13 Şubat 2026 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Kendi hikâyesini taşımak: Annie Ernaux! azı yazarlar öyledir, hikâyelerinin içinden doğarlar. yaratıcılığının, yazma eyleminin Edebi varoluşlarının debisi oradan gelir. onu taşıdığı yaşama zamanlarıdır. B Bunu salt kendini anlatmak olarak da almamalı. Hem yazdığı kitabın hem tasar- Bir Kafka’yı, Dostoyevski’yi düşündüğünüzde edebi ladığı konunun dönencesinde sü- oluşumlarını yaşadıkları hayata bağlamak abartılı rekli debelenen, kendini sorgula- gelmemeli. Eğer öylesi yaşamları olmasaydı, bu yazılıp yan bir “yazar” vardır. edilenler ortaya çık(a)mazdı. Bu örneklemeyi birçok yazar “Yazdıklarımı tekrar okudum, için verebiliriz. hiçbir şeyden tam olarak memnun Fransız yazar Annie Ernaux’nun yazınsal ikliminde değilim” derken de o bakışını gezinirken karşım(ız)a çıkan da öylesi bir gerçeklik. sorulara dönüştürür. Yani, yazarımız kendi yaşamını yazısının Bir metni kurup yazarken onu odağına yerleştirir. Ama orada ne anılarını ne de kaygılandıranı da şu sorusuyla özyaşamöyküsünü yazar. karşılar: “Bu metnin arkasında Peki yazılan romanlar, denemeler, öyküler neleri içerir saklı başka bir metin mi var?” öyleyse? Bir yazarın kendisine ayna tutabileceği bir başka yazınsal mecra vardır: Günlükler. BİR ‘YAPI-KURUCU’DUR Yani yazarın kendisi için tuttuğu günlükleri birer ERNAUX iç diyalog olarak alırsak eğer, oraya yansıyanlardaki Kendisi ne derse desin, gerçeklik bu yazılan kurguların nereden nasıl ağıp kişiselleştirerek yazan biridir. Ernaux, kendi yazı yasasını geldiğini (belki) gözleyebiliriz. kurandır. Yani yazı yazanın biçimlendirdiği bir dünya… ZORLU, KARANLIK BİR DENEYİM! Neyi nasıl okuduğu, yaşadığı ve hissettiğiyle Ernaux’nun Karanlık Atölye (*) adını verdiği günlüklerini çerçevelenen bir dünyadır o. Burada elbette “yazı günlüğü” olarak nitelendirmesi de manidar bir tutku>sadakat>bağlılık kadar, çalışma azmi ve kendini durum! Yani kendisi için yazsa da bir gün okuruna bilmek de vardır. ulaşabilecek günlükler. İşte bu “yazı günlüğü”ne de yansıyan budur. Sonra, 2022’de yayımlanacak bu kitaba yazdığı metnin ilk soruları olmalıdır böyle birinin ve meseleleri… Ancak öyle satırlarında şunları söylüyordu Ernaux: yol alabilir. Bu da onu “yapı-kurucu” kılar. “Bu sayfaların, hemen hemen tüm kitaplarımın sancılı Şu da o dünyayı kurarken sürekli yinelediği doğuşuna, geri dönüşün imkânsız hale geldiği, metni artık sorulardandır: sonlandırmaktan başka çarenin kalmadığı o ana varana “Bireysel olan nasıl tamamen kişisel olmayan bir kadar geçilen tereddütler ve şüphelerle döşeli karanlık biçimde ifade edilebilir? Bu mümkün mü?” Bu bakışı yola dair ortaya koyduklarıyla karşılaşmak zorlu, yer yer ise onu “‘önceki yaşam’ı kişisellikten arındırarak yeniden dehşetle ürperten bir tecrübe oldu.” kurmak” kıyısına getirir. lerime dayanarak kendi yazımı icat etmek zorunda olmam.” ESAS MESELESİ: ‘BİÇİM’ İNANDIRICI VE YENİLİKÇİ BİR YAPIT: Arayışın anlatıcısı da diyebiliriz. Kadın / birey olmanın Okurla paylaşıldığına göre, cesurca yazılmış bir “yazı ‘KARANLIK ATÖLYE’ arayışı… Uzlaşmaz biridir. Zira yaşamı bütün yönleriyle günlüğü”dür okuduğumuz. Bir bakıma yazarın yazma sorgulamaktadır. Anlatılarında otobiyografiyi hep öncelemesi de yolculuğunun arka planını; neyi / niçin / nasıl yazdığının Onun yarattığı “roman biçimi” yenidir. Ne geleneksel bundandır. Ama gene de kurguda kalma ikilemindedir. ipuçlarını da anlatır burada. Yazarken “esas mesele”sinin biçim olduğunun altını romana ne de “yeni roman”a yakın durur. Kendisi “proje” bazında çalışır. Günlüğünde her ne kadar “total roman”dan söz etse Şunu da söyler: “İki proje de cinsellik, hafıza ve yazıya çizer Ernaux. Bu da onun anlatılarını salt kendi hikâyesi de, bunu belki de şöyle okumak gerekir; tüm anlatılarında olmaktan çıkaran en önemli gösterge. odaklanıyor. İlki daha ziyade kurgu. Boş otobiyografi özyaşamsal izler / izlekler olması nedeniyle bir sürekliliğin İçinden çıkıp geldiğin yaşam, deneyimlediklerin bana daha sağlam geliyor, diğerleri tehlikeli uçurumlar. olması onu bu kıyıya taşır. Ama bağ ve bağlantı okurun kurmacada bir metne nasıl dönüşür. İşte onun Bunlardan sadece birini yazmak beni daha da kurabileceği kadardır. günlüklerine yansıyan da bir metnin oluşum / yazım korkutuyor.” sürecinin sorgulamasını içermesidir. Annie Ernaux, kendi metninin doğru okumasını sağlar KENDİNİ SORGULAYAN BİR YAZAR Bunun günışığına çıkmasına ilişkin şunu söyler: “Bu böylece. Bu da onun yazarlığının özgün yanını oluşturur. Burada Annie Ernaux’dan söz ederken; ister istemez günlüğün yayımlanması yazıya, yalnızlık içinde günbegün Zira, sıklıkla yinelediği “boş-otobiyografi” kavramına bir çağdaşı şu yazarlar geliyor aklıma: En çok etkilendiği yaşandığı haliyle tanıklık ediyor.” tanım ve yaklaşım getirir: Yazar anlaşması. Yani metinle, Simone de Beauvoir, Christa Wolf, Agota Kristof, Clarice Bir arayışın, sorgulamanın anlatıcısıdır o. Benlik anlattıklarıyla barışık olma hali. (**) Lispector, Jenny Erpenbeck. sanrıları olan bireyin / kadının dünüyle bugünü arasında Nedir onu bunlarla yakın kılan derseniz, kendi sözleriyle Anlatısında hikâyesini anlattığı kişi olmasının yaşadıklarına bakışında yansıttığı gerçeklikte yatar bu şunları pekâlâ söyleyebiliriz: “Yaşam çizgileri: seks, devamlılığını görürüz. İşte Karanlık Atölye bunun kanıtı arayış / sorgulama. ebeveynler, sınıfsal eşitsizlik, yazı ve tarih; dünyanın, bir günlüktür. Hangi anlatısının nasıl yazıldığının aynası. Günlüğünde şunu der: “Gerçekliğin derinliğini, fikirlerin, modanın değişimi.” İnandırıcıdır, bir o kadar da yenilikçi. n anlamların çoğulluğunu, insanları, insanların eylemlerini, İndirgeyici bir bakışla bakmadan şunu söyleyebiliriz; sözlerini hissetmek istiyorum.” (*) Karanlık Atölye, Annie Ernaux, Çeviren: Siren ortaklaşa bir dünyadan söz ederler, kendilerini İdemen, Can Yayınları, 175 s., 2025. konumlandırdıkları yerden, ülkeden, kültürden bakarak KENDİ YAZISINI İCAT ETMEK! (**) Annie Ernaux’nun dilimizde yayımlanan diğer Annie Ernaux, geleneksel anlatıcı değildir. Gösteren, insana doğru yürürler. Ve kendi kadın olma hallerini, yapıtları: Olay, Genç Adam, Boş Dolaplar, Babamın Yeri, bağlantılar kuran / kurduran bir yanı vardır. İnsanı anlama özyaşamlarını da anlatılarına katarak yepyeni bir anlatı Kızın Hikâyesi, Seneler, Çeviriler: Siren İdemen, Can yolculuğundadır o hep. dünyası kurarlar. Şu soruyu ortaklaşa sorduklarını Şunun da altını çizer: “Benim temel sorunum, eski ya da söyleyebilirim: “Dünyayı anlatmak ve neden?” Yayınları / Bir Kadın, Yalın Tutku, Çeviren: Yaşar Avunç, yeni, roman yazmanın imkânsızlığı, hissettiklerime, gördük- Ernaux’nun yaptığı içsel yolculuk yazınsal Can Yayınları. 11 12 Şubat 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle