05 Ekim 2026 Pazartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
l l l Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına l Reklam Genel Müdürü l l Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan l Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. ALEV COŞKUN l Evsun Sinem Alkan Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Fotoğraf: Uğur Demir l 2 EKİM 2026 SAYI: 36882 Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83. Ankara : İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. l Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe Reklam Yönetimi: Yenigün l ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST. l Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs l Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25. Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Hakan Akarsu e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611 Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.), Yazıişleri Müdürleri l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Faks: (0212) 251 98 68 Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur, Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3 Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma- Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir. Depo’DA Açıl An sergi göçü tek tip bir etiket olm AmAk üzerin Den t Artışıyor 33’üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin SINIrl Ar Ar ASINDA kısa filmleri iddialı TAşINAN HİKâYEl Er Ecre Begüm Bayrak’ın yazıp yönettiği “İstiğfar ya da Kar” üretimini açıklayan tek ORHUN ATMIŞ çerçeve haline getirmemeye mezopArt’ın İstanbul sergisi çalıştık. Göç bazı işlerde ve kamusal programını doğrudan, bazılarında düzenlediği “Göç Hikayeleri: hafıza, aile, dil, beden, ev ya Sanat, Direniş ve Dayanışma”, da aidiyet üzerinden daha göç ve yerinden edilmenin ev, Kısa ama politik! dolaylı biçimde beliriyor. beden, hafıza, dil ve aidiyet Sanatçılardan “göç hakkında” üzerindeki farklı izlerini iş üretmelerini istemedik. estivaller sezonu açıldı “Yerçekimi”, okulda erkeklerle beş sanatçının çalışmaları Bu yüzden sergide ve bu yıl 33’üncü kez oynarken olduğu gibi kabul üzerinden ele alıyor. ortak deneyimlerin Fsinemaseverlerle buluşan görmeyip bir kenara itilen, DEPO’da 6 Ekim’e izleri olsa da tek bir Uluslararası Adana Altın kızlar grubuna da uyum kadar görülebilecek göç hikâyesi yok. Koza Film Festivali, tüm hızı sağlayamayan, büyüme sergi; Adele Tamam, n Serginin gördü- ve yoğunluğuyla sürüyor. sürecinin çetrefilli günlerinde Ara Chalym, ğü ilgi nasıldı, proje Festivali takip edenler için, “yerçekimine bile meydan Irmak Suzan devam edecek mi? ulusal uzun metraj okuyabilen” bir genç kızın Ertaş, Persefoni İlkay Bilgiç: film yarışması ve hikâyesi. Myrtsou ve Saeed Açılıştan bu yana ulusal belgesel Berna Sitera Değirmen’in yazıp Mirshekari’nin farklı çevrelerden İlkay Bilgiç yarışmasının yönettiği “Aşk ve Diğerleri” ise çalışmalarını bir insanların sergiyi heyecanı dorukta ırkçı ve cinsiyetçi önyargıların araya getiriyor. görmesi ve işlerin mehmet S. olsa da ulusal kısa muhatabı olan iki yeni âşığın Stories of Migration, göçü etrafında yeni konuşmaların aman film yarışması da bir sevgilerine bağlılıklarının ortak ve homojen bir oluşması bizi çok mutlu etti. o kadar iddialı. Festivale bu yıl göstergesi. deneyim olarak tanımlamak Sergi 6 Ekim’e kadar uzatıldı. eklenen “ulusal yapay zekâ film yerine, bu deneyimin her Bundan sonra aynı sergiyi Dilek Doğan’ı hatırlamak yarışması”nı da unutmamak Erol Küçük’ün yönettiği ‘Hazirun’ sanatçının yaşamında ve başka bir yere taşımaktan gerekir fakat bu yılın kısa Senaryosunu Ali Cabbar üretim pratiğinde aldığı farklı çok, projenin farklı şehir ve filmleri, deyim yerindeyse “taş” ve Erol Küçük’ün yazdığı ve biçimlere bakıyor. Sergide ülkelerde yeni sanatçılar ve gibi. Küçük’ün yönettiği “Hazirun”, resim, video, fotoğraf, metin yerel aktörlerle yeni biçimler siyasi protestoların göbeğinde, yönettiği “Yakın”; ekonomik tarikatlar, sanatımızın herhangi ve yerleştirmeler bir araya almasını istiyorum. Toplumcu sanat 20’li yaşlarındaki Ali’nin polis krizin giderek derinleştiği ve alanında pek işlenmiyor bu geliyor. mezopArt’ın kurucusu Birbirleriyle çok iyi sirenleriyle uyanışı ve komşu yoksulluğun artık bir haber dönem. Ecre Begüm Bayrak’ın İlkay Bilgiç ve sanatçılar Kalıba sığmayan anlaşan neoliberalizm ve dairedeki aramada “hazirun” değeri taşımadığı günümüzde, yazıp yönettiği “İstiğfar ya Saeed Mirshekar ile Persefoni eserler postmodernizmin yarattığı olarak bulunmaya zorlanmasını işsiz, yoksul ve çocuklarına bir da Kar”, bu konuya el atıyor. Myrtsou sergiye ilişkin n Eserlerinizdeki teknik bireycilik, bunalımcılık ve o sırada yaşananları anlatıyor. lokma ekmek götürebilmek için Film, kendi cemaati tarafından sorularımızı yanıtladı. ve tıbbi başlıklar resim ve toplumdan kopukluk, tüm Türkiye’de acılarla ikonikleşen didinen bir kadınla, emeğinin işlenen bir cinayete tanık olan şiirlerle nasıl ilişki kuruyor? sanat disiplinleri gibi sinemayı birçok an var. 2015’te, bir ev sömürüldüğü her halinden genç bir kadının, cemaatine olan ‘Sonuç değil, Saeed Mirshekar: Bu da derinden etkilemişti. Son baskınında polis kurşunuyla belli olan genç bir kadının korkusu ile kurbanın ailesine karşılaşma’ kelimeler benim için süs birkaç yıldır festivallerde yer öldürülen Dilek Doğan’ın bir markette alışveriş yapma karşı duyduğu vicdan azabı n Stories of Migration nasıl değil. Cyanosis oksijen bulan kısa filmlere bakıldığında öldürüldüğü an da onlardan hikâyesi. arasında kalışının hikâyesi. ortaya çıktı? yetersizliğinden cildin görünen o ki yeni kuşak birisi. “Hazirun”, politik bir Salih Ortaçay’ın yazıp 2023’ün şubat ayında İlkay Bilgiç: Stories of morarması, Thanatosis ise sinemacılar makarayı tersine anlatının içine yerleşmiş yönettiği “Gece Mesaisi” ise yaşadığımız korkunç deprem, Migration doğrudan bir sergi bir canlının avcısı karşısında doğru çeviriyor. Politik film bir başka politik anlatıyı da bir bakıma “1984” yansıması. hepimizin yaşamını ama en projesi olarak başlamadı. Göç ölü taklidi yapmasıdır. Tıp yapmaktan çekinmeyen, barındıran bir film. Bir butik otelde resepsiyonist çok da deprem bölgesindeki deneyimi olan ve üretimlerini dili soğuktur, kesindir ve toplumun derdini kendisine dert Kısa film gösterimlerinin olarak çalışan genç bir öğrenci, insanların yaşamını derinden Türkiye’de sürdüren “neden” diye sormaz. Eserin edinen sinemacılar geliyor. Bu, ardından yapılan söyleşilerde patronu tarafından güvenlik etkiledi. Yaşar Güney sanatçılarla, Hollanda’dan kuraklaşmış sanat ortamımıza dikkat çeken birkaç cümle de başlığı adını koyuyor, resim kameralarından sürekli Yurdakul’un yazıp yönettiği gelen göç geçmişine sahip güneş gibi doğan toplumcu kuruldu. Ecre Begüm Bayrak, gösteriyor, şiir ise o “neden” gözetlenir, tuvalette bile. İşin acı “Bir Gece Kadar Uzak”, hikâye anlatıcılarını bir araya sanatın ışığı. lafı hiç dolandırmadan sorusunu soruyor. kısmı ise şu: Yaşanmış bir hikâye. Antakya’da deprem sonrası getirmek istedik. Süreç Armaş “Günümüzde yaşadığımız İlayda İşeri’nin yazıp konteyner kentte yaşayan ve Vakfı’ndaki bir haftalık konuk Her şey sınıfsal! Yaşamı yeniden kurma koşulların adı faşizm. Bunu yönettiği “Tarla Fareleri”; vaktini el yapımı baterisi ile sanatçı programıyla başladı. dert edindik ve ortaya böyle bir n “The Holy Water of “Ulusal kısa film mülkiyet meselesine eğiliyor geçiren Seher’in hayallerine İstanbul’daki sergi de bu şey çıkardık” dedi ve ardından yarışması”nda 10 film ödül ve günümüzün sermaye olan tutkusu ve gerçekle Armaş” eserinizde Armaş’ın haftanın üzerine kuruldu. tüm filmlerin yönetmenleri, için yarışıyor. Bu 10 filmden 8’i sahiplerinin bugünlere nasıl olan savaşımını anlatsa da tarihiyle aile geçmişiniz nasıl DEPO’daki sergide sanatçıların “otoritenin örgütlü toplumdan doğrudan günümüz gerçekliğine geldiğinin, fitilin nereden unutulmuş bir kentin çehresini buluştu? işlerine hikâye anlatıcılarının daha güçlü olmadığı” mesajını odaklanmış. ateşlendiğinin resmini çiziyor. bize yeniden hatırlatıyor. Persefoni Myrtsou: ifade biçimlerini de ekledik. verdi. l ADANA Buse Halaçoğlu’nun yazıp Türkiye’nin en büyük sorunu Dalya Keleş’in yazıp yönettiği Armaş’a kendi aile tarihimin Sergiyi bir sonuç noktası izini sürmek için gelmedim. olarak değil, bu karşılaşmanın Bağlantı toprak, tarım, devamı olarak düşündük. değişen geçim biçimleri ve The Blaze üç gün üç şehirde Proje mezopArt, Hür Adalar, TİYATr ONUN EN İYİl Er İ yabancı bir yerde hayatı New Women Connectors ve yeniden kurma deneyimi El EKTron İK müziğin son yıllardaki sevilen TİYATro Eleştirmenleri Birliği’nin Monologlar Müzesi. BAK Basecamp ortaklığında, üzerinden zamanla ortaya özgün projelerinden The Blaze, Epifoni’nin bu yıl 33’üncü kez düzenlediği VAHA programı kapsamında çıktı. Armaş, manastırı 10. yıl konserleri kapsamında Türkiye’de üç Gürün’e özel teşekkür “Tiyatro Ödülleri” sahiplerini ve Hollanda Başkonsolosluğu etrafında şekillenmiş önemli şehirlik özel bir turneye hazırlanıyor. İkili, bu buldu. Ödüllerin bir bölümü şu Eleştirmenler Birliği ödül desteğiyle yapıldı. bir Ermeni köyüydü. 1915’teki kez özel DJ set performanslarıyla Türkiyedeki şekilde: TEB Onur Ödülü: Metin töreninde gazetemizin yazarı n “Göçmen sanatçı” yerinden edilmenin ardından hayranlarıyla buluşacak. The Blaze, 7 Ekim’de Deniz. Yılın oyunu: Elma l abrador Dikmen Gürün’e “Bir Dönem tanımına nasıl köy, Yunanistan’dan gelen İzmir/Havagazı Fabrikası, 8 Ekim’de Ankara/ Çimen/Tiyatro.iN. Üstünden Türk Tiyatrosunu yaklaşıyorsunuz? Müslüman mübadillerle CerModern ve 9 Ekim’de İstanbul/KüçükÇiftlik Yılın yönetmeni: Arzu Eleştirilerle Okumak” kitabı İlkay Bilgiç: Bu ifadeyi yeniden iskân edildi. Bu tarihi Park’ta sahnede olacak. Gamze Kılınç/Filler ve için de özel bir teşekkür sorguluyorum ama yerine dinledikçe büyükannemle Karıncalar/Cihangir etti. Açıklamada şu ifadeler kullanılabilecek tek ve büyükbabamın hikâyesinde Atölye Sahnesi. kullanıldı: “Gürün’ün nEJAT DİMİl İ’n İn YEn İ şAr KıSı doğru bir tanım olduğunu yankılarını görmeye başladım. Yılın oyuncuları/Tek eleştiriler üzerinden kurduğu da düşünmüyorum. Bazı Onlar 1924 mübadelesinde nEJAT Dimili’nin, o rhan Veli’nin “Üstüne” adlı şiirin- kişilik performans: bu çok katmanlı okuma, sanatçılar için daraltıcı Doğu Trakya’dan Selanik den yola çıkarak hazırladığı yeni tekli, şiirin yalın ve Gül Doğa Selvi/ geçmişin tiyatro birikimini bir etiket, bazıları içinse yakınlarındaki Agioneri’ye yoğun duygusunu elektronik dokular, sinematik yaylı- Aşağıdaki Pencere/ bugünün bakışına açarken yaşam deneyimlerinin ve yerleştirilmişti. İşin adı da lar ve karanlık bakır nefesli çalgılarla bugünün tınıları- Temsili Sahne. Yılın oyuncuları/ eleştiri disiplininin Türk tiyatrosu kimliklerinin görünür bir buradan geliyor. Agioneri na taşıyor. “Üstüne”, Dimili’nin önümüzdeki aylara ya- tek kişilik performans: Mehmet tarihindeki kurucu rolünü de parçası. Biz göçü sanatçıların “Kutsal Su” anlamına geliyor. yılacak olan yeni şarkısının da ilk adımını oluşturuyor. Ali Nuroğlu/Dünyada/Vertov yeniden düşünmemize olanak “Üstüne”ye tüm dijital platformlardan ulaşılabilir. Film Tiyatro. TEB Özel Ödülü: veriyor.” oplumca gösterilen mu,/ Geceden sıyrılan gün zaferle dediği genç, kendini sergilenen yaşları otuzu geçmeyen kadın ya da eylemlerde duyarlıklı doludur” der. kitaplar arasında bulur. O soydan erkek görevlilerin fişek gibi oradan Tgençlerin sayısı yüksektir. Bizim gençlerimiz de tarihte olan bugünün gençleri, birkaç oraya koşuştuğunu göreceksiniz. Cumhuriyet tarihimizde bunun bu zaferin yaratıcısı olarak gün kitaplar arasında gezinirse Sergilenen gözleri izleyenler, özgüvenli, canını ortaya koyan okuyacağı kitapları orada bulacaktır. anılmaktadır. Bilinçli genç, önüne alacağına karar vermiştir. Ben de örnekleri bugün bile anılmaktadır. serilen olanakları kavrayıp eyleme seçtiğim gözlüğü önceden tanıdığım O nedenle gençlere “delikanlı” da dönüştüren gerçeği kavramıştır. Anların değeri bir kişiye gösterecektim. Benim deniyor. Bu gücünden yararlanarak kendini önceden tanıdığım genç Evren Zaferle dolu genç yetişip çalış- Aralarında bağlantılar kurarak geliştirme yolunda çabalıyor. ma alanına çıkınca ayrı bir özellik ta- Coşkun yerinde yoktu. Genç duyarlığı bizi yeneceklerini uman devletleri İzmir Büyükşehir Belediyesi Bekleyecektim. Yarım saat sonra şır. Başımdan geçen şu küçük öykü- dize getiren Mustafa Kemal, Kültürpark’ta Edebiyat Şöleni yü anlatırsam olayı size de anlatmış saniye saniyesine gelip işinin gençliğine emanet ediyorum.” 10’uncu yıl Nutuk’unda erdemine düzenledi. Bilinçli genler, şöleni olurum. başına oturdu. Bu işyerinin neden inandığı gençlere şöyle sesleniyor: izliyerek kendini kitaplar arasına atar, anında insanla dolduğunu anladım. Belli bir yaşa gelenler gözlük Victor Hugo “Bugün ulaştığımız sonuç, kendini yazarların, onların yazdığı olmadan okuyamıyor. Onlardan biri İçimde Atatürk’ün “Bizce zaman Dünya edebiyatının önemli bir yüzyıllardan beri çekilen ulusal kitapların arasında bulur. Victor de benim. ölçüsü geçmiş yüzyılların gevşetici yazarı olan Victor Hugo, “Boaz yıkımların yarattığı uyanıklığın ve Hugo’nun “zaferle dolu” dediği Bu yazıyı okurken gözünüzün anlayışına göre değil, yüzyılımızın Uykuda” başlıklı şiirinde, “Genç sevgili yurdun her köşesini sulayan gençlerin tanımıdır bu. önüne her sorunun çözülebileceği hız ve hareket kavramına göre kanların bedelidir. Bu sonucu Türk olsam neyse, çünkü insan genç oldu Victor Hugo’nun “zaferle dolu” bir çalışma ortamı getirin. Ortalarda düşünülmelidir” sözü yankılandı.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear