Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
İSTANBUL’UN DESTANSI ANLATIMI:
( )
OSMANLI TARİHİNE ELEŞTİREL BİR BAKIŞ 330-1750
Doğan Kuban’dan
bir ölümsüz İstanbul kitabı!
İstanbul âşığı, Cumhuriyetin ve Doğan Kuban bu kitabında ilk defa Roma ile
ülkemizin seçkin bilim insanı, düşünür Nea Roma yani İstanbul kıyaslaması yapıyor.
ve entelektüellerinden Prof. Dr. Doğan
Roma döneminin efsanevi yapılarından,
Kuban’ın (1926 / 2021) “Bu son kitabım, en
günümüze muhteşem bir yapı olarak
sevdiğim kitabım” diyerek teslim ettiği
ulaşan, ilk yapıldığı 150’li yıllarda pagan
İstanbul’un Destansı Anlatımı: Osmanlı
tapınağı olarak inşa edilen Pantheon
Tarihine Eleştirel Bir Bakış (330-1750)
Tapınağı’nın kubbesini Ayasofya’da
adlı son çalışması uzun hazırlıklar sonrası
bulduğunu anlatıyor.
adeta bir başyapıt olarak yayımlandı.
Yine Roma Vatikan’daki San Pietro
Kitabında İslam’da resmin yasaklanmasıyla
Meydanı ve yerleşkesini Süleymaniye
Rönesans’ın ıskalanmasını, medrese
Külliyesi ile kıyaslarken destansı
eğitiminde bilimin dışlanmasıyla
anlatımının büyüsüne kapılıyorsunuz.
gelişmenin olamadığını yeri geldikçe
İstanbul’a adeta yeniden can veren
dile getiren Kuban, devlet yönetimini
kitabın hazırlığı ve Kuban’ın anlattıkları üzerine Boyut
eleştiriyor ve az sayıdaki Osmanlı aydınları da bu
eleştirilerden payını alıyor.
Yayınları sahibi Bülent Özükan ile konuştuk.
DOĞAN KUBAN, MURAT ÖNEŞ, BÜLENT ÖZÜKAN
BÜLENT ÖZÜKAN - Doğan Kuban ile uzun yıllara yayı- fetihten önce ve fetihten sonra diye ayırsa da geçişken
ORHAN BURSALI
lan dostluğumuz oldu. Özellikle antolojilerini yayımlamaya bilgilere çok sık rastlıyoruz ki bu durum da kitaba ayrı bir
başladığımız yıllarda daha sık görüşür olduk. tat katıyor.
DOĞAN KUBAN: ‘BU SON KİTABIM, BENİM
“Fetih öncesi”, Roma’nın yapılarını anlatırken “Fetih
Kitaplarının yayımı için her geldiğinde, yayınevimizin
EN SEVDİĞİM KİTABIM OLDU’
sonrası” bölümünü beklemeden 1453 sonrası bilgileri kı-
genç ve dinamik ortamından çok etkilendiğini anlatırdı.
n Müthiş güzel ve Doğan Kuban Hocamıza saygı olarak
Hatta komşusu ve dostu Celâl Şengör’e Türkiye’nin ge- yaslamalı olarak bize sunabiliyor.
kabul ettiğim bir evladiyelik kitap hazırlamışsınız.
leceği için umutlu olduğunu aktarırken Boyut Yayınevi’mizi “Resim yokluğu Osmanlı kültürünü nasıl etkiledi” ayrı bir
Kendisiyle son dönemine kadar 20 yıl birlikte zaman ge-
örnek gösterdiğini bizzat Şengör söylemişti. bölüm olarak kitabın sonunda yer alıyor.
çirdim. Ülkemizin yetiştirdiği derin bir entelektüel, büyük
Bölümler arasında kısa okumalar bile İstanbul’un tarihine
“Bu son kitabım, benim en sevdiğim kitabım oldu” diye-
bir Cumhuriyet aydını ve bir bilim insanı.
rek kitabının bölümlerini teslim ederken onun anısını yaşa- yolculuk hazları verebiliyor.
Önce Cumhuriyet gazetesinin ikinci sayfasında sürdür-
tacak bu kitap üzerinden önemli bir sorumluluk üstlendiği- Doğan Hoca İstanbul’un Destansı Anlatımı kitabını
n
dü yazılarını, sonra yazılarının düzenli haftalık yayımla- mizin farkına vardım.
330-1750 tarihleri arasında değerlendiriyor. Neden?
nabilmesi için Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji’yi seçti. Ancak Kuban’ın ölümünün verdiği üzüntüyle sağlığında
ÖZÜKAN - Mimar ve mimarlık tarihçisi olarak duayen
CBT kapanınca Herkese Bilim Teknoloji dergisinin ku- başladığımız kitabına uzun süre el süremedik.
bir isim olan Doğan Kuban için Osmanlı’nın karakteristik
ruluşuna önderlik etti. Yazılarından seçkileri hâlâ yayımlı- Kitabın, layık olduğu güzelliğe ulaşması ve içimize sinen
ve özgün dönemi, 1750’li yıllarda son buluyordu.
bir hale dönüşmesi uzun zamanımızı aldı.
yoruz HBT’de, çok okunuyor.
Sonraki yılları çöküşün başlangıcı, 1850’lerden sonrasını
Şimdi karşımda gönlünü İstanbul’un tarihine vermiş bir n Kuban fetihten önce ve fetihten sonra diye iki bölüm-
ise Batı’yı kötü bir şekilde kopya etmeye çalışan bir Osman-
de inceliyor İstanbul’u. Bu bağlamda kitabın genel çerçe-
bilim insanının bize miras bıraktığı bu hediyenin macera- lı ile karşılaştığımızın teşhisini ilk o önümüze koydu.
vesini özetle çizer misin?
sını anlatır mısın? Aramızdan ayrılmasından çok önce ya-
Özellikle mimarlık tarihi açısından bu teşhis çok daha
zılarını size teslim ettiğini biliyorum. ÖZÜKAN - Kuban, kategorik olarak olayları ve olguları belirgin karşımıza çıkıyor. Osmanlı’ya özgü yerleşim ve
>>
8 28 Mayıs 2026

