Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
( )
DOĞUMUNUN 100. YILINDA 1926 / 2002
Edebiyatçı, düşünür, dergici,
yayıncı... Edebiyatın lokomotifi
bir ölümsüz: Memet Fuat!
‘SOY SANATÇI, POLİTİKAYA
ÖNER YAĞCI
ÖNCÜLÜK ETMEYE YÖNELİYOR’
Dergilerde yazdığı toplum, insan,
NÂZIM HİKMET’İN YAZINSAL
bilim, sanat, dil, yazın, şiir, serbest nâzım,
MİRASINA TİTİZLİKLE SAHİP ÇIKTI!
İkinci Yeni, roman, çağdaş roman, öykü,
Eleştirileri ve denemelerinden oluşan “Özle-
edebiyatın toplumsal görevi, yapıtta estetik
nen, beklenen sanatçı çeşidine ‘düşünce’ye say-
niteliğin öne çıkması, sanatçının özgürlüğü
gı beslemesini öğrenmeden kavuşabileceğimizi
konularındaki, çoğu birbirine bağlı deneme,
hiç sanmıyorum” dediği Düşünceye Saygı (1960
eleştiri, incelemelerden oluşan onlarca kitaba
/ YKY, 1994) adlı kitabıyla edebiyat çevrelerinde
“her sözcüğün, her virgülün sorumluluğunu
adını duyuran Memet Fuat’ı geniş kitleler Nâzım
taşıyarak” imza attı.
Hikmet’in Cezaevinden Memet Fuat’a Mektup-
Çağını Görebilmek adlı kitabında (Adam,
lar’ıyla (1968 / Adam, 1998) tanıdı:
1982), “Soy sanatçı, büyük sanatçı hiçbir
“Oğlum, (...) Dünyada en çok sevdiğim insan-
zaman politikanın ardından gitmiyor. Bu
lardan biri anandır ve senin sevgin hemen bunun
arkadan gidişe bir süre katlansa bile, insanla
yanındadır ve ondan ayrılmaz.
insanın, insanla doğanın, insanla toplumun
O kadar ki ne zaman ananı düşünsem derhal
çatışmaları üzerine eğilmenin getirdiği
senin çocukluğundan çeşitli basamaklar gözü-
mün önüne gelir. (…) sezinlemelerle, politikayı aşmaya, politikaya
Sen benim en güzel yıllarımın ve yüreğimin öncülük etmeye yöneliyor” dedi.
içinde dünyanın en güzel ve en iyi kadın başıyla
“YAŞADIĞIMIZ ‘ÇOK ÇİĞ ÇAĞ’DA USUN
yan yana ve ondan ayrılmaz bir haldesin.
ÖNCELİĞİ, GERÇEK SAYGISI YOK OLUP
Sen benim oğlumsun. Sana oğlum derken içi-
GİDİYOR; ‘SANAT’ DENEBİLECEK BİR
min nasıl saadetle dolduğunu henüz kestiremeye-
ŞEY KALMIYOR ORTADA!’
cek kadar gençsin...”
Çağdaşımız Makyavel’de sanatçıları uyardı
En iyi öğrencilerinden biri olarak Nâzım
(Adam, 1992): “İnsanlığı saplandığı bataktan
Hikmet’in yazınsal mirasına titizlikle sahip çıkan
kurtarmakta sanata ne kadar büyük görev
Memet Fuat, yöneticisi olduğu de Yayınevi’nden
düştüğünü, günümüzün sanatçılarına anlatmak
Nâzım Hikmet’in Saat 21-22 Şiirleri, Rubailer,
çok güç, biliyorum; toplumsal yaşamdaki
Dört Hapishaneden, Ferhad ile Şirin, Memleke-
yerlerini, önemlerini, etkilerini küçümsüyorlar;
timden İnsan Manzaraları gibi kitaplarını dünya-
alt düzlemlerde küçük mutluluklar ararken
da ilk kez yayımladı.
Nâzım Hikmet’in Piraye’ye hapishaneden yol- sanat ahlakından uzaklaşıyor, yaratıcılıktan
ladığı mektupları, şiirleri derledi: kopup çoğaltıcılığa sapıyorlar; usun önceliği,
Nâzım ile Piraye (1975 / Adam, 1998), gerçek saygısı yok olup gidiyor; ‘sanat’
Özellikle hem insan olarak hem eleştirmen olarak
Piraye’ye Mektuplar (Adam, 1998), Seçme Şiirler
değişik görüşlere, değişik beğenilere saygı göstermeyi denebilecek bir şey kalmıyor ortada.
(Adam, 1997), Portreler (YKY, 2001).
ondan öğrendiğimi söyleyebilirim. Oysa şu yaşadığımız ‘çok çiğ çağ’da sanat,
En yakından tanıyan biri olarak yazdığı kitapla
Ama bende, Nâzım’ı yalnız göremezsiniz. Yanında bilimden bile daha gerekli dünyamıza. İnsana
Nâzım Hikmet’i, kovuşturmaları, davaları, sevdaları,
hep Piraye vardır.” insanlığını anımsatabilecek başka bir güç
ayrılıkları, özlemleriyle anlattı: Nâzım Hikmet: Yaşa-
düşünemiyorum.”
DERGİCİLİĞİNİN DORUĞU: YENİ DERGİ!
mı, Ruhsal Yapısı, Davaları, Tartışmaları, Dünya Gö-
Sömürüsüz Bir Dünya’da (Adam, 1998),
Aşk ve Sümüklü Böcek (1946) adlı ilk kitabındaki
rüşü, Şiirinin Gelişmeleri (Adam, 2000).
“Türkiye’yi geçmişin karanlıklarına döndürmek
öykülerin yarısı onun, yarısı Tuna Baltacıoğlu’nundu.
Ailesinden başlayarak özel, siyasal, yazınsal dünya-
isteyen terörcülerin sanatçılara saldırmalarını
1951’de yayımladığı, Yaşadığımız (Adam, 1998)
sını ve yaşamı onunla kesişenleri abecesel olarak ak-
yadırgamıyorum. Bütün korkutmalara, yıldırmalara
romanında, Erenköy-Suadiye arasındaki güzel bir
tardığı A’dan Z’ye Nâzım Hikmet’te (YKY, 2002), ade-
karşın, toplumun en çok direnen, boyun eğmeyen
bahçede sıradan insanların dört yaz gecesini farklı
ta bir “Nâzım Hikmet Ansiklopedisi” sundu.
kişileri sanatçılar arasından çıkar” yazdı.
yazın türlerinin olanaklarından yararlanarak birbirine
Nâzım Hikmet Üzerine Yazılar’da (YKY, 2017) yıl-
Eski Yunan’dan bu yana, Doğu’da Batı’da
bağlı öykülerle anlattı.
lar boyu yazdığı yazıları bir araya getirdi.
felsefecilerin tanrı, tanrılar, dinler üzerine görüşlerini
Kafka, Lorca, Düşünce Özgürlüğü, Yeni Roman,
Nâzım Hikmet’in Moskova’da öğrenim görürken
özetlediği Din ile Felsefe’de (Adam, 2000), “insanın
Nâzım Hikmet’in Suçsuzluğu, Marxçı Eleştiri gibi
Mayakovski’yi tanımasının, Fütüristleri okumasının,
iç dünyasıyla ilgili çok özel bir olgu” dediği dinler
özel sayılarıyla, derinlikli incelemelerle dolu yazılarla
“serbest nâzım” diye adlandırdığı şiir ölçüsüyle dize-
üzerinde durdu.
okurları ve yazarları edebiyatı anlamaya yönelttiği ve
lerinden yansıyan ses tonunun Türk şiirinde daha önce
İkinci Yeni Tartışması’nda (Adam, 2000), o
yaşamına damga vuracak dergiciliğinin doruğu, Ekim
görülüp duyulmadığını, 1929 tarihli 835 Satır’ın getir-
yıllardaki tartışmalarına kırk yıl sonraki düşüncelerini
1964-Mayıs 1975 arasında 128 sayı çıkardığı Yeni
diği bu yenilik ve şiir okurlarına bu yeniliği benimset-
de ekleyerek İkinci Yeni konusundaki düşüncelerini;
Dergi oldu.
mesi nedeniyle bir bomba gibi patladığını yazdı.
Dil Üstüne’de (Adam, 2001), dilimizin geliştiği,
Bir sanat yapıtını kitap haline getirmek olarak
‘BENDE, NÂZIM’I YALNIZ GÖREMEZSİNİZ. Arapçanın Farsçanın baskısından kurtulma savaşımı
algıladığı, yenilikçi, atak, hoşgörülü, çok yönlü
verdiği yıllarda yazdığı dilin üslup, devrik cümle,
YANINDA HEP PİRAYE VARDIR.’ yayıncılığının başlangıcı olan de Yayınevi’nde
şive, şiir dili, yazarın dili gibi sorunlarını işleyen
Yayıncılık, dergicilik, yazın ve kültür dünyamızın sunduğu Memet Fuat’ın Seçtikleri-Türk Edebiyatı
yazılarını bir araya getirdi.
özgün, öncü bir bilgesi olmasının altındaki temeli şöy- Yıllıkları’yla edebiyatın nabzını tuttu (1963-1972).
le vurguladı: Adam Yayınları yöneticiliğinde de (1981-1999) Toplum ile İnsan’da (Adam, 2002), kapitalizmin
“Kişiliğimin, düşüncelerimin, yazarlığımın oluşumun- aynı anlayışla yayıncılığımızın önemli bir belirleyicisi yok ettiği insanı tartıştı, küreselleşmenin
da Nâzım’ın etkileri elbette çok büyük. ve geliştiricisi oldu. getireceklerini sorguladı.
>>
8 12 Şubat 2026

