26 Mart 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
22 MART 2026 PAZAR 8 HABER/yo Rum 1 011, Türkiye Cumhuriyeti’nin Benli, geçen ocak ayında verdiği başkenti olmaya aday... Ergenekon ve Balyoz bir demeçte, müze başkanı ve 2kumpaslarıyla gözümüzün dünyaca ünlü tarihçi Prof. Dr. Türkiye’nin Erasmus’u önünde rayından çıkartılıp makas İlber Ortaylı için “O sadece Prof. Dr. İlber Ortaylı ile çoğunu değiştirdiği hain bir yıldı. Zihinlere misafirleri ağırlamakla görevli” (şimdilik) yazamayacağım pek çok atılan sis bombalarına rağmen, girilen demişti. Merak ediyorum, anım var. Ama onu en iyi anlatan, yolun nereye varacağını tahmin müzeden sorumlu “esas kişi” zaten yine onun yetiştirdiği en etmek zor değildi. Kankam Elif Yıldız olarak lojmanına taşıtmaya entelektüel diplomatımız, emekli Harmankaya ile Fethiye’ye, birkaç kalktığı III. Selim’in tahtını büyükelçi Gürcan Türkoğlu’dur: Bombalarla ölen Paçozluk liginde günlüğüne kafa dinlemeye gittik. kapıdan sokabilseydi n’apıcaktı, “İlber Hoca kitaplarında, Mayıs ayının son günleriydi. acaba? konuşmalarında, derslerinde gençlere Telefonum çaldı, İlber çocuklar için ağıt bir liyakat Muhteremin, saraydaki 14. çok yönlü olmalarını, değişik dil ve Ortaylı kendisine çok Louis tarzı bir masaya oturup kültürlere ilgi göstermelerini tavsiye evgili okurlarım bu Şeker yakışan “rehavi” makamında bariton kahvaltı ettiği ve işlemeli eder. şampiyonu  Bayramı’nı da, ne o unuttunuz mu sesiyle “Şekerim, seni özledim. mermerde onarılmaz lekeler Benim öğrencilik sürecimde, kendisi Sbir zamanlar Ramazan Bayramı’nın Birine içimi dökmem gerekiyor, çok tonunu değiştirmeden yapan İlber oluştuğu ileri sürülüyor. III. çiçeği burnunda, dal gibi bir asistandı. adı Şeker Bayramı’ydı, çevremizde bunaldım, aklıma geldin” diyordu. Ortaylı’nın o gün söyledikleri; liyakat Selim’in tahtını da misafirleri için Birkaç meraklı öğrencisi bize, ders atılan füzeleri izleyerek geçirdik, tabii bir İlber Hoca’nın hiç eleştirmeden liginden düşürülen Türkiye’nin çekyat olarak kullanmayı düşünmüş dışında Osmanlı paleografyası (el de adalet bakanımızın evlerini, mülklerini yakınında tuttuğu iki kadından paçozluk liginde yükselişini olabilir mi? yazmalarını okuma) öğretmek için sayarak. Say say bitmiyor. Helal olsun biriydim. Öteki, can dostumuz Prof. vurguluyordu: Yeni müdür Yusuf Versailles Sarayı’nda bilet bile gönüllü olmuştu. vallahi her şeyin bir bedeli var. Dr. Özlem Kumrular’dı. Üçümüzün Benli, Üçüncü Selim’in kanepe sattırılmayacak bu zatın müzecilik Onun değerli zamanından Şimdi asıl konumuza gelelim, her buluşması, bir kahkaha ziyafeti biçimindeki eşsiz tahtını lojmanına birikimiyle elbette ki bu memlekete yaptığı özverinin, daha sonra görev hepimiz biliyoruz ki savaşlarda en olurdu. taşıtmaya kalkmış, taht kapıdan ağaç diye plastik hurma, heykel diye yaptığım dört Arap ülkesi ve İran’da çok acı çeken kadınlar ve çocuklardır. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın 2005’te sığmayınca avluda yağmur altında polyester kaşar, Seymen Ankara Arap harflerini önceden öğrenmiş Artık kimseler onların acılarını dile Topkapı Sarayı’na müdür atanması, bekletiliyordu. kedisi, Karaman koyunu anıtları olarak Arapça ve Farsçaya girişimde getirmiyor. Varsa yoksa füzeler. Keşke AKP hükümetinden umulmayacak Türkiye, 1993 konseri sonrası dikmek vaciptir ve teke zortlatması büyük yararı dokundu. genç olsaydım da savaş bölgesindeki kadar liyakate dayalı ve yerinde bir Üçüncü Selim’in tahtına oturup vals sayılmalıdır! kadınlarla, çocuklarla röportajlar yapıp Hocamızın bugün de aynı özveriyi karardı. Ancak cahil ve görgüsüz fotoğraf çektirmek isteyen Michael Resmi ve heykeli putperestlik başka biçimlerde sürdürdüğünü paylaşsaydım. Neyse ki vakti zamanında tabanın açlığından beslenen iktidar Jackson’a izin vermemişti. İlber yaptığım röportajlar var, yazdığım diye yasaklayan bir kültür geleneği, görüyorum: Tüm Türkiye’yi dolaşarak, yanlış yaptığını anlamış; 2011 Hoca, boğuk bir öfkeyle: “Yusuf Benli, hikâyeler var ve acılar hiç değişmiyor. bu yasağı deldiğinde cart renkli TV kanallarında konuşarak ülkenin Ocak ayında İlber Ortaylı’yı yetkisiz Michael Jackson’ın oturamadığı tahta Bugün sizlere on yıl önce yazdığım kart resimlerini, kitap kaplamaya bilgi düzeyini yükseltmeye, erdem başkanlık statüsüyle garaja çekerek gazete serip üstünde sucuklu yumurta bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. yarayan ebru zanaatını sanat sanıyor. ve akıl temelli bir toplumsal işlevsel müdür koltuğuna Yusuf da yedi! Ben böyle yıkıcı bir cehalet Hatırlayanlarınız çıkabilir. İzninizle: Polyester çocuk oyuncaklarının anlayış ve uzlaşıyı özendirmeye Benli’yi oturtmuştu. görmedim” diyordu. Sığınakta tam on beş çocuktular. büyüğüne heykel diyor. Üstelik, çaba gösteriyor. Bu açıdan Hızla medyaya yayılmasında En küçükleri beş yaşındaydı. Üstünde gerçek ve kalıcı bir heykeli yıkıp kendisini 16. yüzyılda Avrupa’yı Liyakat liginden paçozluk emeğim geçen skandal kırmızı bir giysi vardı. Ablası o sabah yerine “kaşar peyniri anıtı” dikecek bir uçtan bir uca gezerek kara kıvırcık saçlarını iki örgü yapıp haberin Röveşata versiyonu, ligine    kadar kendinden emin... kıtada benzer bir uzlaşı sağlamaya paçozlaştırılan Türkiye’nin özeti oldu: tepesinde toplamıştı. Onun hemen 2 Telefonun hoparlörünü açtım. Sadece kaşarın mı heykelini çalışan Erasmus’a benzetiyorum...” yanında Reşit suskun oturuyor, az dikiyor? Ne gezer. Seymen kılığına Çok sevdiği İlber Hoca’yla yakında önce laboratuvarda gerçekleşen fizik Melih Gökçek’in tanıştıracağım Elif’le birlikte derdini bürünmüş polyester kedi Misket’le 1- Röveşata, 12 Haziran 2011. deneyini düşünüyordu. Öğretmen iki Disneyland başkenti Ankara, dünya başkenti olamasa dinlemeye başladık. En ağır eleştiriyi, 2- Türkoğlu’nun SBF’deki ucu birleştirince aynen su yolu gibi mavi hatta hakareti bile sesinin rehavi Topkapı Sarayı Müze Müdürü Yusuf bile dünyadaki tüm Disneyland’ların konuşması, 2022. ve kırmızı iki ayrı ışık yolu oluşmuştu. Dedesinin yaptığı oyunları anımsamıştı Reşit. O da yanmayan ampulleri yakar, duvarlarda bin bir renkli fırıldaklar Bir kadın, polisin gözü oluştururdu. Reşit, dedesinin bildiği Bodrum’da sekiz motoryat yanarak battı her şeyi öğrenmeye kararlıydı. Vakti önünde öldürüldü geldiğinde o da dedesinin yolunda yürüyecek, uzak dağ köylerinde, ıssız BUr SA’DA polisin “kadına şiddet” ihbarı Bo Dr Um’UN Yalıkavak mahallesi’ndeki vahalarda canları sıkılanlara bir eğlence üzerine durdurduğu hafif ticari araçtan inen marinada demirli motoryatta götürecekti. Berat İ. (30), sürücü Meryem Altaş’ı (34) belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Fatima deliler gibi korkuyordu. göğsünden vurdu. Ardından tabancasını Yangın, rüzgârın etkisiyle bitişikteki Ayaklarının titremesi geçse ellerinin polis ekiplerine doğrultan zanlı, vurularak boyları yaklaşık 20 ile 30 metre arasında titremesi başlıyordu. Bildiği tüm duaları okuyordu ama dualar bir türlü titremesini, etkisiz hale getirildi. Hastaneye kaldırılan iki değişen 7 motoryata daha sıçradı. İhbar korkusunu geçirmiyordu. Birden elini yaralıdan Meryem Altaş kurtarılamadı. üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis kalbine götürdü, derin bir soluk aldı ve Olay, önceki akşam saat 21.30 sıralarında ve sağlık ekibi sevk edildi. Karadan ansızın annesi geldi aklına. Ne zaman Osmangazi ilçesi Demirtaş Dumlupınar OSB ve denizden müdahale edilen yangın gök gürültüsünden korksa koşarak Mahallesi İstanbul Yolu Caddesi’nde meydana güçlükle kontrol altına alındı. Yangında gider annesine sarılır ve onun yumuşak geldi. Aracı durduran ekipleri, sürücü Meryem motoryatlardan yedisi batarken birinde göğsünde derin bir uykuya dalardı. Böyle Altaş, “Silah var” diyerek uyardı. Bu sırada hasar meydana geldi. l İZmİr /Cumhuriyet zamanlarda annesi en güzel şarkıları arka kapıdan çıkan Berat İ, tabancayla Meryem söyler, en güzel masalları anlatırdı. O Altaş’a ateş ederek göğsünden vurdu. Şüpheli, şarkıları, o masalları anımsamaya çalıştı, silahını polise doğrultunca bel ve bacağından sanki yanı başında annesi vardı ve Öğretmenevine çevrilen kız yurdu, Danıştay kararına karşın açılamadı vurularak etkisiz hale getirildi. Üç suç kaydı sadece Fatima’ya değil, bütün çocuklara bulunan zanlının durumu ağır. Berat İ’nin en güzel şarkısını söylüyordu. Fatima silahının ruhsatsız olduğu belirlenirken polis, korkusunun uçup gittiğini hissetti, gözlerini kapadı derin bir uykuya daldı. olayla ilgili incelemeyi sürdürüyor. l DHA Süleyman’ın gene tuvalete gitmesi Tabela var kayıt yok gerekiyordu. Sığınağa girdiklerinden beri Yangın faciası bu üçüncüydü. Durmadan çişi geliyordu kademisyen ve emekli Öğrenci Yurdu’ tabelasını astılar. yurdu olarak tabelayı asıp ama Süleyman’ın ve herkesin önünden geçip bürokrat Orhan Kalkan’ın Ancak ‘mış’ gibi bir uygulama mahkeme kararını uygulamayan, KAYSEr İ’NİN Develi ilçesinde Raziye Doğan tuvalete gidiyordu. Utanç içindeydi. AAnkara Kaleiçi’ndeki kız yapılıyor. Öğrenci kaydı hâlâ kayıt almayanlar hakkında suç ile zihinsel engelli kızı Melek Doğan’ın yaşadı- Çocukların en büyüğü oydu, en cesur, en öğrenci yurdu, öğretmenevine alınmıyor. Yalnızca bir tabela duyurusunda bulunduk. Sorumluları ğı iki katlı evde önceki akşam, iddiaya göre so- kahraman o olmalıydı ama elinde değildi dönüştürüldü. Kalkan, Milli asıldı. Mahkeme kararı yalnızca savcılık zaten tespit edecek” dedi. badan sıçrayan kıvılcım nedeniyle yangın çık- işte, tam en cesur pozunu aldığı anda RENGİN Eğitim Bakanlığı’na (MEB) ve tabela asılarak yerine getirilmez. Barınma sorununa dikkat çeken tı. Kısa sürede büyüyen alevler evi sardı. Çev- gene çişi geliveriyordu. Geçen gidişinde TEMOÇİN Ankara Valiliği’ne açtığı davayı Bizim isteğimiz buraya bir Kırıcı sözlerini şu şekilde sürdürdü: kendi yaşlarında bir kız gülerek onu redekilerin ihbarı üzerine adrese itfaiye, sağlık kazanırken Danıştay da MEB’in an önce eskiden olduğu gibi “Ciddi bir barınma sorunu var. yanındaki arkadaşına göstermişti. Tam ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangında ağır tuvaletin kapısını açarken ikisi de ona iptal kararına itirazı reddederek öğrencilerin gelmesi. Mahkeme Burada öğrenciler gelsin kalsın. yaralanan Raziye Doğan ve zihinsel engelli kızı bakıp gülmüşlerdi. Ter içinde kalmıştı verilen kararı onadı. Mahkeme kararını yerine getirmeyerek suç Bu kadar insan barınma sorunu Melek Doğan, sağlık ekiplerinin ilk müdahale- Süleyman, görmemişti ama yüzünün ve Danıştay kararına karşın yurt işliyorlar” dedi. yaşarken, kiralar bu haldeyken oranın sinin ardından hastaneye kaldırıldı. Melek Do- pancar gibi kıpkırmızı kesildiğine emindi. hâlâ açılmadı. Kalkan’ın avukatı kapalı tutulması, öğrencilerin oraya ğan, doktorların tüm çabasına karşın kurtarı- Saliha kulaklarını dikmiş soluk ‘Barınma sorunu var’ Veysel Kırıcı, Ankara Cumhuriyet alınmaması, hukuka aykırı ve suçtur. lamadı. Raziye Doğan’ın tedavisi sürerken yan- soluğa dışarıda olup biteni duymaya Başsavcılığı’na yurdun açılmamasına Bölgede yurda ihtiyaç olduğuna İki yıldır uğraşıyoruz. Kesin karar var gınla ilgili soruşturma başlatıldı. l DHA çalışıyordu. Dışarıdan gelen şimdilik ilişkin suç duyurusunda bulundu. dikkat çeken Kırıcı, “Bu verilen ortada. Orayı sadece açmışlar ama derin bir sessizlikti. “Düdük sesleri Cumhuriyet’e konuşan avukat Kırıcı, mücadele kız çocuklarının eğitim işletmiyorlar. Bu neyin inadı? Karşı duyulmadan ne olursa olsun dışarı “Binaya ‘Ramise-Orhan Kalkan Kız alabilmesi. Buraya kız öğrenci durdukları şey ne?” l İSTANBUL KISA... KISA... KISA... KISA... çıkılmayacak” denmişti. Ama o burada öylece oturmak ve beklemek l ANTALYA Manavgat’ta market sahibinin istemiyordu. Dayanamayacaktı. Hele oğlu H.K, tartıştığı müşterisi Hasan Şimşek’i saçlarının ağırlığı dayanılır gibi değildi. KİM KİME DUM DUMA BEHİÇ AK behicak@yahoo.com.tr Saliha’nın çok gür, çok uzun saçları (19) tabancayla öldürdü. Gözaltına alınan vardı. Bu saçlar o kadar gürdü ki başında H.K’nin, 3.87 promil alkollü olduğu belirlendi. toplayamazdı, hemen başı ağrımaya l BUr SA’DA bir camide yarı çıplak video başlardı. Saçlarını bu nedenle her çekerek TikTok’ta içerik üreten 17 yaşındaki zaman açık bırakırdı. Saçlarının yüzünü Emircan Y. gözaltına alındı. Emircan Y. okşamasını severdi. Ama şimdi tam ifadesinde pişman olduğunu söyledi. burada saçları çok ağır geliyordu ona, l SAmSUN’DA Yeniden Refah Partisi İl çok fazla, bir makas olsa hiç acımadan Başkanı Muzaffer Candemir’in kardeşi Adem kökünden kesip atacaktı! Bu duygudan Candemir otoparkta park halindeki aracının uzaklaşmak, saçlarını unutmak için hayal içinde ölü bulundu. kurmayı denedi. Ailecek gittikleri deniz kıyısını düşünmeye çalıştı. Önceleri l Kır KLAr ELİ Lüleburgaz’da sanayi sudan ne kadar çok korkmuştu ama sitesindeki bir demirci dükkânında sobaya sonra suyun sakin okşayışlarını hissetmiş tiner dökülmesi sonucu meydana gelen ve usulca kendini bırakmıştı. Şimdi en patlamada bir kişi yaşamını yitirdi, iki kişi çok orada olmak istiyordu, suda! yaralandı. Zeliha sessizce ağlıyordu. Kimseler l HATAY’DA kimliği görmesin diye başını iyice öne belirsiz kişi ya da kişiler eğmişti. Sürekli “Meğer bir insanda tarafından av tüfeğiyle ne kadar çok gözyaşı varmış” diye vurulan iki leylek, düşünüyordu. En az yarım saattir, buraya girdiklerinden beri kesintisiz ağlıyordu. tedaviye alındı. Gözleri yanıyordu ama gözyaşları bitmiyordu. Bir ara başını kaldırmış, en küçükleri Leyla’yla göz göze 1933: Nazi Almanya’sının gelmişti. Küçük kız korkuyla bakmıştı ilk toplama kampı Dachau ona. Kırmızı giysisi içinde, başında kuruldu. toplanmış saçlarıyla bir taş bebek kadar 1943: Türkiye ile ABD arasında güzeldi. Hemen başını yeniden öne karşılıklı radyo yayın servisi eğmiş ve içinden dua etmişti: “Tanrım açıldı. hiç olmazsa o yaşasın, ona bir şey 1963: Tarihin en iyi albümleri arasında olmasın, daha çok küçük.” ÇİZGİLİK KAMİL MASARACI kamilmasaraci@gmail.com yer alan The Beatles’ın ilk albümü Sığınakta her yaştan on beş “Please Please Me” çıktı. çocuktular, bir saat geçmişti ki biri “Hadi hep birlikte hayal kuralım” dedi, “O 1993: Intel Pentium satışa çıktı. zaman vakit daha çabuk geçer, hem 2016: Belçika Brüksel’de havalimanı ve Tanrı bize izin verir, hayallerimiz metro duraklarındaki patlamalarda 34 bitmeden bizi öldürmez”. Bu öneriyi kişi öldü, 136 kişi ağır yaralandı. hep birlikte sevinç çığlıkları atarak kabul ettiler ve heyecanla hayallerini anlatmaya başladılar. Sıra ikinci çocuğa gelmişti ki NAMAZ VAKİTLERİ büyük bir patlama oldu ve sığınağa bir İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı bomba isabet etti. On beşi de o anda İstanbul 05:32 06:58 13:16 16:42 19:24 20:44 öldü. Geriye fısıltı halinde hayalleri kaldı. Ankara 05:19 06:42 13:01 16:26 19:09 20:27 Günlerden bir dünya günüydü. İzmir 05:44 07:05 13:23 16:50 19:31 20:48
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear