28 Mayıs 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

MERHABA Ankara: Bir öykü yerleşkesi... 1997’de Özcan Karabulut’un öncülüğünde ilk kez düzenlenen, mayıs haziranları öyküyle bezeyen “Ankara Öykü Günleri”, yaktığı ateşle, yol açtığı işlevle otuzuncu yıla ulaşırken öykücülüğümüzde büyük dönüşüm yaratarak farklı bir yayılımın da önünü açtı. Ankara, öykü yerleşkesi artık. stanbul âşığı, Cumhuriyetin ve ülkemizin seçkin bi- lim insanı, düşünür ve entelektüellerinden ustamız, akın tarihin bilinen zamanlarını süpürerek çıkışına yaraşır yaklaşımla onu daha da kanatlandırdı. İ ağabeyimiz Prof. Dr. Doğan Kuban (1926 / 2021), günümüze gelen Ankara, başkent yapılırken “Simge kent” konumuna gelişinden bu yana şair “Bu son kitabım, en sevdiğim kitabım” diyerek teslim Y Cumhuriyet, onu yeniden yaratıp bağımsızlığın, öykücü kolonilerinden sanatçı gruplarına çekim ettiği, uzun hazırlıklar sonrası Boyut Yayınları tarafın- özgürlüğün, Aydınlanmanın kültür anıtı haline getirdi; merkezine dönüşen Cumhuriyet Ankara’sı, bağrında dan adeta bir başyapıt olarak yayımlanan İstanbul’un bu niteliğiyle de “ekinsel simge”ye dönüştürdü. topladığı öykü bereketini de bir kez daha mayalayıp Destansı Anlatımı: Osmanlı Tarihine Eleştirel Bir Bakış Yazınbilimci Aysu Erden’le bizi tanıştırıp buluşturan yeniledi böylece. (330-1750) adlı son çalışmasıyla kapağımızda. bu Ankara’ydı. Derken 90’lar öykü patlamasının lokomotifi Kitabında İslamda resmin yasaklanmasıyla Rönesans’ın Son olarak Baylan’da oturuyoruz. O, bana “çocuk Özcan Karabulut, çevresinde gönüllüler; yıllar içinde ıskalanmasını, medrese eğitiminde bilimin dışlanmasıy- üniversitesi” kuruluşunu anlatıyor; dikkatle, yararla- tüm kenti bir öykü şimendiferine çevirip salonları la gelişmenin olamadığını yeri geldikçe dile getiren usta narak dinliyorum Aysu’yu ama ondan öğrendikleri- birer öykü amfisi, parkları öykü platformu, istasyonları yazar, devlet yönetimini eleştiriyor ve az sayıdaki Os- mi yerleştirirken belleğime, yeni bir makasla başka bir öykünün cer atölyesi yaparak başkenti yeni bir manlı aydınları da bu eleştirilerden payını alıyor. ray da döşeniyor beynimde; “öykü üniversitesi”. “güneş kursu” halinde “öykü kursu”yla kuşatmayı Doğan Kuban bu kitabında ilk defa Roma ile Nea Aysu anlatıyor, bense Ankara Öykü Günleri’yle başardı, her köşesine bir levhayla bunu çaktı; işte Roma yani İstanbul kıyaslaması yapıyor. başlayan o büyük değişimi, dönüşümü, bu yolla tüm yeni bir Ankara size. Roma döneminin efsanevi yapılarından, günümü- ülkede yaşanan dalgalanmayı, yalımların rüzgârıyla ÖYKÜMÜZÜN GİZLİ KAHRAMANI: ze muhteşem bir yapı olarak ulaşan, ilk yapıldığı 150’li görünürleşen etkimeyi, işlevi, öykücülüğümüzün o ÖZCAN KARABULUT yıllarda pagan tapınağı olarak inşa edilen Pantheon yolda ulaştığı sanatsal-toplumsal birikimi geçiriyorum Öykü yerleşkesi, öykü üniversitesi odağında, Tapınağı’nın kubbesini Ayasofya’da bulduğunu anlatıyor. düşünsel dünyamda. Ankara Öykü Günleri’yle akıp giden on yılları Yine Roma Vatikan’daki San Pietro Meydanı ve yer- ÖYKÜ YERLEŞKESİ ANKARA… düşündüm de bunun “uluslararası” niteliğe leşkesini Süleymaniye Külliyesi ile kıyaslarken destan- Hikmet Birand’ın (1904 / 1972) kült anlatısı Alıç bürünmesini, ardından yine Ankara’da tohumlanan sı anlatımının büyüsüne kapılıyorsunuz. Ağacı ile Sohbetler’ini (1968) okumadıysanız da duy- “Dünya Öykü Günü” önerisinin, yazın kuruluşlarının “Doğan Kuban ile uzun yıllara yayılan dostluğumuz dunuz kuşkusuz. Alıç, toprağımızı şenlendiren özbeöz da benimseyişiyle “14 Şubat”la özdeşleştirilerek bu oldu. Özellikle antolojilerini yayımlamaya başladığımız bir Anadolu çocuğu. tarihin Aysu-Özcan ikilisi öncülüğünde tüm dünyada yıllarda daha sık görüşür olduk. Nitekim Cumhuriyet Ankara’sı, alıç kardeşimizle ör- günsayarlara alınışını. Kitaplarının yayımı için her geldiğinde, yayınevimizin tüşen anlatı sanatımızın has ebesi hikâye etmeyi de Bunca işin altından kalkmak hiç de kolay değil. Son genç ve dinamik ortamından çok etkilendiğini anlatırdı. 1928 Harf Devrimi’ne koşut çığ hareketiyle geliştirdi. kırk yıl boyunca öykü sanatımıza dönük dursuz du- Hatta komşusu ve dostu Celâl Şengör’e Türkiye’nin Böylece öykü, şu bozkırda yayılan alıç benzeri fi- raksız çalışmayla öykü değirmenine su taşıyıp otuz geleceği için umutlu olduğunu aktarırken Boyut Yayı- danlıktan çıkıp kabara şahlana uçtu alabildiğine. yıldır süregelen “öykü günü” geleneğini okuryazarın nevi’mizi örnek gösterdiğini bizzat Şengör söylemişti. Bu olguya, “Öykümüzün Cumhuriyet Tarihi” başlı- gündemine yerleştirmek az iş mi? ‘Bu son kitabım, benim en sevdiğim kitabım oldu’ ğı altında, 100. Yılında Cumhuriyet’in Yazını (Cumhuri- Sonuçta süreç içinde Ankara’da bu etkinlikleri bütün- diyerek kitabının bölümlerini teslim ederken onun anı- yet, 2023) adlı yapıt içinde değinmiştim bir biçimde. sel olarak omuzlayıp bir tür öykü üniversitesine, öykü sını yaşatacak bu kitap üzerinden önemli bir sorumlu- Halkevleri, Türk Dil Kurumu, Musiki Muallim yerleşkesine dönüştüren “kurucu” o; Özcan Karabulut. luk üstlendiğimizin farkına vardım. Mektebi, Tercüme Bürosu, klasik yapıtların çevirisi, Dikmen sırtlarındaki Hikmet Birand’ın söyleştiği alıç Köy Enstitüleri, Konservatuvar, Tatbikat Sahnesi yanında Ankara’dan gelip geçen öyküde kilometre Ancak Kuban’ın ölümünün verdiği üzüntüyle sağlı- derken Devlet Tiyatrosu vb. kurumsal yapılar; bunları taşı ya da emek anıtı sayacağımız Memduh Şevket ğında başladığımız kitabına uzun süre el süremedik. kucaklayan Ülkü, Seçilmiş Hikâyeler (SHD), Türk Esendal, Sabahattin Ali, Salim Şengil, Nezihe Meriç, Kitabın, layık olduğu güzelliğe ulaşması ve içimize Dili, Dost, Mavi, Yordam aşamalarından geçerek Vüs’at O. Bener, Bilge Karasu, Talip Apaydın, sinen bir hale dönüşmesi uzun zamanımızı aldı” diyen o günlerden bugünlere yüz yıldır süregelen dergi Sevgi Soysal, Güner Ener, Selçuk Baran, Erhan Boyut Yayınları sahibi Bülent Özükan ile İstanbul’a yayıncılığı göz önüne alındığında bunlar, Ankara’nın Bener, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Hüseyin adeta yeniden can veren kitabın hazırlığı ve Doğan neden bir öykü yerleşkesi olması gerektiğinin Cöntürk, Ahmet Say, Burhan Günel, Rasim Kuban’ın anlattıkları üzerine konuştuk. ipuçlarını da sergiliyor apaçık. Özdenören, Aydın Doğan, İzzet Kılıçlı, İbram Erdem Orhan Bursalı’nın söyleşisi... Hikmet Birand üstadın bizi tanıştırdığı alıçla vb. yazarlarca taşınan meşalenin hiçbir zaman yere - M. Sadık Aslankara (“Ankara: Bir öykü yerleşkesi...”), öykünün el ele verip şu Ankara toprağında kardeş düşmediğini söyleyebiliriz. - Gültekin Emre (Wolfgang Borchert), kardeş yaşaması, Anadolu coğrafyasının her Günümüz Ankara yazarlarını anmayayım, sıralama- bucağında kökleşe dağıla birer alıçorman, öyküorman - Zehra Kalaycı Erdiren (James Baldwin / “Kimseler ya kalksam sayfa yetmez. kurması, yıllar içinde alabildiğine gelişip serpilmesi, Bilmez Adımı, Çeviren: Bülent O. Doğan / Yapı Kredi) Nitekim zaman zaman Ankara yerleşiği öykücülere, öy- böylece Ankara’nın alıçla öykü için özgür, bağımsız kü kitaplarına yer açarken her seferinde kentin, kentlinin - Nuray Gök Aksamaz (Nevra Bucak / Rufinia’nın Gi- bir yerleşke yurdu olması artık kaçınılmazdır. sergilediği bu öykü erkine, bereketine şaşakalıyorum. zi - Çiftehavuzlar, Artshop), Ankara’nın öykü üniversitesinden lisansını almış öyle - Eray Canberk (“Yazılakalanlar 17” / Usta şair ve yazar ÖYKÜ ÜNİVERSİTESİ ANKARA… çok kalem var ki elbirliği içinde tümü öykümüzde göre- Eray Canberk, 1985’ten bu yana kaleme aldığı değinmeler Ankara’daki bu yerleşkede alıcın nasıl bir orman ce bir Ankara bayrağı dalgalandırıyor diyebiliriz pekâlâ. / “derkenar”lardan seçip derlediği “Yazılakalanlar” başlıklı üniversitesi varsa öykünün de 1990’lardan bugünlere Ankara, kurtuluşu, kuruluşuyla yedi düvelin dünya- kısa yazılarının on yedincisiyle sizlerle...), farklı bölümleriyle yepyeni bir üniversite oluşturduğu sına karşı damardan bir imza çakmıştı ya hani, şimdi - Y. Bekir Yurdakul (“Futbol, yalnızca futbol değil- gün gibi ortada. de öykümüzde gitgide kalıcılaşan imzasıyla bu mührü dir!” / Mavisel Yener, Bilgi), O tarihle başlayıp yuvarlamayla on yıl gibi kısa sü- pekiştiriyor ha pekiştiriyor. - Vitrindekiler, kısa tanıtımlar ve Mustafa Başaran’ın rede görkemli ataklarla birer alev topu halinde yurdun hazırladığı Bulmaca ile de düşün trafiği sürüyor! neredeyse her köşesine yayılan kuvayı öykü seferber- Yazarın web sayfasına www.sadikaslankara. liği, Cumhuriyet dönemi öykücülüğümüzün büyüleyici com adresinden ulaşılabilir. İyi okumalar... lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir l Tasarım: Serhan Eren l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ l İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul l Tel: 0 (212) 343 72 74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel Müdürü: Evsun Sinem Alkan l Reklam Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com. tr l Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Yenibosna Merkez Mh. 29 KITAP Ekim Cd. A1 Apt. No: 5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat: 9 No: 81-82) Tel: 0 (212) 454 32 90 - 0 (212) 454 34 83 l Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle