20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CUMHURİYET 11 Haziran 1937 ( Şehir ve Memleket Haberleri ) Tarihî tefrika : 146 Yazan : M. Turhan Tan TercUme ve iktibas edilemeıı Benzin satanların Karabük fabrikası Kardeş Hatayla inşaatı ilerliyor denizden muvasala fırsat düskünlüğü petrol fiatları Fabrika binasınm yanı Iskenderun postalarına hiç sebebsiz yükseltildi başında bir şehir de pek yakında başlanıyor Memlekette hayatı ucuzlatmak ve moyükselmeğe başladı Hatayla memleketimiz arasında de Zafranbolu (Hususî) Karabük demir ve çelik fabrikalarını harekete getirecek olan tesisatın inşasına büyük bîr hızla ve her şubede çalışılmaktadır. Fabrikanın kurulacagı yere iki buçuk kilo metro mesafede îstasyonun şimalinde küçük bir yaylaya benziyen düz bir tepeye kurulmağa başlıyan şehrin havası ve manzarası çok güzeldir. Bu sahada ilk olarak evli memurlar için yedi apartıman, bekârlar için üç paviyon ve bir müdiriyet evi yapılmaktadır. înşaat çatıya varmış bulunmaktadır. Fabrika yerinde büyük bir şevkle çalışan amelelerin heyheylerine motör ve çekiç sesleri kanşmaktadır. A nayoldan ayrılan bir hatta duran vagonlardan hanl hanl malzeme boşalulırken beton kazıklan çakan şahmerdanın ağır tokmağı yeri sarsmaktadır. Fabrika sahasında ve on altı metro derinlikteki içme suyunun etrafı tanzim edilirken beri tarafta da elektrik tesisatile uğraşılmaktadır. Bu tesisat bittikten sonra sahadaki faaliyet amele postalannın üçe çıkanlmasile geceli gündüzlü ve durmadan devam edecektir. îzabe fmnlannın temelleri şimdiden yükselmeğe başlamıştır. Yakm bir za manda bu fınnlarda azim ve irademizin bir ifadesi olarak sert demiri eritip çeliğe tahvil edecek v« buna istediğimiz şekli verebileceğiz. nizden de bir muvasala temini için, va purlanmızm İskenderuna muntazam postalar yapmalarınm kararlaşmış olduğunu yazmıştık. Filhakika, Ikbsad Vekâletinde İstanbul Iskenderun hattı için icab eden tertibat alınmış ve programlar ha zırlanmıştır. Hazırlıkların daha evvelden bitirilmiş olmasma rağmen, vapurlarımızın İskenderuna posta yapmıya başlamamalan, Cemiyeti Akvam konseyince müstakil Hataya aid kararların verilmesine intizardan ileri geliyordu. Bu karar verilmiş ve 18 hazirandan itibaren de tatbikı mukarrer bulunmuş olduğundan posta vapurlarımızm İskenderuna resmî seferler yapmıya başlamalan zamanı çok yaklaşmıştır. îknsad Vekâletinden Denizyollan 1 daresine bugünlerde, bu hususta kat'î talimat gelmesi beklenmektedir. îskenderun postası muvakkaten Mer sine giden vapurlanmızın seferleri buraya kadar uzatılmak suretile temin olunacaktır. îleride daha esaslı bir program yapılıncıya kadar bu hat İstanbul Izmir Mersin İskenderun şeklinde olacaktır. Bittabi vapurlar bu hat üzerinde başka aralık iskelelere de ugnyacaklardır. iskenderuna ilk seferlerin Ege, Izmir gibi büyük vapurlanmızla yapılması mukarrerdir. Bilâhare yeni vapurlar geldikten sonra İskenderun postalarına ayn vapurlar tahsis olunacağı gibi, mutasavver olan istanbul Trablusşam ve Portsaid hattı da o zaman kurulacaktır. Almanya Yugoslavya lmanya Hariciye Nazın Baron von Neurath orta Avrupa ve Balkanlarda çıkmış olduğu seyahatin ilk merhalesi bulunan Belgrad daki görüşmeleri neticelendikten sonra Bulgaristana geldi. Oradan da Macaristana gidecektir. Almanya Hariciye Nazınnm Bel * grada seyahati haftalarca iki arada ce reyan eden müzakerelerin neticesi olarak kararlaştınlmıştı. Binaenaleyh Belgradda muayyen siyasî program üzere görüşülmüştür. Bu görüşmelerin sonunda neşrolunan resmî tebliğ pek basmakahp değildir. Burada haber verildigine göre Baron von Neurath ile Yugoslav Başvekili ve Hariciye Nazın Dr. Stoyadinoviç iki tarafı alâkadar eden bütün meseleleri kar şılıklı samimî bir itimadla ve bütün teferrüatile tetkik edip orta Avrupanın siyasî vaziyeti hakkmda noktai nazarlannm bıribirine mutabık bulunduğunu tesbit etmişlerdir. Her iki memleketin teşriki mesaide bulunmalan faydalı olacağı ve aralanndaki mütekabil münasebetlerin inkişaf etti rümesi arzuya şayan bulunduğu ve her iki devletin politikaları ayni gayeyi takib eylediği hususunda mutabık kalmışlardır. Resmî tebliğin bu sözleri Almanya ile Yugoslavya arasında orta Avrupayı ve Balkanlan alâkadar eden siyasî mese lelerde beraberce yürümeğe karar ver diklerini isbat etmektedir. Almanya ile Yugoslavyanın siyasî noktadan bir fikre gelmiş olmaları dört ay evvel Almanyanın Iktısad Nazın Dr. Schacht'ın Bel » grada yaptığı seyahatte iki memleket arasında yapılan iktısadî anlaşmayı bir kat daha takviye edecektir. Bu iktısadî anlaşmanın şimdiden iki taraf için büyük faydaları görülmüştür. 1934 senesine nazaran geçen sene Yu goslavyanm Almanyaya ihracatı iki misli artmışken bu senenin ilk aylannda bu nisbet bir kat daha fazlalaşmıştır. Esasen Dr. Sshacht'ın Belgraddan sonra Sof yayı ve Peşteyi ziyaret ederek yaptığı iktısadî anlaşmalarla bu iki memleketin de Almanyaya ihracatı bu sene fevkalâde artmıştır. Meselâ Bulgarisianm bu senenin ilk üç ayındaki ihracatı 1936 senesinrh''15fl^''n$*âyına nazaran 595 "İnilyon levadan 622 milyon levaya çıkmıştır. Yani Almanya, Yugoslavya,'wBulgaris tan ve Macaristanm haricî ticaretlerinin hem ihracat hem de ithalât kısımlarında birinci mevkii işgal etmektedir. Belgradda yapılan siyasî görüşmelerin başlıca mevzuunu Yugoslavyanın Macaristanla münasebatını iyileştirmek mese lesi teşkil etmiştir. Esasen Yugoslavyanın daha evvel Italya ile yaptığı anlaşma Belgradla Peştenin arasını hayli düzeltmişti. Almanya şimdi Yugoslavya daki Macar ekalliyetinin vaziyetinin bir kat daha iyileşmesine ve bu suretle Maca ristanm hududların tadili davasının Yugoslavyaya aid tarafından vazgeçmesine büyük ehemmiyet vermektedir. Yugoslavya ile Bulgaristan arasında ebedî dostluk muahedesile teyid edilen samimî münasebat mevcud bulunduğun dan Alman Hariciye Nazırının Sofyaya seyahati Belgradda hiçbir şüphe uyan dırmamıştır. Hulâsa Almanya, muhtelif sebeblerle şimdilik Çekoslovakya, Avusturya ve Romanya^ı bir tarafta bırakarak yalnız Yugoslavya, Bulgaristan ve Macaris tanla siyasî ve iktısadî sıkı dostluk ve iş birliği tesis etmek için yaptığı büyük te şebbüsün ilk merhalesi Belgradda yapılan görüşmelerden ve burada verilen kararlardan iki taraf da çok memnun kal • mışlardır. Hurremin sinirleri bozulmuştu! Benzin ve Zehirli bir gömlek göndermek suretile oğlu Selimi öldürmeği bile düşünüyordu Fakat Hurrem, şark ve garb sarayla nnda admın hürmetle anılmasına, taci darlar tarafından kendisine her vesile il hulus çakılmasına, hatta Sultan Süley manın bir esir gibi önünde eğilip kalk masına kanaat etmiyordu, küçük oğlunu padişah yapmak suretile kocasından sonra da kudretini muhafaza etmek ve gene tacidar kalmak istiyordu. Rüstem de onun emeline hizmet et • meği hem borc hem kazanc tamyordu tepeden tırnağa kadar göz ve kulak kesiierek Lala Mustafanm harekete geç mesini bekliyordu. Lâkin Selimi kündeden atacağına kanaat besledikleri ve sonunda kendisini kündeden atmak istedikleri Laladan bir ses çıkmıyordu. Bu vaziyette bir buçuk yıl geçti, Hurremin sabırsızlığı son haddi buldu. Fettan kadın bu uzun günlerin içine verdiği sıkıntılan Mihrimah ile Selim arasın daki düşünce birliğini bozmak ve kızın sevgisini Beyazıd üzerine çevirmek uğ runda kafa yormakla giderdi. Mihrimah, büyük kardeşi Selimin saltanatına taraf tar olmak yüzünden kocasile anasmın ser; best görüşmelerini ve plânlan üzerinde endişesiz münakaşa yürütmelerini müş külleştiriyordu. Hurrem, işin pek fazla uzamasında bu vaziyetin de müessir olduğunu gözönünde tutarak kızmı kan dırmaya çalıştı. Onun bütün sözleri ş,u esasa istinad ediyordu: Selim ak, Beyazıd da karaciğe rimdir. Sen yüreğimsin. Üçünüzden, Tann göstermesin, birine zarar gelse ben yaşamam, çöküp giderim. Fakat bizim ömrümüz bu devlete bağlı. Devlet elden giderse imamesiz tesbihe döneriz, dar madağın olup yerlerde sürünürüz. Allah benim ömrümü alsm, kendi ömrüne katsın. Baban biraz yaşlandı. Yarın aklına eser, saltanatı Selune bırakmak ister, halbuki Selim, zevkine düşkün bir yiğit! Gülüp eğlenmekten hoşlanır. Ne at sever, ne kılıç. Eğer Padişah olursa sarayı köçekle dolduracaktır, savaş kapısını k pıyacaktır. O vakit, hazinemiz suyu kesilmiş değirmene döner. Öyle ya. Savaş olmazsa ganimet olmaz, ganimet olma yınca hazine olmaz, hazine olmayınca da saltanat olmaz. îşte ben bunu düşündüm. Yann senin kölesiz, benim halayıksız kalacağımızı hesabladım. Babanın gönlünü yapıp kardeşin Beyazıdı Veliahd seçdirtmeği kafama koydum. Bu sırn kimseye açmadım, kolay kolay açmam da. Zaten kendim bile bu işe yüreğimi ısındırmış değilim. Bir iyi düşünüp de hayır bundadır dersem damadımla konuşacağım. Lâkin ondan önce senin düşünceni anlamak istedim. Eğer sen de sarayın tadı, düzeni bozulmasın diye benimle dil birliği yaparsan bir besmele çekip işe girişelim, babanı yola getirmeğe çalışa lım, kocana da sımmızı açalım. Ata binmekten, kılıc kuşanmaktan hoşlanmaz bir padişah tipi, Mihrimahın da idrakini incitiyordu. Hele onun, o gevşek padişahın gece gündüz köçeklerle oya larunasım, içki sofrasmdan baş kaldırmamasını bir hayal olarak dahi düşün mekten üzülüyordu ve bu sebeble anasına hak veriyordu. Lâkin Selimi, öbür kardeşinden çok sevdiği için saltanat nöbetini ondan alıp berikine vermeğe bir türlü tidar mevkiine çıkartmak ve bilhassa kendi üstüne bir daha gül koklatmamak gibi biribirinden mühim muvaffakiyetlerle derin bir gurura kapılmıştı. Ne dilerse yapacağmı, hangi işe el verirse mutlaka muvaffak olacağını umuyordu ve bahtına beslediği bu güven yüzünden mukadde rat denilen kuvveti hesaba katmıyordu. Bununla beraber damadınm kurduğu plândan yavaş yavaş hoşnudsuzluk gös termeğe başlamıştı. Rüstemi gördükçe alnını kırıştınyor, sitemler yapıyor ve kı zile de hemen hergün haberler gönde rerek maslahatın artık bitirilmesini ihtar ediyordu. Zihninde Rüstemin yardımm dan istiğna göstermek temayülleri ve zehirli bir gömlek göndermek suretile Se limi öldürmek düşünceleri bile vardı. Sinirleri derece derece bozulduğundan kanşık hulyalara kapılıyordu, çok yaman hamleler yapmak iştiyakma düşüp için için kıvranıyordu. îşte bu sırada bir gece uykusu kaçtı, taşıdığı sabit fikrin ruhunu kamçılamasile yatakta ter dökmeğe başladı. Kocası yanındaydı, tebessümlü bir sükun içinde uyuyordu. Hırs delisi, cinayet delisi ka dm bu sebeble erinip gerinemiyordu, sağına soluna dönüp terden ıslanmış tenine müsterih bir vaziyet veremiyordu. Ko cası üzerinde yürüttüğü hududsuz istibdada rağmen onu uyandırmak elinden gelemezdi. Bir saraylı kadın Hurrem gibi o sarayın temeli ve ışığı sayılacak kadar muhterem de olsa yanmda yattığı Padişahın uykusuna saygı göstermek mecburiyetindeydi. Bu tacidar erkeklere yalan söylenebilirdi, külün her çeşidi yutturulabilirdi, hatta fırsat elverirse ihanet de olunabilirdi. Lâkin onların uykusu incitilemez, rahatları herhangi bir sebeble bozulamazdı. Çünkü bu tacidarlar yal nız rahat etmek için dünyaya gelmişlerdi. Herkesi rahatsız etmek mukabilinde de olsa bu haklanndan azamî surette istifade ederlerdi. Hurrem de kocasmı uyandırmamak için son derece ihtiyath davranıyordu, sıkıntıdan çathyacak ve terden bunala cak bir vaziyete girmiş olduğu halde yana dahi dönemiyordu. Nihayet tahammülü tükendi ve üzüntüsile eğlenir gibi upuzun yatan kırçıl sakallı, yorgun çehreli, durgun bedenli kocasınm durumundan büsbütün sinirlenerek yavaşça doğruldu, beyaz bir gölge gibi yataktan sıyrıldı, halının üzerine düştü. (Arkası var) törlü vesaitin adedlerini artırmak mak sadile hükumetimizin benzin ve petrolun gümrüğile diğer vergilerini yüzde elli nisbetinde indirmek için Büyük Millet Medisine bir kanun lâyihası verdiği tam şu zamanda şehrimizde benzin ve petrol ticareti yapan müesseseler aralannda anlaşarak benzinin bir galonuna yani 3,500 litrelik bir şişesine beş kuruş ve petrola da 1 kuruş zam yapmışlardır. Bu, böyle vaziyetlerde ötedenberi müracaat edilen bir usuldür: Hükumet kararile tenzilât tatbik edümeğe başlamak üzereyken bu tenzilâta; yapacaklan zammı da ilâve etmek üzere hemen fiatlan yükseltmek.. Hükumetimiz fedakârlık yapıp benzin ve petrolun fiatlannı indirir ve kumpanyalara da ellerinde gümrükleri ödenmiş benzin ve petrollardan zarar etmesin diye bir ay mühlet verirken onlann hiçbir sebebsiz fiatlara zam yapmalan haklı olarak her tarafta büyük bir hayret ve asabiyetle karşılanmaktadır. Memleketimizde hergün yüzbinlerce litre benzin ve petrol sarfiyaü olduğu düşünülürse müstehlikin cebinden hiç yoktan nekadar çok para çıkacağı anlaşılır. Vaziyeti alâkadar makamlar tetkike başlamışlardır. Bu manasız zammın na zan iribara alınmıyarak fiatlann eski haddine irca olunacağını şüphesiz sayanz. MÜTEFERRİK Adliyede Hatay heyeti bu akşam gidiyor bîr hâdise Sigorta tetkikatı Refi Bayar, tetkik seyahatînin neticelerini anlatıyor Avrupada sigorta işleri için dört ay danberi bir seyahat yapmakta olan Millî Reassürans umum müdürü Refi Celâl Bayar dün şehrimize dönmüştür. Refi Celâl Bayar bu müddet zarfında îngiltere, Fransa, Almanya, îsveç, Yuna nistanda temaslar yaparak Türk sigortacılığına da mukabil sigorta verilmesi ve Reassürans hisselerinden müstefkl etti rilmesi için müzakerelerde bulunmuştur. Bu temas ve müzakerelerin kısmı azamı hissine krymet veriyor ve ikide bir anasımüsbet şekilde neticelenmiştir. na şu sözü söylüyordu: Refi Bayar, dün kendisile görüşen bir Selim sultan kardeşhn sana benzimuharririmize bu seyahatinin verdiği neyor anne. Bir elmanın yansı sen, yansı o. Nasıl kıyarsın kendi yanna! ticeler hakkında şunları söylemiştir: Hurremin cevabı da susturucuydu: « Avrupada muhtelif memleketle Beyazıd da banana benzer kızım. rin sigortacılığile yaptığım temas ve müO benzeyişe can feda! zakereler bizim için çok verimli oldu. Zeki kadın en sonunda meramına er Bunun neticesi olarak Yunanistan, Isveç di, Mihrimahı Beyazıd lehine çalışmıya ve Fransadan mühim işler aldık. Yalnız lazı etti. Bu, maslahatın yürümesini başlı bu memleketler sigortalarile yaptığımız başma temin edecek bir muvaffakiyet anlaşmalann memlekete temin edeceği değildi, yalnız Hurremin Rüstem üze menfaat senevî safi 75,000 liradır. Aynca, Almanya ve Ingiltere ile terinde yapageldiği tazyikin çoğalmasına hizmet ediyordu. Fakat mukadderat, be mas halinde bulunuyoruz. Bu temaslar şerî zekâlardan hoşlanır ve mükemmel dan da müsbet netice almacağını ve ge sanılan plânları ekseriya suya düşürür. rek Alman gerek îngiliz sigortacılığile Türkler bu gibi cilveleri «ummıyan taş mütekabil ve her iki memleket için mügöz çıkanr» vecizesile ifade etmişler ve said işler yapacağımızı muhakkak görüolur olmaz tesadüflere karşı korunmak, yorum. Bu ve diğer memleketler sigorta işlerde hesabı ince tutmak lüzumuna işa ve mükerrer sigorta şirketlerile temasta bulunmak üzere üç ay sonra tekrar Av ret eylemişlerdir. Hurrem, en kuvvetli rakibi Mahidev rupaya gideceğim. Dünya sigortacılığmı alâkadar eden ranı kocasına unutturmak, devletin idaresi gibi Hünkârın iradesini de elinde tutan kongrelere gelince: Bunlar temmuz içinIbrahimi boğdurtmak, birkaç Sadnazam dedir ve davet edildiğimiz bu beynelmidevirtmek suretile damadını Sadnazam leî kongrelerde tabiidir ki Türk sigorta yaptırtmak, ocaklının ve halkın gözbebe cılığı temsil edilecektir.» ğı sayılan Veliahdi öldürtmek, isyanımsı Mıllî Reassürans umum müdürü Av gürültülerle yerinden atılan Rüstemi o rupadaki temaslan hakkmda izahat vergürültüler sonunda Sadrıazamlığa geti mek üzere bugünlerde Ankaraya gide rilen bir veziri idam ettirerek yenidea ik cektir. Hatayın istiklâline kavuşması üzerine oradaki Türklerin şükranlannı Atatürke arzetmek üzere şehrimize gelen şevh Maruf Cilli oğlu Abdullah Cillinin riyaDavazoğlu Osman isminde birisi, sevsetindeki Mehmed Derviş ve Suphiden gilisinin Diyarbekirde birisile yaşadığını mürekkeb Hatay heyeti bu akşam trenle Hataya hareket edecektir. haber almış ve buradan Diyarbekire giderek sevgilisinin dostunu öldürdükten Şehrimize gelenler Dahiliye Vekâleti Teftiş heyeti reisi sonra meçhul bir semte kaçmıştır. DiyarTevfik Talât şehrimize gelmiştir. Tevfik bekir zabıtasmın müracaati üzerine OsTalât mezuniyetle bir iki gün şehrimiz man burada aranmı; ve yakalanarak dün de kalacaktır. Urfa Valisi Atıf da şeh Adliyeye sevki takarrür etmiştir. Fakat rimize gelmiştir. bu sırada bir yanlışlık olmuş ve Osmamn Bir ihtifal yerine serserilik suçundan maznun olan (Fatih Gencler Birliği) nin hazırla Abdullah adında biri Adliyeye sevke dığı (Küçük Kemal ihtifali) bu cumar dilmiştir. Üçüncü sulh ceza mahkeme • tesi günü Turan tiyatrosunda saat 14,30 sinde evrak okununca Abdullahm mah da başlıyacak ve hayat ve hatıraları a kemeye yanlış getirildiği anlaşılmıştır. nılacak ve Cemaleddin Server Galata Abdullah koridora çıktıktan sonra her saraylı merhumun eserlerini, hizmetlenedense yürümek istememiş ve jandar rini, san'at ve insanlık kıymetini aniamanın ısranna rağmen yürümemekte ıs tacaktır. Bestekâr Sadeddin, Salâhaddin ve üs rar edince jandarma Raşid Abdullahı tad Neyzen Tevfiğin konserlerinden son yürütmek istemiş, bu sırada Abdullah, ra (Aynaroz Kadısı) oynanacaktır. E birdenbire geriye dönerek ellerindeki keseri, sahneye Cemaleddin Server koya lepçeyi ansızın jandarmanın yüzüne vurcak ve başrolü alacaktır. Temsilde Na muştur. Bu anî tecavüzden kendisini koşidin de rolü vardır. Gencler, geçen pa ruyamıyan jandarma Raşid yüzünden zar günü de (Kemal rozetleri ve buket yaralanmıştır. Bir jandarmaya tecavüz leri) ile merhumun Eyübdeki mezannı edıldiğini gören halk heyecana kapılarak ziyaret etmişler, kabri başmda söylev Abdullahın üstüne atılmak istemişse de ler vermişlerdir. İhtifale, san'at, kültür ve matbuat hayatımızın bütün mensub derhal vak'a mahalline yetişen Adliye karakol kumandanı heyecanı bastırmış ve ları davetlidir. mütecavizi geldiği yere sevketmiştir. DENİZ tŞLERl Jandarma, müdavatı yapılmak üzere Tabibiadlî Envere götürülmüştür. Trabzon limanınm satın Bir maznun bir jandarmayı yaraladı ŞEHİR İŞLERİ Pazar yerlerinin ıslahı Pazar yerlerinde satılmakta olan malların pisliğinden şikâyetler yapılmıştır. Bazı taraflarda kıyılmış kıymalar, meyvalar üzerleri açık bir halde, sebzeler çamurlar içinde tutulmaktadır. Belediye, bu hususta sıkı kontrol yapılması için alâkadarlara emir vermiştir. Aynca jaazar yerlerinji} jslahı. için de tedbirler düşünülmektedir. Belediye reis muavinliği Nurinin Rize Valiliğine tayin edilmesile Belediye reis muavinliklerinden biri açılmıştır. Buraya Çankaya Kayma kamı Halukun getirileceği söylenmek tedir. Halde alınan resim Trakya Müfettişliği, Istanbula gönderilen hayvan ve meyvalardan Halde fazla resim alındığmdan ve bu suretle ucuz gönderilen mallarm burada bu yüzden pahalılaştığmdan ve bundan da müstahsillerin müteessir olduklarından şikâyette bulunmuştu. Bu şikâyet üze rine Dahiliye Vekâleti, Belediyeye bu işi sorduğundan Belediye murakıblan Halde tahkikat yapamağa başlamışlardır. Şimdiki halde kap başma resim alındığı ve fakat bunun sakat bir usul olduğu görülmüştür. Kıymete göre resim almması daha muvafık görülmektedir. Tetkikat sonunda tarife buna göre değiştirilecektir. alınması Trabzon Liman şirketinin satın alm ması işini görüşmek üzere Ankaraya gitmiş olan Liman Işletmesi Müdürü Raufi, şehrimize dönmüştür. Şirketin hükumetçe satın alınmasına aid kanunî formaliteler ikmal edildiğinden bugünlerde devir işine girişilecektir. Şirketin mevcud tesisatile beraber kaça ahnabileceği tetkik edilmektedir. Satın alınma işi neticelendikten sonra Trabzon Liman şirketi hissedarlan toplanarak tasfiye kararı vereceklerdir. İstanbul Liman İşletmesinde, kendisine ilhak olunan bu idarenin yeni teş kilât ve kadrolan bu ay içinde hazırlanacaktır. Ayrıca, Trabzon limanınm ıslahı için mütehassıslara bir proje yap tınlacaktır. MALÎYEDE Küçük esnafın kazanc vergisi Kazanc vergisinde küçük esnaf lehine yapılan tadilât hakkmdaki lâyiha bugünlerde Büyük Millet Meclisinden çıkacaktır. Şimdiye kadar muhtelif sınıflara taksim edilmiş ve kendi teşekkül lerinden seçilen murahhaslar marifetile bir günlük kazancları tesbit edilmiş olan seyyar esnafm senede yirmi günlük yevmiyeleri kazanc vergisi olarak almmakta idi. Hükumet, küçük esnafm vaziyetini hayat pahalılığile alâkadar görmüş ve bunlardan alman verginin azaltılmasmm hayat pahalıhğı üzerinde de müsbet tesirler yapacağmı düşünerek bu miktarı yirmi gün yerine on iki güne tenzil etmiştir. Emirgânlılarin Vilâyet ve Belediyeye teşekkürü Emirgânla Eminönü arasmda otobüs seferleri açılması için uzun müddettenberi yapılan teşebbüsler son zamanlarda iyi netice vererek iki gündenberi bu hat üzerinde arabalar işlemeğe başladiğından fevkalâde memnun olan bu havali ahalisi namma bir heyet dün Vilâyete ve Belediyeye gelerek teşekkür etmiş lerdir. Otobüslerden birisi bayrak ve defne dallarile süslenmiş olduğu halde bu heyeti getirmiştir. Nişanei şükran olmak üzere Vali muavini Hüdalye bir buket verilmiştir. Muharrem Feyzi TOGAY ADLİYEDE Şişhane yokuşu faciasınm muhakemesi Dört kişinin ölümü ve birçok kimselerin yaralanmasile neticelenmiş olan Şişhane yokuşundaki tramvay faciası mesullerinin muhakemesine dün de devam edilmiş ve Müddeiumumî, iddianamesini dermeyan ederek vatman Fahrinin ceza kanununun 455 inci maddesi ahkâmma tevfikan cezalandırılmasmı ve diğer maznunlardan muayene memuru İsmaü îbrahimle Lokman Hasanm bera etlerini istemiştir. Müddeiumumî, kaza neticesinde öl müş olan enspektör Niyazinin de bu kazada büyük hatası bulunduğu, fakat merhumun bunu hayatile ödediğini söylemiştir. Bundan sonra söz alan şahsî davacı larm vekillerinden biri: c Biz, iddia makammm, Tramvay şirketinin malî mes'uliyeti bahsinde esaslı surette tevakkufunu beklerdik^ demiştir. Muhakeme müdafaa ve karar için 17 temmuza kalmıştır. Taltif edilen kadastro müfettişi Yukarıda resmini dercettiğimiz Tapu ve Kadastro Başmüfettişlerinder Ayni, kıymetli hizmetleri ve çalış kanlığı dolayısile taltif edilmiştir. Kendisinin muhtelif vilâyetlerin kadastro işlerinin ikmalinde büyük hizmetleri görülmüştür. Bu işlerinden dolayı takdir gören bu çalışkan memur, Antalya Vilâyetindeki Bucak ormam davasmda hak ve hakikatin tecellisi hususundaki mesbuk mesaisinden dolayı da hükumetçe 750 lira mükâfat verilmek suretile taltif olunmuştur. DEMtRYOLLARDA Muamele vergisinde yapılaŞimendifer tarifelerinde mucak tadilât tabakat hasıl oldu Maliye Vekâleti muamele vergisinde Türk Bulgar ve Yunan şimendifer hatlarında ihrac mallarına müşterek bir tenzilâtlı tarifenin tatbikı için şehri mizde cereyan eden müzakerelerde esas itibarile mutabakat hasıl olmuştur. Müzakereler cumartesi günü neticelene cektir. esaslı tadilâtı istihdaf eden lâyihayı Büyük Millet Meclisine vermiştir. Bu lâyihanın bu vergi ile alâkadar olanlara ehemmiyetli kolayhklar temin edeceği anlaşılmaktadır. Gizli rakı fabrikası Üsküdarda kaçak bir rakı fabrikası nın faaliyette bulunduğu Emniyet müdürlüğü tarafından haber almmış, yapılan tahkikat neticesinde fabrikanm Dubalı mahallesinde 39 numarah evde olduğu anlaşılmış ve dün bu evde taharriyat yapılmıştır. Evde rakı imaline yarar kazanlarla birçok aletler bulunmuştur. Sofo admda bir sobacı nezaret altma alınmıştır. Tahkikata devam edilmek tedir. Lâğım suyu ile sulanan bostanlar Aksaray, Langa, Kumkapı ve Edirnekapı taraflarındaki bostanlardan bazılarının sebzeleri lâğım suyuna kanşmış sularla sulanmakta olduğu görülmüştür. Bostan sahiblerine bu hususta teblıgat yapılmış olmakla beraber teftiş neticesinde suları temiz olmıyan bostanlann kapatüması için alâkadarlara emir ve rilmiştir. Cum huri yet Abone şeraiti [ Nüshası 5 kuruştur. Hariç Türkiye icin icin 1400 Kr . 2700 Kr. Senelik Altı aylık 750 » 1450 • Üç aylık 400 » 800 » Bir aylık 150 » Xoktux
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle