11 Şubat 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
Sürdürülebilirlik 30 OCAK 2026 CUMA 7 İyi haber 4 Türkiye, Küresel Okyanus Anlaşması’nı onayladı Greenpeace Türkiye’nin, ulusal sınırların ötesindeki doğal alanları koruma fırsatı sunan Küresel Okyanus Antlaşması’nın onaylanması için yürüttüğü ve 10 binden fazla kişinin İklim Adaptasyonu ve Finansmanı: imza verdiği kampanya sonuç verdi. Türkiye, okyanusların korunmasına yönelik bu tarihi antlaşmayı onayladı. Denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin korunması açısından önemli bir kazanım olan antlaşma, 17 Ocak’ta yürürlüğe girdi. Küresel Okyanus Antlaşması, ulusal yetki alanları dışında kalan açık denizlerde biyolojik çeşitliliğin korunmasını amaçlayan ilk Dayanıklılığın bağlayıcı uluslararası anlaşma olma özelliğini taşıyor. Antlaşma; deniz koruma alanlarının oluşturulmasını, ekosistemlere zarar veren İklimin etkileri, uyum kapasitesi olmayan ekonomiler faaliyetlerin sınırlandırılmasını ve doğa temelli için giderek daha büyük bir risk alanı yaratıyor. Bu bir yönetim anlayışının hayata geçirilmesini hedefliyor. Bilim insanlarına göre bu çerçeve, riskleri yönetmenin yolu ise adaptasyonu merkeze alan iklim kriziyle mücadelede de kritik bir role sahip politikalar ve bu politikaları mümkün kılacak güçlü bir çünkü sağlıklı okyanuslar gezegenin en önemli finansman çerçevesinden geçiyor. bedeli karbon yutakları arasında yer alıyor. Antlaşma, Paris Anlaşması’ndan bu yana en önemli çevre mevzuatlarından biri olarak klim değişikliği artık yalnızca bir çevre Rapora göre, değerlendiriliyor. Günümüzde açık denizlerin sorunu değil, ekonomik sistemlerin, gelişmekte olan NAP Nedİr, Nede N ÖNemlİdİr yalnızca yüzde 0.9’u tamamen ya da yüksek İaltyapıların, tedarik zincirlerinin ve ülkelerin iklim ? düzeyde korunuyor. Küresel Okyanus Antlaşması, toplumların dayanıklılığını doğrudan değişikliğine Ulusal Adaptasyon Planları (NAP’ler), ülkelerin değişen iklime nasıl uyum sağlayacağını, iklimle ilgili risklere karşı kırıl- 2030’a kadar okyanusların en az yüzde 30’unun test eden küresel bir kriz. Bu nedenle uyum sağlaya- ganlıklarını nasıl azaltacağını ortaya koyan orta ve uzun vade- koruma altına alınmasını hedefleyen 30×30 iklim politikaları yalnızca emisyonların bilmesi için li stratejik yol haritalarıdır. Bu planlar genellikle ülkelerin eko- hedefine ulaşmak için kilit bir araç niteliğinde. azaltılmasına değil, aynı zamanda iklimin 2035 yılına nomileri, gıda güvenliği ve doğal kaynak yönetimi açısından kri- Antlaşmayla birlikte ilk kez açık denizlerde halihazırda yarattığı ve yaratmaya kadar yıllık tik öneme sahip sektörlere odaklanır. NAP’ler, iklim değişikli- koruma alanlarının oluşturulmasının önü açılıyor. devam edeceği etkilere uyum sağlama 310–365 ğiyle ilgili hedeflerin ulusal politikalara ve kalkınma planlarına Bu alanların, iklim krizinin etkilerini hafifletmeye, kapasitesine de odaklanmak zorunda. İklim milyar ABD entegre edilmesini sağlayarak uyum çabalarının önceliklendiril- biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmaya ve adaptasyonu, sel, kuraklık, aşırı sıcaklar ve mesine yardımcı olur. Aynı zamanda etkili finansman stratejile- Doları arasında rinin geliştirilmesini destekler, yatırımları yönlendirir ve gerekli okyanusa bağımlı milyarlarca insanın gıda deniz seviyesindeki yükselme gibi etkiler finansmana kaynakların harekete geçirilmesine katkı sunar. güvenliğini korumaya katkı sağlaması bekleniyor. karşısında yaşamı, üretimi ve ekonomiyi ihtiyacı var. Buna ayakta tutma stratejisi olarak öne çıkıyor. karşın, gelişmiş Adaptasyon, yalnızca geleceğe dönük ülkelerden gelişmekte bir hazırlık değil, bugünün risklerini olan ülkelere sağlanan uluslararası kamu yönetmenin de anahtarı. İklim değişikliğinin uyum finansmanı, 2022’de 28 milyar dolar etkileri hem ani aşırı hava olaylarıyla seviyesindeyken 2023’te 26 milyar dolara hem de yavaş ilerleyen süreçlerle insan geriledi. Bu tablo, adaptasyon ihtiyacı ile sistemlerini ve ekosistemleri zorlamaya mevcut kaynaklar arasındaki uçurumun devam ediyor. Bu nedenle sıcaklık artışını giderek büyüdüğünü gösteriyor. sınırlandırmaya yönelik çabalar hayati Stratejik bir zorunluluk olsa da tek başına yeterli değil. Uyum politikaları; su yönetiminden tarıma, İklim adaptasyonu ile iklim finansmanı kentlerin planlamasından altyapıya kadar bu nedenle birbirinden ayrı düşünülemez. geniş bir alanda bütüncül bir yaklaşım Finansman, adaptasyonun omurgasını gerektiriyor. oluşturuyor. Ancak mevcut küresel iklim Ancak adaptasyonun önündeki en büyük finansmanı içinde adaptasyona ayrılan engel, finansman açığı. Gerekli yatırımlar pay hâlâ sınırlı. Kamu kaynaklarının hayata geçirilmediğinde, iklim etkilerinin yetersiz kaldığı bu tabloda, özel sektörün ekonomik maliyeti katlanarak artıyor. İçme rolü giderek daha kritik hale geliyor. suyu güvenliği, gıda üretimi, enerji altyapısı Buna rağmen özel sektörün adaptasyon ve kıyı bölgeleri, yetersiz adaptasyon yatırımlarına katkısı halen ihtiyaçların nedeniyle yüksek ekonomik kayıplarla karşı oldukça altında seyrediyor. Risk paylaşım karşıya kalıyor. Bu tablo yalnızca kamu mekanizmalarının eksikliği, uzun otoritelerini değil, iş dünyasını da doğrudan vadeli belirsizlikler ve yeterli politika ilgilendiriyor. Çünkü uyum sağlanamayan teşviklerinin olmaması, yatırımların her risk; üretim kesintisi, tedarik zinciri önündeki temel engeller arasında yer kırılması ve finansal istikrarsızlık anlamına alıyor. geliyor. Sonuç olarak, iklim adaptasyonu ve finansmanı iklim değişikliğinin ağır etkileri Adaptasyon açığı ile herkesin meselesi. Bu iki alan birlikte C Gelişmiş ülkeler, kendi iklim adaptasyon ele alınmadığında iklim değişikliğinin ve dirençlerini güçlendirmekle kalmamalı; bedeli hem toplumlar hem de ekonomiler 500 € M iklim krizinden en az sorumlu olan için çok daha ağır olacak. Dayanıklı bir Y gelişmekte olan ülkeleri de aynı yönde gelecek; uyum kapasitesi yüksek sistemler CM desteklemek zorunda. Öte yandan ve bu sistemleri mümkün kılan adil, yeterli Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın 2025 ve erişilebilir finansman ile kurulabilir. İş MY Adaptasyon Açığı Raporu: Tükenmekte Olan dünyası açısından ise bu gerçek, sadece bir CY Kaynaklar, bu desteğin gerekli seviyelerin tercih değil, stratejik bir zorunluluk olarak oldukça altında kaldığını ortaya koyuyor. da karşımızda duruyor. CMY K Doğayı korumaya yatırılan her bir dolara karşılık, onu yok etmek için 30 dolar har- canıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) Do- ğa İçin Finans Durumu 2026 raporuna göre 2023 yılında, fosil yakıt sübvansiyonlarından kamu hizmetleri ve enerji gibi yüksek etkili sek- törlere yapılan yatırımlara kadar, doğaya zarar veren faaliyetlere 7.3 tril- yon dolar harcandı. Bu arada, doğaya dayalı çözümlere sadece 220 milyar dolar destek sağlandı ve özel finansman sadece 23 milyar dolar katkıda bu- lundu. Küresel biyoçeşitlilik, iklim ve arazi restorasyonu hedeflerine ulaşmak için, doğaya dayalı çözümlere (NbS) yapılan yatırımların 2030 yılına kadar yıl- lık 571 milyar ABD dolarına, yani küresel GSYİH’nin sadece yüzde 0.5’ine denk gelecek şekilde 2.5 kat artırılması gerekiyor.  Doğ AYı Kor UMAK Uc Uz Yo K Et MEK PAHAlı
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear