Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
l l l
Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer
İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına
l
Reklam Genel Müdürü
l l
Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan l
Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş.
ALEV COŞKUN
l Evsun Sinem Alkan Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok
Fotoğraf: Uğur Demir
l
8 HAZİRAN 2026 SAYI: 36766 Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83. Ankara : İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay.
l
Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe
Reklam Yönetimi: Yenigün
l
ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım
Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen
Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel
Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST.
l
Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64
Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs
l
Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25. Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım
Hakan Akarsu
e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611
Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat)
Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.),
Yazıişleri Müdürleri
l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş.
Faks: (0212) 251 98 68
Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur,
Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3
Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma-
Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr
Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak
dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir.
Diktatörlük karşıtı aydın, Brezilyalı yönetmen Lúcia Murat, Ankara’daydı
Direnişin öyküleri
u aralar Ankara
semalarında beklenmedik
Bbir duygusal ve
Saksafon
entelektüel yoğunluk,
sanatçısı Igor Butman
coşkulu bir direniş enerjisi
sürpriz yaparak Kenan
Doğulu’ya eşlik etti.
hissettiyseniz, sebebi belli: 29.
Uçan Süpürge Uluslararası
Kadın
KONUK Filmleri
Kenan Doğulu ile başlangıç
YAZAR
Festivali,
KENAN Doğulu, caz Odman, trompette Şenova
kente
ESIN
müzisyenleriyle birlikte Ülker, saksafonda Engin
KÜÇÜKTEPEPINAR kelimenin
hazırladığı pop caz projesi Recepoğulları, trombonda
tam
“İhtimaller” ile Akra Caz Bulut Gülen ve gitarda Sarp
anlamıyla “yaşayan bir efsane”
Festivali’nin açılışını yaptı. Maden eşlik etti.
indirdi. Ankara Brezilya
Yekta Kopan’ın geleneksel Festivalde konser veren
Konsolosluğu’nun katkılarıyla
açılış konuşmasının ardından saksafon sanatçısı Igor
benzersiz bir sinemacı, Lúcia
Kenan Doğulu’nun sevilen Butman da sürpriz yaparak
Murat üç filmiyle geldi.
besteleri, cazın özgün diliyle konserde Kenan Doğulu
Festivalden “başarı ödülü”
Günün sonunda hepimizin
yeniden yorumlanarak Akra sahnesine konuk oldu.
‘BANA ANLATILAN ANILAR’ VE
alan Lúcia Murat’ın üç de filmi
Caz Festivali sahnesinde Butman ile Doğulu birlikte payına düşen o tanıdık keder
izleyiciyle buluştu.
izleyiciyle buluştu. Projede “Laverne Walk” şarkısını BİTMEYEN TÜRKİYE SİMÜLASYONU
biçimleriyle nasıl baş ettiğimiz,
sanatçıya piyanoda Ercüment seslendirdi. Festival, 20
sinemanın da sinemacının
Lúcia Murat’ı dinlerken
Orkut, basta Ozan Musluoğlu, Haziran’a kadar devam Festivalde yer alan üç
Olhar Estrangeiro (Yabancı
da en temel sınavıdır malum.
hepimizin ülke
davulda Mehmet İkiz ve Ferit edecek.
filminden, “Yaşadığını Görmek
Bakışı) belgeseliyle Brezilyalı
Ankara Kült Kavaklıdere
travmalarına tanıdık
Ne Güzel” (Que Bom Te Ver
kadınların cinselliği üzerinden
sahnesine çıkan 77 yaşındaki
gelen o makus talihe
muratbeser034@gmail.com
Biva, 1989) kadınlara yapılan
yaratılan o mutlu fantezi
Murat, yakın tarihin en
karşı sinemasal bir
işkenceleri, tecavüzleri ve
illüzyonunu darmadağın
seansa oturmuş gibi
karanlık dönemlerinden
gözaltındaki kayboluşları
etmiş... “Kızgın ve öfkeliydim”
hissedebilirsiniz.
birinden sağ çıkmayı başardığı
Neşe Alkan ‘Dilo Dilo Yaylalar /
anlatıyor. Bir arkadaşıyla
derken bile sakin ve zarif.
Dile kolay; askeri
gibi geçmişin yaralarını
karşılaştığında söylenen cümle
Yine de insanlık tarihi kadar diktatörlüğün en zifiri
sanata dönüştürmüş bir bilge
Kaçma Güzel’ (Şahinler Plak / Nira Plak)
karanlığında dört yıl
filme adını vermiş. Belgesel eski o cevapsız soru Lúcia’nın
adeta. Festivalin program
hapis yatmış, işkencenin
ÇAPA semtinin tarafından master’ı olarak başlamış ama yetmemiş:
da yakasını bırakmıyor: “Orta
direktörü Alin Taşçıyan’ın
her türlüsünü görmüş
ara sokakların- yapılan 45’lik, açı-
“Söyleşileri insanların
sınıftan gelen, iyi eğitimli bir
moderatörlüğünde düzenlenen
ama pes etmek yerine
dan birindeki Nira lır kapakla özel renk-
gerçekte neler yaşandığını
ailenin çocuğuydum. Daha iyi
Ustalık Sınıfı’ndan film
kamerayı bir “sessizliği
Plak’ın sahibi Rah- li baskısıyla görücü-
tüm çıplaklığıyla anlaması için
bir dünya için başkaldırdık.
gösterimleri sonrası sohbetlere,
yırtma aparatı” olarak
mi Sevinç, müzik ye çıktı.
koydum. Kurbanların sesini
Ve dehşeti yaşadık. Bir insan,
hayranlıkla peşinden kullanmayı seçmiş.
esnafı camiasının Neşe Alkan’a ge-
duyurmak istedim ama bu
bir diğerine bu kötülüğü nasıl
Festivalde yer alan,
ayrılmadığım yönetmen, her
en nahif ve sevimli lecek olursak... Yet-
yaşadığım dehşeti yeterince
yapabilir? Hâlâ anlamıyorum.”
kaybedilmiş devrim
simalarından biri- mişli yıllarda “poli-
şeye karşın umutlu. Yeni filmi
anlatamıyordu. İçimdeki o
mücadelelerinin şahane
dir. Geçenlerde ilk sin karısı” diye rek-
için çalışması tabii ki buna
Gençlere tavsiye
müthiş isyanı ifade edebilmek
bir hesaplaşması olan
plak yapımı macerası olarak lamı yapılarak tanıtılmış, ay-
yanıt ama yine de ısrarla
Sosyal adaletsizliğin
için kurmacaya da sığındım” filminin finalindeki o
1000 adet bastırdığı (bir yü- rıca sinemada da boy göster-
soruyorum ve gezegen baş
altını çizerken genç enerjiyi “Biz buradayız, devam
diyor. Yönetmen, yaşadığı
zünde Dilo Dilo Yaylalar, diğe- miş sarışın ve şuh imajıyla dik-
aşağı giderken dahi “Umut
edeceğiz” diyen genç
her zaman baştacı eden
rinde Kaçma Güzel adlı ano- kat çekmişti. 45’likler sonra-
acının ve sinemasal arayışın
direnişin bir yolu” yanıtını
kuşak, seyirciyi alt üst
nim eserlerin yorumlarının yer sında tek albümünü doldur- yönetmenin, öğretmenlerin
ne kadar evrensel bir karşılığı
alıyorum. Latin Amerika’nın
etmeye yetti. Zira film,
aldığı) Neşe Alkan 45’liği ise duğu 1983 yılında Hey Dergi-
sefalet ücretlerine karşın
oldugunu ilk kez uluslararası
en uzun diktatörlüklerinden adeta bizim gibi “daha
onun bir arkadaşından satın si okurlarınca yapılan yılın en
yaşamlarını çocuklara adadığı
festivallere gittiğinde fark
iyi bir dünya ararken
biri olan Brezilya askeri
almaya çalışıp da ikna edeme- iyileri oylamasında altıncı ol-
Hora do Recreio (Oyun Vakti)
etmiş.
sürekli duvara toslayan”
diği şeklindeki hikâyenin ürü- muştu. Gazinolar döneminde rejimini (1964-1985) gündeme
filmindeki o dinamizm, aslında
ülkelerin aynısı, adeta bir
nü. 1975 yılında Zafer Dilek ta- popa yakın bir alaturka tarzını
getiren Oscar adayı “Gizli
Oryantalizme tepki
sinemasının da özeti. Günün
Türkiye simülasyonu.
rafından düzenlenen parça- benimsemiş muazzam bir yo-
Ajan” (2025) ve Oscarlı
Diktatörlük sonrasında
sonunda genç sinemacılara ve
Peki, tüm bu badirelere,
lar, Şahinler Plak etiketiyle ba- rumcuydu ama tam büyük çı-
“Hâlâ Buradayım” (2024)
bir süre televizyonda da
aktivistlere verdiği tavsiye ise
eski başbakan Bolsonaro
sılmış, Sakar Şakir başta ol- kış yapacak zannedilirken mü-
filmleri son dönem baştacı
çalışan Murat için sineması
açık: “Kendinize ve fikirlerinize gibi yakın geçmişte
mak üzere Yeşilçam filmlerin- zik dünyasını erkenden terk
edilirken onların öncüleri
toplumsal bir yüzleşme aracı. sanatı fonlamayarak
inanmalısınız! Vazgeçmeyin!
de kullanılmasıyla ünlenmiş- etmişti. O yüzden de bu plak
Lúcia Murat’ın hatırlanması
yok etmeye çalışan sağcı
ti. Şimdi Cüneyt Yalçın Nacar kesinlikle koleksiyonluk... Murat’ın sinemasında hiçbir Yol boyunca karşınıza çokça
elzemdi zaten: “İyi ki varlar.
iktidarlara rağmen hâlâ
film havadan düşmüyor, her ‘hayır’ çıkacak. Bu ‘hayır’larla
nasıl bu kadar umutlu
Benim filmlerim onlar gibi
Sanem ‘Kız Solgundu’ (Nocturne)
yapıt bir öncekinin içinden, baş etmeyi ve yıkılmamayı
olabiliyor? Lúcia Murat,
milyonlarca kişiye ulaşamadı
adeta küllerinden doğuyor. öğrenmelisiniz. Ama asıl
“KIZ Solgundu” albü- sa da söylemek
o meşhur, içimizi ısıtan
tabii ama yaşananları dünyaya
Siyasi mahkûmluk, devrim önemli olan, hayatınız boyunca
münün mevsimi ka- istedikleri konu-
geniş gülümsemesiyle
hatırlatmaları çok önemli”
idealleri ve yoldaşlık bağları o tek bir ‘evet’i alabilmek için
rakış, zamanı gecenin sunda kifayet-
filmin finalinden söz
diyor.
derken sinemasını toplumsal sonuna kadar çabalamak.”
karanlığı, sahibi ise siz ya da belirsiz
açıyor. Polyannacılık değil,
Üstelik Latin Amerika’nın
duygusal bir yüzleşme değil. Sözler bi- bir yüzleşme arenasına Gençlerin apolitik birer tüketici
direniş. Filmdeki “mikro
en uzun diktatörlüklerinden
yolculuğunun sonu- zi karanlık ve kı-
çeviriyor. Tabii bu sırada gibi algılanmasına da karşı:
devrimler” yani küçük ama
cunu satırlara ve no- rılgan bir atmos- biri olan Brezilya askeri
“egzotik, sıcak, şen şakrak “Hayalleri ve idealleri olan bir köklü değişim hareketleri,
talara aktaran Sanem ferin içine çe-
rejimi (1964-1985) döneminde
gençliğe her zaman bir acil
Brezilya” imajı satmaya çalışan gençlik var, her türlü engele
(Ersoy Öztürk). Düzenleme, kerken müzikler kusursuz bir
işkencelere maruz kalmasına çıkış planı sunuyor.
oryantalist kafalarla dalga
karşın daha iyi bir hayatı hak
çalgılar ve yapımcılık görevini uyum içinde yankılanıyor. Ge-
geçmeyi de ihmal etmiyor.
karşın. ediyorlar”
üstlenen müzisyen ise Kargo leceği geçmişle hesaplaşarak
topluluğundan tanıdığımız gi- var etmenin uğraşısı olarak
tarcı Selim Öztürk. bir hikâye anlatıcısının eseri
Muammer Sun Korosu’ndan konser
Tevfik Fikret anılıyor
10 şarkıdan oluşan bu al- bu. Bir müzik projesinden bel-
büm, adım adım oluşturul- ki de daha fazlası; bu manada
GALATASARAYLILAR Derneği’nin ANKARA’DA Korosu’nu
muş. Şarkılar belli aralıklarla albümü bir kara roman olarak
geleneksel pilav günü etkinlikleri bulunan ağırlıyor.
üçer üçer ve üç EP halinde di- okumak da yanlış olmaz.
kapsamında düzenlenen “Ressam ve Müze Konser,
jital platformlara yüklenmiş. Indie-dark-gothic ve alter-
Şair Tevfik Fikret” sergisi, Galatasaray Evliyagil, şef Atilla
Ardından hepsi bir araya ge- natif rock başlıklarına sığdır-
Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. 13 Haziran Çağdaş Değer
tirilmiş ve “Gizlice” adını taşı- mak mümkün bu ilk albüm
Tevfik Fikret’in sanatçı kimliğini farklı Cumartesi yönetiminde
yan şarkı da eklenince 10 şar- çalışmasını. Hatta içindekiler
yönleriyle ele alan serginin düzenleyiciliğini günü saat dinleyicileriyle
kılık bir albüm formatına ka- ileride yeniden ele alınıp geliş-
Cenk Tıkız üstlendi. Yakın tarihte Reha 19.30’da buluşuyor.
vuşturulmuş. tirilmeye, uzun uzun progre-
Bilge imzasıyla yayımlanan “Ressam ve Şair Türkiye’nin Konserde
Şarkılar çok kısa (toplam sif eserlere dönüştürülmeye
Tevfik Fikret” kitabının esin kaynağı olduğu önemli çağdaş bestecilerinden topluluk, çoksesli koro
10 şarkı sadece 21 dakika) ol- uygun besteler.
sergi yaz boyunca Galatasaray Müzesi’nde Muammer Sun’un ismini repertuvarından seçkiler
ziyaret edilebilecek. l İHA alan MÜZED Muammer Sun sunacak.
000 yılında katıldığı bir çarpıcı ölçüde değiştirdiğini kanıtlayan insanların doğadaki rolüne, hatta ve hatta Nereye? Bir Çağ Bitiyor, Paradigma
konferansta, meslektaşlarının pek çok bulguya ulaşıldığını belirten insan olmanın ne anlama geldiğine dair Değişiyor” adlı kitabıyla ilgili Gamze
2içinde bulunulan dönemi hâlâ Ellis, daha sonra kitapta bu değişim hem çok eski dünya görüşleriyle hem
Akdemir’le Cumhuriyet Kitap’ta
ve dönüşümün günümüze kadar gelen
Holosen diye adlandırmakta ısrar de güncel tartışmalarla iç içe geçmesi
yaptığı söyleşide tam da bu anlam
etmelerine tepki gösteren Nobel farklı evrelerini ele alıyor. şaşırtıcı olmasa gerek.”
meselesine parmak basıyor: “İletişim
ödüllü atmosfer kimyacısı Paul Gerçekten de Antroposen kavramının
çağının inanılmaz hızı anlamı aşındırdı,
Köken anlatıları
Crutzen, artık o dönemin geride kullanıldığı jeolojik devir bağlamının
merakı köreltti ve insanı yalnızlaştırdı.
Yazarın ortaya attığı önemli
kaldığını vurgulayarak “Antroposen epey ötesine geçen toplumsal ve
Bugün asıl kriz teknoloji değil, anlam
sorulardan biri de normalde sadece
çağındayız!” dedi. kültürel bir içeriği de yüklenmeye
krizi.”
uzmanları ilgilendirmesi gereken böyle
Antroposen çağı
Holosen yaklaşık 12 bin yıl önce son başladığı anlaşılıyor. Belki bunun bir
Ellis’in kitabına dönecek olursam,
bir jeoloji teriminin neden bir anda
buzul çağının sona ermesiyle başlayan nedeni de geçmişle gelecek arasında
“Antroposen” teriminin kullanılmasına
bu yana insanların Dünya’yı yeniden
akademi dünyasında hararetli bir
ve günümüze kadar devam ettiği, en sıkışmış kaotik bir şimdiki zamanda
yönelik eleştirileri de sıralayan yazar
şekillendirdikleri saptaması yatıyordu. tartışmaya ve dünya çapında popüler bir
azından Crutzen’in bu çıkışına kadar, yaşıyor olmamız. Geçmişten gelen
daha sonra şöyle diyor: “Bununla
Yaklaşık 13 yıl sonra, 2013’te arkeolog olguya dönüştüğü. Bu sorunun yanıtını
kabul edilen jeolojik evredir. Holosen, değerler bütünü dağılırken geleceğin
birlikte Antroposen’e dair belki de en
Bruce Smith ve Melinda Zeder, bulabilmek için zamanın başlangıcından
antik Yunancadaki “holos” (tamamen) nereye doğru evrileceğini bilemiyoruz.
çok rağbet gören yorum, Dünya’nın
“Anthropocene” dergisinde yayımlanan bu yana anlatılan köken hikâyelerine
ve “kainos” (yeni) sözcüklerinden Bilimkurgu yapıtlarının distopik
sistemsel işleyişinde insan kaynaklı ve
makalelerinde, “İnsan tam olarak bakmak gerektiğini vurgulayan
türetilmiştir. İnsan uygarlığının dünyasının bir gerçeklik haline gelme
felaket niteliğinde bir kaymadır.”
ne zaman dünyada çevre üzerinde Ellis şöyle diyor: “Tarih öncesinden
yükselişine olanak sağlayan istikrarlı olasılığı ve şimdiki zamanı kaplayan
Paul Klee’nin “Tarih Meleği”
hâkimiyet kurdu” sorusunu sordular. günümüze kadar, insanın Dünya üzerinde
iklim dönemi diye de nitelenmektedir. sis içinde geleceğin belirsizleşmesi
tablosunu yorumlayan Walter
Ellis’in ifadesiyle, “Böylece Crutzen’in ortaya çıkışını açıklamaya yönelik anlatılar
insanın rolüne ve insan olmanın ne
İnsan dünyayı değiştirdi Benjamin’i veya Heiner Müller’in
seferberlik çağrısından on yılı aşkın yoluyla insanın doğadaki rolü tekrar
anlama geldiğine, hatta genelde anlamın
tarihe bakışını da çağrıştırıyor bu
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın zaman sonra arkeologlar da Antroposen’i tekrar tanımlandı (...) Antroposen kavramı
kendisine dair güncel tartışmaların içine
yorum: Tarih Meleği’nin yüzü geçmişe
Kılavuz dizisinden çıkan, Erle C. Ellis’in tanımlamak için ilk girişimde bulundular.” perspektifimizi daha da köklü bir şekilde
taşıyor Antroposen terimini.
dönüktür çünkü biz tarihi bir ilerleme
yazdığı, Hayrullah Doğan’ın dilimize Arkeologların yıllar süren araştırmaları değiştirmemizi gerektiriyor. Jeologlar ve
Peki şimdi nereye?
kazandırdığı “Antroposen” adlı kitaptan başka uzmanlar Antroposen’e resmiyet zinciri gibi görürken o orada insan
sonucunda, insanın aslında Holosen’den
aktardığım Crutzen’in bu karşı çıkışının de önce, buzul çağından itibaren kazandırmayı amaçlayan çeşitli önerileri Özlem Yüzak, Cumhuriyet elinin ürünü olan koskoca bir felaket
altında, Holosen’in başlangıcından savunur ya da eleştirirken bu çabaların
dünyanın her yerindeki karasal çevreleri Kitapları’ndan çıkan “Peki Şimdi ve yıkım görür sadece.

