26 Ağustos 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 22 AĞUSTOS 2026 CUMARTESİ 2 olaylar ve görüşler Nolan, Homeros ve Mavi Anadoluculuk zaman “Yunan şairi” diyerek özetliyordu: “Yunanlıları severim. ile Ege arasındaki ortak kültür ilişkilendiriyordu. Bu görüş filoloji Mah Mut a açısından tartışmalıdır. Ancak Balıkçı’nın kendi tarihimizin dışına ittik. Ama inadına Anadolu’yu bir havzasını gösterir. Azra Erhat’a YAZAR asıl itirazı önemlidir: Homeros’u yalnızca Oysa bu mesele Türkiye’de 70 yıl Yunanistan yankısı saymak olur göre Homeros’un destanlarının Helen uygarlığının kurucu ozanı olarak önce tartışılmış ve güçlü bir cevap mu? Oysaki Yunanistan bir Anadolu ruhu Anadolu’ydu. İlyada, hristopher Nolan’ın The okumak, Troya’yı ve Anadolu’yu destanın verilmişti. yankısıdır.” Bu düşünce Yunan Akhaların zaferinden çok Troya’nın Odyssey filmi dünyanın kültürel dünyasından uzaklaştırmaktır. uygarlığını küçümsemiyor, onun acısını, insanlığını ve onurunu da Cdört bir yanında büyük Mavi Anadolu’nun beslendiği Anadolu’yu görünür anlatıyordu. ilgi görüyor. Homeros yeniden Felsefe de Anadolu’da doğdu büyük iddiası kılıyordu. Halikarnas Balıkçısı ise daha keşfediliyor. Aslında keşfedilen Mavi Anadoluculuğun büyük Halikarnas Balıkçısı, Azra Erhat, yeni bir şey yok. Unutan biziz. ileri bir iddia ortaya atıyordu. MÖ iddiası burada daha da anlam kazanır. Homeros neden Sabahattin Eyüboğlu ve Vedat 6. yüzyılda Atina’da Peisistratos Çünkü Homeros’un evi Batı değil, Çünkü Anadolu yalnızca Homeros’un Anadolu’dur? Anadolu’nun Ege kıyılarıdır. İlyada Günyol’un geliştirdiği “Mavi döneminde Homeros metinlerinin değil, felsefi düşüncenin de doğduğu Anadolu” düşüncesi bir tarih, kültür Homeros’u Anadolu’nun ozanı düzenlenmesi sırasında Akhaların ile Odysseia’nın doğduğu dünya, coğrafyalardan biridir. Batı felsefesi İzmir’den Troya’ya, Ege’nin iki ve uygarlık teziydi. Onlara göre saymamızın nedeni yalnızca vahşetini gösteren bazı anlatıların çoğu zaman Atina ile başlatılır. Oysa yakasına uzanan coğrafyadır. Batı’nın “Yunan mucizesi” diye İzmir’de doğduğu yönündeki antik dışarıda bırakıldığını savunuyordu. ilk filozoflar Atina’da değil, Batı anlattığı klasik uygarlığın önemli çağ geleneği değildir. Destanlarının Troilos, Palamedes, Polyksene Buna karşın Homeros, yüzyıllardır Anadolu’da ortaya çıktı. Miletoslu Thales, Avrupa uygarlığının kurucu ozanı kaynaklarından biri Anadolu’ydu. coğrafyası, Troya’nın dünyası ve ve Penthesileia anlatılarının Anaksimandros ve Anaksimenes doğayı mitlerle değil akılla açıklamaya çalıştılar. olarak anlatılırken biz onu çoğu Halikarnas Balıkçısı bunu şöyle anlatının insani duyarlılığı Anadolu kaybolmasını da bu müdahaleyle Efesli Herakleitos değişim ve oluş üzerine düşündü. Kolophonlu Ksenophanes geleneksel tanrı tasavvurunu sorguladı. Geçmiş ve gelecek arasında köprü kuran kitaplar... Klazomenaili Anaksagoras ise Anadolu’dan Atina’ya gitti. Yani yalnızca destanın değil, felsefenin de ilk büyük adımları Anadolu’da atıldı. Mavi Anadoluculuğun meselesi antik kentlere sahip çıkmak kadar, düşüncenin ve sorgulamanın köklerini kendi coğrafyamızda yeniden keşfetmekti. Atatürk’ün Anadolu tasavvuru Mavi Anadolu düşüncesi boşluktan ortaya çıkmadı. Zemini Cumhuriyetin kültür politikaları hazırlamıştı. Atatürk, Anadolu tarihini yalnızca Malazgirt’ten başlatan bir anlayışı benimsemedi. Hititlerden İyonya’ya uzanan uygarlık mirasını Cumhuriyetin kültürel temellerinden biri olarak gördü. Türk Tarih Kurumu ve Dil ve Tarih-Coğrafya 13,5x20,5 / İnceleme / 336 sayfa 13,5x20,5 / İnceleme / 400 sayfa 13,5x20,5 / Çocuk / 32 sayfa Fakültesi bu anlayışın ürünleriydi. 1935’te Alacahöyük kazılarının sürmesi için kendi kişisel mal varlığından kaynak aktardı. 1932’de Fransa’da yayımlanmaya başlayan Revue Hittite et Asianique dergisine maddi destek sağlayarak Hitit araştırmalarına katkıda bulundu. Etibank ve Sümerbank gibi kurumların 13,5x20,5 / İnceleme / 303 sayfa adları da bu tarih bilincini yansıtıyordu. Hasan Âli Yücel döneminde kurulan Tercüme Bürosu ise Homeros’tan Platon’a, Aristoteles’ten Sophokles’e kadar klasik eserleri Türkçeye kazandırdı. Atatürk’e atfedilen “Truva’nın öcünü aldık” sözü de bu Anadolu perspektifinin güçlü bir sembolü haline geldi. Bizim Anadolu 13,5x20,5 / Çocuk / 78 sayfa 13,5x20,5 / Çocuk / 120 sayfa 12,5x19,5 / Roman / 376 sayfa Sabahattin Eyüboğlu, 1956 tarihli Bizim Anadolu yazısında düşünceyi şöyle özetliyordu: “Bu memleket bizim olduğu için bizim, fethettiğimiz için değil.” Ardından ekliyordu: “Halkımızın tarihi Anadolu’nun tarihidir.” Eyüboğlu’na göre Hititler, Frigyalılar, Yunanlılar, Romalılar, Bizanslılar ve Türkler bu topraklarda birbirlerini dönüştürmüşlerdi. Halikarnas Balıkçısı da Anadolu Tanrıları kitabının önsözünde şöyle diyordu: “Klasik uygarlığı Anadolu’da kuranlar, bugün Anadolu’da yaşayan halkın uzak atalarıdır.” Mavi Anadolucuların bu kesintisiz devamlılık fikri yer yer romantik bir hümanizma idealizmi taşıyordu. Ancak 13,5x20,5 / İnceleme / 102 sayfa asıl önemleri, Anadolu’yu fetihlerin 13,5x20,5 / İnceleme / 118 sayfa 12,5x19,5 / Öykü / 80 sayfa 12,5x19,5 / Öykü / 142 sayfa toplamı değil, binlerce yıllık bir kültürel süreklilik olarak görme cesaretindeydi. Bu süreklilik taşlarda ve antik kentlerde kalmadı. Homeros’un ozanlık geleneği Yunus Emre’de, Pir Sultan Abdal’da ve Karacaoğlan’da yaşamaya devam etti. Diller, Necati Cumalı dinler ve devletler değişti. Fakat insanın aşkı, acıyı, adaleti ve özgürlüğü sözle kitaplar ı... anlatma geleneği bu coğrafyada sürdü. Homeros’u Hollywood’dan öğrenmek Bugün aynı sorunla karşı karşıyayız. Antik kentlerimizi çoğu zaman turistik dekor olarak görüyoruz. Homeros eğitim sisteminde birkaç sayfaya sıkışıyor. Klasik filoloji, arkeoloji ve Anadolu’nun felsefe tarihi hak ettiği ilgiyi göremiyor. Sonra da Homeros’u yeniden tanımak için Hollywood’u bekliyoruz. Oysa mesele Nolan’ın filmi değil. Mesele, kendi coğrafyamızın en büyük ozanlarından birini başkalarının bize yeniden hatırlatmak zorunda kalmasıdır. Mavi Anadolucular Batı’ya kendimizi beğendirmek için değil, kendi evimizin değerini anlamamız için yola çıktılar. Onların derdi “Biz de sizin kadar eskiyiz” demek değildi. Asıl mesele, “Bu toprakların ürettiği hiçbir şeyi kendimize yabancı saymayacağız” diyebilmekti. Hollywood Homeros’u yeniden dünyaya hatırlatıyor. Bizim yapmamız gereken ise onu kendi belleğimizin merkezine yeniden yerleştirmek. Çünkü Homeros’un Anadolu’ya dönmesine gerek yok. O zaten buradaydı. Asıl mesele, Anadolu’nun kendi belleğine yeniden dönmesidir. slan
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear