Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
SAYFA CUMHURİYET 11 KASIM 2002 PAZARTESİ
OLAYLAR VE GORUŞLER olay.gorus@cumhuriyet.com.tr
AÇI
MUMTAZ SOYSAL
Sınırlar ve Sıralar
ATATÜRK'ÜN ölümü, bu yıl, her zamankinden
çok daha üzüntülü, ama aynı zamanda çok daha
anlamlı törenler, demeçler, söylevlerle anılmışsa
boşuna değildir. Verilmek istenen çok açık bir me-
saj vardı: Insanlar laik Cumhuriyetin havasında do-
laşan birtehlike sezmişlerdi ve buna karşı birileri-
ni uyarmak, birilerini de hazırlamak ister gibiydiler.
Kimlerin uyanlmak, kimlerin tehlikeye karşı ha-
zırianmak istendiği şimdiden incetenmeye değer bir
konudur.
Uyannın adresi belli: Yüzde 35'lik oyun her şe-
yi yapmaya ve hele laik Cumhuriyetin yönünü
değiştirmeye yeteceğıni düşünebilecek olanlar.
llk bakışta, onların böyle düşünmeleri nomnal sa-
yılabilir. Hele, son yıllarda rastlanmayan bir oy ora-
nının, seçim sistemi sayesinde, tek başına iktidar
olmaya fazlasıyla yettiği göz önünde tutulursa.
Ama sadece sayısal açıdan bile, seçime katıima-
yan yahut oylan parlamentoya yansımayan yüzde
45'lik kitleye bir de CHP'ye verilmiş oylar eklenın-
ce, AKP'nin aldıklan, mutlak çoğunluk olmak şöy-
le dursun, nispi bir çoğunluk anlamı da taşımıyor.
İktidar oylarını "ulusal ırade" sayıp laikliği koruyu-
cu sınırlan unutmak, herkesten önce iktidar sahip-
lerini yanıltarak vahim hatalara sürükleyebilir.
Mesajla hazır olmaları istenenlerin başında ise
muhalefet partisi geliyor.
Sosyal yapıya etkileriyle laikliği tehlikeye düşü-
rebilecek ekonomik politikalar konusunda CHP li-
derinin yarattığı ılk izlenim güven verici olmasa da,
bu alanda büyük sorumluluğun muhalefet partisi-
ne düşeceği kesindir.
Yalaka medyanın uyutamadığı gözler, hep onun
üzerinde olacak.
Aynca, Meclis dışı kalmış ya da seçime gireme-
miş eski ve yeni partiler de, ekonomik ve sosyal
politikalann dolaylı yoldan laikliği yıkıcı etkilerini
düşünmek ve kendi tutumlannı buna göre ayarla-
mak zorundadırlar.
Sonra, memur ve işçi sendikalan gibi kitle örgüt-
leriyle "sivil toplum örgütü" denen dernek,
vakıf ve platform türünden kuruluşlar geliyor. On-
lar da marjinal ve entipüften konular yerine, ken-
dilerinin varolup ses çıkarmalarını sağlayan bir
Cumhuriyetin laikliğini zedeleyecek politikalarla
uğraşmalıdırlar.
Sırada, en alt düzeydeki mahkemelerden Ana-
yasa Mahkemesi'ne kadar laikliği savunmada ti-
tizlik göstermesi gereken yargı organlan var. Bü-
tün öbür mevziler düşse bile, insanlar Cumhuriye-
tin yargısına güvenebilmeli. Mustafa Kemal'in,
Ankara Hukuk Mektebi'ni kurarken söylediklerini
anımsayarak.
Nihayet, sıra en sonunda Cumhuriyetin ordusu-
na gelmesin isteniyorsa, öbürierinin, yine sırayla,
10 Kasım mesajını iyi anlamış olmaları gerekiyor.
Seçim Sonrasında CHP...
Parlamentonun dışında kalmış ve olanlann
sorumluluğuna katılmamış olan CHP'nin önüne
büyük bir fırsat çıkmıştı. CHP sokağa egemen
olabilir, işçinin, memurun, emeklinin, esnafın,
çiftçinin öfkesini örgütleyebilir, yaratacağı rüzgânn
etkisiyle tüm bu kitleleri ardına alabilir ve
seçimlerin galibi olabilirdi.
Dr. Engİn ÜNSAL, Esh CHPhtanbulMılletvekilı M.Ü. Ögretım Görevlısı
E
rken genel seçimler,
müzikteki deyimiyle
bir kreşendo ile müt-
hiş bir sonlam (final)
ile sonuçlandı. 1999
yılında parlamentoya giraıiş olan
partilerin tümü, seçmen tarafindan
cezalandınldı ve parlamento dı-
şında kaldı. Böyle bir sonuç dün-
ya siyaset tarihinde tektir. Üretme-
den tüketme, kazanmadan harca-
ma, siyaseti soygun aracı yapma
politikalannı ısrarla sürdüren, hal-
kın beklentilerine yanıt vereme-
yen partiler ve liderler tarihin çöp-
İüğüne atıldı.
Seçim sonuçlan herkes için şa-
şırtıcı oldu. Hiçbir devlet deneyi-
mi olmayan, yerel yönetimlerde
yolsuzluk yapmakla suçlanan, bir
zamanlar demokrasiyı araç olarak
görenler, anayasayı bile değiştire-
bilecek bir sayı ile TBMM'ye gir-
di ve iktidann yeni sahibi oldu. Bu-
na karşın tek başına iktidar ol-
mak savı ile seçimlere katılan
CHP, yüzde 19.4 oy oranı ile an-
cak tek başına muhalefet olabil-
dı. Bu sonuç, 1999 seçbnkrmdeba-
rajın alünda kalarak parlamento
dtşmadü^CHPiçin bir zaferde-
ğil, açık bir yenilgidir.
Oysa bir CHP iktidan, hem de
tek başına iktidan için her şey ve
tüm koşullar hazırdı. Koalisyon
hükümetinin uyguladığı sosyo-
ekonomik politikalar sonucu eko-
nomi çok ciddi bir bunalıma (kri-
ze) girmiş, binlerce işyeri kapan-
mış, milyonlarca işçi, esnaf işsiz
kalmış, emekliler, memurlar ağır-
laşan koşullar altında daha da ezil-
meye başlamış, yanlış tanm po-
litikalan nedeniyle çiftçiler ürün
üretemez, satamaz konumuna gel-
mişri. Mutsuz çoğunluk, sokakla-
ra dökülüp istemlerini dile getir-
miş, birilerinin bu soyguna, tala-
na, sömürüye dur demesini bek-
lemiştir. Parlamentonun dışında
kalmış ve olanlann sorumluluğu-
na kaOİmamış olan CHP'nin önü-
ne büyük bir firsat çıkmıştı. CHP
sokağa egemen olabilir, işçinin,
memurun, emeklinin, esnafin, çift-
çinin öfkesini örgütleyebilir, ya-
ratacağı rüzgânn etkisiyle tüm bu
kitleleri ardına alabilir ve seçim-
lerin galibi olabilirdi.
Bu tarihsel firsat ne yazık ki
kaçınldı. CHP yöneticileri olay-
lan seyretmekle yetindi. Kitlele-
rin önüne düşemedi, onlan yön-
lendiremedi ve onlann öfkesini
CHP kahbı içinde eritemedi. So-
nuçta 1999'da 8.7 oy ahnış olan
CHP 2002 'de oylannı 19.4'e yük-
seltmiş, fakat bu sonucu kendi ça-
bası, kendi projeleri ve kendi kad-
rosu ile değil, iktidar partilerinin
hatalannın sonucu, siyasal kon-
jonktürün gereği almıştır. Bu ne-
denle bu seçim sonucu CHP için
liderinin ve kadrosunun bir başa-
nsı değil, koalisyon partilerinin
CHP'ye bir armağamdır.
Kendilerinin bile beklemedik-
leri bir sayı ile tek başına iktidar
olan AKP'nin yüreklere saldığı
korku ve endişeler üzerinde dur-
mak bir başka yazı konusudur. Kı-
saca AKP, anayasal düzenin temel
ilkeleri, Cumhuriyet ve demokra-
tik düzenin aydınlatıcı, çağdaş özü
ile ve Kemalizm ile çatışmaya gir-
mez, İslamcı parti görünümü ve
yansımasını ortadan kaldınr ve
çağcıl nitelikler kazanabilirse mer-
kez sağın liberal partisi olarakuzun
yıllar siyaset sahnesinde kalabilir.
Bunlan yapmaz ve demokratik
cumhuriyetin aydınlık yüzü ile
kavgaya girmeyi denemeye kal-
karsa korkanm sonu önceki ben-
zerlerinden farkh ohnaz. Geçmiş-
ten ders alacaklannı umalım. Bu-
rada vurgulamak istediğim, CHP
yönetimi için bu seçim sonucu-
nun yeni bir umut kapısı aralama-
sıdır. CHP lideri aldığı sonucu iyi
değerlendirip dogru tanılar koya-
bildiği ölçüde CHP'yi merkez so-
lun odak noktası, heyecan dohibir
buluşma noktası yapabılir.
Bunun için işe yakın çevresin-
den başlamalıdır. Kendisini yı-
ğınlann önderi yapabilecek poli-
tikalar üretmek yerine. yalılarda
patronlann ortasma oturtan in-
sanlann hem kendisine ve hem
de CHP'ye büyük zararlar verdi-
ğinin arnk ayırdına varmalı ve
CHP'nin sayın başkanı, yanhş po-
litikalar üreten bu dar kadronun
tutsağı oimaktan kendisini kur-
tarmahdır. Bu dar kadro Türki-
ye'nin en güçlü ve köklü sosyal
demokrat partisinin, dünyada hiç-
bir sosyal demokrat partiye ben-
zemeyecek biçimde, solunu buda-
mıştır. CHP, örgütsel yapı olarak
işçiye, memura, emeklilere, çiftçi-
ye uzakür. Bu kesimlerle ilgflene-
cek, bu kesimleri parti ile iKşkiye
sokacak örgütü yoktur. Cye pro-
fiü bu kesimin insanlanndan oluş-
mamaktadır. Sosyal demokrat
CHP'nin shil toplum örgürJeriile
yapısal birUkteÛği yoktur. Oysa
bir partiyı sosyal demokrat ya-
pan bu kesimler ve onlann ideolo-
jileri ile sağlanan bütünlüktür,
yoksa yalılarda patronlarla özdeş-
leşmek değildir. Bir sosyal de-
mokrat parti elbette işverenleri
dışlamayacaktır. Toplumsal çı-
karlar için onlar ile dirsek tema-
sı içinde olacak, liberal ekonomi-
nin toplumsal denetiminı yapa-
cak, onlarla işyerlerinde endüst-
riyel demokrasinin ilkelenni ya-
şama geçirecek, böylece çalışma
banşuıın gerçekleşmesine katkı-
da bulunacaktır.
Yapüması gereken
CHP'nin bilmesi gereken bir
gerçek vardır: Türkiye örgütlü bir
toplum olma yolunda hızla ilerle-
mektedir. CHP eğer gelecekte ik-
tidar olmak istiyorsa bu örgütlü
toplumu parti içine taşımak zo-
rundadır. Bu ülkenin bir emekçi
milyonlar gerçeği, onlan örgütle-
yen sendikalar gerçeği, kadınlan,
esnafi, çiftçileri örgütleyen ve on-
lann çatısı alünda bir şeyler yap-
maya çalışan milyonlar gerçeği
vardır. CHP tek başına muhalefet
olmanın olanaklannı iyi değerlen-
dirir, kitle hedeflerini ve kadrosu-
nu yeniden ve akılhca belirlerse
çok kısa zamanda iktidara gelme-
si kaçmılmazdır. Şirndi üzübnek de-
ğil, yenidenyapılanmak ve yeni si-
yasetler üretmek zamanıdır.
Yürekli Bir Sesti Prof. Dr. î. Reşat Özkan...
Oktay SÖNMEZ Denizci Yazar
Türkiye Gazetectler Cemiyeti'nin yayınladığı günlük
Bizim Gazete
Ülke somnlanna ilışkir raporianyia, araştırmalanyla,
köşe yazılanyla, tarafsc haberteriyle srvil toplumlann gazetesı.
Düzenli okumak ıçın abone olun. Tel: 0.212.51108 75
Y
aşadığımız şu son
yıllarda umutlan-
mızın neredeyse
bir yokluğa, belirsizlikle-
re vardığı anlar yaşamı-
şızdır. Bu yurdun insanı,
üzerinde onca inamlmaz
işlerin başanldığı, destan-
lann yaratüdığı bu toprak-
lann sevdalısı olarak gü-
cümüzün tükenir, içimiz-
deki 1919'lardayakılrnış
ateşin söner gibi olduğu
günlerdirbunlar. Amaba-
karsuıız birden o ateşi o
büyük gücüyle yeniden
alevlendiren bir şeyler olur.
Hızla her yanı sarar ve kı-
nk umuüanmız anında tap-
taze birer ışık olup yükse-
lir içimizden.
Özellikle de böyle za-
manlarda umutsuzluk ne
denli güçsüzleştirici, ka-
ranhk ne kadaryoğun olur-
sa olsun bu toprağın evla-
dı olmayı fazlasıyla ve ger-
çekten hak edenlerimiz-
den yükselen sesler duya-
nz. Bu seslerde yılgınlık,
yorgunluk, bıkkınlık hiç
mi hiç yoktur. Bu sesler
var oldukça da bu toprak-
larda koşullanmız, karşıt-
lanmız ne olursa olsun içi-
mizden 1919'daki ateşi ya-
kan o "Mucize Adam"ın
cumhuriyeti emanet ettiği
bizlerden birileri kesinlik-
le çıkar. Sesini bütün kor-
kusuzluğu, bilgisi, bilin-
ci, haklılığı ile yükseltir
ve bu hep böyle olacaktır.
Bu, bize üzerinde yaşadı-
ğımız gizemli topraktan
geçmiş bir lavılcım, yok
edümez bir "sakh güç"tür.
Kültürümüzde hep üre-
tim, verim, bereket kavTam-
lannı çağnştiragelmiş gü-
zel, bol yağmurlu bir öğle
üzeri kıyılan olmayan bir
sessiz denize doğru yolcu
etn'âimiz 55 yaşındaki Prof.
Dr. L Reşat Ozkan bu unu-
tulmaz seslerden biriydi.
Bu topraklar var oldukça
hiç sönmeyecek o ateşin, o
ışığın bir parçasıydı.
Aynı ocaktan yetişmiş
obnâkla(\üksekDenizci-
KkOkulu/ŞimditTÜDe-
nizcilik Fakültesi) gunır
duyduğum bu ender in-
san, Kurtuluş Sa\*aşı Baş
Kumandanı'nı tüm çahş-
malannda bayrak etmiş
bu değerti meslektaşmu-
zm inamlmazgeniştiktebir
yetpazedekibaşanlan, asd
eğitiminin dtşmda özdlik-
le ülkemizin dSşpoihikaso-
runlanndaki şaşırtıcı ve
yürekli çıkıslan onun öğ-
rencfleri, dostian\çgdecek
kuşaklar için unutubnaz
örneklerdir. Türkiye - AB
üişkikri, Türkrye - Yiına-
nistan ve Ege Sorunu, Kıb-
ns, Boğazlar'daki Güven-
Bk ve Asya Petrolleri gibi
konular, değerti bir aka-
demisyen. yılmaz bir bütm
adamı olması ile birtikte
içli dışh olduğu Denizdlik
Sektörümüzdeki görev ve
çalışmalan onun rüken-
mez üretme gücünün ve
ka\ gasının er meydanlan
otanuştur.
Ne yazık ki çok kısa bir
süre kalabildiği Denizcüik
Müsteşarlığı görevindey-
ken Türkiye'nin özellikle
deniz ticaret politikasının
kalıcı ve temel prensiple-
rini yerleştiriyor ve türlü
olumsuzluklarla savaşa-
rak yıhnadan çalışıyordu.
Çahşmak ve üretmek
için belirli bir bürokratik
düzeyde olması şart olan
kimselerden değildi. Her
koşulda, her yerde ülkesi-
nin yararlan doğrultusun-
daki yoluna devam edi-
yordu.
Denizcilikle ilgili ulus-
lararası forumlann dikkat-
le dinlenen, dokunduğu
yerden ses getiren, argü-
manlaruıı hedeflerine us-
talıkla sunan ve kabul et-
tiren güçlü bir konuşma-
cı, ağırbİclı ve biümsellik-
le donammlı bir delegey-
di. Dış politika sorunla-
nyla ilgili olarak katıldı-
ğı her etkinlikte adeta bir
diplomattı.
Prof. I. Reşat Özkan bu
konulardaki haklılığımı-
zın kavgasını daha etkin
biçimlerde vermesini sağ-
layacak göre\
r
lere soyunu-
yordu. Bir sevda işi olan ve"
birlikte paylaştığımız de-
niz tutkunluğu ile denizci-
liğimizin sorunlannı ke-
sinlikle kazanmamız ge-
reken bir "dava" olarak
yüklenmeye hazırdı.
Sosyal ilişkilerinde al-
çakgönüllü, sevimli, hiç
unutamadığımız özel nük-
teleriyle candan, sevecen
kişiliği ile kusursuz, öz-
verüi, tatlı, güzel bir in-
sandı. Çok, çok yazık ol-
du.
Onu, yitirmenin çare-
sizliği ve acısı içinde, da-
ha bugünden özlüyoruz.
Dünya Çocuk Kitaplan Haftası
Prof. Dr. B. Suat ÇAĞLAYAN, KültürBakam
Cnırnalaı
M E N K U L O E Ğ E R L E R
esas olan piyasayı yaratmaktır
•• global.com.tr globaldirect 444 0 321* -«
Mcrkcz Maya Aliı CmttT Büyaidcre Caddcsı No !OOyıO2 EsCTHfp» SO260 tSIANBUl Td 0212 21145 00 F»İ3 0212 21149 01
Şubcfcr: Adana 0322 4S8 77 08 Askan 0312 46a T2 00 Antalya 0242 24« 60 01 - 02 Bakntfiy 0212 570 25 00 Buna 0224 223 70 91 D«mzll 0258 241 28 22 Diyaıbabr 0412 223 77 77
knmO232 445 79 82 - 89 Iımıt 0262 323 66 60 Kon>a 0332 237 73 23 Lrvtnt 0212 316 77 77 Mtnm 0324 237 66 22 Nunıosnumyt 0212 520 55 57 lltibat Büroian. Alaays 0242 511 75 20
B31rQtO312 266 26 16 Bodjum 0252 313 55 15 BuTîua 0224 2:1 S6 70 EdinK 0284 212 40 40 Eskljdnr 0222 230 20 49 Gazuntcp 0342 220 90 50 GAztcp« 0216 386 88 81 EspanaO246 232 59 19
kylen 0352 222 24 20 Eunıremc 0212 287 03 90 Mannans 0252 413 84 21 MaıUH 0236 238 26 22 Mertcr 0212 637 B4 85 Scyd^clıjı 0332 582 78 77 Taksm 0212 235 48 48 Tnluon 0462 229 40 80
tlstanbul. .'Uana. Aüiaıa, Ajıuiya. Buna. Doıızil, Gazıantrpjzmız. Konya vc Menın <liful(iakı ükniaı aTafken 0 212 alao kodusu rklrmryl uButmayınu.}
[ ocuklanmıza kitap okuma zevk
ve ahşkanlığını kazandırmak,
' çocuk kitaplannı yakından ta-
Jalannı sağlamak, anne ve babala-
ra çocuklan için yararlı kitap seçebil-
me lîrsatı vermek amacıyla her yıl ka-
sım ayının ikinci haftası "Dünya Ço-
cuk Kitaplan Haftası" olarak kutlan-
maktadır.
Hafta nedeniyle ailelerimizin, öğret-
menlerimizin ve yetkililerin ilgisini
çocuklanmıza yöneltmek istiyoruz.
Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ge-
leceği ancak bilgi ile donanmış ço-
cuklanmız tarafindan güvenceye alı-
nabilecektir. Ülkemizin gerek coğra-
fik konumu ve gerekse sosyolojik ni-
telikleri nedeniyle karşı karşıya bulun-
duğumuz tehlikeleri göz ardı etme-
miz olanaksızdır.
Bu bakımdan çağdaşhk ve laiklik
kavramlannın ve bu kavramlann de-
ğerlerinin en erken dönemlerden iti-
baren çocuklanmıza ve gençlerimize
anlatılması gerekir. Ancak bu sayede
laik Türkiye Cumhuriyeti korunacak
ve kollanabüecektir.
Dün, bizler yeterince kitap okuya-
madık, okumadık. Keşke biz kitabm
ve okumanın değerini çocukluğumuz-
dan, gençliğimizden itibaren anlaya-
bilseydik! Eminim daha az sıkıntı çe-
kerdik bu günlerde.
Sevgili çocuklar,
Kitap okuyun.
Daha mutlu bir yann için okuyun,
laik Türkiye Cumhuriyeti'nin sağla-
dığı özgürlükleri iyice içimize sindi-
rebihneniz için okuyun.
Ulusumuzun çağdaş ve laik değer-
lerini yüreğinizin bir parçası yaparak
okuyun.
Sevgili anneler,
Bu hafta çocuğunuza mutlaka bir
kitap hediye ediniz. Küçük yavrulan-
mıza siz okuyunuz. Ve siz Cumhuri-
yet'ten, Atatürk'ten ve laiklikten bah-
sediniz yavrulanmıza bu hafta.
Tüm çocuklanmızın "Kitap Hafta-
sı"m kutluyor, gözlerinden öpüyorum.
E M R E K O N G A R
Demokrasi
ve Vampirler
Hem insanlığın hem de
Türkiye'nin 21. yüzyılda
nereye gittiğini,
politikacılann nasıl ve
niçin vampirleştiğini
Prof. Emre Kongar'ın
kaleminden
okuyacaksınız.
R E M Z I K I T A B E V I
DENİZLER İDAMA GİDERKEN
ORALÇALIŞLAR
Herbirı ayrı bir anıyı anlatan. özgiin yazılardan
derlenen kitap. yıtırılen ınsanları otuz yıl sonra
tekrar anmak ıçın hazıriandı
Deniz SOM
TEPE TEPE ISTANBUL
"Herhangi Bir Yerde"
*Jüm jtkığtttmlatdta os Krfopçdatda
G ü n i z i Y a y ı n c ı l ı k
Tel: 0212-512 42 19 FakS: 512 11 72
2OO3
KÜLTÜR
AJANDASI
çıktı
Nâzım Hikmet
Kültür ve Sanat
Vaktı'ndan
satın alabilirsiniz.
Sraselviler Cad. 48/1 Taksim-lstanbul
Tal: (0-212) 252 63 14-15

