28 Ekim 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
28 EKİM 2026 ÇARŞAMBA 11 Tarihsel hafızanın temsilcileri Üretimin KADINLARIN tarımsal kırılganlıklara Topuzoğlu, sözlerine şöyle devam etti: karşı direnç gösterdiğini vurgulayan “Kadın çiftçiler, ekofeminist perspektifin Tarım Ekonomisi Derneği Başkanı İpek de vurguladığı üzere biyolojik çeşitliliğin ve direnişin Süer Topuzoğlu, “Bu direnç yalnızca sürdürülebilirliğinde ve nesiller sokakta veya tarlada değil, agro-ekolojik boyu aktarılan ata tohumlarının üretim yöntemlerinde de kendini korunmasında tarihsel bir hafızayı simgesi göstermektedir” ifadelerini kullandı. temsil etmektedir. Kadınların doğayla “Kadınlar; monokültür üretime, kurduğu bu onarıcı bağ, ekolojik TARIMDA ve üretimde aşırı kimyasal girdi (pestisit ve aktivizmi teorik bir söylemden çıkararak kadının agro-ekolojik sentetik gübre) kullanımına ve su kooperatifleşme adımları, yerel agro- dengeyi koruma misyonuna kaynaklarının vahşi tüketimine ekoloji pratikleri ve kısa tedarik zinciri da dikkat çeken Tarım karşı kırsalda yükselen çevre yaratma direnci ile ‘yeşil ekonomiye’ Ekonomisi Derneği Başkanı bilincinin merkezindedir” diyen dönüştürmektedir.” İpek Süer Topuzoğlu, “Bugün Topuzoğlu tarımda kadın gücü, yalnızca ekonomik bir girdi birimi değil; aynı zamanda küresel iklim krizine, madencilik faaliyetlerine ve endüstriyel tarımın yarattığı tahribata karşı doğrudan bir ‘eko- aktivizm ve direniş’ öznesidir” ifadelerini kullandı. Akbelen Ormanı mücadelesi Tarımın kadim dayanağı: Türk kadın çiftçilerin tarım topraklarının ve su kaynaklarının çokuluslu şirketler ya da enerji projeleri tarafından kamulaştırılmasına karşı fiili direncin de en ön safında yer aldığını anımsatan Topuzoğlu, “Bunun en güncel ve somut örneklerinden biri, KADIN Muğla Milas’taki İkizköy Akbelen Ormanı direnişidir. Akbelen’de zeytinliklerini, üreselleşen pazarlar, evresinde kadınlar, kimi zaman İnsan yaşamı için hayati önemdeki tarım, binlerce yıldır tarım arazilerini ve su iklim krizi ve teknolojik pasif birer işçi olmaktan çıkıp tarım havzalarını linyit madeni kadının yer yer açık yer yer görünmez desteği ile devam Kgelişmeler, küresel tarım genişleme sahasına karşı girişimcisi rolünü üstlenmekteyken ediyor. Tarladan mutfağa uzanan sürecin her aşamasının en canları pahasına koruyan ekonomisini radikal bir değişim kimi zaman da ne yazık ki bu büyük katkı sağlayanı kadın, üretimde en önemli aktör ve köylü kadınlar, tarımsal ve dönüşüm sürecine zorlarken dönüşümün sessiz mağdurları üretim alanlarının yok bu dönüşümün en dinamik olarak kalmaktadırlar” dedi. güç kaynağı olarak önemini gözler önüne seriyor. edilmesinin doğrudan gıda ama en az görünür egemenliğini ve kadının Tarımın lokomotifi bileşenini ise kadın bu adaletsizliğin giderilmesinin, bu yoğunluğun tarım ekonomisi kırsaldaki ekonomik “Sonuç olarak, tarım işgücü oluşturuyor. küresel safi yurtiçi hasılayı açısından en kırılgan yönü bağımsızlığını baltaladığını ekonomisinin sürdürülebilir bir Tarım ekonomisi (GSYİH) yaklaşık 1 trilyon dolar ‘güvencesizlik’ parametresidir. savunmaktadır” dedi. büyüme patikasına girmesi, yapısal literatüründe üretim artırma ve 45 milyon insanı gıda Veriler, tarım sektöründe çalışan ÇAĞDAŞ Benzer şekilde, Aydın dönüşümün ekolojik dengelerle faktörlerinin verimliliği BAYRAKTAR güvencesizliğinden kurtarma kadınların yüzde 91.9 gibi ezici bir Kızılcaköy’de tarım uyumlu yönetilmesine bağlıdır” analiz edilirken kadının potansiyeline sahip makroekonomik oranla kayıt dışı istihdam edildiğini arazilerinin ortasına uyarısında bulunan Topuzoğlu, rolü genellikle hane halkı işgücü bir kaldıraç olduğuna dikkat çekti. ve yüzde 72.6’sının “ücretsiz aile kurulmak istenen jeotermal parantezine alınarak arka plana şunları söyledi: “Eko-aktivizmin ve enerji santrallarına (JES) karşı işçisi” statüsünde konumlandığını ‘Güvencesizlik’ parametresi beş yılı aşkın süre çadır nöbeti sürdürülebilir tarımın lokomotifi itiliyor. Oysa Birleşmiş Milletler göstermektedir” tespitinde bulundu. tutan, kolluk kuvvetlerine Türk tarımında son çeyrek olan kadınların mülkiyet, finans ve Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Topuzoğlu, bu durumun kadının ve şirketlere karşı toprağını asırda yapısal bir kırılma karar alma mekanizmalarında hak verilerine göre, dünya genelinde üretimdeki katma değerinin makro savunan Kızılcaköylü yaşanırken kadın işgücünün ettikleri temsil gücüne ulaşmaları gıda üretiminin yaklaşık yüzde verilerde ticarileşmesini ve kişisel kadınları da anımsatan tarımdaki ağırlığını koruduğunu şarttır. Unutulmamalıdır ki; 50’sini kadınlar üstlenmekte. gelire dönüşmesini engellediğine Topuzoğlu, kadınların belirten Topuzoğlu, “Güncel Tarımsal üretimde cinsiyet işaret etti. kadının üretim süreçlerinde ve verdikleri bu hukuki ve fiili temelli eşitsizliklerin ve kaynak TÜİK işgücü istatistiklerine Geleneksel tarımdan dijitalleşmeye, ekolojik mücadelesinde özgürleşip mücadeleyle ÇED olumlu erişimindeki asimetrinin göre, Türkiye’de istihdam edilen dikey tarım uygulamalarından güçlenmediği bir tarım ekonomisi kararlarını defalarca iptal giderilmesinin, yalnızca sosyal bir kadınların yaklaşık yüzde 17.4 kooperatifleşmeye uzanan tarımdaki modeli, ne gıda egemenliğini ettirmeyi başardığını ve adalet arayışı olmadığına dikkat ila yüzde 18.8’i tarım, ormancılık dönüşümde de kadınların öncü rol güvence altına alabilir ne de tarımsal havzaları koruma çeken Tarım Ekonomisi Derneği ve balıkçılık sektörlerinde üstlendiğini belirten Topuzoğlu, geleceğe bereketi kalmış bir toprak altına aldığını belirtti. “Bu geniş yelpazede yeni dönüşüm bırakabilir.” Başkanı İpek Süer Topuzoğlu; faaliyet göstermektedir. Ancak ÇEYIZ SANDIĞINDAN MEMLEKET PAZARINA BIRLEŞMIŞ Milletler 2026 yılını “Eğer yarın köylerimizin tamamen “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan boşalmasını, toprakların öksüz etti. Buna karşın birçok sorun çözüm kalmasını istemiyorsak; tarladaki o Akın bekliyor. “Salonlar ışıl ışıl, kürsülerde kadının sosyal ve ekonomik olarak süslü sözler, büyük alkışlar… Ama o toprağına güvenle sarılmasını alkış sesleri, tarlada çapa sallayan sağlamak zorundayız” uyarısında Elif ablanın, nasırlı elleriyle toprağı bulunan Yeter, “Yeni tarım yöntemlerini eşeleyen Fatma teyzenin sessiz derdine kadının ayağına, onun o çileli günlük çare olmuyor” diyen Fethiye Yerel ritmine göre götürmediğimiz sürece, Tohumlar Derneği Kurucu Başkanı toprağa düşen tohumdan nasıl bir Tarımda Tarımda Ebru Oğuzhan Yeter, “Dünyayı da bu bereket bekleyebiliriz” sorusunu memleketi de doyuran kadınlarımız; yöneltti. “Kadın binbir emekle, göz güvencesizliğin, parasızlığın ve emeğini nuruyla üretiyor. Ama hasat zamanı satacak bir pazar bulamamanın geldiğinde malını aracıya, fırsatçıya kıskacında, toprağın koynunda resmen kaptırmadan değerinde satabileceği bir kadın kadın bir hayatta kalma mücadelesi veriyor” pazar bulamıyor” diyen Yeter, sözlerine ifadelerini kullandı. şöyle devam etti: Anadolu’da tohumu nesiller boyu ‘Sessiz çığlığı duymalıyız’ gözü gibi saklayan, kurutan ve o kutsal mühendis mühendis çeşitliliği bugüne taşıyanın hep “Ne internetten satış kadınlar olduğunu anımsatan yapacak sermayesi var ne Yeter, “Anadolu kadınının de arkasında duracak çeyiz sandığındaki bir güç… Kadın olmak olmak en kıymetli hazine kooperatifleri sadece altın bilezikler değil, kâğıt üstünde, anasından kalma o bir raporlarda birer TARIMIN her aşamasında kadınlar Kadın mühendis olarak bu mesleği Zorlukları çok avuç yerel tohumdur. başarı hikâyesi aktif rol alıyor. Kadın ziraat yapmanın toprağa dokunmanın, Çünkü kadın çok iyi olarak kalmamalı. Kadın ziraat mühendisi olmanın, mühendisleri ise gelenek ve bilim üreticilere kadın eliyle ve kadın bilir ki tohum hayattır O yapılar resmen büyük bir sorumluluğun yanında arasında adeta köprü işlevi görüyor. gözüyle farklı bakış açıları sunmanın ve atasınin dedigi gibi ticaret yapan, üreten çeşitli zorlukları da beraberinde Tarımın, yalnızca toprağı işlemek ve paha biçilemez olduğunun altını çizen ‘Tarım Bağımsızlıktır’” kadının cebine para getirdiğine dikkat çeken Akın, ürün yetiştirmekten ibaret olmadığını Akın, sözlerine şöyle devam etti: dedi. koyan, onu kimseye “Açık arazide, sıcak ve soğuk Yeter söyleyen ziraat mühendisi Büşra Mart “Kadının tarımdaki etkisi erkeklere Buna karşın çiftçi kadının muhtaç etmeyen güçlü hava koşullarında çalışmak; uzun Akın, “Bilgi, bilim, emek ve doğayla göre daha farklı. Çünkü üreticilerle bugün o tohumu ekecek gücü kalelere dönüşmeli. Kadın çiftçinin mesafeler katetmek ve yoğun çalışma uyumlu bir çalışma gerektiriyor. İşte iletişim farklı. Daha nahif daha kalmadığını belirten Yeter, “Mazot, nasırlı eli, döktüğü alın teri hak ettiği temposuna uyum sağlamak bu burada kadın mühendislerin emeği kibar. İkna kabiliyeti daha yüksek. gübre, ilaç fiyatları el yakıyor; İşçi değeri bulana kadar; bu topraklarda mesleğin fiziksel yönünü oluşturuyor. önem kazanıyor” dedi. Öte yandan problemlere farklı bakış bulmak ayrı dert, yevmiyesini ne gerçek bir kalkınmadan ne de Bütün bunlara ek olarak bazı Kadın ziraat mühendislerinin açısı, çözümleri daha anlaşılır dille denkleştirmek ayrı… Kadın, daha sofradaki bereketten bahsedebiliriz. kadın mühendisler ben de dahil çalışma alanlarının oldukça geniş anlatıyoruz. Her meslekte ve her gün ağarmadan, ayazda tarlaya Çünkü kadın emektir, kadın mesleki yeterliliğimizi kanıtlamak olduğunu belirten Akın, “Kimi kulvarda olduğu gibi bu meslekte de giriyor; gece yarısına kadar didiniyor, üretendir, kadın anadır. Şimdi zorunda bırakılıyoruz” dedi. Bu tarlalarda üreticilerle birlikte bitkilerin başarımız, tarımda bilim üretmek çabalıyor. Gel görün ki döktüğü o önümüzde koskoca bir yıl var. yüzden erkeklerin ağırlıklı olduğu gelişimini takip ediyor, hastalık ve ve geleceği şekillendirmek... Sadece kutsal alın teri kayıtlara sadece “aile Bir dahaki Dünya Çiftçi Kadınlar çalışma ortamlarında önyargılarla zararlılara karşı doğru mücadele bu meslekte değil, kadın olarak içi ücretsiz iş gücü” diye geçiyor. Günü Günü’ne kadar, kim bilir kaç kadın karşılaşabildiklerini belirten Akın, yöntemlerini belirliyor. Ben gibi kimi olduğumuz her yerde en büyük bittiğinde ne bir sosyal güvencesi var, daha ümidini kesecek, toprağından “Sahada karar alırken kendimizi daha mühendisler de tohum, gübre ve bitki motivasyonumuz ise Ata’mızın izinde ne geleceğe dair bir emeklilik umudu kopup şehirlere göçecek ve ardında koruma ürünleri alanında çalışarak fazla açıklama ihtiyacı duyuyoruz. İş ve durmadan, yorulmadan yürümek. ne de cebinde kendine ait bir harçlığı” boynu bükük tarlalar bırakacak? İşte aile yaşamını dengelemeye çalışmamız çiftçilere teknik bilgi sunuyor” Cumhuriyet kadını olarak onun kutsal sözleriyle kadın çiftçilerin yaşadığı asıl bunu düşünmeli, asıl bu sessiz ifadelerini kullandı. da ayrı bir güçlük” ifadelerini kullandı. emanetine sahip çıkmak.” sorunlara dikkat çekti. çığlığı duymalıyız.”
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear