15 Eylül 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 7 EYLÜL 2026 PAZARTESİ 2 olaylar ve görüşler Geleceğin toprağında yeşermek oluşturuldu. AbdULLAh dÖRTLEMEZ Ancak yeni düzen, üzerinde E. Danıştay ÜyEsi, tarihçi, hukukçu yükseleceği toplumun tarihsel Sandığa saygı birikimi, mezhepsel ve etnik ir toplumun geleceği dışarıdan yapısı, siyasal belleği ve kendi ilkesinde birleşmek kurulabilir mi? B iç dinamikleriyle kolayca Kâğıt üzerinde yeni iyasette etik-ahlaki tutum, ufuk bütünleşemedi. kurumlar yaratılabilir, yeni çizgisini karartacak noktada desek Burada mesele, yapılanların Spek de yanlış olmaz. yasalar yapılabilir, yeni bir bütününü doğru ya da yanlış ilan Millet iradesinin sandığa yansıması siyasal düzen tasarlanabilir. Fakat etmek değildir. Daha temel bir hedefinde yara bere içindeyiz: Atanmışlar, bütün bunlar, o toplumun kendi fır döndüler, transferciler derken soru vardır: Bir toplumun geleceği, tarihinden, kültüründen ve ortak ciddi bir kırılma yaşanıyor. Üsküdar o toplumun tarihsel dokusu belleğinden kopuksa gerçekten bir Belediyesi’ndeki süreç, katılımcı yeterince hesaba katılmadan demokrasinin sonuçlarının uygulamasında gelecek kurulmuş olur mu? dışarıdan kurulabilir mi? utanç tablosuna son örneklerden. Belki de gelecek konusunda CHP’li seçilmiş belediye başkanı Sinem gözden kaçırdığımız nokta budur: Yapay gelecek Dedetaş’ın tartışmalı yargı süreçleriyle Gelecek yalnızca tasarlanmaz; Irak deneyimi bu soruya iyimser birlikte tutuklanması, başkanvekilliği yaşanır. Yaşanabilmesi için seçimini kazanamayan iktidarın buna bir cevap vermemizi zorlaştırıyor. itirazı, seçimin yenilenmesine geri de insanın ve toplumun kendi Çünkü bir devletin kurumlarını sayımdayken muhalefetten belediye meclis yaşamıyla bir bağ kurması değiştirmek başka, o kurumların üyelerinin gözaltına alınması, üstüne bir gerekir. yaşayacağı toplumsal zemini de CHP’li bazı üyelerin AKP’ye transferi... şeyi reddetmek anlamına da Bazı gelecekler toprağın içinden olmadığı değildi. Onu düşündüren, oluşturmak başkadır. Adım adım bakınca seçmen iradesine gelmiyor. Toplumlar hiçbir zaman saygı nerede dedirtecek gelişmeler. filizlenen bir fidan gibidir. Kökleri dünyaya yalnızca kullanılacak ve Bir fidanı başka bir iklimden İktidar cephesi CHP’yi butlanla bölerek bütünüyle kendi içine kapalı geçmiştedir; dalları geleceğe düzenlenecek bir kaynak olarak getirip toprağa dikebilirsiniz. muhalefetin etkisini kırma çabasında yaşamaz. Düşünceler, kurumlar, uzanır. Geçmişi tekrarlamaz ama bakmaya başlamamızdı.* Sulayabilir, çevresini son sürat ilerliyor. Atı alan Üsküdar’ı bilim, sanat ve teknoloji toplumlar ondan bütünüyle kopmaz. Değişir, Dağı yalnızca taş ocağı, nehri koruyabilirsiniz. Ama köklerinin geçecekken CHP ve YENİ Parti’nin birlik arasında dolaşır. İnsanlık biraz da dönüşür, yenilenir fakat bunu yalnızca enerji kaynağı, toprağı o toprakla buluşmasını emirle çabası var ama ne yazık ki çok gecikmeli bu alışveriş sayesinde gelişir. bir uzlaşı tablosu olduğu da ortada. kendi yaşamının içinden yapar. yalnızca üretim alanı olarak sağlayamazsınız. İşte “inorganik Konu sadece CHP ve YENİ Parti’nin Mesele, “almak” ve Bazıları ise başka bir iklimden görürsek onların bizimle kurduğu gelecek” derken kastettiğim tam sahiplenmesiyle mi yürütülmeli sorusunun “kopyalamak” arasındaki farkta daha derin ilişkiyi gözden getirilmiş bir ağaç gibidir. Dikilir, da budur; buna yapay gelecek de yanıtı, demokrasiye yaklaşımınız, ortaya çıkar. Bir toplum başka kaçırabiliriz. sulanır, korunur fakat kökleri yeni diyebiliriz. seçmenin oyuna saygınız hatta siyasi bir yerden aldığı düşünceyi Peki, toplumlara da böyle toprağa tutunamaz. Dışarıdan gelen gelecek sorumluluğunuzu göstermeniz açısından önemli olsa gerek. İktidar olanın, kendi gereksinimleriyle yeniden bakabilir miyiz? Bir toplumu, toplumun yaşamında kök sandıkta yenildiği yerleri güçler ayrılığı Doğal değişim yorumlayabiliyor, kendi yaşamına kendi tarihinden ve iç salamaz. Asıl mesele kendi terazisini bozan tutumlarla kendine alma Ben bunlardan ilkine “organik uyarlayabiliyor ve zamanla onu dinamiklerinden bağımsız olarak geçmişine yaslanarak yeniyi politikasının millet iradesine saygıyla nasıl gelecek”, ikincisine “inorganik kendisinin kılabiliyorsa dışarıdan yeniden düzenlenebilecek bir üretebilmek, gerektiğinde bağdaştığını sorgulamak da... gelecek” diyorum. gelen şey artık yabancı olmaktan sistem gibi görmek mümkün geçmişle hesaplaşabilmek Yarın Üsküdar’da seçim var. Bir umut diyelim, bakarsınız olmaz denilen olur; Buradaki “organik” sözcüğü çıkar. Organik değişim biraz da müdür? ve dışarıdan geleni kendi seçilmişlere, sandık iradesine saygıda biyolojik bir anlam taşımıyor. budur; buna doğal değişim de Irak, bu sorunun düşündürücü yaşamında dönüştürebilmektir. iktidarı muhalefeti partiler üstü bir birlik Bir toplumun kendi tarihsel ve diyebiliriz. örneklerinden biridir. 2003'te Çünkü gelecek ithal edilecek bir duruşu sergilenir. kültürel dokusuyla kurduğu ABD öncülüğündeki müdahaleyle mal değildir. Gelecek, köksüz Yeni düzen ve tarihsel sürekliliği anlatıyor. “İnorganik Saddam Hüseyin rejimi devrildi. kurulamaz!... Özelleştirme sevdası! birikim gelecek” ise dışarıdan getirilen Ardından yalnızca iktidar Belki de bugün kendimize Ekonomik krizi söndüremeyen iktidarın çözümü dön dolaş aynı; özelleştirme bir modelin, içine yerleştirildiği Bu düşünce, Alman düşünür değişmedi; devletin kurumları sormamız gereken soru budur: furyası. Bu kez aralarında köprülerin, toplumun kendi dinamikleriyle M. Heidegger'in teknoloji üzerine ve siyasal düzeni de yeniden Geleceğimizi gerçekten kuruyor otoyolların, DSİ’nin değerli arazilerinin yeterince bütünleşememesi sorgulamalarını da anımsatıyor. kurulmaya çalışıldı. Ordu ve muyuz, yoksa başkalarının de olduğu dev satış için düğmeye anlamını taşıyor. Heidegger'in asıl sorusu Baas Partisi tasfiye edildi; yeni hazırladığı geleceklerin içine mi basıldı. Sanayi üretiminde düşüş, Bu ayrım, dışarıdan gelen her teknolojinin iyi ya da kötü olup kurumlar ve yeni bir siyasal yapı yerleşiyoruz? tarım-hayvancılığı dibe vurduran yanlış politikalar, ithalata dayalı sistemin ağırlık kazanması derken iktidar sorun yumağını büyüttükçe büyütüyor. Emek örgütleri ve ekonomistler kritik önemdeki altyapı Cumhuri Yetçi ve hizmetlerinin satışına kırmızı kart çıkarıyor, ağır faturanın yine yurttaşa çıkacağı uyarısı yapıyor. Bu noktada YENİ Parti AtAtür Kçü Ahmet lideri Özel’in ihaleye girecek olanlara yönelik “Almayın, iktidara geldiğimizde kamulaştıracağız” çıkışı ise önemli. Gür Yüz Keten Ci'Yi Yitir DiK Karanlık zihniyete hayır MEB tarikatlara okulları açan uygulamaları sürdürürken geçen hafta da gündeme Ehli Sünnet Âlimler Birliği başkanının akıl tutulması örneği açıklaması geldi. Neymiş, nikâhlanmakla evlenmek farklı eylemlermiş, nikâh akdinin yaşı yokmuş! Sadece onla da sınırlı değil, bir başkası karma eğitime karşı, bir diğeri medreselerin savunucusu! O zaman anayasada yazanı, evrensel çocuk haklarını unutmuşlar demek ki, bize düşen her zaman olduğu gibi hatırlatmak; Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. 1924’te medrese sistemini kaldıran, Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) kanunu, 1926’da Türk kadınının erkeklerle eşit haklara sahip olmasının yolunu açan Medeni Kanun kabul edilmiştir. Taliban benzeri karanlık zihniyetin Atatürk Cumhuriyeti’nde yeri yoktur. Şükran ablamız... Gazetecilik mesleğimizin değerli ALEV COŞKUN üstlendi. büyüğü, çok sevgili Şükran Soner’in, 1938 yılında Çayeli’de Şükran ablamızın kaybını her geçen hmet Güryüz Ketenci, doğan Ketenci, İstanbul daha derinden hissediyoruz. Yüreğimiz Adevrimci kimliğiyle, Üniversitesi Hukuk buruk. Cağaloğlu’ndaki binadan bu özellikle 1960 sonrası Fakültesi’nden mezun yana onun tutku dolu gazeteciliğinin, gençlik hareketi içinde ilkeli duruşunun yol göstericiliğinde hep oldu. Ketenci, 1990’larda yan yanaydık. Şükran ablamız sadece etkin rol oynamış önemli siyasi faaliyetlerde etkin ömrünü emek, demokrasi mücadelesine isimlerden biriydi. O olarak görevler aldı. CHP adayan, ilkeli, aydınlıktan yana güçlü bir dönemde çok önemli bir İstanbul İl Başkanlığı yaptı. kalem değil; umut ve direnişin, dostluk ve gençlik kuruluşu olan 20 ve 22. dönemlerde CHP dayanışmanın, alçakgönüllülüğün sade, Türkiye Milli Talebe sağlam gücünün simgesiydi. Gazeteye İstanbul milletvekili olarak ilk girdiğim andan itibaren meslek Federasyonu (TMTF) Genel görev yaptı. örgütlenmesinin parçası olmamız için bizi Başkanlığı’nı yaptı; ayrıca O, gerçek bir Atatürkçü, yüreklendirendi; haberde tıkandığımız, Türkiye Milli Gençlik gerçek bir cumhuriyetçi kaynağa ulaşmakta zorlandığımız anlarda Teşkilatı Genel Yönetim ve gerçek bir devrimciydi. başvurduğumuz zengin belleğimizdi, dertleştiğimizdi. Cumhuriyet kadını Şükran Kurulu’nda görev aldı ve Yeri doldurulamayacak bu abladan çok şey öğrendik, şimdi onun Türk Devrim Ocakları değerleri ne yazık ki birer meşalesini geleceğe taşıyacağız. Onu çok Genel Başkanlığı’nı birer yitiriyoruz. özlüyoruz. Doç. Dr. Hüner Tuncer, Ege Adaları Hayal br demokrasy boyayıp satmak Usta gazetec Özgen Acar'ın 2019’da Sorunu ktabıyla ülkemzle Yunanstan Cumhuryet gazetesndek Kavşak çn "demokratk olmayan brçok arasında Atatürk dönemnde kurulmuş cumhuryet var" dyenlere karşı Özdemr köşesnde dz olarak yayımladığı bu olan dostane lşkler zedeleyen bu yazılar, ülkemzn cennet köşelernden İnce "Bz lglendren cumhuryetl br sorunu, tarhsel ve uluslararası hukuka demokras" dyor ve 1923 Cumhuryet'ne br olan Bodrum'un 5000 yıllık tarhn, dayanan br perspektf çnde ele alarak, zaman çndek gelşmn ve dönüşümü- karşı kurulan tuzakları bozuyor. ler sürülen savların hanglernn nü kapsamlı br şeklde özetlyor. gerçeğ daha çok yansıttığını açıklığa kavuşturmaya çalışmıştır. Ktap okuduğunuzu blyoruz. 13,5x20,5- 115 sayfa- İnceleme 13,5x21 – 104 sayfa- Gez 13,5x21- 184 sayfa- Syas Yazılar
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear