Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
İz düşüren bir bakış:
Fakir Baykurt!
“Duisburg Üçlemesi” adını verdiği roman dizisinin ikin-
FERİDUN ANDAÇ
cisi Koca Ren de (1986) Remzi Kitabevi’nden yayımlan-
mıştı. Gece Vardiyası, Barış Çöreği gene Almanya döne-
akir Baykurt’la yazılı buluşmamız mektuplarla oldu.
minin öykülerini içeriyordu.
Tavşanlı’daydım ona ilk yazdığım mektubuma yanıt
Ama gözlediğim Baykurt’un yayıneviyle ilişkileri
Faldığımda. Yüksek Fırınlar romanı yeni yayımlanmıştı.
zayıflamıştı. Bu da onu rahatsız ediyordu. Remzi Bengi
Tırpan romanıyla tanışmam ortaokul sıralarıma denk gelir.
döneminde başlayan yazar-yayıncı ilişkisi Erol Erduran’la
Adı “komünist”e çıkmış bir yazarı bir Doğu kentinde oku-
sürüyordu.
mak tehlikeliydi.
İlk uyarıyı yurttaşlık bilgisi dersimize gelen Özden
ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ!
Hanım’dan almıştım: “Kitabı gazeteyle kapla, kimse ne
Bu üçlemeyi yazdığı dönemde “Özyaşam” öyküsünü
okuduğunu görmesin!”
yazdığını söylüyordu. Bunu on cilt olarak tasarlamıştı.
Sonra sıra arkadaşım Mehmet Işık, Tırpan’ı okudu-
Onun enstitü dönemi arkadaşı Selahattin Şimşek’in
ğum için idareye şikâyete gitmişti. Müdür başyardımcısı
oğlu Oktay Şimşek, 12 Eylül 1980 askeri darbesin-
Muammer Bey’in uyarısı da şöyleydi: “Sıra arkadaşını iyi
de ordudan çıkarılmış, Cumhuriyet gazetesi bünyesin-
seç!” Baykurt’la yol arkadaşlığım öyle başlamıştı.
de Cumhuriyet Kitap Kulübü’nü, ardında da Martı Kitap
Kaplumbağalar’ı okuduğumda iyiden iyiye ülkenin me-
Kulübü’nü kurmuştu.
selelerine aşinaydım.
Yayıncılığa adım atarken Papirüs Yayınları’nın da orta-
Lisedeki “ilk aşk”ımın armağan olarak Köygöçüren’i eli-
ğı olmuştu. Bizim Oktay’la yollarımız kitap kulüplerinden
me tutuşturması, “Fikirdaşımın arzu ettiği her şeye eriş-
sonra Papirüs Yayınları’nda kesişti. Fakir abinin özyaşa-
mesi beni sevindirir” notu buruk bir anıdır şimdi.
möyküsü bitmişti.
Tam bu dönemde (1997) TOBAV’la kurulun bağlantı
FAKİR BAYKURT’LA TANIŞMAK, YAŞAMA VE
sonucu “Sanat İnsanlarımız” projesini yaşama geçirmiş-
ANLATMA SEVİNCİNE TANIKLIK ETMEK!
tik. Kurduğumuz İde adında eğitim şirketi bu adımın için-
Bizim Baykurt’la yazışmalarımız sürerken 1980’le-
de yer almıştı.
rin sonunda, İsveç’te sürgünde yaşayan ilkgençlik dö-
Yaptığımız liste de ilk sırada: Vedat Günyol, Salâh Bir-
nemi arkadaşım Nedim Dağdeviren’i ziyaret için kalkıp
sel, Oktay Akbal, Orhan Asena, Fakir Baykurt ve Timur
Stockholm’e gittim. Bir süre orada kaldıktan sonra, birlik-
Selçuk vardı. Ve bunların her biriyle ilgili birer de kitap
te arabayla Almanya’ya geçtik. İlk durağımız Köln’dü.
hazırlığına başlamıştık.
Ama bu yolculuğumun asıl amaca Duisburg’da yaşa-
yan Fakir Baykurt’u ziyaret etmekti. Öyle de oldu. Fakir
‘ÖZÜM ÇOCUKTUR’, ‘KÖY ENSTİTÜLÜ
abi bizi Duisburg’da karşıladı, bir Çin lokantasında akşam
DELİKANLI’, ‘KAVACIK KÖYÜNÜN ÖĞRETMENİ’
yemeği için yer ayırtmıştı.
Bu kez Fakir Baykurt’la o kitap için yan yana gelince,
Bu ilk karşılaşmamızda ne çok şeyden söz etmiş, onun özyaşamöyküsünün yayımı da gündeme gelmişti.
ışıltılı gözlerindeki yaşama ve anlatma sevincine tanıklık
Böylece bu dizinin ilk üç kitabının editörlüğünü yap-
etmiştik Nedim’le.
mıştım: Özüm Çocuktur (Temmuz 1998, 302 s.), Köy
BAYKURT: ‘HER YENİ BASIMI GÖZDEN
İstanbul’a döndüğümde gene yazıştık Fakir Baykurt’la.
Enstitülü Delikanlı (Nisan 1999, 351 s.), Kavacık Köyünün
GEÇİRDİĞİMDE ADETA YENİDEN YAZARIM.
Yüksek Fırınlar (1983) üzerine yazdığım bir inceleme Yeni
Öğretmeni (Kasım 1999, 487 s.).
ÇAPAKLARINDAN AYIKLARIM, YENİ
Düşün dergisinde yayımlanmıştı.
İlk kitabı bana imzalarken şunu yazacaktı:
SÖZCÜKLER EKLERİM, ESKİMİŞLERİ AYIRIRIM!’
Gene yaptığımız uzunca bir söyleşi Hürriyet Gösteri’de “Can kardeşim Feridun Andaç’a, Candan gönülden
Baykurt’un kendi okuma kopyası ile yeni bir kitap çıktı-
çıkmıştı. Kitapları Remzi Kitabevi’nde yayımlanıyordu. sevgiler ve çook teşekkürler… (Gerçekten teşekkürler az
sı bana veriliyordu. Onun okuma notlarının öğretici, hatta
Burada şuna da değinmem gerek; henüz kendisiyle ya- gelir!) İstanbul, 30.7.1998”
zışıp tanışmadan önce Remzi Kitabevi’ne dışarıdan kitap yönlendirici olduğunu söylemeliyim.
O bu nehir özyaşamöyküsünü 1991’de yazmaya
okumaları yapıyordum. Kılı kırk yaran biriydi Baykurt. Tanışıp söyleştiğimizde
başlar. 1995’te bitirmiştir artık. Papirüs öykülerini
Bir gün Erol Erduran, “Neden kitaplarımızın düzeltileri- de şunu dedi: “Kitaplarımın her yeni basımını gözden ge-
yayımlamayı planlıyordu. Ben’li Yazılar adını verdiğimiz
ni yapmıyorsun” diyerek Fakir Baykurt’un tekrar basımları çirdiğimde adeta yeniden yazarım. Çapaklarından ayıkla- kendini / yazarlığını anlatan yazılarını bir araya
yapılan kitaplarını okumam için kapı aralamıştı bana. rım, yeni sözcükler eklerim, eskimişleri ayırırım.” getirebileceğimiz kitabın hazırlıklarını yapmıştık.
>>
4 28 Ağustos 2025