24 Mayıs 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Salı 27 Haziran 2017 EDİTÖR: NECDET ÇALIŞKAN TASARIM: BAHADIR AKTAŞ Kartını internete kapatanlar artıyor BDDK’nin 17 Ağustos’ta hayata geçecek düzenlemesi ters etki yarattı. Kartını internette kullanmak için onay verecekler yerine kapatanlar çoğalıyor Türkiye’de 17 Ağustos 2017 tarihin zim beklentimiz 17 Ağustos’ta hiçbir şeyin değişmemesi. Bu den itibaren banka rada şuna dikkat et ve kredi kartları ile mek lazım; iyi gi internetten alışveriş yapmak için artık onay vermek ge NECDET ÇALIŞKAN den, büyüyen bir yapıyı, iyi analiz etmeden, problemin kay rekecek. Bankaların konuy nağı ne, nasıl çözeriz diye la ilgili olarak kart müşte bakmadan alınan kararlar, rilerine yaptığı uyarılar ise sadece bizim sektörümüzü deyim yerindeyse ters tep değil, sigorta ve turizm baş ti. Kullanıcıların kartları ta olmak üzere birçok sektö nı internetten alışveriş için rü de çok etkiliyor” diye ko onay verme yerine, çoğun nuştu. lukla kapatmak için tali Türkiye’de online alışve matlar verdiği gözleniyor. rişlerdeki sahtekârlık oranı Uyarıyı alan kapatıyor nın diğer ülkelerin çok altında olduğuna değinen Özbu Konuyla ilgili olarak Ban gutu, güven unsurunu artır kacılık Düzenleme ve De mak için yapılması gereke netleme Kurumu (BDDK) ile nin, küçük eticaret görüşme halinde oldukları şirketlerinin öde nı belirten yerli ödeme ku me kuruluşları ruluşu iyzico’nun kurucusu ile çalışmasının ve CEO’su Barbaros Özbugu teşvik edilme tu, “Şu an çok ilginç bir du si olduğuna rumla karşı karşıyayız. Bü dikkat tün bankalardan gelen hata çekti. kodlarını analiz ettiğimiz za man, şunu çok net görüyo ruz; bankalar uyarı mesaj larını gönderdikten sonra kartlarını internete kapatan ların sayısı çoğaldı. Banka dan uyarı mesajını alan kul lanıcı, ‘tamam ben kapata yım o zaman’ diyor” dedi. Gözden geçirilmeli Ödeme Kuruluşları Derneği olarak bu sorunu anlatabilmek için devletin çeşitli kurumlarıyla iletişim halinde olduklarını ve BDDK’nin konuyu gözden geçirdiğini belirten Özbugutu, “Bi Barbaros Özbugutu İran’ın kartlarını entegre etti 2013 yılında eticaret dünyasına yönelik ödeme hizmetleri şirketi olarak İstanbul’da kurulan iyzico’nun 11 bin müşteriye ulaştığını belirten Barbaros Özbugutu, “Şu ana kadar toplam 24 milyon dolar yatırım aldık. Yıllık 2.5 milyar TL işlem hacmine ulaştık” dedi. Özbugutu, amborgoların kalkmasının ardından 2016’da İran’ın 231 milyonluk kart pazarını dünyaya entegre eden ilk şirket olduklarını belirtti. ‘6 milyonla bu pazar dönmez’ Türkiye’de kredi kartına sahip 20 milyonluk bir kesim bulunmasına karşın, internetten alışveriş yapanların 6 milyon seviyesinde kaldığının altını çizen Barbaros Özbugutu, şunları söyledi: “Cüzdanlarda ortalama 2.7 kart var ama Türkiye’nin hâlâ yüzde 43’ünün herhangi bir banka hesabı yok. Aslında tüm eticaret ekosistemi 6 milyon insan etrafında dönüyor. Ondan sonra da diyoruz ki; eticaret şirketleri neden kapanıyor? Sonuçta bu 6 milyon insan etrafında dönen ekonomide, biz birbirimizi kırarak varolmaya çalışıyoruz.” WhatsApp tahsilatı Eticaret sektörü olarak yapılması gerekenin kredi kartı olan ama internetten alışveriş yapmayan 14 milyonluk kesimin neden online alışveriş yapmadığını anlamak olduğunu ifade eden Özbugutu, “İlk olarak, ‘bu 14 milyon insanı dijital ortama nasıl çekebiliriz?’ ardından da ‘yüzde 43’lük bankacılık dışı kesimi bu dünyanın bir parçası nasıl yapabiliriz?’e odaklanmalıyız” dedi. Özbugutu, “Pastayı büyütemezsek, Türkiye’den milyar dolarlık şirketler çıkarmamız mümkün olmayacak. Ama bizim öyle ödeme çözümleri geliştirmemiz lazım ki Anadolu’nun bir köşesinde yaşayana da, İstanbul’un göbeğinde yaşayan insana da hitap etmeli” diye konuştu. Özbugutu, bu yıl çıkaracakları yeni ürünlerle ilgili şu bilgileri verdi: “Şahıs şirketi olan veya hiç şirketi olmayanların evden yaptıkları satışlarda ödeme kabul edebilmesi için bu yılın sonuna doğru yeni ürünlerimizi kullanıma sunacağız. Bireysel kullanıcılar, bir ürünü Instagram üzerinden yayınlayıp, WhatsApp’tan link atıp, ödeme ve tahsilat yapabilecekleri bir yapı kuruyoruz.” Fidyede hedef Türkiye Kazı için ruhsat aranmayacak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Başbakanlık’a gönderilen “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği” taslağına göre; belediyeler yöresel uygulamaların kullanılması için kendi yönetmeliklerini hazırlayabilecek, stüdyo dairelere izin verilmeyecek ayrıca baz istasyonları için ruhsat aranmayacak. Yönetmelikle, özellik arz eden yapılarda inşaat ruhsatı beklenmeden kazı izin belgesi verilebilecek. Ancak kazı sahasında kazık, palplanş, istinat duvarı ve benzeri uygulamaların olması durumunda, bu yapıların projelerinin onaylanması ve ruhsatlandırılması zorunlu hale gelecek. 1+0’a izin yok 1 Temmuz’da yürürlüğe girmesi beklenen yönetmelik taslağında düzenlemeler arasında, 1+0 stüdyo dairelerin bundan sonra imar projelerine dahil edilmemesi, yeni tip konut projelerinde en küçük dairenin 1+1 ve minimum 28 metrekare olarak tasarlanması da yer alıyor. Yönetmeliğin genel ilke ve esasları değiştirilmemek kaydıyla, il ve büyükşehir belediyelerinin kendi yönetmeliklerini hazırlamalarına ve bu sayede yöresel uygulama yapmalarına imkân tanınacak. Düzenleme, elektronik haberleşme (baz) istasyonlarındaki ruhsat şartının kaldırılmasını da kapsıyor. l Ekonomi Servisi Fidyeci siber korsanlar son bir yılda en fazla Türkiye’ye yönelik saldırı gerçekleştirdi. Vietnam, Hindistan, İtalya ve Bangladeş takipte Riot Games’den Türkiye’ye 10 milyon TL’lik yatırım League of Legends (LoL) oyununun yayıncısı Riot Games, 10 milyon TL’lik yatırımla League of Legends sunucusu Türkiye’ye getirdi. LoL Türkiye sunucusunun devreye girmesiyle Türkiye’deki LoL oyuncularının mevcut bağlantı hızlarına bağlı olarak yaşadıkları gecikme sürelerinin (ping) azalması hedefleniyor. 30 milyon aktif Türk oyuncu 600 milyon dolarla oynuyor Türkiye’de yaklaşık 30 milyon kişi aktif olarak bilgisayarda, cep telefonunda veya oyun konsolunda dijital oyun oynuyor ve Türkiye’deki dijital oyun sektörünün cirosu 600 milyon doları buluyor. Netmarble Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Barış Özistek, dünyada cirosu 100 milyar dolara ulaşan oyun sektöründe Türkiye’nin gelişmişlik düzeyi ve nüfusuyla orantılı bir yerde bulunmadığına dikkat çekerken tanınan oyuncuları bulunan Türkiye’nin devlet desteğiy le bir milyar dolarlık ihracat yapabileceğini söyledi. Dünya mobil oyun pazarının 40 milyar dolarlık büyüklüğü aştığına değinen Özistek, sadece mobil oyun pazarının büyüklüğünün bile müzik sektöründen ve sinemaların yıllık hasılatından daha büyük bir ciro elde ettiğine dikkat çekti. 7’den 70’e Türkiye pazarının yaklaşık 30 milyonluk aktif oyuncu nüfusu ve Türkiye’nin gelişmişlik düzeyiyle değerlendirildiğinde küçük oldu ğunu dile getiren Özistek, Türkiye’de oyun pazarının büyüklüğünün 200 milyon doları mobil olmak üzere toplam 600 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu belirtti. Artık 7’den 70’e herkesin oyun oynadığını vurgulayan Özistek, “Ağırlıklı kitle 10 yaşından başlayıp 4550 yaşa kadar olan kitle. Ama 50 yaşın üstünde de tabii ciddi bir kitle var. Özellikle 1050 yaş arası oyunu çok yoğun oynayan bir kitle. Mobil oyunla birlikte iş hayatında oyundan kopan kitle yavaş yavaş geri geldi” diye konuştu. l DHA Uluslararası siber güvenlik kuruluşu Kaspersky Lab’in fidye yazılımı tehditleri hakkında yayımladığı yıllık rapora göre, Türkiye fidyeci siber korsanların en fazla saldırı düzenlediği ülke oldu. Araştırmaya göre Nisan 2016Mart 2017 döneminde Türkiye’de siber saldırıya uğrayan insanlar arasında fidye saldırısına maruz kalanların oranı yüzde 7.93 oldu. Türkiye’nin bu oranla fidye saldırısına en çok maruz kalan ülke olduğu belirtildi. Sıralamada Türkiye’yi yüzde 7.52’lik oranla Vietnam, yüzde 7.06’lık oranla Hindistan, yüzde 6.62’lik oranla İtalya, yüzde 6.25’lik oranla Bangladeş ve yüzde 5.98’lik oran ile Japonya takip etti. 2.6 milyon etkilendi 20152016 yılındaki sıralamada yer almayan Türkiye, Bangladeş, Japonya, İran ve İspanya yüzde 5’i aşan oranlarla listeye bu sene giriş yaptı. İlk on ülke içerisinde önceki rapor dönemine göre en çok artış yaşayan ülkeler ise Japonya, Türkiye ve Vietnam oldu. İstatistiklere göre, bu ülkeler 20162017 döneminde Crysis ve Locky adlı fidye yazılımı ailelerine bağlı artış yaşadılar. Söz konusu dönemde fidye yazılımıyla karşılaşan toplam kullanıcı sayısı bir önceki 12 aya göre yüzde 11.4 artarak, dünya çapında 2.6 milyona ulaştı. l Ekonomi Servisi ekonomi 9 Bayram gibi bayram ne zaman yaşanacak? Kendimi bildim bileli bayram gibi bayram yaşayamadığımı düşünürüm. Doğrusu gazetecilikle geçmiş iki haneli yıllarım, 304050’leri devirince, bayramları bayram gibi kutlayamamamın İslam dünyası için, nerede ise, “kader” denecek kadar olumsuz koşullar anlamına geldiğinin bilincine vardım. En son ahlak dininin kitabına göre, en insancıl değerler, gelenekleri içinde barındıran İslam dünyasında, iç savaşlar bataklığında, sanki özellikle bayram günlerinde yaşanan kanlı çatışmaları, en vahşi sahneleriyle mezhepler savaşlarını, terör katliamlarını nasıl okumalıyız? Ya da ağır yoksullaşma, yoksunlaşma, acımasız gelir dağılımı çarpıklıklarının, eğitim, kültürel dibe vuruş, cehaletin belgesi çaresizliklerini.. Bayram tatili yolculuklarında terör sayılarına ulaşan trafik canavarı ölümleri, yaralanmalarını.. İnanca göre de ahlaksızlık, teşhirciliğe evrimlenmiş, görgüsüzce sadaka dağıtımında yoksul insanlar için onursuz sahnelerin yaratılmasını.. Daha da kötüsü inanç üzerinden yapılan kirli siyasetin kirli oyunlarında, bayram günlerinin, inanç, geleneklerinin en vicdansız boyutlarıyla kullanılmasını.. Seçimler, yandaşlıkta araç yapılan, sadaka niyetine ücretsiz kampanyalara evrimlenmiş, hac, umre seferlerini.. HHH Kılıçdaroğlu, “Adalet” Yürüyüşü’nün içindeki bayram kutlaması, dilekleri içinde, açlık grevlerinde, ölümcül dönemeç noktasındaki, “Nuriye Gülmen, Semih Özakça” için acil adalet, çözüm, açlık grevlerini sonlandıracak adımlar çağrısına öncelik verdi. Liderlik katındaki AKP, MHP’lilerden en azından insancıl bir üslup, yaklaşımı unutun, sanki daha bir yumuşak havada geçen bayramlaşma ziyaretlerinde bile gündeme alınmaya değer görülmedi. Geçmişten ders almak hak getire. Bu ülkede adalet isteyen, cezaevleri koşullarının insancıllaştırılması için, ne kadar çok insanımız, gencimiz açlık grevleri yaptılar. Ne kadar çok sayılarla öldüklerini, ne kadar çok sayılarda da felç, bitkisel yaşama geçmiş olduklarını unuttuk. İnsanların açlık grevleri ile hak aramaya kalkışmalarının ne boyutlarda bir çaresizlik, umutsuzluk noktası olabileceğini hiç düşündük mü? AKP liderliği sözcülerinin, FetÖ’cü suçlamalarına anlamlı tek bir kanıt gösteremeden, ölüme, altın vuruş dönemecine ancak gün, saatler kalmışken vurdumduymaz eleştirili çıkışları akıl alır gibi değil.. HHH Bayram günlerinde, medyamızın bayram tadında haberler vermek çırpınışları, trajik haberler ağırlığında daha bir cılız, çaresizliğin sergilenmesi oluyor. Bayram alışverişi, çocuklar ağırlıklı giysi, şeker satışları röportajlarında bile neşe yok. Bir iki çocuk sevinci yansımasına, ailelerin yokluktan beslenen pahalılık yakınmaları, esirgenmek zorunda kalmanın isyanları eklemleniveriyor. Üstüne esnafın “bittik tükendik, bayramla da nefes almanın olanağı yok..” mırıldanmaları eklemleniyor. Bayramın ikinci gününde İslam dünyasının kutsal bayramı üzerinden verilen haberlerin çoğunluğu karabasan içeriğinde.. İngiltere’de bayram için toplanan kalabalığa araçla saldırı sadece bir ayrıntı.. Ya Musul çatışmalarından gelen harabe görüntüleri, ölümden kaçmaya çalışan sivilleri.. Bizden kanlı bayram terörü eylemi öncesi yakalanan IŞİD intihar eylemcileri. PKK sıcak çatışma, operasyon görüntülerine, eklemlenmiş yeni şehit haberleri, cenaze törenleri. İran’dan başka bölgelerden Şii bayram kutlamalarında yeni Sünni saldırı, katliam eylemlerine ilişkin kınamalar. Amerika’nın güncel IŞİD operasyonları gerekçeli, en taze çatışma ittifakında silahlandırdığı terör örgütleri stratejilerine dönük İktidarları liderliğinden gelen en son, en sert eleştiriler.. Saatlerdir ana haberlerden tek bir bayram sevinci tadında haber duyulmuyor, görüntü verilemiyor.. Kayyımda denetçiyi bakan seçecek Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yürütülen şirketlerde faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememiş olması halinde denetçi, şirket yönetim kurulunun teklifi üzerine TMSF’nin ilişkili olduğu bakan tarafından atanabilecek. Bakan bu yetkisini Fon Kurulu’na devredebilecek. Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yer alan 691 sayılı kanun hükmünde kararnameyle (KHK) TMSF ve kayyumlık ilgili düzenlemelere gidildi. Buna göre, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 399’uncu maddesine şu cümleler eklendi: “Kayyımlık görevi TMSF tarafından yürütülen şirketlerde faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememiş olması halinde denetçi, şirket yönetim kurulunun teklifi üzerine TMSF’nin ilişkili olduğu bakan tarafından atanır. Bakan bu yetkisini Fon Kurulu’na devredebilir.” l Ekonomi Servisi C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle