26 Mart 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 9 MART 2026 PAZARTESİ 2 olaylar ve görüşler unsurlarıyla destek sağlanacağını belirtti. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un nükleer cephaneliği Cinsiyetçi düzen genişletme planının ardından Yunanistan’ın da aralarında olduğu 8 AB ülkesinin Paris’in M. JÜLİDE KIZILTEPE Evde, işyerinde, kamusal alanda akademik literatürde “kurumsal “nükleer şemsiyesi” altına gireceği ve özellikle siyasette ortaya çıkan psikolojik şiddet” olarak İSTANBUL YAŞAM DERNEĞİ BAŞKANI haberleri gündeme düştü. psikolojik, ekonomik ve sembolik tanımlanan kategoriye açık Ateşin Akdeniz Son dönemde ABD’nin adına yönelik şiddet, Yunanistan’da NATO gerekçeli şiddet biçimleri, toplumsal biçimde uymaktadır. Suda’da başta olmak üzere yalnızca bireysel cinsiyet eşitsizliğini pekiştiren yansıması Toplumsal mücadele askeri üs hamleleri, Atina’nın Ege Kpatolojilerin değil, esasen bir kontrol mekanizması olarak adalarının silahsızlandırılması toplumsal, kültürel ve kurumsal Şiddete hedef olan kadınların işlemektedir. Bu noktada BD-İsrail ile İran arasındaki anlaşmalarına uymaması da yapıların ürettiği ve yeniden durumu görmezden gelindiğinde sorun bireysel davranışın ateş çemberi genişliyor. düşünüldüğünde gerilimin ürettiği çok katmanlı bir sorun. veya gerekli koruyucu ötesine geçmekte; norm üreten AKörfez’in son yıllarda Akdeniz’de etkinlik mücadelesine Tarihsel olarak kadınların mekanizmalar işletilmediğinde, kurumların sessizliği, edilginliği küresel çapta yatırımcılar için yansıma olasılığı dışlanamaz. yürüttüğü barışçıl toplumsal kurumsal yapılar ve toplumsal çekim merkezi haline gelen zengin ve kimi zaman açık ya da örtük Gelişmeler kuşkusuz Ankara’nın Sünni monarşilerinde alarm zilleri hareketlere karşın, günümüzde aktörler yalnızca pasif bir izleyici onayı, şiddeti süreklileştiren bir da gündeminde. MSB kaynakları çalıyor. kadınların kendilerini ifade değil, sürecin aktif bir parçası döngü yaratmaktadır. gerekirse KKTC’ye F-16 savaş Bu ülkelerde yaşayan, çalışan edebilmek için dahi aşırı çaba haline gelmektedir. Bu anlamda, uçaklarının konuşlanabileceğini Kendi yetersizliklerini, yabancıların bir kısmı ülkelerine harcamak zorunda bırakılması; şiddeti uygulayan kadar, şiddetin söyledi. Ancak donanma ve toplumsal uyumsuzluklarını geri dönerken savaşın uzaması enerji sondaj gemileri olarak gördükleri şiddetin, ayrımcılığın ve oluşmasına zemin hazırlayan, veya güç arayışlarını kadınlar halinde tümden bölgeden çıkış Akdeniz’deki etkinlik durumumuz dışlamanın yapısal niteliğini açıkça sürmesine göz yuman veya üzerinde “sözde” baskı kurarak için şartları yokluyor. BAE’nin konusunda tartışmalar ortaya koymaktadır. Bu durum, engelleme olanağı olmasına gidermeye çalışan bireylerin parıltılı Dubai’sinin, Riyad’ın gündemdeki yerini koruyor. toplumsal cinsiyet rejiminin eşitliği karşın harekete geçmeyen kişi varlığı ise patriyarkal (erkek uluslararası yatırım için çaba Akdeniz’in güzel adası Kıbrıs’ı sağlayamadığı gibi, kadınların ve kurumlar da sorumluluk erkil) düzenin bireysel düzeydeki gösterdiği Neptün projesinin ateşten uzak tutmak, barış varoluşunu sürekli bir mücadeleye taşımaktadır. Bu sorumluluk göz geleceği de gelişmelerin seyrine yansımalarından yalnızca biri. ve istikrarı korumak önemli. bağlı gibi... dönüştürdüğünü göstermektedir. ardı edilmemeli; şiddetle mücadele Bu bireysel davranış biçimleri, KKTC’nin haklarının, güvenliğinin Trump cephesinin İsrail’le Ekonomik bağımsızlık, politikalarının yalnızca söylem aslında daha büyük bir yapısal korunması da aynı şekilde hayati. birlikte başlattığı savaşın ABD kadınların şiddetten korunmasında düzeyinde kalması eleştirel bir sorunun göstergesidir: Kadının Soru; AB’nin ve giderek ABD açısından orta ve uzun vadeli temel bir belirleyici olmasına ile daha fazla gerilim yaşayan toplumsal konumunun hâlen perspektifle sorgulanmalıdır. planlarına yönelik sorular ise çok. İngiltere’nin nasıl adımlar atacağı. karşın, Türkiye’de işgücüne katılım Kadına yönelik şiddetin ikincilleştirildiği, başarısının Yorumların çoğu sıkça birbiriyle Ya da aynı şekilde üyesi GKRY’ye oranının yüzde 36.3 gibi düşük ortadan kaldırılabilmesi için şüpheyle karşılandığı ve çelişen açıklamalarıyla gündem kalkan olan AB ile nasıl bir bir seviyede kalması, kadınların güncel zamandaki toplumsal görünürlüğünün çoğu zaman tehdit olan Trump’ın, savaşa girdiği denge bulunabileceği? Haliyle ekonomik özgürlükten sistematik cinsiyet rejiminin köklü olarak algılandığı bir toplumsal hızdaki gibi bir çıkış planının Akdeniz’de etkinlik alanını sadece biçimde mahrum bırakıldığını biçimde dönüştürülmesi, düzenin varlığı. olmadığında birleşiyor. ABD’nin ABD ve İngiliz merkezli küresel göstermekte. Avrupa ülkeleri ile kurumların hesap verebilir Ortadoğu’yu saracak bir savaşın Kadınların iş yaşamında, enerji şirketleriyle anlaşmalara karşılaştırıldığında ortaya çıkan pimini çekerek bölgede büyük bir hale getirilmesi ve toplumsal sosyal yaşamda ve özellikle imza atarak sağlanabileceği yıkıma gidildiği ve her geçen gün bu uçurum, yapısal bir ihmalin ve farkındalığın sürekli biçimde siyasette karşılaştığı engeller, düşüncesi fazla iyimserlik içeriyor daha fazla sivil kaybının yaşandığı cinsiyet temelli politik yetersizliğin yalnıza fırsat eşitsizliğinin değil; desteklenmesi gerekmekte. gibi. görülüyor. Kritik enerji hatları ve sonucudur. Ekonomik güçlenme İsrail, Lübnan’ın güneyinden kurumsal seviyede içselleştirilmiş Kadın mücadelesi, bireysel bir temiz su kaynaklarının da hedef sağlanmadan kadına yönelik işgalini genişletme, Trumpizmle cinsiyetçiliğin göstergesidir. hak arayışı değil; toplumsal olmasıyla bölgesel çapta insani kanlı eylemlerle Gazze sahillerine şiddetin azaltılacağına ilişkin Kadınların siyasi temsiliyeti yapının dönüştürülmesine krizin ağırlaşma olasılığı kaygı uzanıp Filistinlilerin ülkelerini beklentiler, bilimsel verilerle talep ettiğinde ötekileştirilmeleri, yönelik bir varoluş mücadelesi yaratıyor. ellerinden alma peşindeyken yeni çelişmekte. görev verilmemesi, liyakatlerinin olarak değerlendirilmelidir. Bu oldubitti senaryolarını dışlamamak sorgulanması ve bunun nedenle kadınların mücadelesinin Askeri konuşlanma gerek. Şiddet döngüsü desteklenmesi, yalnızca “yetersiz”, “aday yoktu ki” artıyor kadınların değil, toplumsal Şiddetin yalnızca fiziksel şeklinde indirgemeci söylemlerle Savaşın bir de Akdeniz boyutu Silivri’de adalet çağrısı biçimleri değil, görünmez ve meşrulaştırılmaya çalışılması, adaletin ve demokratik bir var ki Türkiye açısından Irak ve Ülke tarihinin tartışmalı yargı kurumsallaşmış biçimleri de modern kurumların halen düzenin sürdürülebilirliği Suriye’deki gelişmelerle birlikte süreçlerinden birine daha tanık kadınların yaşamını kuşatıyor ataerkil önkabullerle işlediğini için zorunlu bir gereklilik oldukça dikkatli olunması gereken oluyoruz. CHP’nin seçilmiş bir tabloyu ortaya koyuyor. özellikle de bizim coğrafyada. kanıtlamaktadır. Bu tür söylemler, oluşturmaktadır. İBB başkanı ve cumhurbaşkanı Özellikle de Kıbrıs konusunda. adayı İmamoğlu’nun aralarında Lübnan Hizbullah’ı veya İran olduğu 106’sı tutuklu 402 sanıklı bağlantılı başka gruplardan davanın ilk duruşması bugün Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssüne Silivri’de başlıyor. İktidarın, yerel İHA’lı saldırı girişimi haberlerinin seçimlerden birinci çıkan CHP’ye Acının nesnesi değil, hayatın öznesi ardından Avrupa Birliği (AB), yönelik baskısının gölgesinde, ABD’nin tek taraflı politikalarına soru işaretleri barındıran gizli tanık bu kadınlar sessizdir belki ama si- yasında kadın, koşulların biçimlendirdiği ama o Banu ToZLuyurT karşı gösteremediği ortak ifadeleri arasında İBB’ye yönelik lik değildir. Yoksuldurlar ama edil- koşullarla pazarlık edebilen bir varlıktır. YAzAR savunma duruşunu bir anda mali soruşturma kapsamında gen değildirler. Güllü’yü güçlü kılan şey, sürekli itiraz eden, ispata girişmiş halde. Geçen hafta hazırlanan yaklaşık 4 bin sayfalık ün 8 Mart Dünya Emekçi Ka- Orhan Kemal, kadın karakterleri- yüksek sesle direnen bir kadın olması değil- aralarında AB’nin tek nükleer iddianamenin okunmasıyla D dınlar Günü’ydü. Bu gün yal- ni çoğu zaman “acı çeken” figürler dir. Tam tersine; bazen susmasıdır, bazen he- gücü olan Fransa da olmak üzere başlayacak duruşmalar bağımsız nızca eşitlik taleplerinin yüksek olarak kurar ancak onları asla acıya sap yapmasıdır, bazen yanlış yapmasıdır. O, Hollanda, İtalya, İspanya bölgeye yargının sınavlarından biri olacak. sesle dile getirildiği bir tarih değil- mahkûm etmez. Çünkü onun edebi- “ezilen ama susmayan” kolaycı kalıbın dışında- askeri gemilerini yollama kararını Siyasi etkilerden uzak, tutuksuz dir. Aynı zamanda kadın emeği- yatında acı, bir son değil; bir eşiktir. dır. Yaşamda kalmayı başaran bir kadındır. Or- duyurdu. Kıbrıs’ın garantörlerinden yargılama çağrılarıyla birlikte, nin görünmez kılınan yüzünü, ka- Bu eşikten geçen kadın ya kırılır ya han Kemal’in ahlaki tutumu da tam burada be- ve bölgede askeri konuşlanması demokrasinin olmazsa olmazı dınların yaşamda kalma stratejile- da dönüşür. Ve Orhan Kemal nere- lirginleşir: Kadını yargılamaz; onu bu tercihlere olan İngiltere ile Yunanistan da güçler ayrılığı ilkesinin terazisinin rini, suskunlukla direnme arasın- deyse her zaman dönüşüm ihtima- zorlayan düzeni ifşa eder. Güllü’nün erkekler- adanın güvenliği için deniz ve hava durumu görülecek. daki ince çizgiyi yeniden düşünme lini açık bırakır. le, mülkiyetle ve iktidarla kurduğu ilişki bireysel günüdür. Bu yüzden, bugün ede- bir ahlak sorunu değil; sınıfsal bir yaşamda kal- biyata bakmak, özellikle de Orhan Bilinç kazanma öyküsü ma stratejisi olarak anlatılır. Kemal’i yeniden okumak bir tercih Bu dönüşümün en çarpıcı örnek- Bu yaklaşım, Orhan Kemal’in kadınlara bakı- değil, neredeyse bir zorunluluktur. lerinden biri, Hanımın Çiftliği’nin şındaki temel ilkedir. Onun kadınları “iyi” ya da Orhan Kemal, Türk edebiyatın- Güllü’südür. Güllü, yoksulluk, er- “kötü” değildir; yaşamda kalanlardır. Bu neden- da kadını ne idealleştirir ne de acı- kek şiddeti ve sınıfsal baskı için- le Orhan Kemal edebiyatı, bugünün kadın mü- nın nesnesi haline getirir. Onun de büyür. Yaşam onu erken yaş- cadelesiyle hâlâ güçlü bir bağ kurar. Çünkü bu- kadınları süslenmiş acı kahraman- ta sertleştirir. Ancak Güllü’nün öy- gün de kadınlar yalnızca direnerek değil; akıl- ları değildir; yaşamın yükünü ta- küsü bir “masumiyet kaybı” anla- larıyla, sezgileriyle, zaman zaman susarak, za- şıyan, emeğiyle ayakta duran, ço- tısı değildir; bir bilinç kazanma öy- man zaman pazarlık ederek yaşamda kalıyorlar. ğu zaman kimsenin fark etmedi- küsüdür. Roman ilerledikçe Gül- ği ama yaşamı fiilen döndüren ger - lü, kaderin pasif nesnesi olmak- ‘Kızların kaderi’ni reddediş… çek insanlardır. Fabrikada çalışan, tan çıkar; yaşamın öznesine dönü- Bu çizgiyi Bir Filiz Vardı’nın Filiz’inde başka tarlada çalışan, evin içinde bitme- şür. Bu dönüşüm Orhan Kemal için bir biçimde görürüz. Filiz, aydınlık gerçekçiliğin yen bir emek döngüsüne sıkışan tesadüf değildir. Çünkü onun dün- simgesidir. Zeki, inatçı ve dimdik duran bu genç kız, yalnızca erkek şiddetine ve ahlaki ikiyüzlü- lüğe karşı değil; susmayı erdem sayan, çıkarları uğruna kabullenen anlayışa da öfkelidir. “Kar - da yürüyüp izini belli etmeme”nin fazilet olarak sunulmasına itiraz eder. Filiz, “kızların kaderi” diye dayatılanlara razı olmayan asi bir filizdir; söyleşileri... kırılmayan, bükülmeyen bir daldır. Gurbet Kuşları’nın Ayşe’si ise direncin başka bir yüzünü temsil eder. Yoksulluğun ve yıkımın tam ortasında umudu ayakta tutan YENİ KÜRESEL kadındır. Gecekonduları yıkıldığında, kocasını omzundan tutup ayağa kaldırır ve Orhan Kemal edebiyatının en sade ama en güçlü DİNAMİKLER cümlelerinden birini kurar: “Kalk lan, kalk. Gene yaparık, yenisini yaparık.” Bu söz, yalnızca bir evin değil; yaşamın, onurun ve emeğin yeniden kurulabileceğine PROF. DR. FARUK YALVAÇ ilişikin sarsılmaz bir inançtır. ATILIM ÜNİVERSİTESİ Sorun iktidarda mı? ULUSLURARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ Orhan Kemal, Tersine Dünya’da ise ÖĞRETİM ÜYESİ kadınlık ve erkeklik hallerini bilinçli olarak yer değiştirerek tahakkümün cinsiyetle değil, güçle ilgili olduğunu gösterir. Böylece okura şu soruyu sordurur: Sorun kadın ya da erkek olmak mıdır, yoksa iktidarın kendisi mi? 8 Mart’ı Orhan Kemal’le birlikte düşünmek, SERMET ATACANLI bize önemli bir şey hatırlatır: Kadın mücadelesi EMEKLİ BÜYÜKELÇİ yalnızca görünür direnişlerden ibaret değildir. Kadınlar tarih boyunca sadece direnmediler; ANKARA POLİTİKALAR MERKEZİ akıllarıyla, sezgileriyle ve çelişkileriyle var oldular. Güllü, bu çelişkilerin edebiyattaki en dürüst temsillerinden biridir. Bugün Orhan Kemal’i yeniden okumak, 11 MART 2026 ÇARŞAMBA, SAAT: 14.00 yalnızca kadınların yaşadığı eşitsizliği değil; insanın insana kurduğu her türlü tahakkümü ATILIM ÜNİVERSİTESİ İNCEK YERLEŞKESİ hatırlamaktır. Çünkü onun edebiyatında mesele, kadın ya da erkek olmak değil; insan ORHAN ZAİM TOPLANTI SALONU kalabilmektir.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear