Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
l l l
Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer
İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına
l
Reklam Genel Müdürü
l l
Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan l
Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş.
Al EV COŞKUN
l Evsun Sinem Alkan Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok
Fotoğraf: Uğur Demir
l
5 EYlül 2026 SAYI: 36855 Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83. Ankara : İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay.
l
Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe
Reklam Yönetimi: Yenigün
l
ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım
Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen
Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel
Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST.
l
Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64
Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs
l
Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25. Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım
Hakan Akarsu
e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611
Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat)
Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.),
Yazıişleri Müdürleri
l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş.
Faks: (0212) 251 98 68
Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur,
Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3
Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma-
Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr
Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak
dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir.
83. VEn EDİK FİLM FESTİVALİ’n DEn no TLAR
Söylemler klişeye
dönüşürken...
Bir Ömrün Seyrüseferi
aha ilk günden, Altın seyirciyle empati kurma imkânı
Nâzım Hikmet sergisi
Aslan adayı politik yaratmasına bağlıyordu.
Diçerikli filmler henüz Festivalin sanat yönetmeni
Bu yıl 5 Eylül’de başlayacak 95. irin bütün ömrüne doğru çıkı-
izlenmeden sinemanın Alberto Barbera’nın cevabıysa,
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın lan büyüleyici bir yolculuktur.
içinde bulunduğu siyasal ve sinema dünyasının çok
kültür ve sanat etkinliklerinin 1925’teki İzmir günleri, Güne-
kurumsal ortamla ilgili polemik tanıdık argümanıydı: Kadın
merkezinde yer alan, Nâzım şi İçenlerin Türküsü ve Kuvâyi
söylemler ön plana çıktı. yönetmenlerden yeterince güçlü
Hikmet’in Türkiye’de bugü- Milliye ile kurulan o köklü bağ,
Mostra’nın siyasetin dışında film çıkmamıştı bu yılın adayları
ne kadar açılmış en kapsam- İzmir’i bu serginin en temel an-
kalamayacağı vurgulanırken arasından.
lı sergilerinden “ROMANTİKA/ latı eksenlerinden biri haline
yıllardır tekrarlanan kimi politik
Bir Ömrün Seyrüseferi” ser- getirmektedir” dedi.
Politik atmosfer
doğruların, ne ölçüde gerçek
“Leica’lı Kız”
gisi, düzenlenen törenle ka-
bir sorgulamaya dönüşebildiği Kadın sanatçılara öncelik
(La ragazza
Dino’dan Arbaş’a
pılarını açtı. İzmir Büyükşehir
sorusu da gündeme geliyordu. tanıyarak hatta daha da con la Leica)
Belediyesi’nin ev sahipliği ve 2 bin 125 metrekarelik bir
Ana jüri başkanı, Amerikan kötüsü belirli bir kota ayırarak
katkılarıyla, Folkart’ın yapım- alanda, fuaye dahil 15 salona
oyuncu ve yönetmen pozitif ayrımcılığa gitmenin gazetecilik üzerinde oluşturduğu edilmeyen başka bir önemli soru
cılığında hazırlanan sergi, 5 Ey- yayılan serginin klasik bir
Maggie Gyllenhaal’ın, kadın anlamsızlığı apaçık ortada tehditten medyanın giderek daha var: Hollywood’un yıldız
lül 2026-15 Ocak 2027 tarihleri biyografi anlayışının çok
yönetmenlerin seçkilerdeki olduğuna göre, Barbera’nın birkaç büyük sermaye sahibinin adları ve büyük festivallerin
arasında Atlas Pavyonu’nda zi- ötesine geçtiğini söyleyen
düşük oranıyla ilgili sözleri, bir kez daha altını çizdiği bu elinde toplanmasına ayrıca yöneticileri, neredeyse ritüel
yaret edilebilecek. Tugay, “Sergi, Rusya Devlet
bu tartışmanın ilk başlığını olgu, ilk bakışta “sanatsal zaten büyük olan şirketlerin haline gelen bu politik söylemleri
Nâzım Hikmet adına Edebiyat ve Sanat Arşivi’nden
oluşturdu. ölçütlerin cinsiyeti olmaz” birleşmesinin yaratacağı defalarca dile getirirken köklü bir
Türkiye’de bugüne kadar açıl- Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat
Değerlendirecekleri 21 filmden biçimindeki tarafsızlık iddiasını olumsuz sonuçlara kadar dönüşüm beklentisine gerçekten
mış en kapsamlı sergiyi ha- Vakfı’na, Ara Güler Arşiv ve
yalnızca ikisinin kadınlar korumaktaydı. Ancak tam da uzanan bir dizi uyarıda bulundu. katkıda bulunuyorlar mı? Yoksa
yata geçirdiklerini söyleye- Araştırma Merkezi’nden Vera
tarafından yönetilmiş olmasına burada, sorunun özü beliriyor. Özellikle, Paramount ile Warner giderek törensel hale gelen bir
rek konuşmasına başlayan İz- Tulyakova Hikmet’in arşivine ve
dikkat çeken Gyllenhaal, bunun Bir yönetmenin film yapabilmesi Bros’un birleşmesine yönelik politik nakaratı seslendirmekle
mir Büyükşehir Belediye Başka- koleksiyonerlere kadar pek çok
salt bir subjektif seçim meselesi için gereken finansmanı, eleştirisi dikkat çekiyordu. mi yetiniyorlar?
nı Dr. Cemil Tugay, “Büyük bir ulusal ve uluslararası kurumun
değil, finansmana erişimden yapım desteğini ve sektörün Tüm bu saptamalar günümüz Yedinci sanatın politik
hikâyenin, yüz yıl sonra başla- katkısıyla hazırlandı. Abidin
başlayarak hangi hikâyelerin güvenini elde etme koşulları gerçeklerini yansıtıyor ve hiçbiri olması gerektiğini savunmak,
dığı yere geri dönüşünün, bir Dino’dan Avni Arbaş’a, şairin
“önemli” olduğu ya da “sanat eşit değilse seçim masasının önemsiz değil. Tam tersine, “Ink” doğru olduğu kadar da kolay
‘eve dönüş’ hikâyesine tanık kendi yaptığı resimlerden el
düzeyi yüksek” kabul edildiğine başında yalnızca “iyi film” ile gibi, Rupert Murdoch’ın med- bir söylem. Asıl güçlük,
oluyoruz. Nâzım Hikmet’in ya- yazmalarına, kişisel eşyalarına
kadar uzanan sistemik bir “kötü film” arasında tarafsız bir ya imparatorluğu kurmasının ilk sinemanın üretildiği, finanse
şamına, sanatına ve günümüz- kadar yüzlerce kıymetli belge
sorun olduğunu söylüyordu. tercih yapıldığı söylenebilir mi? adımlarını anlatan bir filmin açı- edildiği ve görünürlük
deki etkisine odaklanan bu de- ilk kez bu denli bütüncül bir
Sinemanın “kaçınılmaz olarak Gyllenhaal, temelde bu soruyu lışta sunulduğu düşünüldüğünde kazandığı iktidar ilişkilerini
vasa buluşma, adını şairin 1962 katmanla sanatseverlerle
politik” olduğunu savunurken, sormaktaydı. gazetecilik, sermaye ve genelde yeniden yapılandırmakta
yılında tamamladığı ve Türkçe buluşuyor. Şair ‘Çok yorgunum,
bunun nedenini yalnızca Açılış töreninde Onur Altın iktidar üzerine söylenen bu söz- ortaya çıkıyor. Asıl tartışılması
‘Yaşamak Güzel Şey Be Karde- beni bekleme kaptan’ diyordu
filmlerin doğrudan politik Aslanı alan George Clooney’nin ler, perdede hemen ironik bir kar- gereken, sistemin bu kadar
şim’ adıyla yayımlanan otobi- ancak bizler, onun okurları
konular işlemesinde değil, yaptığı açıklamalar da festivalin şılık buluyor. rahat eleştirilebilir olmasına
yografik romanının ilk adı olan olarak o ‘çınarlı, kubbeli, mavi
başka insanların deneyimlerini politik atmosferini besledi. Venedik’in açılışında su yüzüne karşın, neden bir türlü
Romantika’dan alıyor. Bu ro- liman’da şairi beklemeye ve
beyazperdeye taşıyarak Clooney, yapay zekânın çıkan ancak doğrudan ifade değiştirilemediğiydi?
manın zaman örgüsü İzmir’de, mirasını yaşatmaya devam
bir kulübede başlamaktadır. ediyoruz. Çünkü Nâzım’ın
AYRı bir jürisi olan “o rizzon- geleneksel değerlerin bireyle-
Nâzım Hikmet, yaklaşık yüzyıl edebiyatı yüzyılları ve sınırları
‘Falling House’
ti” seçkisinde izlenen başarılı iki ri nasıl kuşattığını, giderek çö-
önce bizi bu topraklardan, İz- aşmış, Anadolu’dan dünyaya
film, farklı sinemasal yollardan ge- ken bir rejimin metaforu üzerin-
mir günlerinden alıp koca bir seslenen ‘Dörtnala gelip Uzak
çerek, tarih, özgürlük ve iktidar den anlatıyor. Burada “ev” yal-
Ufuklar
ömrün seyrüseferine çıkarır. Asya’dan’ süzülen evrensel bir
meselelerine uzanıyordu. Alina nızca bir mekân değil, adeta bas-
Bugün açtığımız sergi de adeta çığlık olmuştur” diye konuştu.
Marazzi’nin (1964) “La ragazza con kıcı bir iktidarın minyatür sim-
İzmir’de açılan bir kapıdan şa- l İZMİR
la Leica”sı, n azi Almanya’sından gesine dönüşüyor. Sığınak oldu-
(Orizzonti):
Paris’e kaçan, komünist militan- ğu kadar hapishane, geçmişin
lığı ile fotoğrafçılığı iç içe yaşayan mekânı olduğu kadar da kaçınıl-
Gerda Taro’nun (1910-1937) çok kı- maz çöküşün habercisi. Filmin en
‘Hızlı tüketim’ temalı
Tarihin
sa ama yoğun yaşamını ele alı- etkileyici yanı, bu alegoriyi açık-
yor. Taro’nun Robert Capa ile iliş- lamak yerine, görsel ve dramatik
filmler bekleniyor
kisi kadar, fotoğrafı bir tanıklık ve man da yerini gerçek görüntülerin yapının içine yerleştirmesi. Kapı-
tanıklığına bırakıyor. İspanya iç sa-
direniş aracına dönüştürmesi de fil- lar, duvarlar, kilitlenen odalar ve gi-
belleği,
Bu yıl 11’incisi düzenlenecek cek eserler arasından finale
min odaklaştığı bir konu. İtalyan ka- vaşına katılan genç kadın fotoğrafçı derek güvensizleşen mekân, karak-
olan Sabancı Vakfı Film Ya- kalan 10, en fazla 15 film jü-
Taro’yu, Capa’nın gölgesinde kalmış
dın yönetmen, sadece geçmişi kur- terlerin üzerindeki toplumsal ve si-
rışması başvurularını almaya ri son değerlendirmesine alı-
gulamakla yetinmeyip, dönemsel ar- bir figür olarak ele almıyor; kendi ba- yasal baskı sisteminin somut çarkla-
başladı. “Hızlı tüketim” te- nacak. Teknik kriterler ve ya-
faşizmin
kışı ve politik bilinci olan öncü bir fo-
şiv görüntülerini kurmaca sahnelerle rına dönüşüveriyor.
masının konu alındığı yarış- rışmanın temasına uygun
yan yana getirirken belleğin nasıl in- toğrafçı olduğunu da hatırlatıyor. “La ragazza con la Leica” tarihsel
manın başvuruları 20 Kasım olan kısa filmlerin birincisi-
şa edildiğini de sorguluyor. Filmin bu Mohsen Gharaei’nin (1984) “Fal- belleğe yeni bir bakış getirirken
tarihine kadar “www.kisafil- ne 100 bin TL, ikinciye 75 bin
gölgesi..
iki katmanlı yapısı, kuşkusuz en güç- ling House”u ise çok daha kapa- “Falling House” bugünü tarihe
muzunetki.org” adresi üze- TL, üçüncüye ve “Sosyal Etki
lü yanı. Kamera kimi zaman tarih- lı, alegorik bir sinema diline sahip. dönüştürüyor. İlki tanıklığın, ikincisi
rinden yapılabilecek. Ön jü- Ödülü”nü kazananlara da
sel bir dekorun içine giriyor, kimi za- İranlı yönetmen, patriyarkanın ve ise metaforun gücünden beslenerek.
ri tarafından değerlendirile- 50 bin TL verilecek.
Garou ‘The Best o f’ turnesiyle
BEKM’de ‘Arkeolojik Sualtı Keşifleri’ konferansı
Türkiye’ye geliyor
An TALYA Büyükşehir Belediyesi, Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı hem Antalya’nın denizcilik bir sunum yaptı.
FRAn SıZ müziğinin tanınan isim-
Akdeniz’in mavi sularının Keşifleri” başlıklı etkinlik, sualtı geçmişini yakından tanıma hem Öniz, “Sualtı arkeolojisi
lerinden Garou, Eylül’de Türkiye’ye
altında gün yüzüne çıkarılan mirasını bilimsel veriler ışığında de sualtı arkeolojisinin az bilinen çalışmaları kapsamında
geliyor. “The Best o f” turnesi kap-
izleri ve sualtı arkeolojisinin ele alan kapsamlı bir konferans yönlerini keşfetme fırsatı buldu. özellikle günümüzden yaklaşık
samında iki konser verecek olan
büyüleyici dünyasını anlatan olarak yapıldı. Bülent Ecevit 3 bin yıl öncesine ait 422 batık
Akdeniz Üniversitesi Kültür
sanatçı 16 Eylül 21.00’de İstan-
“Antalya Derinliklerinden Kültür Merkezi’nde (BEKM) belgelendi. Her batık kendi
Varlıkları Koruma ve Onarımı
bul Harbiye Cemil Topuzlu Açık
Arkeolojik Sualtı Keşifleri” düzenlenen programda, Antalya dönemine ışık tutan birer zaman
Bölüm Başkanı Hakan Öniz,
Hava Tiyatrosu’nda ve 18 Eylül
etkinliği düzenledi. kıyıları açıklarında sürdürülen kapsülü niteliğine sahip. İleri
Akdeniz’in derinliklerinde tespit
21.00’de İzmir Kültürpark Açık Ha-
Antalya Büyükşehir sualtı kazı ve araştırmalarına teknolojilerle deniz tabanını
edilen batık gemiler, sualtında
va Tiyatrosu’nda sahne alacak.
araştırıyor ve tespit ettiğimiz
Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ilişkin dikkat çekici bulgular kalmış antik yerleşimler ve bu
Biletler internet üzerinden satışta.
Garou
batıklarda bilimsel kazılar
ve Turizm Dairesi Başkanlığı katılımcılarla paylaşıldı. Yoğun alanlardan çıkarılan binlerce
tarafından düzenlenen “Antalya ilgi gören etkinlikte katılımcılar yıllık eserler hakkında kapsamlı yürütüyoruz” dedi. l İZMİR
ürriyet Kasidesi”nde; kurallara, anayasa ve yasalara uymak yaratamayan, geleceğini belirleme buluşlarından biri olan demokrasinin
“Şimdi kalbi fethedecek zorunda olması), kaygısı gütmeyen toplumların bu soruyu
yüzyıllarca medrese eğitiminin öğretisi
“Hgüç sendedir, güzelliğini - Kuvvetler ayrılığı (yasama, yürütme soran ve yanıtlarını bulan insanların kıskacında kul edilmiş olanlarla
gizleme/ Güzelliğin sonsuza dek ve yargı yetkilerinin ayrı organlarda yarattığı kültürün bir ürünü olan buluşması kolay olmaz elbette.
milletin bakışlarından uzak kalmasın. olması), demokrasiyi var edip yaşatması kolay Felsefenin, bilimin ırmağında yıkana-
-- Ne candan bir sevgiliymişsin ah - Çok partili yaşam (birden fazla değildir. rak kendini yücelten insan aklının ka-
ey geleceğin umudu! Dünyayı bütün Dogmaların, alışkanlıkların akıl
siyasi partinin ve farklı görüşlerin vuştuğu bir toplum biçimi olan demok-
üzüntü ve sıkıntılardan kurtaran serbestçe örgütlenebilmesi) süzgecinden geçirilmesiyle özgür rasi, özgür insanların var olmadığı bir
sensin” dediği özgürlüğe övgüler gibi temel ilkeleri tarih boyunca bir kültürün gelişmesi sağlanır toplumda kolay kolay çiçeklenemez.
Özgürlükten
dizen Namık Kemal; “Ne efsunkâr tartışılan demokrasinin tanımı sürekli ve yüzyıllarca dogmalar altında,
imişsin âh ey didâr-ı hürriyet/ Esîr-i değişti. özgürlükten payını almamış olarak
Tarihi yaratmak
aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten” yaşayan bir toplumda, özgür düşünce
Doğuşunda bile sancıları ve eksikleri
“Hürriyet Kasidesi”ni, sömürü
demokrasiye
(“Ne kadar büyüleyiciymişsin ey duyumsanan, farklı anlamlar yüklenen sağlıklı bir biçimde gelişemez.
ve tüketim toplumunun getirdiği
özgürlüğün güzel yüzü/ Tutsaklıktan demokrasi, ulus devletlerin, ulusal Evrensel kültürün ürünü olan
adaletsizliklerin, zorbalıkların,
kısıtlamasız kullanması),
kurtulduk ama aşkının tutsağı olduk” meclislerin doğuşuyla birlikte “temsili demokrasinin böyle bir toplumda
çarpıklıkların yarattığı “yalan ve korku
- Eşitlik (tüm yurttaşların yasalar
beytiyle bir gerçeği dillendirir.) demokrasi” modeline dönüştü. kendiliğinden var olmasını beklemek,
düzeni”ni yaşadığımız günümüzdeki
karşısında eşit hak ve sorumluluklara
düş kırıklığını daha baştan kabullenmek
Günümüzde ise küreselleşmenin
demokrasi getirdi aklıma.
sahip olması),
Özgürlük arayışının doruğu tehdidi altında yeniden dönüştürülüyor. anlamındadır.
O şiiri bugün yazsaydı şöyle derdi
- Seçme ve seçilme hakkı (yurttaşların
Varlığı insanın ve toplumun varlığına
Toplumların vazgeçilmez bir herhalde:
belirli yaşa gelince aday olması,
bağlı olan, insanın insan için yarattığı,
Demokrasinin neresindeyiz?
ütopyasıdır özgürlük arayışı. “Ne kadar büyüleyiciymişsin ey
yöneticilerini seçmesi),
değişen, gelişen, canlı yapısıyla doğup
İnsanlık tarihi özgürlük arayışı tarihidir. Yaşadığımız sorunların özünde, demokrasinin güzel yüzü/ Tutsaklıktan
- Siyasal katılım (halkın seçimler
eskiyen kültür, demokrasiye kolay
Demokrasi, insanlığın özgürlük arayışında temelleri daha önce atılamadığı için kurtulduk ama aşkının tutsağı olduk”.
yoluyla yönetime etkin olarak katılması),
ulaştırmadı insanlığı.
bulduğu ideal yönetim biçimidir. ülkemizde demokrasinin tam olarak H
- Çoğunluk ve azınlık hakları
Rönesans’ın tohumlarının atılmasıyla
- Ulusal egemenlik (toplumu yönetim yükselemediği gerçeği yatar. İki devrimciyi; gazeteci Şükran
(kararların çoğunluk oyuyla alınması,
başlayan, reformlarla felsefenin, bilimin
yetkisinin ulusta olması, gücün Dünyadaki yerinin ne olduğu Soner ve öğretmen örgütçüsü İsmet
azınlıkta kalanların da haklarının
dinden bağımsızlaşması sürecini
kaynağının ulus olması), sorusunu yüzyıllardır kendisine Yalçınkaya’yı sonsuzluğa gönderdik,
güvence altına alınması),
yaşayan insanlık kültürü ve onun
- Özgürlük (insanların düşüncelerini soramayan, özgür bir ortam çok yandı canım.
- Hukukun üstünlüğü (herkesin

