Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Months
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
MEHMET RAUF KÂBUS
MATHIEU BELEZI TOPRAĞA VE GÜNEŞE SALDIRMAK
CEHENNEM CANAVARI
KARL MARX FRIEDRICH ENGELS KOMÜNİST PARTİ MANİFESTOSU
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Yeni Eserler
Modern Klasikler Dizisi -260
TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ - 9 9
Ç AĞ DA Ş D Ü N YA E D E B İ YATI D İZİ S İ
Modern Klasikler Dizisi -260
TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ - 99
Karl Marx (1818-1883), Friedrich Engels (1820-1895):
Cehennem Canavarı Jack London’ın, yaşamında özel bir yer Seraphine, ailesiyle birlikte zorlu bir yolculuğun ardından Fransa
Bilimsel sosyalizmin kurucuları. Komünist Parti JACK LONDON
Karısı Nigâr’ın soğuk davranması ve üstelik son zamanlarda sürekli erken
tutan boksa ayırdığı yapıtlarındandır. 1910 yılında kaleme aldıKARL MARX ğı
Manifestosu, kırk yılı bulan dostluklarında birlikte pek hükümetinin vaat ettiği Cezayir topraklarına varır. Kuracakları ta-
kalkıp pencerenin kenarındaki koltukta kitap okuması Aziz Nihat’ın dikkatini
romanında yazar endüstrileşen boks camiasını sorgular. Eski bir
çok esere imza atan Marx ve Engels’in kuşkusuz en çarpıcı rım kolonisiyle daha iyi bir yaşam hayalinin peşinden sürüklenen
çeker. Karısının bu tutumunu anlamaya çalışırken, bir gün onun oturduğu
çalışmalarından biridir. Ateşli retoriği, keskin ve derine boksörün oğlu olarak taşrada yetiştirilmiş Genç Pat Glendon’ın CEHENNEM CANAVARI
tüm yerleşimciler gibi o da bu çetin Afrika toprağında yoksulluk,
koltuğun tam karşısındaki evin penceresinde tüllerin hareket ettiğini fark
işleyen mecazlarıyla Manifesto, burjuva sınıfının tarihsel profesyonel boksa girişi ve karşılaştığı düzenle hesaplaşması,
FRIEDRICH ENGELS hastalık ve ölümden başka bir şey bulamayacaktır.
İngilizce aslından çeviren: eder. Dikkatli bakınca tüllerin arkasında bir erkek olduğunu görür, içine
ve devrimci rolünün hakkını teslim ederek söze başlar London’ın hep aradığı o direngen insanın etkileyici bir örneğidir.
LEVENT CİNEMRE kurt düşer ve araştırmaya başlar. Dışarıdan kendi evini gözetler, gizli gizli
fakat eleştirel bakış ilerledikçe burjuvazinin toplumsal ve
Kendisi de profesyonel karşılaşmalar üzerine gazetelere izlenim Bir yandan koloniciler kendi topluluklarını oluştururken diğer yan-
karısının eşyalarını karıştırır. Evde bulduğu mektuplar nedeniyle büyük hayal
ahlaki kodları, siyasi riyakârlıkları ve kültürel koflukları
yazıları yazan London’ın bu karakteri oluştururken esin kaynağı, da yaşananlar, aldığı korkunç emirleri sorgusuz sualsiz yerine
kırıklığına uğrar. Karısına suçüstü yapmak üzere zihninde planlar yapan Aziz
sert bir ironiyle ifşa edilir. Yalnızca siyasi değil, edebî de
hem dünya hafifsıklet boks şampiyonu hem bir Jack London hayranı
CDLXXX getiren işgalci bir Fransız askerinin gözünden en acımasız ha- Nihat, kıskançlık girdabında çırpınırken gerçeklik algısını kaybeder, neticesi
olan bu ifşa yoğunlaştıkça bambaşka bir hakikat de gün
olan “Bat” Nelson’dı. Bir diğer Jack London klasiği olan Oyun
liyle dile getirilir. Cezayir’e sözde “medeniyet” götürmekle görev- cinnet ve cinayet olan kâbus gibi bir hayat başlar.
yüzüne çıkar: Burjuvazi iktisaden ve siyaseten yükselirken
ile birlikte Cehennem Canavarı ringlerdeki gerilimden kişisel ve
lendirilmiş askerlerin köyleri yağmalayıp yaktığı, yerli halka zul-
kendisini yıkacak güçleri de dünya sahnesine taşımış, kendi Mehmet Rauf’un ilk kez 1928 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilen Kâbus
toplumsal çelişkilere uzanabilen olay örgüsüyle edebiyat tarihindeki
mettiği bu sömürgeci savaşta insanlığın yavaş yavaş yitirilişine romanı, Edebiyat-ı Cedide anlayışının birey merkezli psikolojik anlatımını
“mezar kazıcılarını”, proletaryayı da yaratmak zorunda
özgün yerini korumaktadır.
modern bir gerilim atmosferiyle birleştiren önemli bir eserdir. Aşk, evlilik,
kalmıştır. Ezenler ve ezilenler arasındaki çetin ve henüz tanık oluruz.
sadakat, kıskançlık ve cinsellik gibi konular etrafında kurgulanan Kâbus,
nihayete ermemiş bir mücadelenin öznesi olarak proletarya,
Mathieu Belezi, bugün hâlâ yüzleşilmeyen, tarihin sessiz kalan bireyin bilinçaltını, bastırılmış arzularını ve modernleşen toplumun birey
toplumsal ve bireysel kurtuluşun habercisidir. Marx ve JACK LONDON (1876-1916): Asıl adı
Engels’e göre “demokrasi mücadelesini kazanmakla” John Griffith Chaney olan Jack London, o ânına, karanlık tarafa çekiyor okuru. Sömürgeleştirmenin ar- üzerindeki etkilerini derinlemesine irdeler.
KOMÜNİST PARTİ
mükellef olan proletarya, egemen sınıfların gadrine San Francisco’da doğdu. California’daki dındaki o büyük yıkımı, hem toprağa hem de insanlığa saldıran
uğrayan, adı sanı anılmayan, baskı altında tutulan
Oakland’da, annesinin ve London bir medeniyetin eleştirisini rahatsız edici gerçeklerle aktararak Mehmet Rauf (1875-1931)
tüm toplumsal kesimlerin de özgürleşme teminatıdır. MANİFESTOSU
soyadını aldığı üvey babasının yanında sanata dönüştürüyor.
İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri
yetişti. On dört yaşında okulu bırakarak
Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde
serüven dolu bir hayata başladı. Dört yıllık
okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra
ortaöğrenimini bir yılda tamamlayarak “Kimse bana Cezayir’in sömürgeleştirilmesini
görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a
California Üniversitesi’ne girdi. İlk kitabı
ALMANCA ASLINDAN ÇEVİREN: bu şekilde anlatmamıştı.” –Frédéric Beigbeder
dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat
Zehra Aksu Yılmazer: Giresun’da doğdu, Almanya’da ZEHRA AKSU YILMAZERSon of the Wolf (1900; Kurdun Oğlu)
subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra
büyüdü. Ankara Hacettepe Üniversitesi Mütercim
geniş bir okur kitlesine ulaştı. Ona kalıcı
“Muhteşem bir dille yazılmış müthiş bir kitap.” askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya
Tercümanlık Bölümü’nden mezun oldu. Robert Musil,
bir ün sağlayan yapıtı ise The Call of
çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser
–Tahar Ben Jelloun
Leo Perutz, Stefan Zweig, Hermann Hesse, Gustav
the Wild (1903; Vahşetin Çağrısı) oldu. Diğer önemli yapıtları
verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa
Meyrink, Carl Gustav Jung, Rainer Maria Rilke, Heiner
arasında White Fang (1906; Beyaz Diş) ve Iron Heel (1907; da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti.
Müller ve daha pek çok yazarın kitaplarını Almancadan
Demir Ökçe) sayılabilir. En kalıcı yapıtlarından biri olarak kabul
Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde
Türkçeye kazandırdı. Totem ve Tabu çevirisi, 2021
edilen otobiyografik romanı Martin Eden’ın (1909) yanı sıra, yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi.
Psikanaliz Yazıları Çeviri Başarı Ödülü’ne layık görüldü.
hayatının çeşitli dönemlerini anlattığı The Road (1907; Yol) ve Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman,
John Barleycorn (1913) başlıklı iki kısmi otobiyografisi vardır. makale ve mensur şiirler yayımladı.
Kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş Amerikalı yazarlardan biri Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında
psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında
olan London, 1916’da ardında çok sayıda eser bırakarak hayata
çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras
gözlerini yumdu.
gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur
yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer
vermeyi sürdüreceğiz.
260
99
Bütün Eserleri -16
A
Komünist Parti Manifesttosu.indd 1 18.12.2025 15:53
260-Cehennem Canavarı.indd 1 3.12.2025 15:09
99-Kâbus.indd 1 3.12.2025 15:29
TOPRAĞA VE GÜNEŞE SALDIRMAK.indd 1 23.12.2025 14:26
Komünist Parti Manifestosu Cehennem Canavarı Toprağa ve Güneşe Saldırmak Kâbus
Karl Marx-Friedrich Engels Jack London Mathieu Belezi Mehmet Rauf
Çev. Zehra Aksu Yılmazer Çev. Levent Cinemre Çev. Süleyman Doğru Haz. Ruken Alp
72 sayfa 104 sayfa 112 sayfa 128 sayfa
HASAN ÂLİ YÜCEL MODERN KLASİKLER DİZİSİ ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ
KLASİKLER DİZİSİ
Yeni Türkiye’deki Cumhuriyetçi projenin o dönemin uluslararası tablosu önünde
taşıdığı bazı özellikleri dikkat çekicidir. Cumhuriyet bir orta sınıf rejimidir. Kurucu
orta sınıf, rejime önce (1920’lerde) siyasal içeriği ile, sonra (1930’larda) ekonomik
inşa ile damga vurmuştur. 1920’lerin özelliği anayasa, yasalar, devlet yapısında
kurumlaşmalar ve Müdafaa-i Hukuk’tan partileşmeye geçiş olmuş, ekonomi bir geçiş
döneminin hemen hemen müdahalesiz ortamında işlemiştir. 1930’larda ise orta sınıfın
bağımsız bir ekonomi projesi yapabilme kapasitesi ön plana çıkmıştır. Cumhuriyet
rejiminin altyapısı ve kurumlaşması bu ekonomik inşa sayesinde olgunlaşır.
Bir yanda patronluğu devretmekte direnen İngiltere, “patron”un yerini gözüne
kestirmiş “temiz” aile çocuğu ABD, mızmız çocuk Fransa ve mahallenin kabadayısı
Almanya; diğer yanda ise, iki köylü ülkesinde, iki isyancı çocuk, Sovyetler Birliği ve
Türkiye... Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi, Büyük Devletler
ve Türkiye adlı eserinde, 19. yüzyıldan devralınan iktisadi tablodan başlayarak
İkinci Dünya Savaşı’na kadar geçen dönemde dünya siyasetinde söz sahibi büyük
devletlerin durumunu ve Türkiye’de Cumhuriyet’in doğup büyüdüğü yıllarda ülke
ekonomisinin seyrini, yeni devletin sanayileşme ve bağımsızlık arzusuyla ülkedeki
yeniyetme kapitalizmin ibretlik çekişmelerini anlatıyor. Her biri deneme niteliğinde
iç içe geçmiş bu “iktisat öyküleri”nde, dönemin siyasi aktörleri ile tarihin akışını
değiştiren kararlara dair anekdotlar da yer alıyor.
Kitabını hazırlarken takip ettiği yol haritasını “Tarihin malzemesini değerlendirmek
fakat iktisatçı yaklaşımı içinde kalabilmek işin püf noktasıdır” sözleriyle açıklayan
Kuruç, 1920’li ve 1930’lu yılların iktisat dünyasını aydınlatırken, özellikle kapitalizmin
bugününe ve yarınına ışık tutuyor.
Bilsay Kuruç 1935’te İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni ve
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi. 1963’te Ankara Üniversitesi Siyasal
Bilgiler Fakültesi’ne (Mülkiye) asistan olarak girdi. Akademik derece ve unvanlarını
burada aldı. Pittsburgh, Sussex ve Oslo üniversitelerinde çalışmalar yaptı.
1975-77 yılları arasında CHP Araştırma-Planlama Bürosu’nun (Göreme Sokak)
sorumluluğunu üstlendi. 1978-79 yıllarında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarı,
1992-2004 yılları arasında da Merkez Bankası Banka Meclisi Üyesi olarak görev yaptı.
1963’te Sevim (Ekitmen) ile hayatını birleştirdi. Umut ve Ayşegül adında iki kızı vardır.
Kapak görseli: Atatürk, Orman Çiftliği’nde, 1929.
Fotoğraflarla Türkiye Albümü.
A
Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi- TEOS-Yazıtlar, Kültler ve Kentsel Doku NYSA-Çift Yakalı Kent
Büyük Devletler ve Türkiye Haz. Musa Kadıoğlu Haz. Serdar Hakan Öztaner
Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi - Büyük Devletler ve Türkiye.indd 1 24.11.2025 15:36
Bilsay Kuruç 632 sayfa 672 sayfa
624 sayfa ÖZEL DİZİ ÖZEL DİZİ
İNCELEME-ARAŞTIRMA
7
15 Ocak 2026

