Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
muhteşem bir yapı olarak ulaşan, ilk yapıldığı
150’li yıllarda Pagan tapınağı olarak inşa edilen
Pantheon Tapınağı’nın kubbesini Ayasofya’da
bulduğunu anlatıyor.
Yine Roma, Vatikan’daki San Pietro Meydanı ve
yerleşkesini Süleymaniye Külliyesi ile kıyaslarken
destansı anlatımının büyüsüne kapılıyorsunuz.
‘BUNUN KADAR GÜZEL BİR KENT OLAMAZ’
n Kuban bundan önce de İstanbul’u anlatan
kitaplar yazdı. İstanbul için dünyada çok sayıda
kitap da var. İstanbul’un Destansı Anlatımı’nın
tüm o kitaplardan farkı nedir?
ÖZÜKAN - Kuban, İstanbul’un Destansı
Anlatımı’nda zaman zaman tarihteki ilk İstanbul
tanıklarıyla röportaj yapar gibi alıntılara yer
veriyor. Pierre Gilles (1490 / 1555), İstanbul
üzerine kitap yazan ilk gezginlerden.
Bu nedenle tanıklıkları ve İstanbul’da
gördükleri üzerine yazdıkları çok önemli. Gilles’in
anlatımlarını adeta bir röportaj tekniğiyle bizlere
ulaştırıyor.
“Hiçbir yerde bunun kadar uygun yerde
kurulmuş, bunun kadar güzel kent olamaz” diyen
ve yazan Ogier Ghiselin De Busbecq’in (1521
/ 1591) fetihten hemen sonra gezdiği İstanbul
hakkında gözlemlerini adeta yanıt verir gibi
alıntılıyor Doğan Hoca.
ihaneti ve medrese kışkırtıcılığı
Solomon Schweiger’in 1578-1581 İstanbul
ile insanlık dışı bir cinayetle
gezisi, Stephan Gerlach’ın 1573-76 İstanbul
öldürülmesi; imparatorluğun
gözlemleri, Michael Heberer’in 1555-1560
politik sisteminin gücünden çok,
İstanbul anıları çok değerli bilgiler içeriyor.
kolay kan dökücülüğünün açık bir
‘KUBAN, II. OSMAN’I (GENÇ OSMAN)
göstergesidir.
ÇOK ÖNEMSİYOR, ÇÜNKÜ…’
‘GENÇ OSMAN SONRASI
Doğan Kuban, bilge bir insan. Cumhuriyet
n
İMPARATORLUK ÇÖKMEYE
gazetesi ve Herkes İçin Bilim Teknoloji
BAŞLIYOR’
dergisinde yayımlanan yazıları büyük ilgi
Osmanlı sülalesinin, dönemin
görüyordu. Özellikle Osmanlı ütopyası konusunu
tanıklıklarına göre en iyi yetişmiş,
tarihçilerden oldukça farklı ele alıyor ve
en bilgili şehzadelerinden biri,
cesurca yorumlar yapıyordu. Destansı İstanbul
belki de tek örneği olan II.
Anlatımı’nda yer veriyor mu?
Osman; I. Ahmed’in saray adı
ÖZÜKAN - Elbette. Doğan Kuban mimar
olan ama kimliği bilinmeyen bir
ve sanat tarihçisi kimlikleriyle İstanbul’un
cariyeden olan oğludur.
kuruluşundan 1750 yıllarına kadarki gelişimini ve
Osmanlı sultanlarının
dönüşümünü ele alırken bu konularla ilgili tarihçi
anaları, eğer politik gelişmeler
kimliği ile de değerlendirmelerde bulunuyor.
mekanizmasının düzensiz işleyen bir aracı olduğunu oğullarının lehine çalışmazsa
Padişah İkinci Osman’ı çok önemsiyor. Diğer
kanıtlıyordu. sarayda verilen uydurma adlarının dışında kimlikleri,
tarihçilerden farklı yorumlarıyla “Osmanlı devlet düzenini
soyları sopları hakkında rivayetlerden başka hiçbir bilgi
Aynı zamanda Osmanlı yazarlarının ve eğer düşünür
kökten değiştirmeyi planlayan ilk ve son padişah” olarak
denilebilirse yorumcularının Osmanlı tarihinin ana olmayan esirlerdir.
nitelendiriyor.
öğelerini oluşturan ‘Sultan-Yeniçeri-İstanbul ve Harem Osmanlı tarihinde devletin düzenini değiştirmeyi düşünen
Kitabın en ilginç ve cesur yorumlarının yer aldığı
kurumları’ konusunda eleştirel düşünceleri dile getiren tek bir sultan, Tanzimat döneminde bile yetişmemiştir. II.
bölümde “mutlak otokrat” dediği padişah ile onun “paralı
Osman, sülalenin tek vizyoneri ve reformu hayal eden tek
askerleri” olarak nitelediği Osmanlı orduları hakkında sultan olan II. Osman’ın düşüncelerini anlamaktan aciz
örnektir.
Kuban’ın görüşleri şöyle: olduklarını göstermişlerdir.
II. Osman, Osmanlı sisteminin özeleştirisini yapan Büyük olasılıkla bu köktenci tavrı yaşamına mal olmuştur.
“II. Osman, I. Ahmed’in 1617’de 27 yaşında ölmesi
tek sultandır. Bu, tarihçilerin dile getirmekten korktuğu Devletin kökten reformunu planlayan, hatta düşüncelerini
üzerine imparatorlukta tahtın yeni otokratının seçiminde
özeleştiri, kanımca Osmanlı sultanları arasında en anlamlı küçük ölçüde uygulamaya başlayan tek sultandır.
saray mensuplarının entrikalarını ve rollerini açıklıyor.
II. Osman ya da Genç Osman, Osmanlı sülalesinin
II. Osman yeniçeri kurumunun daha 17. yüzyıl başında entelektüel gösteridir.
imparatorluğun ordusu olmaktan çok, bir iktidar Genç sultanın dört yıl içerisinde yeniçeri zorbalığı, bürokrat çöküşünün başlangıcını temsil eder.”
n
İLKER BAŞBUĞ’DAN
( )
‘YARIM YÜZYILA SIĞAN BÜYÜK DÖNÜŞÜM 1789-1839 ’
19. yüzyıl, birçok tarihçiye göre “uzun bir yüzyıl”dır. Çünkü bu ilişkilerini ortaya koymak: Amerikan Bağımsızlık Savaşı ile Fransız
yüzyılın başlangıcı 1789 Fransız Devrimi’ne ve sonu ise I. Dünya Devrimi’nin arkasındaki asıl neden ekonomi midir?
Savaşı’na dayanmaktadır.
Osmanlı Devleti bir şeriat devleti miydi?
Fransız Devrimi, kuşkusuz tüm dünyada “büyük bir dönüşüme”
Osmanlı İmparatorluğu’nda Osmanlı hanedanı, Rusya
neden olmuştur. 19. yüzyılın başlarında Britanya İmparatorluğu
İmparatorluğu’nda ise Romanov hanedanı imparatorlukların
“Sanayi Devrimi” ile dünya üzerinde kendi hegemonyasını
çöküşüne kadar iktidarda kalırken Britanya İmparatorluğu’nda
kurarken 1789-1815 arasındaki döneme de Napolyon Bonapart
neden dört hanedan iktidara gelmiştir?
damgasını vurmuştur.
Lev Tolstoy’un tarih tezi nedir ve ne kadar gerçekçidir?
19. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk
Tolstoy, Napolyon’u nasıl değerlendiriyordu?
yenileştirme adımlarını atmaya çalışan III. Selim ile II. Mahmud, bu
II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmak için neden 18 yıl bekledi?
dönemde öne çıkan iki Osmanlı padişahıdır.
Mısır’da Kavalalı M. Ali Paşa “Harbiye“yi 1825’de açarken Osmanlı
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ,
İmparatorluğu’nda “Harbiye” neden 1835’te açıldı?
Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan Yarım Yüzyıla Sığan
ilker Başbuğ, Yarım Yüzyıla Sığan Büyük Dönüşüm (1789-1839)
Büyük Dönüşüm (1789-1839) adlı yeni incelemesinde, Osmanlı
kitabında tüm bu soruların yanıtını arıyor.
n
İmparatorluğu tarihi ile özellikle Avrupa tarihini karşılıklı olarak
analiz ve sentez etmeye yoğunlaşıyor.
Yarım Yüzyıla Sığan Büyük Dönüşüm (1789-1839) / İlker
Kitabın bir amacı da olaylardan hareket ederek neden-sonuç Başbuğ / Kırmızı Kedi Yayınevi / 280 s. / 2026.
10 28 Mayıs 2026

