13 Şubat 2026 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

( ) DOĞUMUNUN 100. YILINDA 1926 / 2002 Edebiyatçı, düşünür, dergici, yayıncı... Edebiyatın lokomotifi bir ölümsüz: Memet Fuat! ‘SOY SANATÇI, POLİTİKAYA ÖNER YAĞCI ÖNCÜLÜK ETMEYE YÖNELİYOR’ Dergilerde yazdığı toplum, insan, NÂZIM HİKMET’İN YAZINSAL bilim, sanat, dil, yazın, şiir, serbest nâzım, MİRASINA TİTİZLİKLE SAHİP ÇIKTI! İkinci Yeni, roman, çağdaş roman, öykü, Eleştirileri ve denemelerinden oluşan “Özle- edebiyatın toplumsal görevi, yapıtta estetik nen, beklenen sanatçı çeşidine ‘düşünce’ye say- niteliğin öne çıkması, sanatçının özgürlüğü gı beslemesini öğrenmeden kavuşabileceğimizi konularındaki, çoğu birbirine bağlı deneme, hiç sanmıyorum” dediği Düşünceye Saygı (1960 eleştiri, incelemelerden oluşan onlarca kitaba / YKY, 1994) adlı kitabıyla edebiyat çevrelerinde “her sözcüğün, her virgülün sorumluluğunu adını duyuran Memet Fuat’ı geniş kitleler Nâzım taşıyarak” imza attı. Hikmet’in Cezaevinden Memet Fuat’a Mektup- Çağını Görebilmek adlı kitabında (Adam, lar’ıyla (1968 / Adam, 1998) tanıdı: 1982), “Soy sanatçı, büyük sanatçı hiçbir “Oğlum, (...) Dünyada en çok sevdiğim insan- zaman politikanın ardından gitmiyor. Bu lardan biri anandır ve senin sevgin hemen bunun arkadan gidişe bir süre katlansa bile, insanla yanındadır ve ondan ayrılmaz. insanın, insanla doğanın, insanla toplumun O kadar ki ne zaman ananı düşünsem derhal çatışmaları üzerine eğilmenin getirdiği senin çocukluğundan çeşitli basamaklar gözü- mün önüne gelir. (…) sezinlemelerle, politikayı aşmaya, politikaya Sen benim en güzel yıllarımın ve yüreğimin öncülük etmeye yöneliyor” dedi. içinde dünyanın en güzel ve en iyi kadın başıyla “YAŞADIĞIMIZ ‘ÇOK ÇİĞ ÇAĞ’DA USUN yan yana ve ondan ayrılmaz bir haldesin. ÖNCELİĞİ, GERÇEK SAYGISI YOK OLUP Sen benim oğlumsun. Sana oğlum derken içi- GİDİYOR; ‘SANAT’ DENEBİLECEK BİR min nasıl saadetle dolduğunu henüz kestiremeye- ŞEY KALMIYOR ORTADA!’ cek kadar gençsin...” Çağdaşımız Makyavel’de sanatçıları uyardı En iyi öğrencilerinden biri olarak Nâzım (Adam, 1992): “İnsanlığı saplandığı bataktan Hikmet’in yazınsal mirasına titizlikle sahip çıkan kurtarmakta sanata ne kadar büyük görev Memet Fuat, yöneticisi olduğu de Yayınevi’nden düştüğünü, günümüzün sanatçılarına anlatmak Nâzım Hikmet’in Saat 21-22 Şiirleri, Rubailer, çok güç, biliyorum; toplumsal yaşamdaki Dört Hapishaneden, Ferhad ile Şirin, Memleke- yerlerini, önemlerini, etkilerini küçümsüyorlar; timden İnsan Manzaraları gibi kitaplarını dünya- alt düzlemlerde küçük mutluluklar ararken da ilk kez yayımladı. Nâzım Hikmet’in Piraye’ye hapishaneden yol- sanat ahlakından uzaklaşıyor, yaratıcılıktan ladığı mektupları, şiirleri derledi: kopup çoğaltıcılığa sapıyorlar; usun önceliği, Nâzım ile Piraye (1975 / Adam, 1998), gerçek saygısı yok olup gidiyor; ‘sanat’ Özellikle hem insan olarak hem eleştirmen olarak Piraye’ye Mektuplar (Adam, 1998), Seçme Şiirler değişik görüşlere, değişik beğenilere saygı göstermeyi denebilecek bir şey kalmıyor ortada. (Adam, 1997), Portreler (YKY, 2001). ondan öğrendiğimi söyleyebilirim. Oysa şu yaşadığımız ‘çok çiğ çağ’da sanat, En yakından tanıyan biri olarak yazdığı kitapla Ama bende, Nâzım’ı yalnız göremezsiniz. Yanında bilimden bile daha gerekli dünyamıza. İnsana Nâzım Hikmet’i, kovuşturmaları, davaları, sevdaları, hep Piraye vardır.” insanlığını anımsatabilecek başka bir güç ayrılıkları, özlemleriyle anlattı: Nâzım Hikmet: Yaşa- düşünemiyorum.” DERGİCİLİĞİNİN DORUĞU: YENİ DERGİ! mı, Ruhsal Yapısı, Davaları, Tartışmaları, Dünya Gö- Sömürüsüz Bir Dünya’da (Adam, 1998), Aşk ve Sümüklü Böcek (1946) adlı ilk kitabındaki rüşü, Şiirinin Gelişmeleri (Adam, 2000). “Türkiye’yi geçmişin karanlıklarına döndürmek öykülerin yarısı onun, yarısı Tuna Baltacıoğlu’nundu. Ailesinden başlayarak özel, siyasal, yazınsal dünya- isteyen terörcülerin sanatçılara saldırmalarını 1951’de yayımladığı, Yaşadığımız (Adam, 1998) sını ve yaşamı onunla kesişenleri abecesel olarak ak- yadırgamıyorum. Bütün korkutmalara, yıldırmalara romanında, Erenköy-Suadiye arasındaki güzel bir tardığı A’dan Z’ye Nâzım Hikmet’te (YKY, 2002), ade- karşın, toplumun en çok direnen, boyun eğmeyen bahçede sıradan insanların dört yaz gecesini farklı ta bir “Nâzım Hikmet Ansiklopedisi” sundu. kişileri sanatçılar arasından çıkar” yazdı. yazın türlerinin olanaklarından yararlanarak birbirine Nâzım Hikmet Üzerine Yazılar’da (YKY, 2017) yıl- Eski Yunan’dan bu yana, Doğu’da Batı’da bağlı öykülerle anlattı. lar boyu yazdığı yazıları bir araya getirdi. felsefecilerin tanrı, tanrılar, dinler üzerine görüşlerini Kafka, Lorca, Düşünce Özgürlüğü, Yeni Roman, Nâzım Hikmet’in Moskova’da öğrenim görürken özetlediği Din ile Felsefe’de (Adam, 2000), “insanın Nâzım Hikmet’in Suçsuzluğu, Marxçı Eleştiri gibi Mayakovski’yi tanımasının, Fütüristleri okumasının, iç dünyasıyla ilgili çok özel bir olgu” dediği dinler özel sayılarıyla, derinlikli incelemelerle dolu yazılarla “serbest nâzım” diye adlandırdığı şiir ölçüsüyle dize- üzerinde durdu. okurları ve yazarları edebiyatı anlamaya yönelttiği ve lerinden yansıyan ses tonunun Türk şiirinde daha önce İkinci Yeni Tartışması’nda (Adam, 2000), o yaşamına damga vuracak dergiciliğinin doruğu, Ekim görülüp duyulmadığını, 1929 tarihli 835 Satır’ın getir- yıllardaki tartışmalarına kırk yıl sonraki düşüncelerini 1964-Mayıs 1975 arasında 128 sayı çıkardığı Yeni diği bu yenilik ve şiir okurlarına bu yeniliği benimset- de ekleyerek İkinci Yeni konusundaki düşüncelerini; Dergi oldu. mesi nedeniyle bir bomba gibi patladığını yazdı. Dil Üstüne’de (Adam, 2001), dilimizin geliştiği, Bir sanat yapıtını kitap haline getirmek olarak ‘BENDE, NÂZIM’I YALNIZ GÖREMEZSİNİZ. Arapçanın Farsçanın baskısından kurtulma savaşımı algıladığı, yenilikçi, atak, hoşgörülü, çok yönlü verdiği yıllarda yazdığı dilin üslup, devrik cümle, YANINDA HEP PİRAYE VARDIR.’ yayıncılığının başlangıcı olan de Yayınevi’nde şive, şiir dili, yazarın dili gibi sorunlarını işleyen Yayıncılık, dergicilik, yazın ve kültür dünyamızın sunduğu Memet Fuat’ın Seçtikleri-Türk Edebiyatı yazılarını bir araya getirdi. özgün, öncü bir bilgesi olmasının altındaki temeli şöy- Yıllıkları’yla edebiyatın nabzını tuttu (1963-1972). le vurguladı: Adam Yayınları yöneticiliğinde de (1981-1999) Toplum ile İnsan’da (Adam, 2002), kapitalizmin “Kişiliğimin, düşüncelerimin, yazarlığımın oluşumun- aynı anlayışla yayıncılığımızın önemli bir belirleyicisi yok ettiği insanı tartıştı, küreselleşmenin da Nâzım’ın etkileri elbette çok büyük. ve geliştiricisi oldu. getireceklerini sorguladı. >> 8 12 Şubat 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle