19 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CUMHURİYET 6 Mayıs 1937 Istanbul futbolunun bitmiyen derdi Millî kümenin bugünkü vaziyeti İstanbul kulübleri için zararhdır < ^ îstanbulun sadece dört büyük kulübüne ehemmiyet vererek diğerlerini ihmal etmek ve ikinci safta bırakmak /stanbuldaki bütün kulüblere olduğu gibi bizzat bu dört kuliib için de kötii neticeler doğuracaktır. İngiliz saraymda Modern Ticaret merasim hazırlığı Alâmeti farikanm Paristen gelen terzi Kra kîymeti ve lüzumu Yakacıktan mektublar Kiir saatleri Bu saatlerde, boş şeyler düşünmek te yasaktır. Doktor bunuda istemez ama Yazan Kür saatleri, ümid ve teselli saatle ridir. Çünkü, vücud dmlendikçe «na bız» ve <ateş> düşecek, hasta ciğerlerin temiz hava stoku ziyadeleşecektir. Bunu, kendi canlarında deneye deneye inanan hastalar, küre girerken ve çıkarken, stok sermayelerine güvenen tüccarlar gibi keyif duyarlar. Ve bunun için, şakalaşmaları, pek zoraki değildir, içtendir: însanı verem yapacaksınız, be! Dedik, dedik te bu hale geldik. Neyin var senin? Bir şeyin yok maşallah! Amma mikrob adamsın... Çekil başımdan şimdi... Darılma, darılma... Kendi kendi mizle alay ediyoruz, yahu! Şen konuşmalar, hele şen kahkaha lar, loş korıdolarm ağır ve sakin havasını değiştiriyor. Hasta olan insan, her şeyden evvel, hastalığını unutmalı. Bu şakalar, bu kahkahalar, pek derd hatırlatmıyor sanırım. Terlik, terlik üstüne binmiş... Sa na, yol görünüyor. Yorduğun şeye bak... Ağzını hayra aç! Sen de, kötüye çekme... Tez va kitte, iyi olup çıkacaksm! Hah, şöyle söyle. Arada bir, acı iç yanışları da duyu luyor. Yakacık ilk okulunun çocukları, şarkı söylüyorlar. Bu genc. körpe sesler, Sanatoryomun üstünden geçen rüzgâra sarılarak ovaya iniyor... Bayanlar tarafından artık kahkaha lar duymuyorum: Çocukluk, ne iyi! Çocukluk, elbette iyi... Hem, ne iyi... • Bu, içten bir yanış! Fakat: Bari çocuğumuz olsa! Bunu, duyunca titriyorum! Bari çocuğumuz olsa! Bu, daha candan bir yanış... İlerideki şosenin kıyısından yeşil çayırlara sapan bir kalabalık var. Kür balkonunda, şezlonğunu düzelten bir genc kız, mendilLni sallıyor. Arkadaşı soruyor: Tanıdıkların mı? Yooo! Peki, neye mendil sallıyorsun? Hiç... Köylüler canım... Şaka ol sun, diye... Genc kızın sıçradığını, topuk tıkırtılarından anlıyorum. Bak, bak, onlar da bize mendil sallıvorlar... liçe için kırk tane rob Her tacir ve fabrikator dikmekle meşgul markasının evsafını muhafazaya çalışmalıdır Alâmeti farika mefhumu takriben 30 senedenberi halk arasına yayılmıştır. Alâmeti farikanm vazifesi, bir müessesenuı malmı taklidlerine karşı korumak ve aranılan malın arzedildiğine müşteriyi ikna etmektir. Beşeriyete büyük faydalar lemin edecek mahiyette ihtiralar üzerinde çalışan birçok mütefenninler, uzun tecrübeler neticesinde yeni bir tip ve yahud kalite elde etmeğe uğraşan fabrikatorlar, sâylarının semeresini henüz alamadan icadlarınm taklid edildiğini esefle görmüşlerdir.Yıprandırıcı senelerden sonra temin edilen muvaffakiyetin mükâfatını fikri icad sahibleri değil, mukallidleri kazanmışlardır. Netice itibarile aldananlar da mütefenninler, fabrikatorlar ve ayni zamanda müstehlikler olmuştur. Bu nahoş halin defaatla vukuu, her fikrî muhassılanın alâmeti farika ile emniyet altına alınmasına yol açtı. Devletler, patent hakkını tanımak ve alâmeti farikayı ticaret siciline kaydetmek suretiie yardıma koştular. Yalnız nenin himaye edileceği meselesi ortaya atılmıştı. Yüksek evsafın himaye görmesinde herkes ittıfak etmışti. Alâmeti farika taşıyan herhangi bir mal, yahud madde yüksek evsafı haiz bulunmalıdır. Marka, arzedilen malın evsafına tercüman olmalı ve müşterilerin göstereceği itimada liyakat kesbetmelidir. En büyük tehlike; markasını piyasaya tanıttıktan sonra müstahsilin kaliteyi değiştirmesinde, malın evsafını bozmasında ve böylece müşterinin mal hakkında beslediği itimadın tezelzüle uğramasındadır. Böyle bir hâdısenin vukuu ise, yalnız malın kıymetini düşürmekle kalmaz, ayni zamanda halkm nazannda, alâmeti farika taşıyan bilumum mamulâta karşı bir itimadsızlık hissi uyandınr. Buna binaen alâmeti farika ile mamulâtının evsafını piyasaya tanıtmış her müstahsil, müstehliklere karşı deruhde etmiş olduğu vazifeyi suiistimal etmekten çekinmelidir. Dünyanın hemen her memleketinde, mallarını alâmeti farika ile piyasaya ar zetmiş müessesat sahibleri, günün birinde, sanayi krallan olabilmişlerse, ihraz etmiş oldukları bu mevkileri yalnız masnuatlarına verdikleri ve devam ettirdikleri yüksek evsafa değıl, ayni zamanda propaganda ve reklâmla kendilerine tavsiye edilen malı itimadla istemeğe ve bulmağa alışmış müşterilerin göstermiş oldukları rağbete medyundurlar. MüstahsiIIerle müstehlikler arasında ki münasebat derin bir itimada istinad etmeli ve bilhassa malını marka ile piyasaya arzetmiş olan firma markasının temsil etmiş olduğu yüksek evsaf dolayısile gerek müessesesi ve gerekse umum iktısadiyat namına, beslenen itimadı daima kuvvetlendirmeğe calısmahdır. Sümer Bank Yerli Mallar Pazarları rekiâm mütehassısı MAX ALEXANDER 3 Mahmud Yesari İki taraflı el, kol işaretleri; mendil sallamalar, gülüşmeler... Kalabalık, Soğanlıkla Yakacık arasmdaki sırtlara doğru yürüdü, gözden kayboldu. İlkönce mendil sallıyan genç kız, içini çekiyor: Bu köylüler. şimdi bize acırlar; zavallılar! derler, değil mi? *** Sabah ve akşam kürlerinde, tam kür zamanı gelınce, bütun bu sesler, kahkahalar susuverir. Sanatoryom bir boşluğun içine yuvarlanmış gibidir. Bu sessizliği, bazan, şeh« rin ölü sesleri dolaşır. Uzaktan bir vapurun düdüğü, dalgalana dalgalana gelir... Bir motör ho murtusu, bir lokomotif soluğu, bir ineğin uzun uzun böğürüşü, Çobanın oy nak şarkılar öttüren kavalı. sığırtmaç çocuğunun şarkıları, şoseden ağır ağır Kartala inen kömür arabalarının gıcırtıları; otomobillerin, otobüslerin klâksonları, köpek havlamaları... Bu sesler, kür yapan hastalar için, hayat, ve şehir gürültüsüdür. Kür saatlerinde, «Sully Prudhom me> un «Sieste öğle uykusu» şiirini pek çok hatırladım: *Ben, yazı, ensem ellerimde, sırtüstü yatarak geçireceğim!> diye başlar, ve sonu da şöyle biter: cBm türlü nizamları, ihtirasları içinde kaynaşan, didişen insanları düşüne « rek; ne yapıyorlar? diyeceğim. «Ve bunu düşünmek, uzak enginle • rin uğultusu (ninnisi) gibi beni sallıyacak!> Çocukluğumda okuduğum şiirin ma nasını, ancak ihtiyarlığa yüztutunca anlıyabiliyorum. Halbuki, «şıirden, genclikte zevka • lınır!» derler. Benim, geç anlayışım kafamm durğunluğundan mı, yoksa «zevk almak> la «anlamak> arasmdaki ayrılık ve uzaklıktan mı? Kür şezlonğuna uzanıp saatlerce ya tarken. ben, «ne yapıyolar?> diye insanları, eski hayat arkadaşlarımı hiç dü şünmedim, diyemem. Beni düşündükleri kadar, ben de onları düşündüm! Kür saatlerinde, boş şeyler düşünmek te yasaktır. Doktor, bunu da istemez amma, bu düşünce faslı, pek az sürdüğü, daha doğrusu hiç sürmediğı için, ben yorulmadım. Eğer bu satırlar, doktorumun gözüne ilişirse, kür saatlerinde, kendısinden izinsiz bir harekette bu lunduğum için, her halde bana gücen miyeceğini zannediyorum. J 1936 1937 futbol mevsimi başlan gıcında İstanbulda Futbol Ajanile İstanbul mıntakası başkanı arasında çıkan bir anlaşamamazhğın tabir mazur görülsünvaktinden evvel doğurttuğu Türk futbolunun yeni yavrusunu yani millî küme işini esas itibarile tenkid edecek değiliz. Millî küme işinden oyun bakımından en az faydalı çıkacak spor merkezi İstanbuldur. Çünkü tahminlerimizde yanılmıyorsak nüfus kesafeti itibarile de olsa îstanbulda daha çok futbolcu toplanmış ve oyun Ankaraya ve İzmire nazaran bugün için bir numara daha iyi oynanmakta bulunmuştur. Fakat millî kümeden haric kalan ve kalacak kulübler mevcudiyetlerini idame edememek tehlikesi karşısında kalmaktadırrar. îzah edelim: görmesi lâzım geldiğini gayritabiî görenlerden değiliz. Fakat büyük dört kulüb fideliklerden aldıkları fidanları yetiştiremiyeceklerdir. Çünkü kat'î olarak şuna kaniiz ki bizde vakti geçen futbolcuların yerlerini genc elemanlarla değiştirmek ihtiyacı henüz anlaşılmış değildir. Küçük kulüblerden ahnan oyuncular bu zihniyet dolayısile muattal bir halde bırakılmakla iktifa olunacaktır. Bitok'un kayıblan Kraliçenin giyeceğı kıymetli mantolardan birisi İngiltere Kralımn taç giyme merasi mine büyük bir hararetle ve heyecanla hazırlanan Londrada. bu hararet ve heyecanın en yüksek haddine çıkmış bir iki yer vardır. Bu bir iki yer, Kraliçe nin tetevvüc merasimindeki baş ve kıyafet tuvaletini hazırlamakla meşgul olan kimselerin çalıştıkları yerlerdir. Buralarda sıkı muhafaza tertibatı almmış, haricden girmek istiyenlere müsaade edilmemesi için saraydan kat'î emirler verilmiştir. Kraliçenin roblarını hazırlamakla meşgul olan, Parisin meşhur terzilerinden Madam Berthe isminde bir Fran sızdır. Kraliçe, Paristen sureti mahsu sada celbettiği Madam Berthe'e kırk tane rob ısmarladığından, bunları mera sim gününe yetiştirebilmek için. terzi, her gün Windsor şatosuna gıderek, robların provasını bizzat yapmaktadır. Madam Bertne, Kraliçenin, zevklerinde çok sade olduğunu, fazla dekolte giyinmekten çekindiğini söylemektedir. Gırılmesi memnu olan yerlerden birisi de, Kraliçenin ve kızları 11 yaşındaki Elisabeth'le 7 yaşındaki Margaret'in merasime mahsus kürklü mantolarmın dikildıği atölyedir. Çok güzel mor bir kadifeden yapılmış olan bu mantonun boyunca erminden geniş bir şerid çev rilmiş ve üzerine som altın çiçekler işlenmiştir. Küçük prenseslerin mantolan da ayni kadifeden ve ayni erminle yapılmıştır. Yalnız, onların üzerinde, çiçek yerine, sadece üç sırma şerid vardır. Kraliçenin saç tuvaletini yapacak olan berber. otuz beş senedenberi Lon drada yerleşmiş olan Gaston Boudon isminde bir Fransızdır. Bu saç tuvaleti, merasim günü. Buckingham palasta, sabahm yedisinde yapılacaktır. Fakat berber, saraydaki bütün kadmların saç tuvaletlerini de yapmak mecburiyetinde olduğu için o sabah saat dörtte işe başlıyacaktır. Kraliçe, her şeyde olduğu gibi saç tuvaleti hasusunda da gayet sade zevklerile tanmmıştır. Şimdiye kadar saçlarını kay'iyyen kestirmemiştir. ^^^^^^^ » îstanbula aid hatalar Millî küme esaslannin hazırlanış tarzı aceleye gelmiştir. Bu acele esnasında millî kümeye İstanbuldan dört kulübün iştiraki karar altına alınırken; İstanbul ku lüblerinin bu dört kulübün seçim tarzı üzerinde haklı itirazları; tatbikı doğru olup olmadığı düşünülmeden ve yahud da tatbikmı bir kolaymı bulur, başka şekle dökeriz ümidile «otomatikman yer değiştirme» ismi altında bir formül ortaya atılarak bertaraf edilmişti. Halbuki bu formül garib bir macera doğuracaktır. Memlekette futbol mevsiminin başlangıcı olarak eylulün birini alırsak 4 kulüb arasındaki lik maçlannın haftada bir maçtan on iki haftada, iki maçtan aitı haftada ikmali icab eder. Haftada bir maç mahzurludur. Çünkü takımlardan ikisi muattal kalır ve on beş günden on beş güne müsabaka yapar. Şu halde Bitok'un maçlan 1 eylulde başlamış ve tehirleri de hesaba katmak şartıle te§rinievvel sonunda bitmiş olur. Millî küme maçlannın martın ortalanna doğru başlaması, iklim ve seyahat dolayısile muvafık olduğundan Bitok asgarî bir hesabla dört buçuk ay muattal mi kalacaktır? Bu dört buçuk ay kışın en şiddetli mevsimine tesadüf ettiği için Avrupa temasları bakımından «mevsim» sayılamaz. Şu izahla da anlatmış oluyoruz ki dahildeki futbol faaliyeti bu dört kulüb için de gayrikâfidir. Otomatikman yer değiştirme formülü Bu; îstanbulda millî kümeden haricde kalacak kulüblerin teşkil edecekleri sekiz kulüblü lik birincisile Güneş Galatasa ray, Beşiktaş ve Fenerbahçe kulüblerinin aralannda yapacaklan dört kulüblü lik maçlan sonuncusunun otomatikman yer değiştirmesi demektir. Yani önümüzdeki mevsimde iki kategori üzerine lik maçlan neticesinde birinci kategorinin sonuncusu ikinci kategorinin birincisile maç yapmaksızm ve otomatikman yer değiştirecektir. Bu formülün faydası da ikinci kategori lik dahilınde uyandıracağı teşvik meselesidir ki sekiz kulüb için fevkalâde ehemmiyetlidir. Çareler Evvelâ şunu söylemek lâzımdır ki bu vaziyete müspet bir çare ararken; herkesi memnun edecek ve İstanbul futboluna zararlı olmıyacak esaslar bulmak şarttır. Bu şartlar bizce şunlardır: Dünkü ve bugünkü vaziyetile 12 ku • lüblük bir lik maçı programına İstanbul futbolu madde ve zaman itibarile mütehammil değildir. Şu halde mesele basit leşmiştir. A Madde ve zamanın tahammül edeceği kulüb adedini tesbit etmek, B Kulüb adedlerini tesbit ederken kendilerine evvelce doğru yanlış bir hak verilmiş olan mevcudiyetlerin hakkı hayatını korumak. Bugün millî küme haricinde kalan sekiz kulübden millî kümeye dahil dört kulüble futbolda esas olan kuvvet tevazünile çarpışabilecek yeni bir dört kulüb çıkar mak imkânı mevcuddur. Bu itibarla İstanbulda dolgun ve zevkli maddî ve teknik bakımdan çok faydalı bir program ve futbol faaliyetine saha bahşetmek için malum sekiz kulüb, kulübcülerinin vaziyeti geniş bir zaviyeden tahlil etmelerini ve en münasib gördükleri şekilde birliklere doğru gitmelerini candan tavsiye ve îstanbul futbolu namına bunu kendilerinden rica ederiz. MAHMUD YESARİ Formül gayri tabiidir Otomatikman yer değiştirme formülü gayritabiidir. Şöyle ki: Farzediyoruz ki temmuzda millî küme maçlan sonunda millî küme birinciliği (Türkiye şampiyo nası) İstanbul kulüblerinden birine nasib olmuştur ve bu kulüb de gene farzediyoruz ki Beşiktaştır. Fakat buna mukabil önümüzdeki mevsim yani; 19371938 mevsimi zarfında İstanbulda dört kulüb arasmdaki lik maçlarmda Beşiktaşm sonuncu gelmek ihtimali yok mudur? Bu ihtimal tahakkuk edip te Beşiktaş gelecek sene İstanbulda sonuncu geldi mi yerini otomatikman ikinci kategori likin birincisile değiştirecektir. Yani Türkiye ve millî küme birincisi olmuş bulunan Beşiktaş, 1937 1938 mevsimi zarfında millî kümenin kapısından bile bakamıyacaktır. Ben kendi hesabıma millî kümeden haric kalan sekiz kulübün bu husustaki en dişelerini haklı görüyorum. Çünkü hiç bir şey olmasa ve muhali mümkün addederek muhakeme de yürütsek yukarıdaki gayritabiiliği herhangi bir hakem heyetine havale etmek suretile de dört kulüb için hak kazanmak imkânlan vardır. Sahnede soyunan artistler Bir kardinalın müdahalesile tevkif edildiler Nevyorka gelen bir yabancı, şehrin en görülecek yeri neresi olduğunu sorunca, kendisine mutlaka, sahnede soyunarak dans eden artistlerin numara yaptıkîarı t'yatrolar sağhk verilirdi. Hakikaten de bu numaralar, dünyanın başka hiçbiı tarafında görülmesi mümkün olmıyan şeylerdi. Nevyorkun merkezinde açılmış olan on dört müessese, etrafı bir donanma gibi ışığa boğan lâmbalarile, halkı sahnede soyunan çıplak dansözlerile seyre davet eder dururdu. Kat kat tüllere bürünen güzel kadınların, teker teker sahneye çıkarak, bu tüllerden başlayıp çoraplara varıncıya ka dar soyunmak suretile en nihayet çırçıplak bir hale girmesinden ibaret olan bu temaşa, binlerce insanı cezbeden hakikaten heyecanlı bir manzara idi. Esasen küçük olan bu temaşa yerlerinde ön sıralarda yer almak için halk birbirini çiğ niyordu. Fakat, adaba mugayeret noktasından emsali olmıyan bu çok açık saçık eğlence yerleri, Kardinal Hayes'in müdaha lesi üzerine polis tarafından kapatılmış ve artistler tevkif edilmiştir. îrlandanın yeni kanunu esasisi Lâyihada Kraldan kat'ijryen bahis yok İrlanda Başvekili de Valera ile hükümet erkânı, devamlı mesaiden sonra, badema «Eire» adını alacak olan İrlanda hükumeti kanunu esasisini tanzim etmişlerdir. Eire, tam bir hakimiyet ve istiklâl sa « hibi demokratik bir devlet oUcak ve Amerika Cumhurreisinin salâhiyetlerine pek benziyen salâhiyetleri haiz bir devlet rei« si tarafından idare edilecektir. Yalnız, harb ilânı hususunda, Eire parlamentosunun karan alınmak mecburiyeti vardır. Eire kanunu esasisinin diğer maddele* rine gelince, yeni devlet asalet unvani vermek usulünü kaldırmıştır. Talâk mem» nudur ve izdivac kat'iyyen bozulamıya* caktır. Aile analan, maişet vasıtalannı, evlerinin haricinde aramamağa imkân nisbetinde çalışacaklardır. Eire devletinin İngiltereden ayn ve tamamen müstakil bir devlet olduğunun tasrihi için, kanunu esaside Kraldan kat'iyyen bahsedilmemiştir. Bu proje haziranda umumî reye konulacaktır. Sultanahmed medresesi arşiv binası oluyor Sultanahmed medresesinin arşiv bi nası olarak kullanılması Maarif Vekâ leti tarafından münasib görülmüştür. Bu sebeble Müzeler İdaresi binanın keşfmi yaptırmaktadır. Tarihî bir binanın nezih bir işte kullanılarak hayatiyetini artırmak için yakında mezkur medresinin tamirine başlanacaktır. Profesör Baxter tekrar faaliyete başladı Geçen sene Sultanhamed arkasındakı aygır depoları civarında muvaffakiyetli hafriyatta bulunan İskoçyalı arkeoloğ profesör Baxter şehrimize gelerek dünden itibaren tekrar çalışmalanna başla mıştır. Profesör Bakster bu sene Akbıyık istikametinde hafriyatına devam edecektir. Bu sene de gene 80 ile 100 arasında bir amele grupu profesör tarafından eylul iptidalarına kadar buralarda çalıştırılacaktır. NOZHET ABBAS Kürek hakem kursu Su Sporları Federasyonundan: Kürek hakem kursuna ayrılan aşağıda Lsimleri yazılı denizcilerimizin 8/5/937 cumartesi günü saat 13,30 da Cağaloğlunda C. H. P. Ilyönkurul binasındaki bölge merkezine gelmeleri tebliğ olunur. İsmail, Nedim (Beykoz), Bekir, Emin, Kemal, Nedim (Galatasaray), Şazi Tezcan, Feridun, Bedri (Guneş), Efdal (Altınondu), Hikmet (Dağcılık), Şeref, Faruk (Anadolu). ingiltere Kral kupası maçının galibi Sekiz kulübün vaziyeti Bir kulübü kurmak ve bilhassa yaşatT. S. K. İstanbul Bölgesi Voleybol Ajanmak çok güç bir iştir. Hele senelerdenbe lığından : ri kurulu teşekkülleri de, büsbütün ih 8/5/1937 cumartesi günü Alemdar caddesindeki (YMCA) salonunda yapılacak mal Türk sporu namına doğru olmıyan voleybol müsabakaları bir harekettir. Eyüb İstanbulspor saat 15. Hakem İlMillî kümeden haric kalacak sekiz ku hamı Polat. Hllâl Galatasaray saat 15,30. Hakem lüb; «otomatikman yer değiştirme» for İlhami Polat. mülü ile avutuladursun bunlann İstanbul Bu hafta yapılacak millî birinci likini dört kulübe inhisar ettiren kararları kayıblan şunlar olacaktır: küme maçlan A Paraca büsbütün muzayakaya İstanbul Futbol Ajanlıgmdan: Millî küme maçlarmdan DoğansporBegireceklerdir. şiktaş karşılaşması 8 mayıs 937 cumartesi B Bütün seyircileri dört kulüb çe gunü Taksim stadında olacaktır. keceği için bunlann müsabakaları sönük 1 Maça saat 16 da başlanacaktır. 2 Maç hakemi Nihad Bekdik, yan have teşviksiz kalacaktır. C Bütün gözler dört kulübe dikile kemleri Tahsin ve Tarıktır. Doğanspor Fenerbahçe karşılaşması 9 ceği için sekiz kulübdeki sivrilmiş oyuncu mayıs 937 pazar günü Fener stadında olalann çoğu bu kulüblere geçeceklerdir. Bu caktır. 3 Maça saat 16 da başlanacaktır. kulüb değiştirme işi daha şimdiden başla4 Maç hakemi Nihad Bekdik, yan hamıştır. kemleri Feridun Kılıç ve Muammerdir. D Küçük kulüblerin büyüklere bir 5 Fiatlar tribün 50, duhuliye 25 kuıfidelik vazifesini görmekte olduğunu ve ı ruştur. Voleybol maçlan Inönü Şüheda abidesini ziyaret Bozüyük İnönü şüheda mezarlığı ımar komisyonu reısliğınden: îstiklâl Savaşımızın ileri timsallerinden, kasabamıza beş kilometro mesafede Ak* pmar gölü yakınındaki İnönü şüheda abidesinin ziyaret merasimi her yıl olduğu gibi bu sene de mayısın 9 una musadif pazar günü saat 1 1 de yapılacaktır. Uzatılan ticaret muahedeleri Geçen cumartesi günü Londrada Sanderlend ve Prestin takımları arasında oynanan Kral kupası maçını 3 1 Sanderlend takımının kazandığım 3'azmıştık. Yukarıki resim maçtan sonra İngiltere Kralı Majeste Altmcı Jorj galib takım oyuncularını tebrik ederken ahnmıştır. Türkiye Polonya ticaret ve klering anlaşmalarının 17 nisan tarihinde biten müddeti iki ay uzatılmıştır. Polonya ile aramızda yeni bir ticaret ve klering anlaşması akdi için müzakereler cereyan etmektedir. Fransa ile olan ticaret anlaşması da iki ay müddetle uzatılmıştır. Bu büyük ve kut:î vazifeye iştirak etTürk Macar ticaret ve klering anlaşmalarının 3 mayıs tarihine kadar her mek istiyen müessesat ve zevatın işbu ilâiki memlekete mütekabilen gelen eşya nımızı davetiye olarak kabul etmelerini ya teşmili takarrür etmiştir. rica ederiz.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle