakültesi'nde sosyoloji doçen-
ti olarak göreve başladı. Burada tanışfıği Mu-
zaffer ŞeıifBaşoğfu, Niyazi Berkes, PertevNa-
OiBoratavve Adnan Cemgfl'le siyasal yaşamı-
nın ilk ürünlennden olan "Ytırtve Dünya" der-
gisirti çıkardı. 1943 yılında ise siyasal çüaşla-
nnın ılk adımı olduğunu sayabileceğimiz "Adtan-
iar* dergisinde görüyoruz kendısini.
Dergilerde yazdığı yazılar ve içinde bulun-
duğu siyasal ortam nedeniyle artık adı solcu-
ya çıkmıştı. Bu nedenJe daha 1940'h yıllarda
başlayan sayısız sorgulamalar, rutuklamalar,
cezaevleri ve sürgün günleri artık onu ömrii bo-
yunca bırakmayacaktı. Hatta biricik çocuğu
Dursun'u da yaşadığı boylesi bir süreç içinde
dünyaya getirdi.
AsKERİ MAHKEMEOE DAVA
1950 yılında kurulan TürkBanşseverler Der-
neği Başkanı olduğu bir sırada Menderes hü-
kümetınin Meclis karan olmadan Kore'ye as-
ker gönderme tutumunu ağırbiçimde eleştiren
birbildiri yayımlaması nedeniyle Boran veder-
nek kuruculan hakkında askeri mahkemede
da\
>
a açıldı ve 1950 yılırun aralık ayında der-
nek yöneticileriyle birlikte 15 yıl hapis ceza-
sına çarptınldı.
Bu dava Yargıtaytarafrndan bozulmakla bir-
likte 1951 yılında bu davadan yenıden yargı-
landı ve 1 yıl 3 ay ceza aldı.
Yaşamının her anı siyasetle iç içe olan Bo-
ran'ı kimi çe\Teler "Hiç Türkiye Komünist
P&rtisi üyesi ohnadT biçiminde nitelerler. Sı-
(bkaSu'nun tanıklığını temel alzrsak, Boran'ın
40'h yıllarda TKP 'ye NaflÇakırhan'ın referan-
Behice Boran, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nde (1980).
TürkiyeIşçiPartısi'nin(TlP) 70'liyıllardaki GeneJ
Başİcam Behice Boran'ın '1 Mayıs'olandoğum
tarihi, Marksizm ile bütünleşen siyasal ve ideolojik
çizgisini de belirledi. Boran, çok şey de istememişti.
Sömürüsüz ve savaşsız bir dünyaydı özlediği. Bu özlem
dolu bakışlarla iki gün sonra yaşamını yitirdi.
sıyla üye olduğuna kesin göziiyle bakılır.
Boran'ın TKP üyesi olduğunu kuvvetlendi-
ren diğer bir kaynak olarak da 1951 komünist
tutuklamalanna sonradan arkadaşlanyla birlik-
te kendisinin de dahil edilmesi gösterilebilir.
l İ P ' Ü CÜNLER...
Nitekim 1961 yılında kurulan ve MehmetAB
Aybar'ın genel başkanlığa getirilmesiyle yeni
birnitelik kazanan TtP 'e Behice Boran'ın üye-
lik için baş\aırusuna sendikacılar kesiminden
gelen olumsuz yaklaşunın kökeninde bu ger-
çeğin yattığı söylenebilir.
Boran 1963 yılında artık TÎP saflanndadır.
Ama Boran, başta Aybar olmak üzere o dönem
parti yöneticilerinden farklı görüşlere sahiptir.
O, Mustafa Kemal devinmesi ve artfandan ge-
len aydmlanma sürecindeburjuvademokratik
devriminin büyük ölçüde tamamlandığ] görü-
şündedir.Bu görüşieri nedeniyle ileridehem Ay-
bar'la yollan aynlacak hem de parti içinde ay-
n bir çizgi izleyen Milli Demokratik Devrim-
cilerle (MDD) karşı karşıya gelecektir.
Bu siyasal görüş aynlığı parti içinde ideolo-
jik aynşmayı da tetiklemekte geç kalmadı. Bo-
ran, savaşımdan yıLmayan, kararlı rurumundan
ödün vermeyen bir kişiliğe sahipri. Bu kişili-
ği, parti içindeki izlence ve tüzük tartışmala-
nndaki duruşunda da görmek olası. Çünkü o
popülist bir yaklaşımın değil, hep ideolojik bir
aynlığın savunucusu oldu. Ama siyasal yaşa-
mı boyunca şuna da hep inandı:
Türidye'debiümsel sosyaiistsol, siyasal erküı
başına bir gün gelecekse eğer, bu dış etmenler-
den önce kendi ülkesinin ve toplıımunun kendi
öz dinamikJerinin bir ûriinü olmabdir.
Partiler arası cekisme
G^erçek
hedef
Boran'dı
TÎP'in 1969 seçünlennden yenik
çıkması, Boran'ın parti içinde
yükselişinin de alryapısını oluşrurdu.
Nitekim 1970 vılında yapılan W. Büvük
Kongre'de TfPGenel Başkanlığı
kolfuğuna oturur. Ama bu uzun sürmez.
12 Mart 197] Askersel Kanşması'yla
yeniden mahkeme önlerine çıkacaktı.
Özellikle parrinin Kürt sorunu
konusunda "bölücûlük'' yaptığı savıyla
kapahlması ve genel baskan olarak
mahkemelerde yaptığı onurlu savunma
kendisiru kurtaramayacaktı. Bu
"bötöeüIüJc" sa\ina partiyi komünist bir
nitelik kazandırma suçlaması da
eklenince Boran 15 yıl hapse mahkûm
oldu. 2.5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra
1974 affindan yararlanarak tekrar siyasal
yaşama döndü.
1 Mayıs 1975'te kurulan ikinci TÎP'in
başında yeniden genel başkan olarak
siyasal saflarda yeriıu aldı. Yeni partinın
dünya görüşünü ise şu üç sözcükle
Özetlemek olasıydı: "Bagımsızhk,
demokrasi, sos>atizm."
Soğuk savasın bütün hızıyla sürdüğü
bu yıllar, aynı zamanda Türkiye'de ışçi
smıfina önderlik etme yanşına giren
siyasal yapılanmalann da bırbinyle
yanştığı yıllardı. Özellikle illegal
TKP'nin sendikalar ve demokratik kitle
örgütlen içinde güç ve yaşam buhnası,
legal alanda Türkiye Sosyaiist Işçi
Partisi'nın (TSÎP) varlığı, Behice
Boran'ın genel başkanlığını yaptığı
TlP'in etkinlik alanını daraltıyordu. Ve
her alanda bu üç parti arasuıda kıyasıya
bu- çekişme yaşanıyordu. Ama hemen
belirtmek gerekırse bu çekişme ve
yanşta gerçek hedef hep Boran'dı.
MuMCU'NUN AC2INDAN
Sözü burada gazeteci - yazar Uğur
Mıuncu'ya bırakırsak -ki bu betimleri
Cumhuriyet gazetesinde de yayımlandı-
sanıyorum Boran'ı tanımamız daha bir
kolaylaşacak:
"Dosru ve düşmanı şunu kabul
etmelidir ki Boran; SOSAafem kavgasuıda
en soluklu \v dirençü olanlardan biri\ di
Sos\
<
aiiziDe inancından bir an geri
dönmedi Uzun savaşım yıllanjun son
günlerinde çeöşkili çizgiler çizse de genel
doğrulfusunda hk; ödün vermedi; çOeU ve
acıb öldü. Bir baJama' 1 Mayıs' olan
dogunı tarihi, Boran'ın Marksizm ile
bütünleşen a>asal ve ideolojik çizgisini de
beiiriemiş oMu-."
Siirgün yaşamm burulduğu
80'lere doğru gelindiğinde
Türkiye siyasal ortamı da hızla
değişiyordu. Her gün birçok ilde,
ilçede, beldede, hatta köylerde bile
olaysız gün geçmiyordu. Anarşi ve
terörün çalmadığı kapı kahnamıştı.
TlP de bu kaos ortamında kendine
düşen payı ahnaktaydj. Ankara
Bahçelievler semtinde bir evde 7
TÎP'li genç alçakça katlediüniş,
partinin Adana fl Başkanı Av. Cevhun
Can bugün bile tetikçüeri bilinemeyen
tatiller tarafından bürosunda
abancayla öldürülmüştü. Daha nice
İçe baskan ve yöneticileri bu kahpe
uzaklara kurban gitmişti. Sol siyasal
artiler içinde özellikle TtP'lilerin
sçibniş ohnası bir rastlantı değildi.
'ünkü yine bu süreçte, başında
İP'in de bulunduğu "solda birfik"
ijrüşme ve çalışmalan yoğun biçimde süriiyordu.
Hatta ikinci kez kapatıLmadan önce TlP'in düzenlediği son
Örgütlen Toplantısı sonucunda yayımlanan "Tek Parti Tek
ephe" bildirisinde birliğe giden yolun taşlan kuramsal
ırak döşeniyordu. Yine parti bu süreçte 3. Büyük
jngre'ye gitmeye hazırlanıyordu. Ne yazık ki bunlar
rçekleşemeden 12 Eylül 1980 Askersel Devirmesi ülkenin
;rine bir karabasan gibi çöreklendi. Tüm siyasal partiler
•i TlP de ikinci kez kapatıldı. Kimi il ve ilçe yöneticileri
jklanarak gözaltına alındı. Behice Boran henüz
ıklanmamıştı ama evinde adeta gözaltındaydı.
tehice Boran, cuntacılann gelip rutuklamalanna olanak
meden bir fırsafını bulup yurtdışına çıktı. 80'li yıllarda
layan bu zorunlu sürgün yaşamının burukluğunu, etinde
:emiginde duyarak şimdi Belçika'nın Brüksel
tindeydi.
rtık yaşlıydı ve kalp hastasıydı. Ama sığmdığı
Behice Boran, TlP'in kapatılmas» için aç/lan davada (1971). Boran, 1 Mayıs'ta yürüyüş yaptığı için gözaltına alınıyor (1979).
Belçika'nm Brüksel kenfinde de boş durmuyordu. Bir
yandan Türkiye'de yaşanan fasist uygulamalara karşı bayrağı
kaldınrken bir yandan da solun birleşmesi için yanm kalan
çaba ve girişimleri tamamlamaya çalışıyordu.
Nihayet, TtP ve TKP'nin tek parti çatısı alttnda birleşme
girişimlerine son noktayı koyma aşamasına gelüımişti. Hasta
oknasına ve doktorunun yatağından kalkmaması
konusundaki tüm uyanlanna karşın birleşmenin açıklanacağı
basın toplantısına katıldı. Evet, TlP ve TKP, Türkiye Birleşik
Komünist Partisi (TBKP) adıyla bir araya gelmiş ve Behice
Boran bu yeni oluşumun kurucu genel başkanı oiarak bunu
tüm sol dünyaya duyurmuşru.
Yaşamı boyunca tunçtan yapılmış bir yontu gibi hep alnı
açık, başı dik duran bu önder kadın, basın toplantısından
evine dönerken yaşamında ilk kez yorgun olduğunu
duyumsadı. Ama mutluydu. Geç de olsa bir görevi daha
tamamJamıştı. (
Yatağına uzandı. Gözleriyle odasının duvarlanna.
düşünceleriyle uzakta kaldığı yurdunun aydınlık yannlanna
bakıyordu. Çok şey de istememişti hani. Sömürüsüz ve
savaşsız bir dünyaydı özlediği.
Bu özlem doJu bakışlarla iki gün sonra fiziksel yaşama
veda etti. Oysa iki gün önce açıkladığı birleşmeyle yeni bir
dünyaya yeİken açmamış mıydı?
Behice Boran geçmişte Urfa millervekilliği yapmışü.
Cenazesi, emek düşmanlannın tüm dırenme ve
kışkırtmalanna karşın miJlehekillıği de yapmış ohnası
nedeniyle TBMM önünden törenle kaldınlarak Istanbul'daki
Zincirlıkuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi. Yurtdışından
Türkiye'ye getirilişinde, ölümünden önce son söyleşiyi
yapan Uğur Mumcu yine büyük rol oynadı.
Ama Türkiye'nin sol siyasal yaşamında en büyük rolü
oynayanlardan biri de yürekli, inançlı, kararlı tutumuyla
tarüşılmaz kendisiydi. ,
ŞAHNAZ ÇAKIRALP
Yaşamı Ucundan da
Olsa Yakalayabilmek!
Uzun süreli ve sıkı bir çalışmanın ardından bu
turne bana ne kadar da iyi geldi. Turneler bizler
için rahat nefes aldığımız zaman dilimleridir, uzun
süreli olmadıkçayaşamımızın renkli, eğlenceli bö-
lümleridir. Turnelerde stres atarrz, güleriz, eğleni-
riz.
Anadolu'nun, Anadolu insanının sıcaklığını tek-
rar tekrarhisseder, onun eşsiz konukseverliğini ya-
şanz. Anadolu kültür mozaiğinin yüzyıllar boyu
süzüle süzüle günümüze ulaşan zenginliklerini,
değişik renklerini, ince nüanslannı bir kez daha
özümseriz. Bu kez Mersin, Adana, Kahramanma-
raş, Gaziantep ve Kayseri'ye gidiyoruz. Beş gün-
lük Akdeniz'den Güneydoğu'ya, oradan Orta Ana-
dolu'ya kısa bır gezi, daha doğrusu bir turne.
• • •
Güzel bir sonbahar gününün erken saatlerinde
Atatürk Havalimanı ana baba günü, cıvıl cıvıl in-
san kaynıyor. Herkes bir tarafa koşuşturuyor. Bir
hareket, bircanlılık... Seyahat etmenin dayanılmaz
çekiciliğini insanlann yüzlerinde görebıliyorsunuz.
Kısa bir süre için de olsa, devamlı yaşadığınız yer-
den aynlıp değişik yeriere gitmek, aynen içimize
çektiğimiz havayı boşalt/rken duyduğumuz ferah-
lık gibidir. Yaşamda ekseriya ya üzülür ya ümit
besleriz ancak pek az tat alınz. lşte bu anlar da
hayatın tat aldığımız anlandır.
• • •
Uçakta gazetelere göz atıyorum. Her yer AB ile
ilgili. Şimdi tek konumuz AB. AB aşağı AB yuka-
rı. Daha da uzun süre biz hep bu AB ile uğraşa-
cağız. Ama ben bu kez AB'yi yazmak istemıyo-
rum. Biryerde Hüfya Avşar'ın ortaya attığı "söz-
leşmeli evlilik" ile ilgili biryazı gözüme çarptı. Ev-
lilikler 2 yıl, 4 yıl gibi sürelerfe sözleşmeli yapılsın;
bu süre sonunda taraflarsözleşmeyi uzatmazlar-
sa evlilikler bitsin; tıpkı kira sözleşmelerinde oldu-
ğu gibi diyordu Hülya Avşar. Gerekçesi de, taraf-
lann bu süre içinde daha özenli olmalan, evlilikte
heyecanın brtmemesi. HülyaAvşar'ı destekleyen-
ler de var, şiddetle karşı çıkanlar da. Karşı çıkan-
lar aşkta da sevgide de hiç sözleşme olur mu, di-
yorlar. Sözleşmeli aşk? Sözleşmeli sevgi?
• • *
Sabah'ta Balçiçek Pamir de "Ihtilal Görme-
miş KızArkadaş Modası"nı yazmış. Pamir; bir ka-
dın 30'unu geçmiş ve belli bir çevresi oluşmuşsa,
iş yaşamında ne kadar başarılı olursa olsun, üs-
telik sosyal yaşamı parmakla gösterilecek kadar
iyi olsun, bırakınız evlenilecek adamı, bir erkek
arkadaş bulmanın bile imkânsız olduğunu belir-
tip sözü, erkeklerın küçük kız takıntısına getiriyor;
45'lik-50'lik adamların bile 18'lik kızlann peşinde
olduğunu yazıyordu. Bu yaşlardaki genç kadınla-
nn, kendileri için ortalıkta erkek olmadığı gibi, olan-
lan da küçük yaştakilere kaptınyoruz yakınmala-
rını anlatıyordu. Bir yanda sözleşmeli evlilikten
söz edilirken, diğer yanda erkek arkadaş dahi bu-
lamamanın feryatlan bir kontrast oluşturuyordu.
Erkek arkadaş dahi bulunamaz iken sözleşmeli de
olsa evlenecek erkek nasıl bulunurdu?
* • •
Vatan'da Zûrfu Livanefi de "Gençlerin işi çok
zor" diyerek; insan ömrünün neredeyse iki misli
uzadığını, bu nedenle siyasette, sanatta, medya-
da, diğer alanlarda hiç kimsenin yerini kimseye bı-
rakmadığını, makamlann vepostlann boşalmadı-
ğını ve bir yaşlılar egemenliginin oluştuğunu ya-
zıyordu. Zülfü Uvanefi'ye bakacak olursak -ki bak-
mamak olanaksız- 35'in üzerindeki erkekler 18'lik
kızlan da başkalanna bırakmıyoriar; makamlan,
postlan bırakmadıklan gibi diyebiliriz. Ozaman ne
olacak sahi?
• • •
Insanın bu durumda umutsuzluğa düşmemesi
ise olanaksız gibi görünüyor ama insan da yalnız
bir kere yaşıyor! Umutsuzluk bir çare değil. Yaşam
bir noktasından, bir ucundan yakalanabilirse umut-
lar doğabilir. örneğin bunu, biriyle yaşarken de
yapabilirsiniz, birinde yaşarken de! Ama en temiz
sevgi ve dostlukla; biriyle yaşarken onda da ya-
şayabilirseniz mutluluğu da yakalarsınız. Hayata
değer verirseniz, hayattan zevk de alabilirsiniz.
Unutmayın, yaşam bir savaştır. Bu savaşta yük-
selmek de var, düşmek de! Kazanmak da var,
kaybetmek de var! Acı çekmek de var, zafer kut-
lamak da var! örs olmak da var, çekiç olmak da!
Ama yılmamak da var. Baktım, Adana'ya inmişiz
bile.
scakjralp@mynet.com
BURSA CUMOK ÇAĞfifSI
Cumhunyet Gazetesı Vakfı 2. Başkanı Sn. Alev
Coîkun, gazetemiz yazan Sn. Şükran Soner \-e Istan-
bul Cumok'tan dostlanmızın bızlerle olacağı lopJac-
tılanmızın ilkine, TMMOB Elk. Müh. Od. Bursa Şu-
besi'mn verdiği destek ile daha güçlü ba^lıyoruz.
Cumok örgütlenmesiııde Bursa'run emefi ve katı-
lımırun giderek artması amacıvla " Sen Gelmezsen
Bir Eksiğiz" sloganı ıJe tüm dostlan davet edıyoruz.
Tanb 11 10 2004
Saat 18.00-20 00
Yer , Almıra Otel
lletışım Le\ent Gencelli. 0 J3J 54S 80 30 - 0 324 256 3 ' 11
ADIY4MAN ASÜYE HUKÜK
HÂKİMLİĞt'NDEN
DosyaKo: 2003 '920
Mahkememizde görülmekte olan ve davacı K.H.
farafindan davahlar Nüflıs Müdürlüğü ıJe Genco L'y-
gun aleyhlerine açılan Yaş Tashihi davasında davaü
Şanlıurfa ilı Bozova ilçesi. Golbaşı Mahallesi Cılt
No: 2, Hane No: 135, BSN. 13 'te nüfiısa kayıth ve
halen aynı yerde ıkamet eden, llhan oğlu, Fatma'dan
olma. 29.01.1993 dogumlu Genco Uygun'un kayıth
dofum tanhının iptalı ile dogum tarıhinin 1987
(01.01.1987) dogumlu olarak düzeltılmesiue ilişkin
venlen karann davalı Genco Uygun'a tebliğ edıleme-
diğınden ve tüm aramalara ragmen adresi tespit edi-
lemediğınden ılanen teblıgata karar venlmiş olup, iş-
bu ilanın yayımı tarihinden itibaren istenildigi takdir-
de 15 gün ıçerisinde yasa yoluna başvurması, aksi
halde karann kesinJeşeceği hususu ılanen teblığ olu-
nur. 27.09.2004. Basın: 45087

