22 Ocak 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

MEHMET RAUF KÂBUS MATHIEU BELEZI TOPRAĞA VE GÜNEŞE SALDIRMAK CEHENNEM CANAVARI KARL MARX FRIEDRICH ENGELS KOMÜNİST PARTİ MANİFESTOSU Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Yeni Eserler Modern Klasikler Dizisi -260 TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ - 9 9 Ç AĞ DA Ş D Ü N YA E D E B İ YATI D İZİ S İ Modern Klasikler Dizisi -260 TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ - 99 Karl Marx (1818-1883), Friedrich Engels (1820-1895): Cehennem Canavarı Jack London’ın, yaşamında özel bir yer Seraphine, ailesiyle birlikte zorlu bir yolculuğun ardından Fransa Bilimsel sosyalizmin kurucuları. Komünist Parti JACK LONDON Karısı Nigâr’ın soğuk davranması ve üstelik son zamanlarda sürekli erken tutan boksa ayırdığı yapıtlarındandır. 1910 yılında kaleme aldıKARL MARX ğı Manifestosu, kırk yılı bulan dostluklarında birlikte pek hükümetinin vaat ettiği Cezayir topraklarına varır. Kuracakları ta- kalkıp pencerenin kenarındaki koltukta kitap okuması Aziz Nihat’ın dikkatini romanında yazar endüstrileşen boks camiasını sorgular. Eski bir çok esere imza atan Marx ve Engels’in kuşkusuz en çarpıcı rım kolonisiyle daha iyi bir yaşam hayalinin peşinden sürüklenen çeker. Karısının bu tutumunu anlamaya çalışırken, bir gün onun oturduğu çalışmalarından biridir. Ateşli retoriği, keskin ve derine boksörün oğlu olarak taşrada yetiştirilmiş Genç Pat Glendon’ın CEHENNEM CANAVARI tüm yerleşimciler gibi o da bu çetin Afrika toprağında yoksulluk, koltuğun tam karşısındaki evin penceresinde tüllerin hareket ettiğini fark işleyen mecazlarıyla Manifesto, burjuva sınıfının tarihsel profesyonel boksa girişi ve karşılaştığı düzenle hesaplaşması, FRIEDRICH ENGELS hastalık ve ölümden başka bir şey bulamayacaktır. İngilizce aslından çeviren: eder. Dikkatli bakınca tüllerin arkasında bir erkek olduğunu görür, içine ve devrimci rolünün hakkını teslim ederek söze başlar London’ın hep aradığı o direngen insanın etkileyici bir örneğidir. LEVENT CİNEMRE kurt düşer ve araştırmaya başlar. Dışarıdan kendi evini gözetler, gizli gizli fakat eleştirel bakış ilerledikçe burjuvazinin toplumsal ve Kendisi de profesyonel karşılaşmalar üzerine gazetelere izlenim Bir yandan koloniciler kendi topluluklarını oluştururken diğer yan- karısının eşyalarını karıştırır. Evde bulduğu mektuplar nedeniyle büyük hayal ahlaki kodları, siyasi riyakârlıkları ve kültürel koflukları yazıları yazan London’ın bu karakteri oluştururken esin kaynağı, da yaşananlar, aldığı korkunç emirleri sorgusuz sualsiz yerine kırıklığına uğrar. Karısına suçüstü yapmak üzere zihninde planlar yapan Aziz sert bir ironiyle ifşa edilir. Yalnızca siyasi değil, edebî de hem dünya hafifsıklet boks şampiyonu hem bir Jack London hayranı CDLXXX getiren işgalci bir Fransız askerinin gözünden en acımasız ha- Nihat, kıskançlık girdabında çırpınırken gerçeklik algısını kaybeder, neticesi olan bu ifşa yoğunlaştıkça bambaşka bir hakikat de gün olan “Bat” Nelson’dı. Bir diğer Jack London klasiği olan Oyun liyle dile getirilir. Cezayir’e sözde “medeniyet” götürmekle görev- cinnet ve cinayet olan kâbus gibi bir hayat başlar. yüzüne çıkar: Burjuvazi iktisaden ve siyaseten yükselirken ile birlikte Cehennem Canavarı ringlerdeki gerilimden kişisel ve lendirilmiş askerlerin köyleri yağmalayıp yaktığı, yerli halka zul- kendisini yıkacak güçleri de dünya sahnesine taşımış, kendi Mehmet Rauf’un ilk kez 1928 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilen Kâbus toplumsal çelişkilere uzanabilen olay örgüsüyle edebiyat tarihindeki mettiği bu sömürgeci savaşta insanlığın yavaş yavaş yitirilişine romanı, Edebiyat-ı Cedide anlayışının birey merkezli psikolojik anlatımını “mezar kazıcılarını”, proletaryayı da yaratmak zorunda özgün yerini korumaktadır. modern bir gerilim atmosferiyle birleştiren önemli bir eserdir. Aşk, evlilik, kalmıştır. Ezenler ve ezilenler arasındaki çetin ve henüz tanık oluruz. sadakat, kıskançlık ve cinsellik gibi konular etrafında kurgulanan Kâbus, nihayete ermemiş bir mücadelenin öznesi olarak proletarya, Mathieu Belezi, bugün hâlâ yüzleşilmeyen, tarihin sessiz kalan bireyin bilinçaltını, bastırılmış arzularını ve modernleşen toplumun birey toplumsal ve bireysel kurtuluşun habercisidir. Marx ve JACK LONDON (1876-1916): Asıl adı Engels’e göre “demokrasi mücadelesini kazanmakla” John Griffith Chaney olan Jack London, o ânına, karanlık tarafa çekiyor okuru. Sömürgeleştirmenin ar- üzerindeki etkilerini derinlemesine irdeler. KOMÜNİST PARTİ mükellef olan proletarya, egemen sınıfların gadrine San Francisco’da doğdu. California’daki dındaki o büyük yıkımı, hem toprağa hem de insanlığa saldıran uğrayan, adı sanı anılmayan, baskı altında tutulan Oakland’da, annesinin ve London bir medeniyetin eleştirisini rahatsız edici gerçeklerle aktararak Mehmet Rauf (1875-1931) tüm toplumsal kesimlerin de özgürleşme teminatıdır. MANİFESTOSU soyadını aldığı üvey babasının yanında sanata dönüştürüyor. İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri yetişti. On dört yaşında okulu bırakarak Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde serüven dolu bir hayata başladı. Dört yıllık okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra ortaöğrenimini bir yılda tamamlayarak “Kimse bana Cezayir’in sömürgeleştirilmesini görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a California Üniversitesi’ne girdi. İlk kitabı ALMANCA ASLINDAN ÇEVİREN: bu şekilde anlatmamıştı.” –Frédéric Beigbeder dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat Zehra Aksu Yılmazer: Giresun’da doğdu, Almanya’da ZEHRA AKSU YILMAZERSon of the Wolf (1900; Kurdun Oğlu) subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra büyüdü. Ankara Hacettepe Üniversitesi Mütercim geniş bir okur kitlesine ulaştı. Ona kalıcı “Muhteşem bir dille yazılmış müthiş bir kitap.” askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya Tercümanlık Bölümü’nden mezun oldu. Robert Musil, bir ün sağlayan yapıtı ise The Call of çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser –Tahar Ben Jelloun Leo Perutz, Stefan Zweig, Hermann Hesse, Gustav the Wild (1903; Vahşetin Çağrısı) oldu. Diğer önemli yapıtları verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa Meyrink, Carl Gustav Jung, Rainer Maria Rilke, Heiner arasında White Fang (1906; Beyaz Diş) ve Iron Heel (1907; da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Müller ve daha pek çok yazarın kitaplarını Almancadan Demir Ökçe) sayılabilir. En kalıcı yapıtlarından biri olarak kabul Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde Türkçeye kazandırdı. Totem ve Tabu çevirisi, 2021 edilen otobiyografik romanı Martin Eden’ın (1909) yanı sıra, yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Psikanaliz Yazıları Çeviri Başarı Ödülü’ne layık görüldü. hayatının çeşitli dönemlerini anlattığı The Road (1907; Yol) ve Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, John Barleycorn (1913) başlıklı iki kısmi otobiyografisi vardır. makale ve mensur şiirler yayımladı. Kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş Amerikalı yazarlardan biri Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında olan London, 1916’da ardında çok sayıda eser bırakarak hayata çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gözlerini yumdu. gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz. 260 99 Bütün Eserleri -16 A Komünist Parti Manifesttosu.indd 1 18.12.2025 15:53 260-Cehennem Canavarı.indd 1 3.12.2025 15:09 99-Kâbus.indd 1 3.12.2025 15:29 TOPRAĞA VE GÜNEŞE SALDIRMAK.indd 1 23.12.2025 14:26 Komünist Parti Manifestosu Cehennem Canavarı Toprağa ve Güneşe Saldırmak Kâbus Karl Marx-Friedrich Engels Jack London Mathieu Belezi Mehmet Rauf Çev. Zehra Aksu Yılmazer Çev. Levent Cinemre Çev. Süleyman Doğru Haz. Ruken Alp 72 sayfa 104 sayfa 112 sayfa 128 sayfa HASAN ÂLİ YÜCEL MODERN KLASİKLER DİZİSİ ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ KLASİKLER DİZİSİ Yeni Türkiye’deki Cumhuriyetçi projenin o dönemin uluslararası tablosu önünde taşıdığı bazı özellikleri dikkat çekicidir. Cumhuriyet bir orta sınıf rejimidir. Kurucu orta sınıf, rejime önce (1920’lerde) siyasal içeriği ile, sonra (1930’larda) ekonomik inşa ile damga vurmuştur. 1920’lerin özelliği anayasa, yasalar, devlet yapısında kurumlaşmalar ve Müdafaa-i Hukuk’tan partileşmeye geçiş olmuş, ekonomi bir geçiş döneminin hemen hemen müdahalesiz ortamında işlemiştir. 1930’larda ise orta sınıfın bağımsız bir ekonomi projesi yapabilme kapasitesi ön plana çıkmıştır. Cumhuriyet rejiminin altyapısı ve kurumlaşması bu ekonomik inşa sayesinde olgunlaşır. Bir yanda patronluğu devretmekte direnen İngiltere, “patron”un yerini gözüne kestirmiş “temiz” aile çocuğu ABD, mızmız çocuk Fransa ve mahallenin kabadayısı Almanya; diğer yanda ise, iki köylü ülkesinde, iki isyancı çocuk, Sovyetler Birliği ve Türkiye... Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi, Büyük Devletler ve Türkiye adlı eserinde, 19. yüzyıldan devralınan iktisadi tablodan başlayarak İkinci Dünya Savaşı’na kadar geçen dönemde dünya siyasetinde söz sahibi büyük devletlerin durumunu ve Türkiye’de Cumhuriyet’in doğup büyüdüğü yıllarda ülke ekonomisinin seyrini, yeni devletin sanayileşme ve bağımsızlık arzusuyla ülkedeki yeniyetme kapitalizmin ibretlik çekişmelerini anlatıyor. Her biri deneme niteliğinde iç içe geçmiş bu “iktisat öyküleri”nde, dönemin siyasi aktörleri ile tarihin akışını değiştiren kararlara dair anekdotlar da yer alıyor. Kitabını hazırlarken takip ettiği yol haritasını “Tarihin malzemesini değerlendirmek fakat iktisatçı yaklaşımı içinde kalabilmek işin püf noktasıdır” sözleriyle açıklayan Kuruç, 1920’li ve 1930’lu yılların iktisat dünyasını aydınlatırken, özellikle kapitalizmin bugününe ve yarınına ışık tutuyor. Bilsay Kuruç 1935’te İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi. 1963’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne (Mülkiye) asistan olarak girdi. Akademik derece ve unvanlarını burada aldı. Pittsburgh, Sussex ve Oslo üniversitelerinde çalışmalar yaptı. 1975-77 yılları arasında CHP Araştırma-Planlama Bürosu’nun (Göreme Sokak) sorumluluğunu üstlendi. 1978-79 yıllarında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarı, 1992-2004 yılları arasında da Merkez Bankası Banka Meclisi Üyesi olarak görev yaptı. 1963’te Sevim (Ekitmen) ile hayatını birleştirdi. Umut ve Ayşegül adında iki kızı vardır. Kapak görseli: Atatürk, Orman Çiftliği’nde, 1929. Fotoğraflarla Türkiye Albümü. A Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi- TEOS-Yazıtlar, Kültler ve Kentsel Doku NYSA-Çift Yakalı Kent Büyük Devletler ve Türkiye Haz. Musa Kadıoğlu Haz. Serdar Hakan Öztaner Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi - Büyük Devletler ve Türkiye.indd 1 24.11.2025 15:36 Bilsay Kuruç 632 sayfa 672 sayfa 624 sayfa ÖZEL DİZİ ÖZEL DİZİ İNCELEME-ARAŞTIRMA 7 15 Ocak 2026
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle