Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Months
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
OĞUZHAN AKAY VE GÜLTEKİN EMRE’DEN
‘Biz Bu Şiirleri Süs Olsun Diye Yazmadık’
ey Cemal Süreya, neyin neyin neyin”.
KENTLEŞME, EĞİTİM, GÖÇ, BASİRETSİZ
RIDVAN DANSUK
Şairlerin yürek yangınını görürsünüz
İKTİDARLAR, EHLİYETSİZ SİYASETÇİLER,
bu dizelerde. Yüksek sesle okunsa da slo-
SEVDA ADINA İŞLENEN CİNAYETLER...
SÜS OLMAYAN ŞİİRLER...
gana dönüşüp havada dağılıp kaybolmaz;
Gelin şimdi birlikte çevirelim kitabın sayfalarını
“Birlikte kitap çıkaran şair veya şairler var, vardır. Ama tüm
bir çözüm, kurtuluş umudu taşır.
ve bu süs olmayan şiirlerin bazılarına değinelim:
bir kitabı, 4 ayda, neredeyse gün aşırı şiir yazıp birbirine gön-
Bu kitabı okurken dağ başında ya da
Daha ilk şiirinde izleği belli eder Gültekin Em-
dererek tamamlayan var mıdır? Sanmam!
açıkta arazide yakılan ateşler gibi, bir ya-
re: “Acı hiç eksik olmadı ülkemizin haritasında,
Bu şiirler, 2024 Aralık ayının sonlarına doğru işte böyle baş-
nınız ısınırken üşür diğer yanınız. Bu ne-
köşesinde bucağında/ Kurtulan kurtuldu yılandan
ladı, Berlin’den İstanbul’a e-postayla şiir zinciri kuruldu. Şiir
denle de ismini hak eden bir kitaptır: Biz
çıyandan, kurttan... dondu her şey zamanla”
şiiri doğurdu, besledi.
Bu Şiirleri Süs Olsun Diye Yazmadık.
Yaşanan sorunların üzerinin örtülmesine bir iti-
Bir yandan da 2025’in nisan ayının sonuna uzanan gündemi
razdır “dondu her şey zamanla” ifadesi. Ama şair
izledi. Tarihe tanıklık ettik. Not düştük. Gültekin’le Ankara yıl-
‘MUSTAFA KEMAL’İN YOLU
yüreği dayanır mı?
larında hem birlikte çalışmış hem aynı ideolojiye sahip olan iki
DA UZUN ÖMÜRLÜDÜR NE
Oğuzhan Akay hemen aralar dondurulmak
can dostuz. Ayrı düşsek de hiç gayrı düşmedik. Farklı ve özgün
KADAR BOZSALAR DA YOL
istenenlerin örtüsünü:
olsak da aynı ırmakta yıkadık şiirlerimizi.
GÖSTERİYOR HÂLÂ’
“Gecekondular, gündüz okundular, sabaha
Kitapta birbirini çoğaltan bu şiirlerde umutları, kaygıları,
Süs olsun diye yazılmayan bu şiirler sa-
beklettiler, bizi okuttular tarikatlarda/ .../ Göç
hâlâ süren insanlık ve memleket kavgalarını, halk ozanlarının
dece memleket sorunlarını, kavgalarını
önce bizden başlamadı mı köylerden, sonra komşu
atışmasına selam çakarak, atışmadan çok tamamlamayı seçe-
ele almaz. O azgınlaşan teknolojinin için-
ülkelerden, hep göç ettiler/ .../ İktidar, hep dardı,
rek ve buna şiirleşme adını vererek yaptık.”
de kaybolan insanı da anlatır:
site yönetimleri gibiydi, bar bar konuşurlardı ekranlarda,
Oğuzhan Akay bu satırlarla bir güzel anlatır bu kitabın yazılış
“Hiçiz biz, hiçten gelip beden biçilen, beden bir giysiyken
çözümsüz/ .../ Aşk var mıydı sahiden yoksa bir illüzyon muydu,
öyküsünü ve taşıdığı iletiyi. Gültekin Emre de bir şey eklemez
terk edilen hiçler/ Piçiz biz, hayatın piçleri, sadece aşkı duyup
sevip öldürme oyunu, halklar gibi”.
bu dört dörtlük anlatıma. Zaten kitabın adı da yazılış amacının
yaşamayan piçler, yani şiirler/ Anılarıyla hapsolur ruhlar, san-
Kentleşme, eğitim, göç, basiretsiz iktidarlar, ehliyetsiz siya-
altını çizmektedir: Biz Bu Şiirleri Süs Olsun Diye Yazmadık.
ki bir albümmüş gibi Google’da, salaklıklar/ Ne çok isyanım
setçiler, sevda adına işlenen cinayetler bir film şeridi gibi akar
Gerçekten de okunduğunda görülecektir ki bu şiirler “süs” ol-
olmuştu oysa, ne kadar çok olsa da fark etmedi siri”.
sun diye yazılmamıştır. Doğrudur, yaşamın süse de gereksinimi gözlerinizin önünden. Şairlik bu olsa gerek, sadece dört satır,
Tamam süs için yazılmayan şiirlerde memleket, dünya ve insan-
dört dize serer gözünüzün önüne ülkenin ahvalini.
vardır ve böyle bir işlevi zaman zaman şiirler de yerine getirir.
lık sorunları var var olmasına da bize yön verecek meşale de var.
Kitabın bir yerinde geçmişte bugünün taşlarını döşeyenlere çatılır:
Ancak yaşam sadece süsle geçecek bir süreç değildir ki. Bir
Gelin biz de bu ışığa çevirelim yönümüzü:
“Ah o ‘yetmez ama evet’çiler, burası derin kuyu, çok dertli kuyu”.
de olması gerekip de olmayanlar, oldurulmayanlar vardır. On-
“Bak. Hayallerin, rüyaların dışında da devrim ışıkları yanıp
Bu dizenin hemen altında bir ustaya selam çakılır:
larız yaşam adeta nefes alamaz.
duruyor/ Che yolu gösterir, işte oradan yürünür. Mustafa
“Üstü kalsın ama neyin üstü kalsın/ Hangi çekik gözlü
İşte iki şair, yüreklerine dokunan bu eksikliklere, yanlışlara
Kemal’in yolu da uzun ömürlüdür ne kadar bozsalar da, yakıp
umudun, hangi tükenip duran aşkın, hangi bıçkın fırtınanın/
kendi tarzlarında, didaktik olmayan bir biçimde hem de estetik
yıksalar da yol gösteriyor hâlâ”.
n
kaygıyı es geçmeden birbirlerini besleyerek ve tamamlayarak Hangi sabah baskınlarının, hangi gözleri açık giden
şiirleştirmişlerdir. Bu şiirler acılarla, kaygılarla beraber umu- ölülerin/ Hangi cansız gençliğin, hangi umutsuz geleceğin, Biz Bu Şiirleri Süs Olsun Diye Yazmadık / Oğuzhan
dun da eksik olmadığı keyifli bir yolculuğa çıkaracaktır okuru. hangi aç gecelerin ah ah ah/ Neyin üstü kalsın ey usta, Akay, Gültekin Emre / Lando Yayınları / 115 s. / 2025.
STEPHEN ERIC BRONNER’DEN ‘MODERNİZM BARİKATLARDA’
‘Estetik, Politika, Ütopya’
yacaktı. Doğaya bakışın geleneksel kalıplarını kı- Asıl dikkat çekici durum bu dönem yazının-
A. CELAL BİNZET
ran sanatçı, öngörüsünü bilimsel gelişmelerin eş- da ortaya konan yapıtların birçoğunun egemen
liğinde tuvale aktararak yeni bir anlayışın savu- güçlerce karşılaşmasıdır. Toplumsal politikala-
MAKİNELEŞME ÇAĞI VE EZBER BOZAN
nuculuğunu yaptı.
rın dinamizmi sanatçıların taşıdığı duruşla çe-
20. YÜZYIL!
lişkili konumlara yol açmıştır.
MODERNİZM VE ESTETİK BİR POLİTİKA
20. yüzyıl sanat adına tüm geleneksel değerlerin aşıldığı bir
Öncelikle modernizm kavramına bir ayraç açarak DİREN SANATÇI!
dönem olarak dikkatleri çekiyor.
bilinmesi konusunda ek bilgiye yer vermeliyim: Bunların ötesinde esas fırtına koparacak şey
Doğaldır ki anılan sürece birdenbire gelinmedi. Yapısı gereği
Sözcüğün kökeni 5. yüzyılda Latince ressamların tek tek ya da örgütlü bir şekilde
birbirini tetikleyip, birbirinden etkilenerek devinen zaman için-
Modernus’a dayanıyor. Anılan tarihte resmen yaptıklarıydı. Görsel bir sanat olarak resim dış
de filizlendi yeni anlayış.
Hıristiyan olanların, kendilerini Romalı ve pa- dünya algılanmasını öznel dışavurumlarıyla ge-
Biraz daha öncesine uzanalım. Avrupa ve dünya tarihini kö-
gan geçmişten ayırmak için kullandıkları bir te- leneği sarsacak bir devrim yaratacaktı. En bü-
künden değiştirecek 1789 Fransız Devrimi ile başlayıp 1848 ve
rim olarak dikkati çekiyor. yük sorun da bu noktada yaşanır. Geleneğin
1871’e ve de 1917’ye uzanan olaylar insanlık tarihinde yeni bir
Başka bir deyişle tarihte her dönem kendine
oluşturduğu duvarlar karşısında sanatçılar di-
sayfa açacaktı.
özgü bir modern kavramına sahip. Bu hesaba renmekten geri durmaz.
Makineleşme çağı diyebileceğimiz bu yıllar önceki dönemin
göre öyle sanıldığı gibi yeni bir kavram değil Ekspresyonizm, Dada, Der Blau Reiter (Ma-
bir anlamda durgun, kendi içinde dengeleri olan bir estetik anla-
bu sözcük. Ancak günümüzde, özellikle de 20. vi Süvari), kübizm, fütürizm, sürrealizm ve Rus
yışının yerine bambaşka bir hareketlilik kazandırdı.
yüzyılda avangard ile birlikte anılarak yeni bir avangardı gibi akımlar içinde kümelenen sa-
Yeni çağ, farklı bir üretim modeli yanında toplum yaşamında
estetik politika olarak sanat yazınına girmiş. natçılar tam da bu yüzyılın toplumsal düşünce
yeni ufuklar açtı. Üretimin makineleşmesi ve çalışanların oluş-
üretim sisteminin yarattığı hız kavramına uygun bir şekilde es-
turduğu yeni bir sınıfla birlikte zaman etmeninin ağırlığı gözle
ULUSLARARASI AVANGARDIN DENEYLERİ
ki gelenekten kopuşu simgelediler.
görünür bir şekilde dikkatleri üzerinde topladı.
Konuya ilişkin çağrışımlara Stephen Eric Bronner’in Moder-
Picasso, Kandinski, Dali, Umberto Boccioni, Giacomo Bal-
Kısacası hızlanan bir zaman kavramıyla karşılaşmıştı insan-
nizm Barikatlarda: Estetik, Politika, Ütopya (Çeviren: Ayşe Boren,
la, Tatlin ve Ernst Ludwig Kirchner adları kitapta yer alan sa-
lık. O dingin zamanların erinç içindeki yaşam anları yerine gü-
İletişim Yayınları - Sanathayat Dizisi) başlıklı kitabı neden oldu.
natçılar arasında.
nün bölünmüş aralıklarına yetişme telaşı içinde koşuşturan in-
Kitap, uluslararası avangardın yaşamdan çıkardığı deneyler ışı-
Kuşkusuz, sanatçıların 20. yüzyılda değişen toplumsal sis-
sanları vardı artık.
ğında politik dönüşümlerin ve sanatçının bu eylemler karşısında
temler ve politikalar karşısında kendilerini bir barikat karşısın-
Makinelerin çalışma temposu karşısında insan ona yetişme
takındığı duruşun çözümlemesini yapıyor.
da duyumsamaları boşuna değil. Her dönemde olduğu gibi ama
zorundaydı. Durmadan yenileşen, dönüşen bir dünya karşısında
20. yüzyılda ortaya çıkan bu anlayış yalnızca resim sanatıy-
en çok da bu zamanda belirli güçlerce kuşatılmalarına karşın
sanatçı geride kalmayı düşünemezdi.
la sınırlı kalmamış.
direnişlerini saygıyla anmak gerekiyor.
n
Eskinin kılı kırk yaran biçimleri giderek hızla çırpıştırılmış
Yazın alanı içinde James Joyce, Ezra Pound, Heinrich
biçimlere döndü. Geride kalmak şöyle dursun, sanatın bilimsel
Mann, Robert Musil, Walter Benjamin, Virginia Woolf, Henrik Modernizm Barikatlarda: Estetik, Politika, Ütopya /
ve teknolojik alanlarda öncü bir rol üstlendiği bile söylenebilir. İbsen ve Franz Kafka gibi adları saymakla yetinelim. Elbet mo- Stephen Eric Bronner / Çeviren: Ayşe Boren / İletişim
Modernist anlayış en çok resim sanatında varlığını ortaya ko- dernizmi yalnızca bu adlarla sınırlamak çok yanıltıcı olur. Yayınları - Sanathayat Dizisi / 280 s. / 2025.
5
15 Ocak 2026

