Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
NADIR BEY'LE PERSEMBELERİ Perşembe öğleleri Nadir Bey'in çevresinde kare bir masada halkalanarak içkilerini yudumlayan bu grubun söyleşi konuları genellikle günün siyasal olayları, dünyada olup bitenler, sanat ve yazın,dilim izin sorunları, Türkçemizin arılaşıp gelişmesi, ülkemizinve İstanbul'un sorunları, geçmişten anılaroluyordu. SAMİ KARAÖREN Ya/ başlurındu başlatıldı bu söyleşi yemekleri. Rahmetli başyazarımız Nadir Nadi'nin Cumhuriyet'teki odasında, pa/artesiden cumaya, hemen her giin yapılan bu söyleşiler, Nadir Bey'in sağlık durumunda ilk bozulma belirtileri başgösterince aksamaya başlamıştı. Nadir Bey, artık ga/eteye her gün değil arada sırada geldiği için bi/ onu evinde ziyaret ediyorduk. Yürürken dengesini yitirnıe bo/ukluğu dışında, başka bir sağlıksı/lığı yoktu. Koltuğunda, sandalyesinde olururken onu görenler en küciik birsağlıksı/lık belırtısigözlemleyeme/lerdi. Hemen her gün eşi Bcrin Hanım'la sabah ya da akşam, İstanbul'un sevdıği yerlerini (ö/ellikle Boğaziçi'nı) yine geziyordu.amaarabasındanpek ınmiyordu. Durumun böyle olmasına karşın bu ge/iler, yolculuklara bıle dönüştü, İ/mir ve dolaylarına, Muğla'ya, Gökova'yadeğin ulaşıldı: Yürümekteki o küçük rahatsı/lığına karşın... İşte, 1989 yazında temmuz sonlarına doğru ev dışında da buluşma, öğle yemeği söyleşileri dü/cnleme kararlaştırıldı. Haltada bir gün perşembcleri dü/enli olarak başlatılan öğle yemeğine ilk katılanlar: Oktay Akbal, İlhan Selçuk, Turhan Selcuk, Yaşar Kcmal, Ali Sirmen, Dündar Akünal. Prol. Salih Şanver. Emekli Elçi Yavuz Gör, bir süre önee yitirdiğiıııı/ Agop Arad, Dr. Gürbüz Barlas, Merih Sezen vc Sami Karaörcn. Birkaç perşembe sonrada Melih Cevdet Anday, Osman Nuri Torun, tbrahim Çamlı katıldılar. Fcyyaz Tokar, Miicap Cfluoğlu, Sabahatlin Kudrct Aksal, Prol Coşkun Özdemir, C'cmal Madanoğlu ara sıra katılanlardandır. Bir kez de Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Nurettin Sözen ve SHP Genel Sekreterı Hikmet (,'etin katıldı. Perşembe öğleleri Nadir Bey'in çevresinde, kare bir masada halkalanarak içkılenni yudumlayan bu grubun söyleşi konuları genellikle günün siyasal olayları, dünyada olup bitenler, sanat ve ya/ın, dılimi/in sorunları. Türkçemİ7in arılaşıp gelişmesi, ülkemizin ve İstanbul'un sorunları, geçmişten anılar, olu yordu. Konuşulur, tartışılır, akademik dü/eyde söyleşıler 34 saat sürer giderdi. Hep böyle "ciddı"mı, dıyeceksinı/7 Şakalar, esprıler, kahkahalar süslerdı bu "ciddi'Miği kimı /anıan da sulaııdırılırdı elbet konular... Ya da ikılı tartışmalar "çıkma/"a girerse, tatlıya bağlayıcı tutumlarla araya girilirdı. Ama hepımı/ın bılgılenmesıyle, doygunluğuyla mutlu sona ererdı Perşcmbc Yemeklcri yada PerşembeSöylcşilcri. Bu söyleşilerın belkı de ıçımı/de en dikkatlı i/leyicisi Nadir Bey'dı. Öylekı dikkatınden hıçbırşey kaçma/, konııya açıklık getiriei sorulurla aydınlanmayı daha netleştirirdi. Bi/im de elbet Nadir Bey'e sorularımı/ olurdu. Nadir Bey u/un konuşmayı sevmezdi. ama kısa konuşmasında da aydmlanmamı/a çok yardımcı olurdu. En çok dinlemekten tataldığınıdabu arada belirtmeliyim. Söyleşinin kıvamının sona ermekte olduğunu gördüğü anda Nadir Bey "Eh, gelccek Perşembe buluşmak üzere ayrılabilir miyiz?" derdi. Onu daha fazla yormamak için hemen ayağa kalkar arabasına bindirip uğurlamak ü/ere dı Sami Karaören, bir Perşamb* Söylaşisl'nde. t >* Gazetemizin sahibi ve başyazarı Nadir Nadi, Perşembe Söyleşileri ya da Perşembe Yemekleri diye adlandırılan sohbet toplantılarının mimarı idi. Nadir Nadi'nin, düşünce adamı, yazar, sanat ve sanatçı dostu kişiliğinden filizlenen bu geleneksel toplantıları, sizlere, en yakın tanıklarının kaleminden aktarmak istedik. C U M H U R İ Y E T DERGİ 2 5 A Ğ U S T O S 1 9 9 1 S A Y I 2 8 5 şarıçıkardık. Böyleee ilk ayrılan daima Nadir Bey olurdu. Ardından bizler de yavaş yavaş dağılırdık. Kimi /atnan da küçük bir grup konyak ve kahvcyle daha epeyce sürdürürdü söyleşıyi. Özellikle Melih Bey isterdi u/atmayı, büyiik ilgi ve beğeneeyle (/evkle)dinlerdik. Şunu da helirteyim: Bu toplantıların ilki Ayazma'da başladı. Sonra Tarabya'da Hiristo'da daha sonra da Filiz'de sürdürüldü. Nadir Bey'le Perşembe'lerımı/ işte böyle aşağı yukarı iki yılsürdü. 1991 Nisanından ilibaren arlık Perşembe toplantılarını Nadir Bey'le sürdüremez olduk. Birkaç kez Nadir Bey'si/ kendi aramı/datoplandık. Sağlıksorunudolayısıyla çabuk yorulan Nadir Bey bu • 11