01 Mayıs 2026 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 27 NİSAN 2026 PAZARTESİ 2 olaylar ve görüşler KENTLER SUSKUN Aykurt Nuhoğlu desteklenmediği sürece etkisizleşme riski taşımaktadır. iyaset, hızlı düşünmeyi ve doğru kararları zamanında alabilmeyi Kentleri savunmak Çoklu krizler Sgerektirir. Çünkü siyaset, Dolgu alanlarında yapılan ilk özünde bir sorun çözme sanatıdır. yapıların çoğu zaman cami olması dönemi Eğer siyaset sürekli bunalım ve da tesadüf değildir. Milyonlarca smanlıcı, ümmetçi hayalciler, yine çatışma ortamlarını yönetmeye metrekare kamu arazisi farklı yeniden emperyalist çıkarların sıkışmışsa burada bir tıkanma amaçlarla el değiştirirken halkın Oönlerine attığı kırıntılarla meşgul. var demektir. Bu durumda doğru gerçek gereksinimleri çoğu kez Ne diyor dış sesleri: “Bu bölge için iyi kararlar ya hiç alınamamakta ya da göz ardı edilmektedir. Buna karşın olan monarşiden yana, güçlü liderlik gecikilmektedir. rejimleridir. Demokrasi mi, aman sakın, dolgu alanlar söz konusu olduğunda, biz sizi biliriz, size demokrasi elbise Bugün yaşadığımız çağın en derin bir anda “kamusal gereksinimler” ölçüsü tutmaz, geçiniz!...” sorunlarından biri yalnızlıktır. anımsanmaktadır. Monarşiye, otokrasiye şapka çıkaran Milyonlarca insanın bir arada Bu durum, dinin bu çıkarcı çıkışlar şaşırtıcı mı derseniz, yaşadığı kentlerde bu denli yoğun siyasallaştırılmasıyla doğrudan pek değil. Sadece dış ses artık daha Ancak daha sonra alınan kararlarla bir yalnızlığın ortaya çıkması ilişkilidir. İbadet özgürlüğü açık, net bir tonda, el yükselterek yeniden gündeme taşındı ve süreç tesadüf değildir. Bu durum yalnızca karşıdevrimcilere selam yolluyor. Oysa üzerinden kurulan tartışmalar, daha ilerletildi. Dikkat çekici olan, İBB biliyoruz ki Ortadoğu’nun karanlık bireysel değil; aynı zamanda siyasal büyük ve yapısal sorunların üzerini şiddet döngüsünün, emperyalistlerin yönetiminin iktidardan muhalefete ve toplumsal bir sorunu gösterir. örtmektedir. Aynı zamanda kamu böl-parçala stratejisinin önünü kesen, İstanbul’un dolgu alanlarla geçmesine karşın muhalefetin de Çünkü kentlerde yaşayan insanlar arazilerinin nasıl kullanıldığına demokratik, laik, hukuk devleti ilkesi, tanışması, Bedrettin Dalan dönemine yerel yönetimde benzer bir tutum giderek karar alma süreçlerinden ilişkin süregelen sessizlik de bu ulus bilincidir. Katılımcı demokrasi ve uzanır. Sahil yolları büyük ölçüde sergilemesi ve mahkemenin iptal dışlanmakta, kentle kurdukları bağ tabloyu tamamlamaktadır. sandık özgürlüğü, tek kuvvetin millet dolgu alanlar üzerine yapılmıştır. kararına karşı istinaf yoluna giderek olduğunun da temel ilkelerindendir. zayıflamaktadır. Bugün kentler suskundur. Sonraki yönetimler de “park” ve İşgalcilerin vatan toprağından 35 bin metrekarelik inşaatın sürmesi Moda sahilinde dolgu alan Çünkü onları savunması gereken “kamusal alan” gerektiğini öne sökülüp atılmasıyla 1923’te kurulan, yönünde bir tutum almasıdır. üzerine yapılmak istenen 35 bin mekanizmalar zayıflamış; kentler, Atatürk devrimleriyle Aydınlanma yolu sürerek bu politikayı sürdürmüştür. Burada asıl sorun, bir caminin metrekarelik cami projesinin yeniden o kentlerde yaşayan milyonlarla izindeki Cumhuriyete alerjisi olanların Ancak bu süreçte doğanın dengesi yapılıp yapılmaması değildir. Asıl gündeme gelmesi de bu bağlamda birlikte yalnız bırakılmıştır. Sermaye, bulabildikleri her ara boşluktan sızma bozulmuş, kent giderek betona teslim sorun, kentte yaşayan insanların değerlendirilmelidir. Tartışma, siyaseti belirleyen başlıca güç olmuş; çabası yeni değil. Bunun için bir edilmiştir. söz hakkının giderek ortadan kez daha demokrasiden uzaklaşan, “Gereksinim var mı yok mu” kamusal alan giderek daralmıştır. Dolgu alanlara yönelik karşı popülizmle süslü her türlü eğilime karşı kalkmasıdır. eksenine sıkıştırılmaktadır. Oysa Moda’daki cami tartışması çıkışlar yıllarca dile getirildi. Kent partiler üstü bir yaklaşımla, toplumun Yönetimler halktan uzaklaşmakta, sorun bundan çok daha derindir. artık bir yapı sorunu olmaktan tüm bileşenleriyle kırmızı kart göstermek savunucuları, meslek odaları ve karar alma süreçleri dar bir çıkmış; tarafların kendi siyasal ülkemizin güçlü şekilde yarınlara eylemciler bu alanların ekolojik Kamusal alan ve betondan çevrenin denetimine girmektedir. hedeflerini öne çıkardığı bir zemine taşınması açısından kritik önemde. ve kamusal değerine dikkat Daha çarpıcı olan ise muhalefetin kentler dönüşmüştür. Bu nedenle tartışmanın çekti. Buna karşın dolguların bile zaman zaman iktidara yakın Atina-Paris ittifakı Ekonomik bunalımın derinleştiği, özü, caminin yapılıp yapılmaması yapılması sürdürüldü; kent, biçimde konumlanabilmesidir. Bu Dış seslerin çoğalması en çok da dünyanın savaşlarla sarsıldığı ve değil; kentin nasıl ve kimler adım adım sermayenin ve rantın küresel krizlerin derinleştiği zamanlarda durum, kentlilerin siyasete olan muhalefet yönetimindeki belediyelere tarafından yönetildiği sorusudur. ortaya çıkar. Siyasi, ekonomik, alanına dönüştü. Gerekçe ise çoğu güvenini zayıflatmakta, onları yönelik baskıların arttığı bir Ortada örgütlü bir sistem, buna toplumsal çoklu kriz başlıklarının zaman “yeşil alan ve yeni yollara kamusal alandan geri çekilmeye dönemde; 20 bin kişi kapasiteli bir karşılık ise yalnızlaştırılmış çözümsüz kaldığı günümüz tablosunda gereksinim” olarak sunuldu. zorlamaktadır. cami ve altında devasa bir otopark milyonlar vardır. Bu yüzden sorunu uluslararası hukukun geldiği nokta kaygı Sonuç olarak halk alandan verici. ABD-İsrail’in İran’a saldırılarıyla projesinin gündeme getirilmesi dar bir çerçevede ele almak yerine, Cami projesine bakış patlak veren gerilimde diplomasi çekilirken geride yalnızca sınırlı dikkat çekicidir. Bu gerçek bir ibadet kentin neden ve nasıl sahipsiz masası bir kurulup bir yıkılıyor. ABD’nin Moda’daki cami projesi de bu sayıda eylemci kalmakta; onlar gereksiniminin sonucu mudur, yoksa bırakıldığını konuşmak zorundayız. koşulsuz desteklediği İsrail’in, ateşkes sürecin bir parçasıdır. 2018 yılında da kenti savunma mücadelesini din üzerinden yeni bir tartışma alanı Çünkü konu bir yapı değil, bir dediği anda bile, aralarında gazetecilerin ruhsatlandırılan proje, açılan sürdürmeye çalışmaktadır. Ancak bu açılarak asıl sorunların üzeri mi anlayıştır. Ve bu anlayış, kente değil, de olduğu siviller Lübnan’da, Filistin’de davalar sonucunda iptal edildi. mücadele, geniş toplumsal katılımla örtülmektedir? yaşamını yitiriyor. II. Dünya Savaşı ranta odaklanmaktadır. sonrasının geleneksel Batı ittifakı çatırdıyor. Kimileri ABD-Avrupa hattının tartışmalarla süren ilişkiden artık boşanmaya doğru ilerlediği yorumunu yapıyor. NATO bu gelişmelerin tam ortasında bir çekişme sahasına dönüyor. Her aktör yeni ittifaklarla 36 saat süren Çanakkale röportajı savunma şemsiyesine dahil olma peşinde. Eskisi can çekişirken yerine röportaj türüyle tanıştırmış hem de üzere hazır olmasını, komutanlarının tümen birlikleriyle Arıburnu’ndaki İlker BAşBuğ gelecek küresel sistemin nasıl olacağına Türk kamuoyunu Mustafa Kemal da emrimi almak üzere yanıma düşmana taarruza devam edeceğimi ilişkin bilinmezlik kuyusu derinleşiyor. Aralık 1915 günü Çanakkale’den ile tanıştırmıştır. Bu bir ilktir. gelmelerini bildirdim. Altı maddelik arz ettim. Kolordu komutanı Gelişmeler Türkiye açısından da 10ayrılan A lbay Mustafa Kemal, Çanakkale’de sürdürülen mücadelenin bir emir not ettirdim. Üçüncü Kolordu kabul etti. 77. Alayı ve 27. Alay’ı da zorlu başlıkları içeriyor. Çevremizi 1916’da tuğgeneraliğe terfi etti. 1917 basında hak ettiği ilgiyi görmediğini Komutanlığı’na telefonla arz edilmek muharebeye soktum.” saran denizlerdeki gerilim dikkat çekici. yılı başlarında ordu komutanlığına düşünen Ruşen Eşref, bu röportajda üzere bir rapor yazdırdım. Karadeniz’de Rusya’yı çevrelemek vekalet etmeye başladığında Doğru kaynaktan okumak kamuoyunda bir bilinç oluşturmayı Daha sonra basit bir tertiple isteyenler, Akdeniz’de etkinliğini artırma kendisinden, Genel Karargâh Harp hedeflemiştir. Bigalıderesi boyunca giden yol peşine düşenler vites yükseltiyor. Son Her ne kadar Harbiye Nezareti, Tarihi Şubesi tarafından Arıburnu olarak Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’la üzerinde alayı bizzat yürüyüşe “Harp Mecmuası”nın kapağına birlikte yanlarına Fransa’yı alarak güç ve Anafartalar’daki harekât ve ‘Kazandığınız an’ geçirerek Kocaçimen tepesine “Çanakkale Kahramanı” olarak Miralay gösterisine girişmeleri geçen haftanın muharebelere ilişkin anı ve görüşlerini yöneldik. Röportajda Mustafa Kemal şöyle Mustafa Kemal’in resminin basılmasını gündem başlıklarındandı. Aslında Paris- içeren ayrıntılı bir rapor hazırlaması Yaya olarak Conkbayırı’na vardık. diyordu: önlemiş ise de Mustafa Kemal, Atina hattındaki yakınlaşma yeni değil. istenmiş; Mustafa Kemal, raporun Düşman 261 rakımlı tepeye gelmiş. “On iki Nisan (25 Nisan) sabahı idi ki Çanakkale Savaşları’nın yükselen “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” önsözünde “Harp Tarihi Şubesi’nin Şimdi vaziyeti düşünün: Ben Arıburnu’nda bir olay cereyan etmekte yıldızıdır. tadında anlaşmaları geçen yıllardan yazmaya başladığı kitabın yazılmasını kuvvetlerimi bırakmışım… Düşman da olduğu, işitilen gemi toplarının İngiliz yazar Alan Moorehead, mevcut. Akdeniz’e yönelik bu adımlar ertelememek için yanımda bulunan bu tepeye gelmiş. Demek ki düşman sesinden anlaşılmıştı… Gelibolu kitabında daha sonra şunları kuşkusuz Türkiye ve KKTC açısından hatıra defterlerimden düzenlediğim bana benim askerlerimden daha yakın! Bütün 19. Tümen birliklerinin hareket yazacaktı: kritik önemde. Hatırlamakta fayda var, bölümleri göndermekle yetinme Bu esnada 9. Tümen’e ait gözetleme hazırlık derecesi artırıldı. Bir taraftan “O genç ve dahi Türk şefinin Fransa AB’nin tek nükleer gücü. Fransa mecburiyetinden kendimi ile görevli bazı askerlerin kaçtığını Maydos Mıntıka Komutanlığı’ndan (Mustafa Kemal) o esnada orada Cumhurbaşkanı Macron’un ABD’den kurtaramadım” demişti. gördüm. bilgi almaya, diğer taraftan da ya bulunması, müttefikler bakımından bağımsız oluşturulacak bir Avrupa Mustafa Kemal, 15 Temmuz 1917’de O zaman artık bunu bilmiyorum, bir savunma ittifakında öncü rol peşinde kolordunun veya ordunun emrini… Bu talihin en acı darbelerinden biridir.” Halep’teki 7. Ordu Komutanlığı’na olduğu da sır değil. Tıpkı ülkesinin silah mantıki muhakeme midir, yoksa bir sırada 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa Ancak, elbette Çanakkale’de zaferi sanayisinin satış çarklarını döndürme atandı. Bağlı olduğu Yıldırım Ordu içgüdü müdür, bilemiyorum, kaçan bu Hazretleriyle Gelibolu’dan telefonla Türk Ordusu kazanmıştır. Bu zaferin hedefi gibi. Grup Komutanı Mareşal Falkenhayn efrada düşmandan kaçılmaz dedim görüşülmüştür. Esat Paşa da durum kazanılmasında, Balkan Savaşı Diğer yandan Ankara-Londra hattında ile anlaşamayan M. Kemal, 7 Ekim’de ve bağırarak süngü taktırdım. Yere hakkında açık bilgi edinilemediğini hezimeti sonrasında Türk ordusunu stratejik işbirliği niyeti geçen haftanın ordu komutanlığından istifa ederek yatırdım. Bu askerler süngü takıp yere söyledi. Sabah saat altı buçuktu. 9. yeniden yapılandıran Harbiye Nazırı dikkat çeken gelişmelerindendi. ayrıldı ve İstanbul’a geldi. 15 Mart 1918 yatınca düşman askerleri de yere yattı. Tümen Komutanı Halil Sami Bey’in Enver Paşa’nın; Kolordu Komutanı İngiltere, Kıbrıs’ta garantör ülkelerden. akşamı verilen bir yemekte birçok Kazandığımız bu andır. Daha sonra 57. raporundan düşmanın Arıburnu Esat Paşa’nın, Çanakkale Müstahkem Ukrayna konusunda ise Rusya ve gazete ve dergide edebi ve siyasi yazılar Alay’ı muharebeye soktum. sırtlarına çıktığı anlaşılıyor ve buna Mevkisi Komutanı Cevat Çobanlı Batı hattında çekişme dinmiyor, savaş yazan Ruşen Eşref ile tanıştı. Öğleden sonra saat bir civarında karşı benden bir taburun bu düşmana Paşa’nın; 57. Alay Komutanı Binbaşı “alışılmış, süreklilik” çıkmazında. İran’da Mustafa Kemal, Ruşen Eşref’i Maltepe’ye yaklaştığım sırada bazı karşı gönderilmesi isteniyordu. Gerek Hüseyin Avni (Arıburun), 27. Alay Hürmüz krizinin de bu şekilde zamana 24 Mart 1918 günü Beşiktaş- seslerin benim ismimi çağırdığını bu rapordan gerek Maltepe’de icra Komutanı Yarbay Mehmet Şevki ve yayılma riskine işaret ediliyor. İnsani Akaretler’deki evine davet etti. O gün işittim. Seslerin geldiği tarafa krizlerin ağırlaşması, enerji piyasasında ettiğim gözetlemeden bende oluşan daha isimsiz nice kahramanın rolü başlayan Çanakkale röportajı, her yaklaştım. Kolordu Komutanı Esat fiyatların yukarı eğrisi kaygıların kanaat, öteden beri düşündüğüm gibi, vardır. biri 12 saatten az olmamak kaydı ile merkezinde. Paşa ve maiyeti… düşmanın Kabaktepe civarında önemli Son sözüm Çanakkale Savaşları’nı Çoklu krizler döneminin ortasında üç gün devam etti. Röportaj 1918’de Bir rapora göre Kumtepe’ye de kuvvetle karaya çıkmaya teşebbüsü, öğrenmek isteyenlere: Türkiye, NATO’nun kapsamlı Yeni Mecmua’nın “Çanakkale Nüsha-i düşmanın çıktığı söyleniyor. Kumtepe demek ki vuku buluyordu. Bu işin Tarihi gerçekleri mümkün olduğunca zirvesine ev sahipliğine hazırlanıyor. Fevkalâde”sinde yer aldı. 1930’da da Kilitbahir’de çok önemli bir nokta. Bu içinden bir taburla çıkmak mümkün birinci kaynaklarından okuyarak “Çekişme sahasında çekiştirilmeye “Anafartalar Komutanı Mustafa Kemal durumda Arıburnu’nda muharebeye olmayacağını, herhalde evvelce öğrenmeye çalışınız. Çanakkale olanak vermeden sağlam şekilde yol ile Mülakat” adıyla basıldı. girmiş birliklerle taarruza devam tahmin ettiğim gibi, bütün tümenimle Savaşları için elimizde inanılmaz iki almak, ama nasıl” sorusunun yanıtı “Atatürk’ün Anafartalar etmek, geri kalan tümen birlikleri ile de düşmana müdahale etmekten adet birinci el kaynak var: geleceğin anahtarı. Bunun için de Muharebesi’ne Ait Hatıraları” 1943‘te, Kumtepe’ye yetişmem gerekir. Bu her kaçınmanın mümkün olmadığını “Atatürk’ün Arıburnu ve Anafartalar demokratik ilkelerden sapmamak, “Arıburnu Muharebesi Raporu” ise şeyi değiştirebilir. Ancak, Kumtepe’ye takdir ediyordum. Artık hiç bir şeyi Muharebelerine Ait Hatıraları ve kutuplaştıranlardan olmamak gerektiğini 1968’de yayımlandı. düşman birliklerinin çıktığı haberinin beklemeden Bigalıköyü’nde bulunan Raporu” ile Ruşen Eşref’in “Anafartalar duymayanın kalmaması gerekiyor. Ruşen Eşref (Ünaydın) bu doğru olmadığını anlıyoruz. Esat Paşa Birinci Piyade Alayı (57. Alay) ile bir dağ Kahramanı Mustafa Kemal ile mülakatı ile Türk edebiyatını hem bu durumda kararımı sordu. Bütün bataryasını derhal harekete geçmek Mülakat” isimli eseri. Ordnaryüs Profesör Sadr Dplomas tarhçs Doç. Dr. Türkye, özellkle son 20 yıllık Maksud Arsal’ın, Tanzmat’ın Hüner Tuncer, Osmanlı’nın son dönemde, hızla şçleşen br yüzüncü yılı nedenyle 1939 dönemnde Avrupa devletleryle toplum yapısına sahptr. yılında kaleme aldığı bu eser, olan lşklern rdelyor, Türkye’dek toplumsal ve laklkten kopan devlet Balkanlar coğrafyasının elden syasal gelşmeler yönetmlernn başına nelern çıkışını özetlyor ve o dönemde kavrayablmek ve geleceğn çok açık şeklde yapılmış olan yanlışlıkları gözler etkleyeblmek çn Türkye şç ortaya koyuyor, laklğe hava gb, önüne seryor. sınıfını tanıyablmek, su gb gereksnmemz olduğunu anlayablmek, davranışlarını tarhsel gerçeklerle kanıtlıyor ve analz edeblmek gerekr. geleceğe ışık tutuyor. 13,5x20,5 / 118 Sayfa / İnceleme 13,5x20,5 / 200 Sayfa / İnceleme 13,5x20,5 / 303 Sayfa / İnceleme
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear