15 Eylül 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
l l l Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına l Reklam Genel Müdürü l l Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan l Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Al EV COŞKUN l Evsun Sinem Alkan Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Fotoğraf: Uğur Demir l 5 EYlül 2026 SAYI: 36855 Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83. Ankara : İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. l Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe Reklam Yönetimi: Yenigün l ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST. l Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs l Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25. Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Hakan Akarsu e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611 Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.), Yazıişleri Müdürleri l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Faks: (0212) 251 98 68 Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur, Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3 Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma- Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir. 83. VEn EDİK FİLM FESTİVALİ’n DEn no TLAR Söylemler klişeye dönüşürken... Bir Ömrün Seyrüseferi  aha ilk günden, Altın seyirciyle empati kurma imkânı Nâzım Hikmet sergisi Aslan adayı politik yaratmasına bağlıyordu. Diçerikli filmler henüz Festivalin sanat yönetmeni Bu yıl 5 Eylül’de başlayacak 95. irin bütün ömrüne doğru çıkı- izlenmeden sinemanın Alberto Barbera’nın cevabıysa, İzmir Enternasyonal Fuarı’nın lan büyüleyici bir yolculuktur. içinde bulunduğu siyasal ve sinema dünyasının çok kültür ve sanat etkinliklerinin 1925’teki İzmir günleri, Güne- kurumsal ortamla ilgili polemik tanıdık argümanıydı: Kadın merkezinde yer alan, Nâzım şi İçenlerin Türküsü ve Kuvâyi söylemler ön plana çıktı. yönetmenlerden yeterince güçlü Hikmet’in Türkiye’de bugü- Milliye ile kurulan o köklü bağ, Mostra’nın siyasetin dışında film çıkmamıştı bu yılın adayları ne kadar açılmış en kapsam- İzmir’i bu serginin en temel an- kalamayacağı vurgulanırken arasından. lı sergilerinden “ROMANTİKA/ latı eksenlerinden biri haline yıllardır tekrarlanan kimi politik Bir Ömrün Seyrüseferi” ser- getirmektedir” dedi. Politik atmosfer doğruların, ne ölçüde gerçek “Leica’lı Kız” gisi, düzenlenen törenle ka- bir sorgulamaya dönüşebildiği Kadın sanatçılara öncelik (La ragazza Dino’dan Arbaş’a pılarını açtı. İzmir Büyükşehir sorusu da gündeme geliyordu. tanıyarak hatta daha da con la Leica) Belediyesi’nin ev sahipliği ve 2 bin 125 metrekarelik bir Ana jüri başkanı, Amerikan kötüsü belirli bir kota ayırarak katkılarıyla, Folkart’ın yapım- alanda, fuaye dahil 15 salona oyuncu ve yönetmen pozitif ayrımcılığa gitmenin gazetecilik üzerinde oluşturduğu edilmeyen başka bir önemli soru cılığında hazırlanan sergi, 5 Ey- yayılan serginin klasik bir Maggie Gyllenhaal’ın, kadın anlamsızlığı apaçık ortada tehditten medyanın giderek daha var: Hollywood’un yıldız lül 2026-15 Ocak 2027 tarihleri biyografi anlayışının çok yönetmenlerin seçkilerdeki olduğuna göre, Barbera’nın birkaç büyük sermaye sahibinin adları ve büyük festivallerin arasında Atlas Pavyonu’nda zi- ötesine geçtiğini söyleyen düşük oranıyla ilgili sözleri, bir kez daha altını çizdiği bu elinde toplanmasına ayrıca yöneticileri, neredeyse ritüel yaret edilebilecek. Tugay, “Sergi, Rusya Devlet bu tartışmanın ilk başlığını olgu, ilk bakışta “sanatsal zaten büyük olan şirketlerin haline gelen bu politik söylemleri Nâzım Hikmet adına Edebiyat ve Sanat Arşivi’nden oluşturdu. ölçütlerin cinsiyeti olmaz” birleşmesinin yaratacağı defalarca dile getirirken köklü bir Türkiye’de bugüne kadar açıl- Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Değerlendirecekleri 21 filmden biçimindeki tarafsızlık iddiasını olumsuz sonuçlara kadar dönüşüm beklentisine gerçekten mış en kapsamlı sergiyi ha- Vakfı’na, Ara Güler Arşiv ve yalnızca ikisinin kadınlar korumaktaydı. Ancak tam da uzanan bir dizi uyarıda bulundu. katkıda bulunuyorlar mı? Yoksa yata geçirdiklerini söyleye- Araştırma Merkezi’nden Vera tarafından yönetilmiş olmasına burada, sorunun özü beliriyor. Özellikle, Paramount ile Warner giderek törensel hale gelen bir rek konuşmasına başlayan İz- Tulyakova Hikmet’in arşivine ve dikkat çeken Gyllenhaal, bunun Bir yönetmenin film yapabilmesi Bros’un birleşmesine yönelik politik nakaratı seslendirmekle mir Büyükşehir Belediye Başka- koleksiyonerlere kadar pek çok salt bir subjektif seçim meselesi için gereken finansmanı, eleştirisi dikkat çekiyordu. mi yetiniyorlar? nı Dr. Cemil Tugay, “Büyük bir ulusal ve uluslararası kurumun değil, finansmana erişimden yapım desteğini ve sektörün Tüm bu saptamalar günümüz Yedinci sanatın politik hikâyenin, yüz yıl sonra başla- katkısıyla hazırlandı. Abidin başlayarak hangi hikâyelerin güvenini elde etme koşulları gerçeklerini yansıtıyor ve hiçbiri olması gerektiğini savunmak, dığı yere geri dönüşünün, bir Dino’dan Avni Arbaş’a, şairin “önemli” olduğu ya da “sanat eşit değilse seçim masasının önemsiz değil. Tam tersine, “Ink” doğru olduğu kadar da kolay ‘eve dönüş’ hikâyesine tanık kendi yaptığı resimlerden el düzeyi yüksek” kabul edildiğine başında yalnızca “iyi film” ile gibi, Rupert Murdoch’ın med- bir söylem. Asıl güçlük, oluyoruz. Nâzım Hikmet’in ya- yazmalarına, kişisel eşyalarına kadar uzanan sistemik bir “kötü film” arasında tarafsız bir ya imparatorluğu kurmasının ilk sinemanın üretildiği, finanse şamına, sanatına ve günümüz- kadar yüzlerce kıymetli belge sorun olduğunu söylüyordu. tercih yapıldığı söylenebilir mi? adımlarını anlatan bir filmin açı- edildiği ve görünürlük deki etkisine odaklanan bu de- ilk kez bu denli bütüncül bir Sinemanın “kaçınılmaz olarak Gyllenhaal, temelde bu soruyu lışta sunulduğu düşünüldüğünde kazandığı iktidar ilişkilerini vasa buluşma, adını şairin 1962 katmanla sanatseverlerle politik” olduğunu savunurken, sormaktaydı. gazetecilik, sermaye ve genelde yeniden yapılandırmakta yılında tamamladığı ve Türkçe buluşuyor. Şair ‘Çok yorgunum, bunun nedenini yalnızca Açılış töreninde Onur Altın iktidar üzerine söylenen bu söz- ortaya çıkıyor. Asıl tartışılması ‘Yaşamak Güzel Şey Be Karde- beni bekleme kaptan’ diyordu filmlerin doğrudan politik Aslanı alan George Clooney’nin ler, perdede hemen ironik bir kar- gereken, sistemin bu kadar şim’ adıyla yayımlanan otobi- ancak bizler, onun okurları konular işlemesinde değil, yaptığı açıklamalar da festivalin şılık buluyor. rahat eleştirilebilir olmasına yografik romanının ilk adı olan olarak o ‘çınarlı, kubbeli, mavi başka insanların deneyimlerini politik atmosferini besledi. Venedik’in açılışında su yüzüne karşın, neden bir türlü Romantika’dan alıyor. Bu ro- liman’da şairi beklemeye ve beyazperdeye taşıyarak Clooney, yapay zekânın çıkan ancak doğrudan ifade değiştirilemediğiydi? manın zaman örgüsü İzmir’de, mirasını yaşatmaya devam bir kulübede başlamaktadır. ediyoruz. Çünkü Nâzım’ın AYRı bir jürisi olan “o rizzon- geleneksel değerlerin bireyle- Nâzım Hikmet, yaklaşık yüzyıl edebiyatı yüzyılları ve sınırları ‘Falling House’ ti” seçkisinde izlenen başarılı iki ri nasıl kuşattığını, giderek çö- önce bizi bu topraklardan, İz- aşmış, Anadolu’dan dünyaya film, farklı sinemasal yollardan ge- ken bir rejimin metaforu üzerin- mir günlerinden alıp koca bir seslenen ‘Dörtnala gelip Uzak çerek, tarih, özgürlük ve iktidar den anlatıyor. Burada “ev” yal- Ufuklar ömrün seyrüseferine çıkarır. Asya’dan’ süzülen evrensel bir meselelerine uzanıyordu. Alina nızca bir mekân değil, adeta bas- Bugün açtığımız sergi de adeta çığlık olmuştur” diye konuştu. Marazzi’nin (1964) “La ragazza con kıcı bir iktidarın minyatür sim- İzmir’de açılan bir kapıdan şa- l İZMİR la Leica”sı, n azi Almanya’sından gesine dönüşüyor. Sığınak oldu- (Orizzonti): Paris’e kaçan, komünist militan- ğu kadar hapishane, geçmişin lığı ile fotoğrafçılığı iç içe yaşayan mekânı olduğu kadar da kaçınıl- Gerda Taro’nun (1910-1937) çok kı- maz çöküşün habercisi. Filmin en ‘Hızlı tüketim’ temalı Tarihin sa ama yoğun yaşamını ele alı- etkileyici yanı, bu alegoriyi açık- yor. Taro’nun Robert Capa ile iliş- lamak yerine, görsel ve dramatik filmler bekleniyor kisi kadar, fotoğrafı bir tanıklık ve man da yerini gerçek görüntülerin yapının içine yerleştirmesi. Kapı- tanıklığına bırakıyor. İspanya iç sa- direniş aracına dönüştürmesi de fil- lar, duvarlar, kilitlenen odalar ve gi- belleği, Bu yıl 11’incisi düzenlenecek cek eserler arasından finale min odaklaştığı bir konu. İtalyan ka- vaşına katılan genç kadın fotoğrafçı derek güvensizleşen mekân, karak- olan Sabancı Vakfı Film Ya- kalan 10, en fazla 15 film jü- Taro’yu, Capa’nın gölgesinde kalmış dın yönetmen, sadece geçmişi kur- terlerin üzerindeki toplumsal ve si- rışması başvurularını almaya ri son değerlendirmesine alı- gulamakla yetinmeyip, dönemsel ar- bir figür olarak ele almıyor; kendi ba- yasal baskı sisteminin somut çarkla- başladı. “Hızlı tüketim” te- nacak. Teknik kriterler ve ya- faşizmin kışı ve politik bilinci olan öncü bir fo- şiv görüntülerini kurmaca sahnelerle rına dönüşüveriyor. masının konu alındığı yarış- rışmanın temasına uygun yan yana getirirken belleğin nasıl in- toğrafçı olduğunu da hatırlatıyor. “La ragazza con la Leica” tarihsel manın başvuruları 20 Kasım olan kısa filmlerin birincisi- şa edildiğini de sorguluyor. Filmin bu Mohsen Gharaei’nin (1984) “Fal- belleğe yeni bir bakış getirirken tarihine kadar “www.kisafil- ne 100 bin TL, ikinciye 75 bin gölgesi.. iki katmanlı yapısı, kuşkusuz en güç- ling House”u ise çok daha kapa- “Falling House” bugünü tarihe muzunetki.org” adresi üze- TL, üçüncüye ve “Sosyal Etki lü yanı. Kamera kimi zaman tarih- lı, alegorik bir sinema diline sahip. dönüştürüyor. İlki tanıklığın, ikincisi rinden yapılabilecek. Ön jü- Ödülü”nü kazananlara da sel bir dekorun içine giriyor, kimi za- İranlı yönetmen, patriyarkanın ve ise metaforun gücünden beslenerek. ri tarafından değerlendirile- 50 bin TL verilecek. Garou ‘The Best o f’ turnesiyle BEKM’de ‘Arkeolojik Sualtı Keşifleri’ konferansı Türkiye’ye geliyor An TALYA Büyükşehir Belediyesi, Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı hem Antalya’nın denizcilik bir sunum yaptı. FRAn SıZ müziğinin tanınan isim- Akdeniz’in mavi sularının Keşifleri” başlıklı etkinlik, sualtı geçmişini yakından tanıma hem Öniz, “Sualtı arkeolojisi lerinden Garou, Eylül’de Türkiye’ye altında gün yüzüne çıkarılan mirasını bilimsel veriler ışığında de sualtı arkeolojisinin az bilinen çalışmaları kapsamında geliyor. “The Best o f” turnesi kap- izleri ve sualtı arkeolojisinin ele alan kapsamlı bir konferans yönlerini keşfetme fırsatı buldu. özellikle günümüzden yaklaşık samında iki konser verecek olan büyüleyici dünyasını anlatan olarak yapıldı. Bülent Ecevit 3 bin yıl öncesine ait 422 batık Akdeniz Üniversitesi Kültür sanatçı 16 Eylül 21.00’de İstan- “Antalya Derinliklerinden Kültür Merkezi’nde (BEKM) belgelendi. Her batık kendi Varlıkları Koruma ve Onarımı bul Harbiye Cemil Topuzlu Açık Arkeolojik Sualtı Keşifleri” düzenlenen programda, Antalya dönemine ışık tutan birer zaman Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Hava Tiyatrosu’nda ve 18 Eylül etkinliği düzenledi. kıyıları açıklarında sürdürülen kapsülü niteliğine sahip. İleri Akdeniz’in derinliklerinde tespit 21.00’de İzmir Kültürpark Açık Ha- Antalya Büyükşehir sualtı kazı ve araştırmalarına teknolojilerle deniz tabanını edilen batık gemiler, sualtında va Tiyatrosu’nda sahne alacak. araştırıyor ve tespit ettiğimiz Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ilişkin dikkat çekici bulgular kalmış antik yerleşimler ve bu Biletler internet üzerinden satışta. Garou batıklarda bilimsel kazılar ve Turizm Dairesi Başkanlığı katılımcılarla paylaşıldı. Yoğun alanlardan çıkarılan binlerce tarafından düzenlenen “Antalya ilgi gören etkinlikte katılımcılar yıllık eserler hakkında kapsamlı yürütüyoruz” dedi. l İZMİR ürriyet Kasidesi”nde; kurallara, anayasa ve yasalara uymak yaratamayan, geleceğini belirleme buluşlarından biri olan demokrasinin “Şimdi kalbi fethedecek zorunda olması), kaygısı gütmeyen toplumların bu soruyu yüzyıllarca medrese eğitiminin öğretisi “Hgüç sendedir, güzelliğini - Kuvvetler ayrılığı (yasama, yürütme soran ve yanıtlarını bulan insanların kıskacında kul edilmiş olanlarla gizleme/ Güzelliğin sonsuza dek ve yargı yetkilerinin ayrı organlarda yarattığı kültürün bir ürünü olan buluşması kolay olmaz elbette. milletin bakışlarından uzak kalmasın. olması), demokrasiyi var edip yaşatması kolay Felsefenin, bilimin ırmağında yıkana- -- Ne candan bir sevgiliymişsin ah - Çok partili yaşam (birden fazla değildir. rak kendini yücelten insan aklının ka- ey geleceğin umudu! Dünyayı bütün Dogmaların, alışkanlıkların akıl siyasi partinin ve farklı görüşlerin vuştuğu bir toplum biçimi olan demok- üzüntü ve sıkıntılardan kurtaran serbestçe örgütlenebilmesi) süzgecinden geçirilmesiyle özgür rasi, özgür insanların var olmadığı bir sensin” dediği özgürlüğe övgüler gibi temel ilkeleri tarih boyunca bir kültürün gelişmesi sağlanır toplumda kolay kolay çiçeklenemez. Özgürlükten dizen Namık Kemal; “Ne efsunkâr tartışılan demokrasinin tanımı sürekli ve yüzyıllarca dogmalar altında, imişsin âh ey didâr-ı hürriyet/ Esîr-i değişti. özgürlükten payını almamış olarak Tarihi yaratmak aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten” yaşayan bir toplumda, özgür düşünce Doğuşunda bile sancıları ve eksikleri “Hürriyet Kasidesi”ni, sömürü demokrasiye (“Ne kadar büyüleyiciymişsin ey duyumsanan, farklı anlamlar yüklenen sağlıklı bir biçimde gelişemez. ve tüketim toplumunun getirdiği özgürlüğün güzel yüzü/ Tutsaklıktan demokrasi, ulus devletlerin, ulusal Evrensel kültürün ürünü olan adaletsizliklerin, zorbalıkların, kısıtlamasız kullanması), kurtulduk ama aşkının tutsağı olduk” meclislerin doğuşuyla birlikte “temsili demokrasinin böyle bir toplumda çarpıklıkların yarattığı “yalan ve korku - Eşitlik (tüm yurttaşların yasalar beytiyle bir gerçeği dillendirir.) demokrasi” modeline dönüştü. kendiliğinden var olmasını beklemek, düzeni”ni yaşadığımız günümüzdeki karşısında eşit hak ve sorumluluklara düş kırıklığını daha baştan kabullenmek Günümüzde ise küreselleşmenin demokrasi getirdi aklıma. sahip olması), Özgürlük arayışının doruğu tehdidi altında yeniden dönüştürülüyor. anlamındadır. O şiiri bugün yazsaydı şöyle derdi - Seçme ve seçilme hakkı (yurttaşların Varlığı insanın ve toplumun varlığına Toplumların vazgeçilmez bir herhalde: belirli yaşa gelince aday olması, bağlı olan, insanın insan için yarattığı, Demokrasinin neresindeyiz? ütopyasıdır özgürlük arayışı. “Ne kadar büyüleyiciymişsin ey yöneticilerini seçmesi), değişen, gelişen, canlı yapısıyla doğup İnsanlık tarihi özgürlük arayışı tarihidir. Yaşadığımız sorunların özünde, demokrasinin güzel yüzü/ Tutsaklıktan - Siyasal katılım (halkın seçimler eskiyen kültür, demokrasiye kolay Demokrasi, insanlığın özgürlük arayışında temelleri daha önce atılamadığı için kurtulduk ama aşkının tutsağı olduk”. yoluyla yönetime etkin olarak katılması), ulaştırmadı insanlığı. bulduğu ideal yönetim biçimidir. ülkemizde demokrasinin tam olarak H - Çoğunluk ve azınlık hakları Rönesans’ın tohumlarının atılmasıyla - Ulusal egemenlik (toplumu yönetim yükselemediği gerçeği yatar. İki devrimciyi; gazeteci Şükran (kararların çoğunluk oyuyla alınması, başlayan, reformlarla felsefenin, bilimin yetkisinin ulusta olması, gücün Dünyadaki yerinin ne olduğu Soner ve öğretmen örgütçüsü İsmet azınlıkta kalanların da haklarının dinden bağımsızlaşması sürecini kaynağının ulus olması), sorusunu yüzyıllardır kendisine Yalçınkaya’yı sonsuzluğa gönderdik, güvence altına alınması), yaşayan insanlık kültürü ve onun - Özgürlük (insanların düşüncelerini soramayan, özgür bir ortam çok yandı canım. - Hukukun üstünlüğü (herkesin
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear