Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
gorus@cumhuriyet.com.tr
14 EKİM 2026 ÇARŞAMBA
2 olaylar ve görüşler
Bireysel BAşvuru h Akkı
Gökten düşen üç elma...
yüksek mahkeme kararına uymamış ve
Suna türkoğlu
Dr. ÇiğDem Bayraktar Ör rak alenen aşağılama, bir kesimin yaratabileceği olasılığı bile suçlan-
yeniden yargılamayı hiç başlatmamıştır.
EmEkli Danıştay ÜyEsi
benimsediği dini değerleri alenen mak için “yeterli” görülebiliyor.
on yıllarda çok sayıda soruştur-
aşağılama. Örneğin; sosyal medya hesabın-
hakkaniyete uygun
Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete’de
ma ve tutuklamanın merkezin-
İlk iki hükme bağlı değerler siste- dan “Müezzin 22 saniyede okudu
yargılanma
6 Anayasa Mahkemesi’nin Tayfun Kah-
Sde yer alan Türk Ceza Kanunu
mi, kendine özgü nüanslarla birlik- akşam ezanını yahu. Prestissimmo
raman Başvurusu(2) kararı yayımlanın- Anayasa Mahkemesi’nin vermiş oldu-
(TCK) madde 216, ceza adalet siste-
te, hemen her çağdaş hukuk siste- con fuoco! Ne acelen var? Sevgili?
ca, bireysel başvuru hakkı veya öğretide- ğu ihlal kararının gereklerinin hiçbir şekil-
minde en çok tartışılan normlardan
minde yürürlükte. Ancak sonuncu- Rakı masası?” şeklindeki Ömer Hay- ki adıyla “anayasa şikâyeti” yeniden yargı de yerine getirilmemesi üzerine kişi ikin-
biri haline geldi. Haberini yapan ga-
gündemine girdi. ci kez bireysel başvuru hakkını kullanmış,
su yani “dini değerleri aşağılama” yam dizelerini paylaşan piyanist Fa-
zeteciden, düşüncesini açıklayan Anayasa Mahkemesi’nin daha önce ver- Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu kabul
kastı ile suç işleme” konusu kıta Av- zıl Say, üç kişinin şikâyeti üzerine
diği ihlal kararının gereğinin yerine ge- edilebilir bulmuş ve ilk ihlal kararının ye-
akademisyene, yazardan karikatü-
rupa’sının büyük bir kısmında ya 216/3’ten yargılanmış, 10 aylık ha-
tirilmemesi nedeniyle bireysel başvu- rine getirilmediğini belirleyip, yeniden ih-
riste; sosyal medyada fikir beyan
kaldırılmış ya da doğrudan somut pis cezası ise Yargıtay tarafından
ru hakkı ile adil yargılanma hakkı kapsa- lal kararı vermiştir.
eden yurttaştan sanatçılara kadar
bir kamusal tehdit ve şiddet şar- “düşünce ve ifade özgürlüğü” kap-
mındaki hakkaniyete uygun yargılanma Anayasanın 153. maddesine göre, “Ana-
toplumun geniş kesimleri bu mad-
tına bağlanarak düşünce özgürlü- samında değerlendirilerek bozul-
hakkının ihlal edildiği iddiasıyla 27 Ka- yasa Mahkemesi’nin kararları kesindir”,
denin adli kıskacına girdi.
ğü sınırları içinde kabul edilmiştir. muştu.
sım 2025 tarihinde Tayfun Kahraman ta- “Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Ga-
Kamu barışını koruma amacıyla
Türkiye’de ise hâlâ ceza doğuran en Yargılamanın konjonktüre göre
rafından ikinci kez yapılan bireysel başvu- zetede hemen yayımlanır ve yasama, yü-
düzenlenen TCK m. 216; halkı kin
yaygın dayanaklardandır. değişiklik gösterdiğine inanılan ül-
ru, birinci bölüm tarafından niteliği itiba- rütme ve yargı organlarını, idare makam-
ve düşmanlığa tahrik etme, aşağıla-
kemizde, 2012’de görülen bu dava
rıyla genel kurulca karara bağlanması ge- larını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.”
Kutsallara hakaret
ma ve dini değerleri hedef alma fiil-
bugün olsa bambaşka bir seyir izle- rekli görülerek, Anayasa Mahkemesi Ge- Kararların bağlayıcılığına ilişkin bu hü-
“Blasphemy” yani “kutsallara ha-
lerini yaptırıma bağlıyor. Ancak ka-
nel Kurulu tarafından 2 Nisan 2026’da ka- küm, hiç kuşkusuz, bireysel başvuru üze-
yebilirdi.
karet” ile “ifade özgürlüğü” ayrımı
nunda aranan “somut ve yakın teh- rara bağlanmış ve Resmi Gazete’de ya- rine ihlal edildiğine karar verilen temel
Benzer şekilde; isnat edilen suçu ki-
son derece hassas bir tartışmadır.
yımlanmıştır. hak ve özgürlükler için de geçerlidir. Ana-
like” kriterinin yargı pratiğinde göz
min işlediğinin de sonucu etkileyebil-
Dini değerlere yönelik eleştiri ve- Bireysel başvuruyu yapan şehir plancısı yasa Mahkemesi, verdiği ikinci ihlal ka-
ardı edilmesi, bu normu, muhalif
diği herkesin malumu. Egemen Bağış
Tayfun Kahraman, Gezi Parkı davası ola- rarında, hem bireysel başvuru hakkının
ya hicivle inanan kişilere ya da di-
sesleri bastıran ve ifade özgürlüğü-
ile Metehan Demir arasında geçtiği ve
rak bilinen ceza davasının sekiz sanığın- hem de adil yargılanma hakkının genel il-
ni gruplara karşı doğrudan nefret
nü daraltan bir cezalandırma aracı-
ayetlerle alay edildiği iddia edilen ko-
dan biri olup o dönem Türk Mühendis ve kelerini belirleyerek adil yargılanma hakkı
ve ayrımcılığı körüklemek, belli bir
na dönüştürüyor.
nuşmaya ilişkin “İslam dinini açıkça
Mimar Odaları Birliği Genel Merkez Yöne- kapsamında, hakkaniyete uygun yargılan-
inanç grubuna yönelik şiddeti örgüt-
Benzer yasalar başka ülkelerde de
aşağıladığı” gerekçesiyle yapılan suç
tim Kurulu’nda şube başkanı ve aynı za- ma hakkının ihlal edildiğine yönelik ilk ih-
lemek birbirinden ayrılmalıdır. Mo-
var. Ancak Türk hukuk mevzuatının
duyurusu ile yürütülen soruşturma-
manda Kültür ve Turizm Bakanlığı bün- lal kararına karşın, yeniden yargılanma iş-
dern hukuk devletleri bu konuda
ağırlıkla alındığı kıta Avrupa’sında
da, söz konusu konuşmanın iki kişi
yesinde koruma bölge kurulunda uzman lemlerinin başlatılmamış olması nedeniy-
hemfikirdir. Bir düşünceyi üretmek,
ya da İngiltere ve ABD hukuk norm-
arasında geçtiği, dolayısıyla “aleni- yardımcısı, 2014 yılından itibaren ise üni- le Anayasa’nın 148. maddesinde koruma
paylaşmak “özgürlükler” kapsamın-
larını bedenleştiren Anglo-Sakson
versite öğretim üyesi olarak görev yap- altına alınan bireysel başvuru hakkı ile
yet” taşımadığı söylenerek kovuştur-
da ele alınır; bu düşünce, başkala-
hukukunda kapsam, nitelik ve uy- mıştır. Kişi hakkında verilen İstanbul 13. Anayasa’nın 36. maddesinde koruma al-
maya gerek görülmemişti.
rını tehdit eden, onlara zarar veren
Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahkûmiyet tına alınan adil yargılanma hakkı kapsa-
gulama bakımından dikkat çekici
Asıl sorun
somut eylemlere dönüştüğünde ise kararının, istinaf ve temyiz başvuruları mındaki “hakkaniyete uygun yargılanma
bir ayrım göze çarpıyor: TCK, temel
reddedilerek kesinleşmesi üzerine, Ana- hakkı”nın ihlal edildiğine hükmetmiştir.
ceza hukukunun alanına girer. Asıl sorun; yalnızca nefret söy-
hukuki nitelik bakımından “ayrım-
yasa Mahkemesi’ne 2023/98215 numaralı Anayasa Mahkemesi kararlarına uy-
Bir kimse bireylere veya toplu- leminin hatlarının belirginleştiril-
cılıkla mücadeleyi ve azınlıkların,
bireysel başvuru yapılmıştır. ma ve gereklerini yerine getirme yüküm-
luklara yönelik şiddeti körüklemi- mesi değil; ifade özgürlüğü ile top-
farklı grupların onurunu koruma-
Yüksek mahkeme bu ilk başvuru üzeri- lülüğü bulunan mahkemelerin, Anaya-
yorsa, onları somut ve fiilî bir plan- lumsal barışın korunması arasında-
yı” hedefleyen Almanya, Fransa ve
ne, yargılamada usule ilişkin güvencelerin sa Mahkemesi kararlarına direnme veya
la hedef almıyorsa dinî inancından ki sınırların ne kadar net çizilebil-
İsviçre’den ayrılarak yasanın ama-
ihlal edilmesinin yargılamanın hakkaniye- bağlayıcılığını tartışma yetkisi bulunma-
ya da dine ilişkin düşüncelerinden diğidir.
cını doğrudan “kamu barışını sağla-
tini bir bütün olarak zedelediğini belirte- maktadır.
ötürü cezalandırılamaz. Dolayısıyla; TCK 216’nın birinci fıkrasındaki
ma” olarak genelleştiriyor.
rek, başvurucunun adil yargılanma hakkı 13 Mayıs 2010 tarihli Resmi Gazete’de
kutsal değerlere, inançlara yönelmiş “açık ve yakın tehlike” koşulu, ifade
Yasanın korumaya aldığı kate-
kapsamında hakkaniyete uygun yargılan- yayımlanan ve 12 Eylül 2010 tarihli halk
her sert, saldırgan veya incitici ifa- özgürlüğü lehine getirilmiş önemli
gorilerde de farklar belirgin: Şid- ma hakkının ihlal edildiğine 31 Temmuz oylamasıyla yürürlüğe giren 5982 sayı-
de otomatik olarak suç oluşturamaz. bir güvencedir. Ancak buna karşın,
2025’te karar vermiştir. lı Anayasa değişikliği hakkında kanun ile
dete doğrudan ve anlık çağrı oluş-
İngiltere’de bu yöndeki eylemlerde kin ve düşmanlığa sevk edildiği id- Bu karar üzerine yapılması gereken, ilk hukuk sistemimizde yerini alan “bireysel
turmadıkça nefret söyleminin da-
derece mahkemesi tarafından kişinin ye- başvuru” anayasa ile korunan temel hak
açık bir kastın ve somut kışkırtma- dia edilen toplum kesimlerinin ger-
hi suç sayılmadığı ABD’de, ifade öz-
niden yargılanmasının Anayasa Mahke- ve özgürlüklerin ve bu bağlamda adil yar-
nın varlığı şart koşulur. Türkiye’de çekten böyle bir infial yaşayıp yaşa-
gürlüğünde anayasa herkes için ne-
mesi kararına uygun olarak gerçekleştiril- gılanma hakkının mahkemeler tarafından
ise bu suç tanımı için somut kıstas- madığına bakılmaksızın, salt varsa-
redeyse mutlak bir koruma sağlar-
mesidir. Ancak yeniden yargılama yapıl- ihlalini de engellemek için vardır. Anaya-
lar yasada yer almadığı gibi uygu- yımlar üzerinden tutuklama ve yar-
ken Türkiye’de“sosyal sınıf, ırk, din,
mamıştır. Hatta Anayasa Mahkemesi 31 sa Mahkemesi, yeniden yargılanma yapıl-
lamada da doğrudan aranmıyor. Bir gılama yapılması temel hakları ze-
mezhep, bölge, cinsiyet” gibi kısıtlı,
Temmuz 2025 tarihli kararında ilk dere- masını ve bu yargılamanın gereklerini be-
düşüncenin ya da söylemin yalnız- delemektedir. Düşünen ile eyleme
belirli bir alanda hüküm kuruluyor.
ce mahkemesi olan İstanbul 13. Ağır Ceza lirlediği kararlarında, ihlalin nasıl gideri-
ca “huzursuzluk yaratmaya elveriş- geçen arasında fark gözetilmemesi,
İngiltere’de ise yasanın içeriğindeki
Mahkemesi’nin nasıl bir yargılama yap- leceğini, yeniden yargılamanın içeriğini ve
li” görülmesi dahi yargılama için ye- sokağa dökülmeyen toplum adına
ırk ve din öğelerine Türkiye’de kar-
ması gerektiğini açık açık yazmış olması- ilk derece mahkemesinin yükümlülükleri-
terli sayılabiliyor. niyet okuyarak peşinen suç ve suç-
şılığı olmayan “cinsel yönelim” ek- na karşın ilk derece mahkemesi 6 Kasım ni açık açık göstermektedir. Kararlara uy-
Oysa bahsedilen eser miktarda lu üretmektir.
2025 tarihli ek kararıyla başvurucunun mamak anayasal bir suç oluşturmaktadır
lenirken mevzuatta “engellilik” gibi
huzursuzluğun, kime ve neye göre Yani TCK 216’nın üç fıkrasında- yeniden yargılanma talebini reddetmiş, ve hukuk devletinde asla yeri yoktur.
hassas bir başlık da yer buluyor.
tanımlandığı en az isnat edilen suç ki nesnellikten uzak yorumlardan
Madde ne diyor?
kadar belirsiz. O nedenle soyut teh- herhangi biri, bir gün hepimizin pa-
TCK madde 216’nın üç ayrı fıkra- like varsayımlarıyla rahatlıkla hü- yına düşebilir. Ancak bu defa kar-
sında üç ayrı vurgu yapılıyor: Hal- küm kurulabiliyor. Manevi ve dini şımızda yerçekimini keşfettiren de-
kın bir kesimini diğerine karşı kin değerlere ilişkin istenmeyenin ko- ğil, gerçeklikten bağları koparan bir
ve düşmanlığa tahrik, halkın bir ke- nuşulmasının, işitilmesinin, yazıl- elma var. Umalım ki bu elmayı ısır-
simini belirli farklılıklara dayana- masının bir kesim için huzursuzluk madan cennetten kovulmayalım.
CHP’nin tarihsel mirası ve iktidar
Sonuç olarak CHP, 1950’den bu yana 76 CHP’li belediyelerce önemli ölçüde sağ-
erol tunCer
yıllık dönemde yalnızca, 7 yıl 6 ay süreyle lanmakta olduğuna inanıyorum.
Eski CHP GEnEl sEkrEtEr yarDımCısı
koalisyon ortağı olarak hükümet sorum-
luluğu taşıyabilmiş bir partimizdir. l aiklik tartışması ve
azıya başlarken şunu belirtelim, üzeri-
CHP, çok partili yaşama, tek parti dö-
Yne konuşacağımız CHP, butlan talihsiz-
toplumsal algı
nemindeki hizmetlerinin onuruyla birlik-
liğine uğramadan önceki CHP’dir.
Laikliğin yerleştirilmesi konusundaki
te dönemin sorumluluğunu da taşıyarak
Çok partili dönemin ilk serbest seçim-
çabalarından ötürü CHP’ye “dinsiz” yaf-
girmiştir. Tek parti döneminin sorumlu-
leri 14 Mayıs 1950’de yapıldı. Dönemin ik-
tasını vuran yobazların bu konudaki et-
lukları yanında, bir dünya savaşının zo-
tidar partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin
kilerinin hâlâ bir ölçüde sürdüğü görül-
runlu olarak doğurduğu bütün acıların,
(CHP), ana muhalefet partisi Demokrat
mektedir. Böyle bir konu sağ partiler için
yoklukların sorumluluğunu da CHP’ye
Parti’nin (DP) görüşünü ve katkılarını da
bulunmaz bir propaganda aracıdır. De-
yüklemek muhaliflerin kolayına gelmiş-
alarak hazırlamış olduğu bir seçim kanu-
deden toruna hala sürdürülebilen bu
tir. Diğer yandan CHP’nin ülkeyi savaş
nunun uygulandığı bu seçimin sonucun-
inanç sağ partilerin politikalarını da et-
dışında tutabilmek gibi önemli bir başa-
da iktidar CHP’den DP’ye geçti.
kilemekte; sağ partiler partiler arası iş-
rısı üzerinde durulmamıştır bile.
Mükemmel bir seçim kanununun tam
birliğinin en gerekli olduğu zamanlarda
Tek parti döneminde, başta laiklik ol-
bir tarafsızlıkla uygulandığı 1950 se-
bile CHP ile yan yana görünmekten çeki-
mak üzere, birbiri ardına gerçekleştirilen
çimleri, hiçbir ciddi şikâyet ya da itiraz-
nerek işbirliği girişimlerini engelleyebil-
devrimlerin toplumun belli kesimlerin-
la karşılaşmadan sonuçlandı. Bu sonuç,
mektedirler. Çok partili yaşamda bunun
de yaratmış olduğu tepkiler hâlâ CHP’ye
kendi getirdiği kanunla iktidarını kaybe-
örneklerine çokça rastlanmıştır.
yönelik sömürü konuları arasında yer
den CHP’nin onurudur. Oysa DP’nin ya-
Böyle bir endişe demokrasinin normal
alabilmektedir. Ne yazık ki bu eleştiri-
sada yaptığı değişikliklerin uygulandı-
işleyişini olumsuz yönde etkilemektedir.
ler sürdürülürken CHP dönemini eleş-
ğı 1957 seçimleri muhalefet partilerinin
Son olarak CHP’ye haksız yere yükle-
tiren ana muhalefet partisi DP’nin ön-
çok sayıda itiraz ve şikâyetlerine sahne
nen kusurlar yanında, üzerinde önemle
der kadrosunun, söz konusu dönemler-
olmuştur. Daha sonraki iktidarlar zama-
durulması gerektiğine inandığım bir cid-
de önemli sorumluluklar üstlenmiş ki-
nındaki seçimlerde gündeme gelen iti-
di konuya da değinmek gerek: “CHP’nin
şiler oldukları gerçeği de göz ardı edile-
razları, tartışmaları saymıyorum bile.
halkla ilişkileri”.
rek sürdürülebilmektedir. Celal Bayar’ın
Çok partili dönem boyunca hiçbir seçim-
CHP sempatizanlığı daha gençlik çağ-
başbakanlığı buna en çarpıcı örnektir.
de Meclis’teki sandalyelerin çoğunluğu-
larında başlamış ve daha sonra parti üst
Atatürk’ün kurduğu CHP, dünyanın en
nu elde edemeyen CHP, doğal olarak tek
kademelerinde önemli sorumluluklar üst-
uzun ömürlü partilerinden birisi, belki
başına iktidar da olamamış, yalnızca bazı
lenmiş biri olarak bu konu üzerinde dur-
de en uzun ömürlü partisidir. Siyasal ya-
hükümetlerde koalisyon ortağı olarak yer
madan geçemeyeceğim.
şamı boyunca ülkenin iyi yetişmiş kad-
alabilmiştir. Bunları şöyle özetleyebiliriz:
Sağ partilerin toplumla ilişkilerinin,
rolarına ve ciddi parti programlarına sa-
l 1961- 1965 arasında, İnönü’nün baş-
zaman zaman popülizm derecesine va-
hip olan, siyasi kadrolarımız için eğitim
kanlığında CHP- Adalet Partisi (AP) ar-
racak kadar sıcak bir görünümde oldu-
görevi üstlenen, daima ciddi ve dürüst
dından CHP- CKMP- YTP hükümetle-
ğu, buna karşılık CHP’lilerin halkla ilişki-
devlet yönetimini savunan CHP, bir tür-
ri kuruldu.
lerinin ise hâlâ resmi görünümlü bir or-
lü tek başına iktidara gelerek program-
l Parti iki kez bağımsız milletvekil-
tamda cereyan ediyor gibi... Bu konuda
larını uygulama fırsatını, bir başka ifa-
lerinin desteği ile hükümet kurmuştur.
yanılmış olmayı dilerim.
deyle kendisini yeterince ifade ve ispat
(1965 İnönü ve 1978 Ecevit hükümetleri) CHP’nin mirasını devraldığını kabul
edebilme olanağını bulamamıştır. Bu da
l 1973 sonrasında Ecevit’in başkanlı-
ettiğimiz YENİ Parti mensuplarının, Öz-
CHP’nin -elinde olmayan- bir başka eksi-
ğında kurulan CHP-MSP (Milli Selamet
gür Özel’in aralıksız sürdürdüğü kam-
ğini oluşturmaktadır.
Partisi) hükümetinin ömrü yalnızca 10 panyası esnasında “halkla ilişkiler” ko-
Devleti ve Cumhuriyeti kuran, birbiri ar-
ay olmuştur.
nusunda mükemmel örnekler sunan
dına devrimler yapan CHP’nin uzun yıllar
l 12 Eylül sonrasında CHP’li oy taba-
davranışlarını dikkatle izlemelerinde ve
iktidardan uzak kalmış olması, parti men-
nınca desteklenmekte olan SHP, DYP örnek almalarında yarar var. Unutmaya-
suplarının yeterli uygulama deneyimlerin-
(Doğru Yol Partisi) Genel Başkanı Süley-
lım ki siyasette doğruları anlatmanız ye-
den yoksun kalması sonucunu da doğur-
man Demirel’in kurduğu hükümete ka- terli olmaz. Hitap ettiğiniz kitle ile sıcak
muş, bu durum ister istemez bir ölçüde
tılmıştır. bağlar kurabildiğiniz ölçüde inandırıcılı-
parti kültürünü de etkilemiştir.
l CHP 1977 seçimlerinde 213 milletve-
Uzun süreler iktidardan uzak kal- ğınızı güçlendirebilirsiniz.
kili çıkararak birinci sırayı alırken tek ba- CHP’nin mirasçısı olduğuna inandığı-
mış olmak, CHP muhaliflerinin sürek -
şına hükümet kurmayı da denemiş an- li olarak “CHP iktidar olursa başınıza ne- mız YENİ Parti’nin, CHP’nin devlet yöne-
cak bu kez de milletvekili sayısı yeter-
ler geleceğini düşünün” propagandası- timine yönelik iddialarını yaşama geçire-
li olmadığı için güvenoyu alamamıştır. na başvurmasını da kolaylaştırmıştır. Bu bilmek için tek başına iktidar olması ge-
(Hükümet kurabilmek için gerekli olan durumun telafisinin, gerçekten iyi hiz- rektiği açık bir gerçek olarak karşımız-
en az sandalye sayısı 226 idi.) metler verdiklerine tanık olduğumuz da duruyor.

