28 Mayıs 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Wolfgang Borchert: “Bunların hepsi olacak eğer ‘HAYIR’ demezseniz!” nı sever. Şiirlerinde sevgi, aşk, özlem de sezdirilir kırgınlıkları GÜLTEKİN EMRE yansıta yansıta. Daha sonra sevdalandığı kendinden yaşlı bir ti- yatro oyuncusu da şairi hayal kırıklığına uğratır. “ANALAR, ‘HAYIR’ DEYİN!” “Duyuyorum dizlerimde dizlerin,/ kırışık burnun saçlarımda “Sen, Normandiya’daki ana, Ukrayna’daki ana,/ Sen, bir yerde/ ağlıyor herhalde./ Sen tıpkı bir mavi vazo gibisin,/ San Francisco’daki ana ve Londra’daki ana. Sen,/ Sarı vermekten titreyen ellerin yıldız-/ çiçekleri gibi açılmada./ Irmak ve Missisipi kıyılarındaki ana. Sen,/ Nepal’deki İkimiz de gülümsüyoruz/ aşk, acı, günah fırtınasında.” ve Hamburg’daki, Kahire’deki ve/ Oslo’daki ana, (Çeviren: Behçet Necatigil, Aranka) yeryüzünün dört bir yöresindeki analar,/ dünyanın BİR ÖZGÜR, BİR TUTSAK YAŞAM! bütün anaları,/ yarın size askeri hastanelerde Yirmi yaşında askere alınır. Çok ağır yaralanır. Naziliğe kar- hemşirelik yapacak,/ yeni savaşlarda savaşacak şı gelmekten hapsedilir, ölüm cezasına çarptırılır. Sağlık sorun- çocuklar doğurmanızı emrederlerse,/ yapacağınız bir ları nedeniyle affedilir, tekrar askere alınır. Hastalanır. Çürüğe tek şey var:/ HAYIR deyin!/ Analar, HAYIR deyin!” çıkarılır. Yeniden tutuklanır. Özgürlüğüne 1945’te kavuşur. (Hayır De! / Çeviren: Celâl Üster, Yordam Yayınları) 1946’da şiir kitabı Fener, Gece ve Yıldızlar (Çevirenler: olfgang Borchert (1921 / 1947) “Kapıların Dışın- Behçet Necatigil, Ayşe Sarısayın / Can Yayınları) yayımlanır. da” dedi ama Nazilerin kapılarının dışında kalama- Kapıların Dışında oyunu 1947’de Hamburg radyosunda ya- dı. Naziler evlere, odalara girdiler ve “ari ırk” say- yımlanır, çok büyük ilgiyle karşılanır. W dıkları Alman gençlerini askere alıp savaştırdılar, milyonlarca Yeniden hastalanır. Bu Salı adlı öykü kitabının yayımlandığı- Yahudiyi öldürdüler. nı, “Kapıların Dışında” oyununun oynandığını göremeden ölür. Sonunda kendileri de öldü. Öldürüldüler, intihar ettiler. Hâlâ “Ben ölünce/ hiç değilse/ bir fener olsam,/ kapında dursam,/ onların izinden giden partiler, dernekler var; dünyayı yeniden soluk donuk geceyi/ aydınlığa boğsam.// kana bulamak için sabırsızlanıyorlar, durmadan örgütleniyorlar. Ya da limanda/ gemilerin uyuduğu zamanda/ gülüşürken Günümüzde savaşlar; ölümler, öldürmeler, bombalar, füze- kızlar/ uyumasam,/ dar kirli bir kanalda/ bir yalnıza göz ler, tehditlerle hızlanarak sürüyor. Ortadoğu kan gölüne dön- kırpsam.// dürülüyor. Gel de Borchert’in yazdıklarını anma, eline yeniden Daracık bir sokağa/ assalar beni/ teneke, kırmızı bir alma: Hayır De’yi. fener/ bir meyhane önünde/ dalgın düşüncelerle/ tempo tutup şarkılara/ sallansam.// ANA-OĞUL GESTAPO’NUN TAKİBİNDE! Ya da şöyle bir fener:/ gözleri büyümüş bir çocuğun yaktığı/ Hamburg doğumlu Borchert, annesinin etkisinde büyümüş. duyup da korkunca çevresinde yalnızlığı/ dışarda camlarda/ Dünyaya gelişini de “ana cennetinden kovulma” olarak dillen- fırtınanın ıslığı/ kâbuslar, görüntüler, cinler.// dirmiş. Soyutlamalar, semboller ve imgelerle yüklü anlatımla- Evet, hiç değilse/ ben ölünce/ bir fener olsam,/ tek başıma rında gözlemlerinin ağırlığı hep dikkat çekmiş. Ruhsal sapta- geceleri// uykudayken dünya/ gökte ayla senli benli/ sohbete malar da yapıtlarında hep yer almış. dalsam.” (Çeviren: Behçet Necatigil, “Düşlerde Fener Öykülerinde ayrıntılar, trajik ve komik unsurlar da ek- dikkat çekicidir. Bu tutumunun nedenini ise şöyle açıklar: Olmak”) sik olmaz. “İsa Bu İşte Yok”, “Ne Kötü Kahve, Bu Böyle?”, “İtiraf edeyim, şiirlerimi ve nesir yazılarımı yazma sırasında “Ekmek”te hem ayrıntılı ruhsal, çevresel betimlemeler hem SAVAŞA, TUTSAKLIĞA ÖLÜMÜNE DİRENDİ! üzerlerinde değişiklikler yapıp kendimi zorlamam. İlham geldi de güldüren, düşündüren, içinde bulunulan duruma, durumlara Borchert, 26 yıllık kısa ömründe yaşamıyla, yazdıklarıyla mi yazıya dökülür ve artık değiştirilmez. Bir şiir için bana göndermeler yapan anlatımı dikkat çekmeyecek gibi değil. gecelere fener olmayı sürdürüyor. Savaşlar, ölüm tehditleri, kı- gereken zaman, o sırada kelimeyi bir kitaptan kopya etmek Tiyatro oyuncusu olmayı çok istese de ailesinin uygun gör- yımlar hiç durmadığı gibi daha da alevleniyor. için gereken süre kadardır; arkadan düzeltme, değiştirme memesi nedeniyle bir yandan kitapçıda çalışır bir yandan da- Yaşamından esinlendiği pek çok unsuru yapıtlarında, öyküle- işini yapamam -aynı şeyi üç yıl sonra yeniden yazarım, daha gizlice oyunculuk dersleri alır. rinde yer yer kullanır. Faşizme başkaldırmaktan vazgeçmez tu- iyi. (...) Çalışmam da aslında çalışma değil, olsa olsa kısa bir 1940’ta yazdığı bir mektupta sürekli Gestapo tarafından iz- tuklanma, ölme pahasına. Rus cephesinde bir Rus askeriyle bo- sarhoşluktur.” (Çağdaş Alman Edebiyatı, 1983) lendiğinden yakınır. Kitapçıda bir kız arkadaşına okuduğu bir ğuşması nedeniyle sol orta parmağını kaybeder. Tutuklanır. Böylesi bir yazma tutumunun yapıtlarında zayıflık, eksiklik şiir yüzünden tutuklanır. Annesi, Nasyonal-Sosyalist hareketle- Özgürlüğüne kavuştuktan sonra birliğine gönderilir. Frank- olarak görülmemesi ne kadar önemli! re karşı “tuhaf bir tutum” takındığı gerekçesiyle sorgulanır. furt yakınlarında esir düşer ve yük vagonuyla götürülürken ka- Sonradan uzaklaşsa da başlarda Rilke ve Hölderlin’den el alan çar, kurtulur. Ateşli hastalığına rağmen 600 kilometreyi yürü- BORCHERT: ‘ÇALIŞMAM ASLINDA ÇALIŞMA şiir anlayışı, dünyaya bakışını da biçimlendirir. 1940’ta Alman yerek varır Hamburg’a, evine. Ölüme karşı direnir. DEĞİL, OLSA OLSA KISA BİR SARHOŞLUKTUR!’ ekspresyonistleriyle tanışır ve yazdıklarını da yayımlamaya başlar. On beş yaşında şiir yazmaya başlayan Borchert, bu şiirle- ‘KAPILARIN DIŞINDA’ SEVGİ, AŞK, ÖZLEM VE KIRGIN ŞİİRLER ri hep ailesine okumuş. En özel duygularını içinde saklamadan Hermes Yayınevi’nde ve Özgür Basın’da çalışır Borchert. Gottfried Benn’in yazdıklarını taklit etmeye çalışır, Georg dışavuran bir yapı tüm yapıtlarına da yansır. Hastalığına karşın tüm gücüyle yazmaya adar kendini. Hapse Yazdıklarını hiç “tashih” etmeden yayımlama özelliği ise Trakl’a hayranlığını da saklamaz. Âşık olduğu kız bir başkası- girmeseydi “Köpek Çiçeği”ni yazmamış olacağını belirtir. >> 4 28 Mayıs 2026 KEYSTONE
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle