06 Mart 2026 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
KÜNYE Batı Ekspresi – Matéi Vi?niec | Çeviri: Burak Üzen | Yönetmen: Elvin Beşikçioğlu Dekor: Barış Dinçel | Işık: Önder Arık | Kostüm: Başak Özdoğan | Müzik: Utar Dündar Artun Oyuncular: Adem Aydil, Derin Beşikçioğlu, Fatih Sönmez, Selin Tekman, Selin Zafertepe, Ünsal Coşar (İzlediğim temsilde Selin Tekman’ın yokluğunda Elvin Beşikçioğlu sahnede yer aldı.) l l l Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına l Reklam Genel Müdürü l l Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan l Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş ALEV COŞKUN l Evsun Sinem Alkan Fotoğraf: Uğur Demir l Yenibosna mh. 29 Ekim Cd. no: 11A/41 Bahçelievler/İstanbul Tel : 0212 454 35 10. Ankara : İleri Basım 18 ŞUBAT 2026 SAYI: 36656 l Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara Reklam Yönetimi: Yenigün l Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş l mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST. Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul l Hakan Akarsu Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611 Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.), no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yazıişleri Müdürleri l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara Faks: (0212) 251 98 68 Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur, Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3 Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma- Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir. Tatbikat Sahnesi’nin oyunu ‘Batı Ekspresi’, 6-7 Mart’ta sahnede Göçün ironisi, Türk ve Viyana valsleri ile büyülü bir gece bavulların yükü tin Bükey’in “Samanyolu”, İsma- Meh Met S. aM an il Dede Efendi’nin “Yine Bir Gül- Güven Baykan İSTANBUl’ DA önceki akşam nihal”, Azeri Bekirof’un “Na- Türk ve Viyana valsleri, İstan- zende Sevgilim”, Kara Karayev’in atbikat Sahnesi’nin bul Atatürk Kültür Merkezi’nde “7 Güzel Balesi”nden “Vals”, sahnelediği “Batı (AKM) yankılandı. İstanbul Fi- Sâdettin Öktenay’dan “Sevgimi- TEkspresi”, Matéi larmoni Derneği’nin orkest- zin Aşkımızın Üstünden” ve Te- Vişniec’in göç ve Batılılaşma rası olan İstanbul Filarmoni oman Alpay’ın “Nasıl Geçti Ha- temalarına odaklanan çok Orkestrası’nın (İFO) her yıl bü- bersiz” yapıtları seslendirildi. katmanlı metnini, kara yük ilgi gördüğü ve gelenek ha- İkinci bölümde ise Johann Stra- komedinin keskin diliyle line getirdiği konserde izleyi- uss ile Richard Strauss’un “İm- ciler AKM Türk Telekom Opera güncel bir yüzleşmeye parator Valsleri Op. 437”, “Mol- Salonu’nu doldurdu. dau Nehri’nde Op.366”, “Gök dönüştürüyor. İstanbul-Paris Antonina Turizm ana sponsor- Gürültüsü ve Şimşekler Arasın- hattında işleyen bir tren luğunda yapılan “Viyana Vals- da Op.324”, “Champagne Pol- metaforu, oyunda yalnızca leri ve Türk Valsleri” konserinde ka Op. 211”, “Perpetuum Mobi- “gidilecek yer”i değil, orkestra şef Orçun Orçunsel yö- le op. 257”, “Trisch-Trasch Polka Avrupa’nın tüketim vaadiyle netiminde sahnedeydi. Konse- Op.214”, “Güzel Mavi Tuna Op. göçün bedeli arasındaki rin ilk bölümünde Türk müzi- 314” ve “Radetzky Marşı Op.228” gerilimi, kimliğin pazarlığa ği repertuvarında vals formu- yapıtları seslendirildi. açıldığı kırılgan eşiği de nun özgün örneklerine yer ve- “Radetzky Marşı Op.228” ya- temsil ediyor. rildi. Konser, Orçun Orçunsel’in pıtında şef Orçunsel, tüm salon- evler, göçün yalnız “gidiş” netliğinden çok, kırık bir içe çöken bir ağırlığa Elvin Beşikçioğlu’nun rejisi, “Overture Valsante” yapıtıy- dan alkışlarla ritimlere katılma- olmadığını; dönüş ihtimalinin dünyanın içinden geçiyormuş bağlanarak oyunun mizah- la açıldı. Ardından Erol Sayan’ın metnin düşünsel sertliğini sını isteyince, dinleyiciler de val- de yıllarca sürebilen bir hissi üretiyor. trajedi dengesini destekliyor. “Kalbe Dolan O İlk Bakış”, Me- sin büyülü dünyasına ortak oldu. tek bir dramatik çizgiye bekleyişe dönüştüğünü Işık tasarımı Oyuncu-luklarda hapsetmeden, kalabalığı hatırlatıyor. (Önder Arık) toplu ritim “koro” disipliniyle kuruyor. sahneye kadar Toplu sahnelerde tempo Taşınan yük sınır kapısı karakter yükselirken bireysel anlarda Dekor tasarımında (Barış sertliği ayrıntıları karakterlerin içe dönük Dinçel) kullanılan eğrilmiş kazan- da öne çatlakları belirginleşiyor: çerçeveler, yarım kalmış dırıyor: çıkıyor. Hayal ile gerçek, umut ile geçişler ve sahneye yayılan Bekleme Kadro, yorgunluk, “yeni hayat” bavullar, oyunun ana fikrini salonu metnin arzusu ile geride kalanların somutlaştırıyor: Göç burada atmosfe- tipolojisini ağırlığı aynı vagonda yan yalnız hareket değil, taşınan rinden sorgu “temsili” yana duruyor. Bu ağırlığın yük. Bavullar kimi zaman alanına, mavi bir çizgide en çarpıcı karşılığı ise evin yerine geçiyor, kimi bir soğukluktan bırakmadan, oyunun metninde ve sahne zaman kimliğin; kimi zaman sert spotlara hızla geçebilen her bir karaktere duygusunda sık sık geri da “bütün bir hayatın” ışık, oyunun “geçiş” fikrini küçük insani çatlaklar dönen bir imge: Sahiplerini sığdırılmaya çalışıldığı dar açmayı başarıyor. Vişniec’in bedenleştiriyor. Müzikler bekleyen boş evler. Kimi bir hacim olarak karşımıza metninde yer alan ve oyunun (Utar Dündar Artun) Balkan yirmi yıldır, kimi on yıldır çıkıyor. Sahne düzeni, omurgasını kuran “Avrupa” coğrafyasının ikili ruhunu aynı kapının ardında SONGÜL CANERİK’TEN bir istasyon vurgusu, özellikle şu cümlede taşıyor; neşeyi çağıran bekliyor; içlerinde eşya yerli çarpıcılaşıyor: ritimler, bir “Batı yerinde, perde “Eğer bir gün ‘Avrupa anda Ekspresi” genel olarak yüksek ‘US VE HİS’ SERGİSİ aynı perdedir nedir?’ diye sorarlarsa, tempolu bir akışa sahip. Yer yer düşüncenin zaten belki ama SANATÇI Songül Canerik’in yor. Bu keşfediş sanatçının yaşam Rol hepimiz ellerimizi göstermek kurulduğu anlarda kısa tekrarlar hissedilse de reji ve yapıtlarından oluşan “Us ve karşısındaki duruşunu belirliyor. yaşamın sesi zorunda kalacağız.” sahne enerjisi oyunu diri tutuyor. Bu temsilde ayrıca kişisel değişimi His” başlıklı resim sergisi, Po- Akılcılığın ve duygunun zıtlığı bir çekilmiştir. not olarak şunu eklemek gerekir: Selin Tekman’ın mazereti Bu yaklaşım, oyunun nART Akademi Galeri’de sanat- uyum içerisindeyken bir taraftan Anahtarı nedeniyle o akşam sahnede yönetmen Elvin Beşikçioğlu’nu da Avrupa’yı bir coğrafya severlerle buluştu. Canerik’in da bu çelişkilerden doğan dina- izledik. Bu durum, oyunun ana meselesiyle tuhaf biçimde örtüşüyor: cebinde değil, emek ve hiyerarşi sergisinde doğa karşısında bir sa- mikler bir bakış açısı oluşturuyor. Göç, çoğu zaman bir “yer değişimi”dir ama bazen de birinin boşluğunu bir başkasının unutulmuş düzeni olarak natçının duyarlılığını keşfedili- Sergi 1 Mart’a kadar izlenebilir. doldurmasıdır. Hayat, planladığımız gibi akmadığında, “rol” de yer değiştirir. Sonuçta “Batı bir hayat gibi tartışmasının altını Ekspresi”, göçü yalnız trajedi olarak değil; cazibe, pazarlık, kimlik arayışı ve yorgunluk ekseninde duruyor. O çiziyor. tartışan; mizahı bir kaçış değil, yüzleşmenin dili olarak kullanan güçlü bir sahne önerisi sunuyor. Hollywood’un efsanesine veda Müzeden hayata... “BABA” (The Godfather) ve Duvall, Oscar ödülünü 1983 “Kıyamet” (Apocalypse Now) yılında “Tender Mercies” fil - özlem hepimize sırayet etti çünkü. filmindeki rolleriyle hafızalara minde canlandırdığı gözden ÖZNUR OĞRAŞ ÇOLAK Yapay olmayan hayatları arar ol- kazınan Oscar ödüllü aktör Ro- düşmüş country şarkıcısı rolüy- MASUMİYET... Masumluk masum duk toplum olarak. Büyüklerimi- bert Duvall, 95 yaşında yaşa- le almıştı. olma durumu, masum ise suçsuz zin “Eskiden böyle miydi” cümlesi- mını yitirdi. Eşi Luciana Duvall, “Baba” serisinde birlikte rol günahsız anlamına geliyor. Bazı ni kurar olduk. Bugün betona tes- “Dün (pazar) sevgili eşime, kıy- aldığı Oscar ödüllü Al Pacino, kelimeler vardır anlamları sadece lim olan İstanbul’un eski halini öz- metli dostuma ve zamanımızın yaptığı açıklamada: “Robert Du- bir cümleyle anlatılmaz. Bazı ha- ler olduk. Aç gözlü insanların yü- en büyük aktörlerinden birine vall ile çalışmak bir onurdu. O, yatlar, zamanlar vardır, masumi- zündeki yalan tebüsseme kızar ol- veda ettik. Bob, evinde huzur doğuştan aktör dedikleri tür- yet yükü altında kalırsın... Bir ko- duk. Bugün böyle olunca dönem içinde hayata gözlerini yumdu” dendi; mesleğiyle olan bağı, an- ku, bir tat ya da bir küçük eşya in- dizilerine kaptırdık kendimizi... yu sürecek saplantılı bir aşk... Or- Sonra tüm bunların nasıl yavaş ya- ifadelerini kullandı. Açık söz- layışı ve olağanüstü yetene- sanı geçmişin en derinlerine götü- Dijital platformda yeni yayın- han Pamuk’un aynı adlı eserin- vaş silindiğine tanık oluyoruz. lülüğü, üretkenliği ve gösteriş- ği her zaman hatırlanacak. Onu rür. Çocukluğunu hatırlarsın, öz- lanmaya başlayan dizi, bizi “Ma- den uyarlanan dizide oyunculuğu- Tüm yaşananlardan sonra ne ten uzak tavrıyla tanınan Du- özleyeceğim“ dedi. “Baba” se- lem duyduğun babanı ya da anne- sumiyet Müzesi”ne götürüyor. Ko- nu her yeni işinde daha da geliştir- kadar hırslı dediğimiz Fisun’un as- vall, kariyeri boyunca bir kez En risinin ve “Kıyamet” filmlerinin ni belki de gençlik sevdanı hatırla- nu bize Yeşilçam’ı hatırlatsa da diğini gördüğümüz ve hep bu se- lında sadece hayal kırıklıklarıyla İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını ka- yönetmeni Francis Ford Coppo- tır insana bir fincan çay, geçmişten seyretmeye başladığımızda daha fer daha da iyi dediğimiz Selahat- dolu olduğunu görüyoruz. Her ka- zandı ve altı kez de aday göste- la ise Duvall’ın kaybını “büyük gelen ağır bir yük gibi oturur üs- derin bir hikâyenin içinde buluyo- tin Paşalı, Kemal rölünde çıkıyor rakterin hikâyesinin derinlemesine rildi. 60 yıla yayılan kariyerin- bir darbe” olarak nitelendirerek tüne... Omuzların ağırlaşır, kam- ruz kendimizi... karşımıza... işlendiği dizide herkes için bir par- de hem başrollerde hem de yar- “Çok büyük bir oyuncu ve Ame- burun çıkar, gözlerin dolar... Aynı Eylül Lize Kandemir ise Fisun ça var. Bu acı aşk hikâyesinden ge- dımcı rollerde devleşen sanat- rikan Zoetrope’un (George Lu- Masumiyet Müzesi dizisindeki Ke- 70’lerin İstanbul’u... karakterini canladırıyor. Genç, riye aklımızda “Masumiyet Müze- çı, ilerleyen yıllarda yönetmen- cas ile kurdukları yapım şirke- mal gibi, dik durmayı unutursun... tecrübesiz ama âşık olan Fisun, o si”, dilimizde ise Neco’nun pek du- lik de yaptı ve 90’lı yaşlarına ka- ti) başlangıcından beri en temel 1970’lerin İstanbul’unda zen- Dönem dizilerini pek sever ol- dönemin ülkemiz şartlarına göre yulmamış şarkısı “Seni Bana Kat- dar oyunculuğu sürdürdü. parçalarından biriydi” dedi. gin bir adam ile tezgâhtar bir kız duk son yıllarda. Geçmişe duyulan yürekli, cesur, neşeli ve coşkulu... sam” şarkısı kalıyor. arasındaki yasak ilişki, ömür bo- umhuriyet Kitap Dergisi’nde Gam- sere gitmeden önce ikircikliydim. Kon- lerle karabasan dolu uykusundan izle- İDOB’da Don Giovanni ze Akdemir geçen hafta Memet serden çıktıktan sonra ise ben de her- nimler yansıtır. İkinci bölümde kendini Son kez dört yıl önce izlemiştim Don CFuat’ı (1926-2002) kapak yap- kes gibi havalardaydım. Programda L.v. bir baloda düşler, zarif bir vals çalmak- Giovanni’yi. Geçen hafta yeniden iz- mış. Öner Yağcı da onun hakkında bir Beethoven’ın “İmparator” başlıklı, 5. Mi tadır, sonuna doğru birden sevdiğinin ledim. Aytaç Manizade’nin sahne- yazı yazmış. Benim yaşamımda “Yeni Bemol Major Op.73 piyano konçertosu- uzaktan beliren imgesiyle coşku sona ye koyduğu, deneyimli şefimiz İbrahim Dergi”nin ve Memet Fuat’ın yeri büyük- nu dinledik. Öylesine görkemliydi ki din- erer. Orta bölüm bir kır sahnesidir. Hu- Yazıcı’nın İDOB orkestrasını yönetti- tür. 19 yaşındaydım “Yeni Dergi Eleş- leyicinin alkışları uzun süre devam etti. zurlu ortam yine sevgilinin belirmesiy- ği prodüksiyonda, Efter Tunç dekor ta- tiri Ödülü”nü kazandığımda. Nâzım’ın İkinci yarıda Hector Berlioz’un (1803- le kaybolur. Sonraki bölümler tipik ro- Memet Fuat, İDSO sarımı, Serdar Başbuğ kostüm tasarı- Salkım Söğüt adlı şiirini bir müzik ya- 1869) Op.14 Fantastik Senfoni’si vardı. mantik konuları içerir: Sevgilinin giyo- mı, Kemal Yiğitcan ışık tasarımı hazır- pıtı olarak incelemiştim. Ödülüm olan Besteci özyaşamındaki bir aşk öyküsü- tine götürüldüğünü, orkestradaki giyo- ve Don Giovanni lamışlar. Koro şefi Paola Vilila, hareket 1000 TL’yi almaya gittiğimde Memet Fu- nü dile getirir. Umutsuz bir aşkın peşin- tin bıçağının metalik sesi duyurur. So- düzeni Alper Marangoz’a aitti. Özellik- at hayretler içinde kalmış, “Sen de pek den koşmaktadır. İrlandalı tiyatro oyun- nunda iskeletlerin takırtısı kemancıların yüreklendirmiştir, bilmiyorum. le Don Giovanni rolündeki Caner Ak- tıfılmışsın” demişti. O zamanın parasıy- cusu Harriot Smithson’a âşıktır. Sen- tellere yayın tahta tarafıyla vurmasıyla gün ve Leporello rolündeki Burak Bil- İDSO’da iki Fransız kardeş la kendime Seiko marka bir altın kol sa- foni gelenekselin dışında, beş bölümlü- yansır. Bu yapıt 19. yüzyılın en etkiliyi- gili, yıllardır bu rolleri içselleştirmişler. Şef Lionel Bringuier (d.1986) ve ati aldım. Amerika’da kaldığım iki yıl bo- dür. İlk bölüm “Düş ve Tutku” başlığını ci “programlı” senfonisi olarak bir opera Sanki sahne artık onların olmuş. Kendi- yunca da Memet Fuat ile sürekli mek- ağabeyi piyanist Nicholas Bringuier’i taşır. Bir yandan o kadına rastlamadan kadar ün yapmıştır. Garip bir şey ama leri de eğleniyorlar, izleyiciyi de eğlen- tuplaştım. Bana hep yazmamı öğütlüyor- (d.1980) İDSO ile Klasik’ten Romantik önce yaşamının ne denli boş olduğunu, bu konserde de hiç ara alkışı yoktu. İz- diriyorlar ve düşündürüyorlar. Tek eleş- du. Ben de öğüdünü tuttum, hep yaz- çağa geçen bir programda izledik. Doğ- öte yandan sevgilisinin ona karşı buz gi- leyici sus-pus olmuş, sahnedeki sanat- tirim sahnenin kenarlarından verilen o dım. Kim bilir daha kaç genci böylesine rusu bu kardeşleri tanımıyordum ve kon- dumanlar. Alerjisi olanları mahvediyor! bi soğuk davranışını duyurur. Ateşli düş- çıların güzel tınılarına kapılmıştı.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear