Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
CUMHURİYET 11 KASIM 2002 PAZARTESİ
HABERLER
Okii Güneyde
adaylaparasnıda
• ANKARA(AA) - Genel
Başkan Mesut Yılmaz'ın
aldığı seçim yenilgisi
nedeniyle aktıf politikayı
bırakma karannın ardından
ANAP'ta genel başkan
adayı enflasyonu yaşanıyor.
Bayburt'tan bağımsız
milletvekili seçilen eskı
ANAP'lı Ülkü Güney'ın de
ısmi adaylar arasında
geçmeye başladı. ANAP'ta
Ali Talip Özdemir, Ahmet
Özal, Nejat Arseven,
Selçuk Pehlivanoğlu, Işın
Çelebi'nin yanıstra, eski
Yargıtay Başkanı Samı
Selçuk'un ismi de yeni
genel başkan adaylan
arasında geçiyor.
Gözter Başkanlık
Kvanı'nda
• ANKARA (ANKA)-
CHP'degözleryemin
törenınin ardından oluşacak
TBMM Başkanlık Dıvanı
ve parti grup yönetiminde
görev alacak isimlere
çe\Tİldi. TBMM Genel
Sekreterliği tarafindan
hazırlanan taslaga göre, dört
başkanvekiıliğinden binnı
alacak olan CHP'de, Genel
Sekreter Önder Sav, Genel
Başkan Yardımcısı Eşref
Erdem, Istanbul
Millet\
r
ekilleri Ali Topuz ve
Bülent Tanla ıle Mersın
Milletvekili Mustafa
Özyürek gibi isimler ön
plana çıktı.
Der Spiegerden
AKPyopumu
• BERLÎN(AA)-
Almanyada yayunlanan
Der Spiegel dergisi,
seçimlerden zaferle çıkan
AK Parti Genel Başkanı
Recep Tayyip Erdoğan'ı,
ekonomiyi canlandınna ve
Türkiye'nin AB üyeliği gibi
zorlu görevlerin beklediği
yorumunu yaptı. Haber-
yorumda, "iktıdar
partilerinin başansız
olmalanna sevinenlerin,
AKP ıçınde aşın dıncilerin
de bulunduğu gerçeğinı
gözden kaçırdıklan" görüşü
savunuldu.
Depremzedelere
hce'den destek
• Y\LOV\(Cıımhuriyet)
- CHP Yalova Milletvekili
Muharrem tnce, Yalova'dan
Ankara'ya deprem
bölgesini ziyaret ederek
ulaşacak. lOO'üaşkınpartili
ile bılikte dün Yalova'dan
aynlan înce, 17 Ağustos
sonrasında bölgede kalıcı
ve prefabrik konutlarda
yaşayan yurttaşlann
sonnlanna çözüm
bekJjdiğinı söyledi.
Dep-emzelerin
unuulduğunu belırten tnce,
"Anacım deprem bölgesine
diktat çekmek. Çözüm
bekb\en sonmlan
TBMM'nın gündemine
taşnacağım" dedi.
Siyasette yeni bir döneme girildiğini söyleyen Tayyip Erdoğan'dan milletvekillerine:
Esas yanş şimdi başlıyorANKARA (Cumhuriyet
Börosu) - AKP lideri Tayyip
Erdoğan dün ilk kez milletve-
killeriyle biraraya gelirken,
"lojmanda oturmayın" çağ-
nsındabulundu. Miİletekille-
ri alkışlarla bu çağnya karşı-
lık verince, Erdoğan "Bu ka-
ran medya önünde açıklamış
bulunuyoruz. Hayırh olsun.
Halk sizinle buluşmak istiyor,
halkm arasına kaülın" dedi.
AKP lideri Erdoğan, dün 3
Kasım seçimlerinde parlamen-
toya giren milletvekillenyle
Bilkent Oteli'nde "tanışma"
toplantısı düzenledi. Siyaset-
te yeni bir dönem başladığı-
na dikkat çeken Erdoğan, hal-
kın milletvekillerine yönelik
istemlerini anlattı. Erdoğan,
konuşmasının başmda hem
Ramazan ayına, hem de 10
Kasım'a dikkat çekti. Rama-
AKP'LtLEREUYARI:
Dikkatli
konuşun
ANKARA (Cumhuriyet
Bürosu) AKP'li
milletvekillerinin tanışma
toplantısında basına kapalı
bölümde konuşan Recep
Tayyip Erdoğan,
milletvekillerinden
"Ramazan ayında zenginlerin
değil, fakirlerin sofraJannda
bulunmayı tercih edin"
isteminde bulundu.
Milletvekillerini
"konuşmalarma dikkat
etmderi" konusunda uyaran
Erdoğan, basına demeç
verirken Genel Başkan
Yardımcısı Murat Mercan'a
danışmalannı istedı. ilk grup
toplantısınm 15 Kasım'da
yapılması karannın ahndığı
toplantıda, anayasa ve yasa
değişiklüderine dönük
çalışma yapmak üzere
komisyonlar oluşturuldu.
Bakanlar Kurulu'nun
yapısına son şeklini vermek
ve yeni kurulacak hükümetin
ilk yapacaklanna ilişkin de
"Acfl Eylem Komisyonu"
oluşruruldu.
• AKP lideri Erdoğan, dün 3 Kasım seçimlerinde parlamentoya giren
milletvekilleriyle Bilkent Oteli'nde "tanışma" toplantısı düzenledi.
Milletvekillerine "lojmanda oturmayın, halkm arasına katılm" talimatı veren
Erdoğan, uzun bir maratonla bu noktaya geldiklerini anlatırken seçilmiş olmakla
her şeyin bitmediğini, esas yanşın şimdi başladığını söyledi.
zan ayı nedeniyle anlamlı bir
gün yaşadıklannı vurgulayan
Erdoğan. "Bugünündiğerbir
anlamı da, 10 Kasım. Türki-
ye'yi kurarak bizlere bağışla-
yan Atatürk'ü rahmetie andı-
ğmuzgünohnasL Inaıuvorum
ld, tesHm aldığımız cumhuri-
yeti muassır medeniyetler se-
viyesine çıkarma hedefini ay-
nıazimvekararhhklahepbir-
Kkteyerine getireceğiz'' dedi.
Erdoğan, uzun bir maraton-
la bu noktaya geldiklerini an-
latırken, seçilmiş olmakla her
şeyin bitmediğini, esas yan-
şın şimdi başladığını söyledi.
Konuşması boyunca sık sık
"Aflah hayırfa etsin" diyen Er-
doğan'ın sözlerine milletve-
killerinden "amin'' karşıhğı
geldi.
'Herkesi kucaklayuT
Erdoğan, "AKP'nin Itimse-
ye nıakam ve mevki sağlamak
için kurulmadıgııu, her kesirni
temsil ettikleri sürece alacak-
lan mükâfatın ananın ak sü-
tü gibi helal olacağmı" söyle-
di. Milletvekillerinin herkesi
kucaklaması ve bunun için
azami dikkat gösterilmesi ge-
rektiğini kaydeden Erdoğan,
hukukun üstünlüğünün. halkın
egemenlik hakkının layıkıyla
korunması gerektiğini ifade
etti.
Erdoğan, milletvekillerine
"Sadece parmaklanıu kulla-
nan, el kaldıran bir parlamen-
tootmamah. Genç, yoksul, me-
mur, çiftçi, kadın herkesin so-
nımluluğunu omuzlannızda
taşıyın. Adalet ve kalkuıma-
dan siz sorumlu olacaksuuz"
dıye seslendi.
Sıyasetçiye duyulan güven-
sizliğin ortadan kaldınlması
için AKP miletvekillerine bü-
yük görev düştüğüne dikkat
çeken Erdoğan, sadece ülke
sorunlannın değil, itibar kay-
beden siyaset kurumunun ona-
rılmasınuı da yükümlülükle-
ri olduğunu kaydetti.
Erdoğan insanlann aç ve iş-
siz olduğunu, özgürlüklerini
kaybettiğini anlatırken, "Gü-
ven, en stratejik kredimiz. Bu-
nu en dikkatli şekilde kullan-
mak zorundayn" dedi.
Atatürk'ün çağdaş uygarlık
hedefini rüm binkimleriyle
kullanacaklannı yineleyen Er-
doğan, kaynak ısrafina son ve-
rileceği ve hiçbir hyakatsız in-
sanlann getirilmeyeceği sö-
zünü verdi.
Erdoğan, "Bizlerin 'başka-
lan' ve 'öteki' olmayacak. Uz-
laşma kültürü içinde davra-
nacağız. Tüm sosyal kesimkre
aynı yakuınkta olacağız. Halk-
tan soy utianmayacağız.*1
AKP'li miDetsekilkrinin Bilkent Oteli'nde düzenlenen tanışma toplantısına AKP
Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül de katüdı. ( Fotoğraf: AA)
Takeddin Yarayan'dan 16 trilyon alacağı olduğunu iddia ediyor
Âkgündüz, vddtiyle hesaplaşacak
ALİBtLGtLJ
SÜRT - Siirt'ten bağımsız millet-
vekili seçilen Fadü Akgündüz, yurt-
dışındayken yerine vekıl bıraktığı es-
ki DYP milletvekili Takeddin Yara-
yan'la hesaplaşacak. Akgündüz, Ya-
rayan'dan 16 trilyon lira alacağı bulun-
duğunu da iddia ediyor.
Akgündüz, 1999 seçimlerinde tril-
yonlar harcayarak DYP'deo milletve-
kili olmasını sağladığı okul arkadaşı
Yarayan'ı aynı zamanda Siirt Jetpas-
por Başkanlığı'na da getirdi. Takım 2.
Lig B kategorisine düşünce istifa eden
Yarayan, yerini yakını olan FarukHel-
vaaoğhTna teslim etti. Ancak takımın
mali işlerinde yolsuzluk yapıldığı id-
dialan ortaya atıldı. Akgündüz'ün
Yarayan'a desteği bunlarla sınırlı kal-
Akgündüz: Dokunulmazlığa ilk imza benden
SÜM"(Cumhuriyet)-Kırmra bül-
tenle aranırken Siirt'ten bağımsız
milletvekili seçildikten sonra Tür-
kiye'ye dönen Fadıl Akgündüz, Is-
• tanbul Havalimanı'nda "Dokunul-
mazhğa karşı ilk önergeyi verecek
olan ben olacağun" dedi.
Uçakla Diyarbakır'a, ardından
Batman üzerinden Siirt'e doğru yo-
la çıkan Akgündüz, Veysel Karani
Türbesi'ni ziyaret etti. Kalabalık araç
î konvoyu nedeniyle 1 saatlik yol 6 sa-
atte katedilirken coşkuyla karşıla-
nan Akgündüz'ün Siirt'teki konuş-
ması sık sık esk DYP'li milletveki-
li Takeddin Yarayan'a hitaben "Şe-
refsiz, bırsız Takeddin'' sloganlany-
lakesildi. Türkiye'ye gelmesindeki
asıl amacın 80yıldır hizmet götürül-
meyen Siirt'e özel sektörü getirerek
işsizliği ortadan kaldırmak olduğu-
nu savunan Akgündüz, gurbetçi 15
bin yurttaştan topladığı parayı geri
ödeyeceğini söyledi.
madı. Akgündüz, kentin tek yerel te-
levizyonu Kanal 56'yı da satın ala-
rak, Yarayan'a devretti.
Ancak 4 yıldır Akgündüz'ün Si-
irt'teki temsilcisi gibi görünen Yara-
yan ile bağımsız milletvekilinin arası
seçim öncesinde bozuldu. Akgündüz,
bağımsız adaylıgının kesinleşmesinin
ardından Yarayan'rn DYP'den millet-
vekili adayı olmasını istemedi. Yara-
yan ise aday olmakta diretti. Akgün-
düz, geçen ay yurtdışındayken Kanal
56'dald canlı yayınlanan bir programa
telefonla bağlanarak oy istedi. Bunun
üzerine Yarayan, Akgündüz'e yakın ça-
Uşanlann işine son verdi. Seçim sonuç-
lannm açıklanarak Yarayan' ın millet-
vekili olamadığı, Akgündüz'ün seçil-
diğinin belirlenmesi üzerine, Kanal
56 yayına ara verdi.
Akgündüz ile Yarayan arasındaki
tartışma seçim öncesinde yerel gaze-
telere gönderdiği mektupta yurttaş-
lardan Yarayan'a oy vermemelerini
isteyerek, "MaDanmı çarçur eden bu
şahıstan 16 rrih'on lira alacağım bulu-
nuyor"iddiasında bulunmuştu.
NEWSWEEK'E DEMEÇ
Erdoğan:
Demokrasi
bir araç
ANKARA (ANKA) - AKP Genel Başkanı
Recep Tayyip Erdoğan, Newsweek
dergisinin sorulannı yanıtlarken "tslam
bir dindir. LaikMk sadece bir yönetim
biçimidir" dedi. Erdoğan. "Demokrasinin
sadece bir araç oldugu düşüncesini
koruyor musunuz" sorusuna, "AJTU
biçimde düşünüyorum" yanıtını verdi.
Erdoğan, Newsweek dergisinde
yayunlanan söyleşide Türkiye'nin yeni
bir vizyona ihtiyacı olduğunu savunarak,
"Belediye başkanı iken nasıl ktanbul'u
değiştirdh'sem, Türldye'yi de değiştirmeye
çalışacağım*
1
dedi. Batı'mn AKP'nin
Türkiye'nin laik rejimini değiştirmesine
ilişkin kaygılanna dikkat çekilmesi
üzerine Erdoğan, "Partimiz tslaına
değildir. Dine dayah değildir. Bizi bu
kategoriye Türk basını sokma>a çalışü"
karşıhğını verdi. AKP Genel Başkanı
Erdoğan, Newsweek'in "Demokrasi
sadece bir araçtır dedûıiz. Hâlâ aynı
şekilde düşünüyor musunuz" sorusuna,
"Ajııı biçimde düşünüyorum" karşıhğını
verdi. IMF anlaşmasının işsizlik yaratan
sosyal yönünü değiştireceklerini bildiren
Erdoğan, Irak'a saldırmak üzere
Türkiye'deki üsleri ABD'ye kullandınp
kullandırmayacaklanna ilişkin bir soru
üzerine, "BM kararlan bizi bağhyor. Eğer
amaç kitie imha silahlaruu kaldırmak ise
Irak silah denetçilerini kabul etmeye
istekü görünüyor. Eğer bu denetçilerin
raporlan olumhı ise o zaman sorun
banşçıl bir biçimde çözümknebitir" dedi.
Newsweek'in, yeni imam hatip liselerini
açıp açmayacaklannı sorması üzerine
Erdoğan, "Böyle bir niyetinıiz yok- ancak
onlan kapatmak da doğru değiktir"
karşıhğını verdi. Erdoğan, "başörtüsü
yasağuu sona erdireceği
r>
sözlerinin
anımsatılması üzerine de, "ABD'de
olduğu gibi bu hakka saygı göstermehyiz"
şeklinde konuştu. Erdoğan, AKP'nin
îsrail ile güçlü ilişkileri sürdüriip
sürdürmeyeceğine ilişkin soruyu
yanıtlarken de "Îsrail ile ilişki sürecek.
FiKstin konusunda açıklamalarunızı
oradaki durum nedeniyle yapük. Biz,
bireyselden de\ let terorizmine kadar, her
türlü terorizme karşıyız. Biz Yahudi
karşıü değiliz'' dedi. Newsweek'in
geçmişte "Aynı zamanda laik ve
Müslüman ohınamaz" sözlerini
anımsatması üzerine Erdoğan "îslam bir
dindir. Laiktik sadece bir yönetim
biçimidir" dedi.
IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@mynet.com oralcalislar@yahoo.corr
1570'li yıllan anımsıyorum. 0 yıllar-
da Büterrt Ecevit "Karaoğtan'dı "Top-
rsksleyenin, su kullananın", "Budü-
zenjeğişmelidir", "Işkenceciden he-
sapsorulacak" sloganlan sosyal de-
motrat CHP'nin temel sloganıydı. Iş-
ç ^areketi güçlüydü. Köylülük hare-
keti/di, gençlik dinamikti. 0 zaman ül-
IOCB sol rüzgâr esiyordu. Daha önce
sağı partilere oy veren yurttaşlann bir
ksiı CHP'ye yönelmişti.
Sxirasını biliyoruz, CHP'nin 1977 se-
çrennde yüzde 41.8 oy alması her
şe\ altüst etti. Türkiye büyük bir ka-
cscsurüklendi. Sokaklar kan gölüne
cödu. ekonomı kilitlendi. Ülkenin ön-
oe:elen bırçok aydını ülkucü kurşun-
lîra can verdi. Solun önü kesildi.
"ü^ıye adım adım bir askeri darbeye
ölc Bu gelişmenin arkasında o zaman
AK'nin önemli bir payı vardı. ABD, Or-
ac^u'da sola açılacak bir kapıdan
(cuyordu. Türkiye'nm, başını Sov-
ıeer Birliğı'nın çektiğı kampa geç-
•nanden endışeleniyordu.
Sol ve İslamcı Gelenek
Olan oldu, Türkiye 12 Eylül 1980 yı-
lında bir askeri darbeyle yüz yüze gel-
di. Sol içinse her şey tepetaklak oldu.
O gün bugündür, sol bir daha kendi-
ne gelemedi. Tabıı bu arada Sovyet-
ler Birliği'nin çöküşü, sosyalıst blokun
dağılması da bu gerilemenin üstüne ek-
lenince, yıkım daha derinlere yöneldi.
• • •
Askeri baskı ve siyasi yenilgi, solun
ruhundayaralaraçtı. Başansızlık, es-
ki yönelimleri değiştırdi. 12 Eylül'ün, iş-
çi hareketini yok edecek düzeyde ör-
gütsüzleştirmesi de solda yönlerin ka-
rışmasına neden oldu. Sosyalist sol
1965 seçimlerinden bu yana bir daha
ciddi bir güç biriktiremedi.
Son seçimlerde ortaya çıkan tablo-
ya baktığımız zaman, ısrarlı ve kendi-
ne taban yaratmış iki gücü görebiliriz.
Binsi AKP. diğerı DEHAR Bunun dışın-
dakı kuvvetlerin hepsi kuvvet kaybet-
tiler.
• • •
Sol hareket de, İslamcı hareket de
devletın merkeziyle sürekli sorunlu ol-
du. 1960'larda ve 1970'lerde devlet so-
lun üzerine geldı. Bu dönemın başm-
da Islamcıları kullandı. Daha sonra ül-
kücülere başvurdu. Ülküculer ortaya
çıkmadan önce devletin sola karşı kul-
landığı silah Islamcılar oldu. Fakat,
devletin asıl gücü uzunca bir dönem
ülküculer oldu.
Devlet, din silahını da hiç elinden
bırakmadı. 12 Eylül askeri darbesinin
ardından ortadereceli okullarazorun-
lu din dersleri konulması, İmam Hatip-
lere ünıversite yolunun açılması as-
kerlerın esenydı. O sırada Kürt soru-
nunun gündeme gelmesi de dini bir kal-
kan olarak kullanmak isteğini kamçı-
ladı. Yine de devlet İslamcı hareket ile
tam anlamıyla banşık yaşamadı. Ara-
da sürekli bir mesafe kaldı.
Sol bu dönemde milliyetçi rüzgârın
etkisi altında kaldı. Sosyalistlerın kü-
çuk bir kesimi Kürt sorunu konusun-
da demokratik ve eşitlikçi birtutum alır-
ken solun büyük ağırlığı Türk milliyet-
çilığinı şu veya bu şekilde ve değişik
derecelerde içselleştirdi. Bülent Ece-
vit'in DSP'si bu milliyetçi sol kavramı-
nın temsilcilerinden birisı oldu.
• • •
Sol, kitlelerden kopup, kendi değer-
lerini terk edip sağa kayarken, İslam-
cı hareket içinde özellıkle 28 Şubat'tan
sonra büyük birayrışmayaşandı. Eko-
nomik kriz. siyasi başansızhk, ekono-
mide yaşanan değişim İslamcı hare-
keti aynştırdı. Geleneksel çizgıye bağ-
lı "aksaçlılar"\a, değişim ısteyen genç
kuşak arasında dünyayı yorumlama
konusunda ciddi bir farklılaşma oluş-
tu.
Tayyip Erdoğan, Özal değildi. Özal
da "Milli Göriış" çizgisinde geçmişte
yer almıştı, ama farklı bir ekolden ge-
liyordu. Tayyip Erdoğan 1970'lerde
yükselen İslamcı hareketin gençlerin-
dendi. Eğitımini Erbakan'ın yanında al-
mıştı. Çok kısa bir süre öncesine ka-
dar aynı dili kullanıyordu. Fakat artık
yollar ayrılmaya başlamıştı. AKP orta-
ya çıkarken, değişimi vurgulamayı
önemsiyordu.
• • •
Şurası bir gerçek. Türk solunun
önemli bir kesimi bu süreç içinde tu-
tuculaştı, yönünü halka dönmek yeri-
ne devlete döndü. Bu tutumun ne ka-
dar sol olduğu da aynca tartışılabilir.
İslamcı hareketin anagövdesi ise hal-
kın desteğıni aldı, "halkçı"birsöylem
gelıştirdı. Bir de değişim yaşadı. Bude-
ğişımin ne olup ne olmadığını bu ik-
tidar döneminde daha iyi anlayacağız.
20009
Lİ YILLARDA
ERDAL ATABEK
Öfkenin ve
•••Korkunun Seçimi
önümden giden iki delikanlıdan bırisi arkadaşı-
na şöyle dıyordu:
- Bülent Bey çekilip de yerine DSP'den birisi gel-
seydi durum böyle olmazdı.
Âcaba öyle miydi? Bu olup bitenlerın sorumlu-
luğu kimin ya da kimlerindi?
Aslında 'bu olup bitenler neydi?'
Her seçim kendi özgül koşullannın sonucudur.
Bu sonucu anlayabilmek için de ilk değeriendirme-
lerin durulmast, duygusal tepkilerin yatışması ge-
rekir.
Bu seçime gölgesini vuran 'yönlendirici etkile-
şim', öfke ve korkudur.
Öfke, temelinde ekonomik kriz bulunan bir dizi
olumsuz koşullann pek de bilinçli olmayan tepki-
sinin ürünüdür. Ekonomik kriz sarsıcı bir toplum-
sal deprem yaratmıştır. Insanlar işlerini kaybetmiş-
ler, bir anda kendilerini boşlukta bulmuşlardır. Bu
durumun sorumluluğunu da işbaşında olan hükü-
mete yuklemişlerdir. Buna şaşmamak gerekir, çün-
kü genelde de böyle olur. En bilinçli bireylerden olu-
şan toplumlarda bile 'toplumsal öfke' göze görü-
nen kişelere, görünen nedenlere yönelir. Düşün-
mek gerekir ki, tngiltere halkı, kendisine savaşı ka-
zandıran VVinston ChurchiH'i savaş sonrasında seç-
memiştı.
'Toplumsal öfke', daha önce denenmiş olan si-
yasal partilerin de 'güvenilmez olduğu'nu düşün-
dürmüş, böylece 'denenmemiş partiler'ln seçilme
şanslan yükselmiştir.
AKP ve Genç Parti daha önce denenmemiş ola-
rak daha şanslı konuma yükselmış, CHP Meclis
dışı kaldığı için 'denenmesi gereken parti' duru-
muna gelmiştir.
'Toplumsal öfke'nin bir önemli kaynağı da 'yol-
suzluklar, vurgunlar, talanlar'6\r. İnsanlann çektik-
leri sıkıntılann kökeninde yatan 'toplumsal eşit-
sizlik' artmış, yaşamak için çalışan insanlar sefa-
let çizgisinde debelenirken bir avuç azınlığın 'vur
patlasın çal oynasın' yaşamlanndakı sorumsuzluk
büyük bir öfke yaratmıştır.
Burada 'toplumun şaşırtılması' da önemli bir rol
oynamıştır.
'Modernleşme 'nin kapitalistleşme olarak sunul-
ması, 'modern yaşam'ın sorumsuz, bol para har-
canarak yaşanan, içkili, ortada göbekli giysiler,
'boşvenvişım dünyaya' sulanmışlığında tetevole kül-
türü olarak açıklanması kitleleri 'modernlik yerine
geleneğın güvenine' yöneltmiştir.
Burada 'kaygı ve korku' etkeni işin içine gırmiş,
kendi yaşamını güven içinde sürdürmek isteyen 'so-
kaktaki insan', gelenekleri temsil edenlerin 'daha
dürüst, daha ahlaklı, daha güvenilir' olduğunu
-bilinçdışı da olsa- düşünmüş olmalıdır. Bu kaygı
ve korku, günümüzün insanını 'modern yaşam'
yerine 'güvenilir geleneksel yaşam'\ yeğlemeye
yöneltmiştir.
'Modern yaşam', günümüzün insanına televole
kültürü yerine gerçek boyutlan ve gerçek içeriğiy-
le sunulsaydı, kaygı ve korkunun yerini 'cesaret'
alırdı; bu durumda da sistem dışı sağ yerine, sis-
tem dışı solun seçilme şansı artardı.
Ama 'toplumsalöfke' ile 'modernlikten duyulan
kaygı ve korku' birleşince oyların, daha önce de-
nenmemiş olduğu düşünülen AKP'ye kayması ka-
çırnlmazdı.
AKP'nin bu denli büyük oy alması, tek basına ik-
tidara gelmesi, 'toplumsal öfke' ile 'kaygı vekor-
ku'nun boyutlarını göstermektedir.
CHP'nin aldığı oya bakılınca bu köklü siyasal par-
tinin seçimi kazandığı değil, kaybettiğini düşunmek
gerekir. Çünkü, pek çok etken nedeniyle CHP da-
ha çok oy almalıydı. Ama görünen odur ki, 'top-
lumsal öfîce'nin hedefi olmayan CHP, toplumdaki
'kaygı ve korku'yu ortadan kaldıracak güveni ve-
rememiştir. Kemal Derviş faktörünün bu sonuç-
takı payı tartışmaya değer niteliktedir.
AKP'nin seçim gecesinden bu yana seçtiği tu-
tum, toplumda gerilimlere yol açmayacak, tepki-
lere yol açacak seçenekler yerine uzlaşmayı ara-
yacak çözümleri koyacak izlenimi vermektedir.
CHP de en azından çatışmaya kendilerinin yol aç-
mayacağı, 'akılcı bir uzlaşmayı arayıcı' tutum içi-
ne girme eğilimi göstermektedir.
Her iki partinin bu tutumunun, 'toplumsal banş
ve uzlaşma' açısından önemli ve olumlu olduğu-
nu kabul etmek gerekir. Toplumun yaralannın sa-
nlması, ekonominin, sosyal sorunlann çözümü açı-
sından 'aklın ve sağduyunun yöntem olarak se-
çilmesi' toplumun yarannadır.
Bu seçimlerden herkes kendi dersini almalı, ge-
leceğine daha nesnel bakabilmelidir.
Alınacak sonuçlar hepimizin geleceği olacaktır.
e-mail: erdalatak -; superonline.com
Faks:0212-513 90 98
Ölüm orucunda 98. kayıp
Karabulut
toprağa verildi
YurtHaberleriServi-
si - Cezaes'lerinde tecrit
uygulamasını protesto
etmek amacıyla başla-
tılan ölüm orucu eyle-
minde yaşamını yitiren
Serdar Karabulut dün
memleketi Amasya'da
toprağa verildi.
Amasya Merzifon nü-
tusuna kayıtlı 1970 do-
gumlu Serdar Karabu-
lut, 1991 ydındaDHKP-
C üyesi olduğu gerek-
çesiyle tutuklanarak Bar-
tın Cezae\'i"ne konuldu.
28Temmuz200rdeFtı-
pi cezaevlerine karşı
ölüm orucu eylemine
başlayan Karabulut, 19
Aralık Hayata Dönüş
Operasyonu sırasında
Bartın'da bulunuyordu.
Operasyonun ardından
Sincan F Tipi Ceza-
evi'ne nakledilen Kara-
bulut 7 Kasım günü bi-
hncini kaybetti.
8 Kasım günü yaşa-
mını yitiren Karabulut
dün memleketi Merzi-
fon'un 25 kilometre uza-
ğındaki Alişar köyünde
toprağa verildi. Ailesi
ve yakınlannın kahldı-
ğı törende yoğun güven-
lik önlemleri alındı.
Karabulut köy mezar-
lığında toprağa verilir-
ken, yalanlan ölüm oru-
cu eyleminde 98 ldşinin
yaşamını yitirdiğini
anımsatarak daha faz-
ma insan ölmeden soru-
na acilen çözüm bulun-
masını istediler.

