22 Haziran 2026 Pazartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
l l l Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına l Reklam Genel Müdürü l l Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan l Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. ALEV COŞKUN l Evsun Sinem Alkan Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Fotoğraf: Uğur Demir l 8 HAZİRAN 2026 SAYI: 36766 Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83. Ankara : İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. l Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe Reklam Yönetimi: Yenigün l ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST. l Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs l Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25. Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Hakan Akarsu e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611 Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.), Yazıişleri Müdürleri l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Faks: (0212) 251 98 68 Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur, Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3 Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma- Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir. Diktatörlük karşıtı aydın, Brezilyalı yönetmen Lúcia Murat, Ankara’daydı Direnişin öyküleri u aralar Ankara semalarında beklenmedik Bbir duygusal ve Saksafon entelektüel yoğunluk, sanatçısı Igor Butman coşkulu bir direniş enerjisi sürpriz yaparak Kenan Doğulu’ya eşlik etti. hissettiyseniz, sebebi belli: 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın KONUK Filmleri Kenan Doğulu ile başlangıç YAZAR Festivali, KENAN Doğulu, caz Odman, trompette Şenova kente ESIN müzisyenleriyle birlikte Ülker, saksafonda Engin KÜÇÜKTEPEPINAR kelimenin hazırladığı pop caz projesi Recepoğulları, trombonda tam “İhtimaller” ile Akra Caz Bulut Gülen ve gitarda Sarp anlamıyla “yaşayan bir efsane” Festivali’nin açılışını yaptı. Maden eşlik etti. indirdi. Ankara Brezilya Yekta Kopan’ın geleneksel Festivalde konser veren Konsolosluğu’nun katkılarıyla açılış konuşmasının ardından saksafon sanatçısı Igor benzersiz bir sinemacı, Lúcia Kenan Doğulu’nun sevilen Butman da sürpriz yaparak Murat üç filmiyle geldi. besteleri, cazın özgün diliyle konserde Kenan Doğulu Festivalden “başarı ödülü” Günün sonunda hepimizin yeniden yorumlanarak Akra sahnesine konuk oldu. ‘BANA ANLATILAN ANILAR’ VE alan Lúcia Murat’ın üç de filmi Caz Festivali sahnesinde Butman ile Doğulu birlikte payına düşen o tanıdık keder izleyiciyle buluştu. izleyiciyle buluştu. Projede “Laverne Walk” şarkısını BİTMEYEN TÜRKİYE SİMÜLASYONU biçimleriyle nasıl baş ettiğimiz, sanatçıya piyanoda Ercüment seslendirdi. Festival, 20 sinemanın da sinemacının Lúcia Murat’ı dinlerken Orkut, basta Ozan Musluoğlu, Haziran’a kadar devam Festivalde yer alan üç Olhar Estrangeiro (Yabancı da en temel sınavıdır malum. hepimizin ülke davulda Mehmet İkiz ve Ferit edecek. filminden, “Yaşadığını Görmek Bakışı) belgeseliyle Brezilyalı Ankara Kült Kavaklıdere travmalarına tanıdık Ne Güzel” (Que Bom Te Ver kadınların cinselliği üzerinden sahnesine çıkan 77 yaşındaki gelen o makus talihe muratbeser034@gmail.com Biva, 1989) kadınlara yapılan yaratılan o mutlu fantezi Murat, yakın tarihin en karşı sinemasal bir işkenceleri, tecavüzleri ve illüzyonunu darmadağın seansa oturmuş gibi karanlık dönemlerinden gözaltındaki kayboluşları etmiş... “Kızgın ve öfkeliydim” hissedebilirsiniz. birinden sağ çıkmayı başardığı Neşe Alkan ‘Dilo Dilo Yaylalar / anlatıyor. Bir arkadaşıyla derken bile sakin ve zarif. Dile kolay; askeri gibi geçmişin yaralarını karşılaştığında söylenen cümle Yine de insanlık tarihi kadar diktatörlüğün en zifiri sanata dönüştürmüş bir bilge Kaçma Güzel’ (Şahinler Plak / Nira Plak) karanlığında dört yıl filme adını vermiş. Belgesel eski o cevapsız soru Lúcia’nın adeta. Festivalin program hapis yatmış, işkencenin ÇAPA semtinin tarafından master’ı olarak başlamış ama yetmemiş: da yakasını bırakmıyor: “Orta direktörü Alin Taşçıyan’ın her türlüsünü görmüş ara sokakların- yapılan 45’lik, açı- “Söyleşileri insanların sınıftan gelen, iyi eğitimli bir moderatörlüğünde düzenlenen ama pes etmek yerine dan birindeki Nira lır kapakla özel renk- gerçekte neler yaşandığını ailenin çocuğuydum. Daha iyi Ustalık Sınıfı’ndan film kamerayı bir “sessizliği Plak’ın sahibi Rah- li baskısıyla görücü- tüm çıplaklığıyla anlaması için bir dünya için başkaldırdık. gösterimleri sonrası sohbetlere, yırtma aparatı” olarak mi Sevinç, müzik ye çıktı. koydum. Kurbanların sesini Ve dehşeti yaşadık. Bir insan, hayranlıkla peşinden kullanmayı seçmiş. esnafı camiasının Neşe Alkan’a ge- duyurmak istedim ama bu bir diğerine bu kötülüğü nasıl Festivalde yer alan, ayrılmadığım yönetmen, her en nahif ve sevimli lecek olursak... Yet- yaşadığım dehşeti yeterince yapabilir? Hâlâ anlamıyorum.” kaybedilmiş devrim simalarından biri- mişli yıllarda “poli- şeye karşın umutlu. Yeni filmi anlatamıyordu. İçimdeki o mücadelelerinin şahane dir. Geçenlerde ilk sin karısı” diye rek- için çalışması tabii ki buna Gençlere tavsiye müthiş isyanı ifade edebilmek bir hesaplaşması olan plak yapımı macerası olarak lamı yapılarak tanıtılmış, ay- yanıt ama yine de ısrarla Sosyal adaletsizliğin için kurmacaya da sığındım” filminin finalindeki o 1000 adet bastırdığı (bir yü- rıca sinemada da boy göster- soruyorum ve gezegen baş altını çizerken genç enerjiyi “Biz buradayız, devam diyor. Yönetmen, yaşadığı zünde Dilo Dilo Yaylalar, diğe- miş sarışın ve şuh imajıyla dik- aşağı giderken dahi “Umut edeceğiz” diyen genç her zaman baştacı eden rinde Kaçma Güzel adlı ano- kat çekmişti. 45’likler sonra- acının ve sinemasal arayışın direnişin bir yolu” yanıtını kuşak, seyirciyi alt üst nim eserlerin yorumlarının yer sında tek albümünü doldur- yönetmenin, öğretmenlerin ne kadar evrensel bir karşılığı alıyorum. Latin Amerika’nın etmeye yetti. Zira film, aldığı) Neşe Alkan 45’liği ise duğu 1983 yılında Hey Dergi- sefalet ücretlerine karşın oldugunu ilk kez uluslararası en uzun diktatörlüklerinden adeta bizim gibi “daha onun bir arkadaşından satın si okurlarınca yapılan yılın en yaşamlarını çocuklara adadığı festivallere gittiğinde fark iyi bir dünya ararken biri olan Brezilya askeri almaya çalışıp da ikna edeme- iyileri oylamasında altıncı ol- Hora do Recreio (Oyun Vakti) etmiş. sürekli duvara toslayan” diği şeklindeki hikâyenin ürü- muştu. Gazinolar döneminde rejimini (1964-1985) gündeme filmindeki o dinamizm, aslında ülkelerin aynısı, adeta bir nü. 1975 yılında Zafer Dilek ta- popa yakın bir alaturka tarzını getiren Oscar adayı “Gizli Oryantalizme tepki sinemasının da özeti. Günün Türkiye simülasyonu. rafından düzenlenen parça- benimsemiş muazzam bir yo- Ajan” (2025) ve Oscarlı Diktatörlük sonrasında sonunda genç sinemacılara ve Peki, tüm bu badirelere, lar, Şahinler Plak etiketiyle ba- rumcuydu ama tam büyük çı- “Hâlâ Buradayım” (2024) bir süre televizyonda da aktivistlere verdiği tavsiye ise eski başbakan Bolsonaro sılmış, Sakar Şakir başta ol- kış yapacak zannedilirken mü- filmleri son dönem baştacı çalışan Murat için sineması açık: “Kendinize ve fikirlerinize gibi yakın geçmişte mak üzere Yeşilçam filmlerin- zik dünyasını erkenden terk edilirken onların öncüleri toplumsal bir yüzleşme aracı. sanatı fonlamayarak inanmalısınız! Vazgeçmeyin! de kullanılmasıyla ünlenmiş- etmişti. O yüzden de bu plak Lúcia Murat’ın hatırlanması yok etmeye çalışan sağcı ti. Şimdi Cüneyt Yalçın Nacar kesinlikle koleksiyonluk... Murat’ın sinemasında hiçbir Yol boyunca karşınıza çokça elzemdi zaten: “İyi ki varlar. iktidarlara rağmen hâlâ film havadan düşmüyor, her ‘hayır’ çıkacak. Bu ‘hayır’larla nasıl bu kadar umutlu Benim filmlerim onlar gibi Sanem ‘Kız Solgundu’ (Nocturne) yapıt bir öncekinin içinden, baş etmeyi ve yıkılmamayı olabiliyor? Lúcia Murat, milyonlarca kişiye ulaşamadı adeta küllerinden doğuyor. öğrenmelisiniz. Ama asıl “KIZ Solgundu” albü- sa da söylemek o meşhur, içimizi ısıtan tabii ama yaşananları dünyaya Siyasi mahkûmluk, devrim önemli olan, hayatınız boyunca münün mevsimi ka- istedikleri konu- geniş gülümsemesiyle hatırlatmaları çok önemli” idealleri ve yoldaşlık bağları o tek bir ‘evet’i alabilmek için rakış, zamanı gecenin sunda kifayet- filmin finalinden söz diyor. derken sinemasını toplumsal sonuna kadar çabalamak.” karanlığı, sahibi ise siz ya da belirsiz açıyor. Polyannacılık değil, Üstelik Latin Amerika’nın duygusal bir yüzleşme değil. Sözler bi- bir yüzleşme arenasına Gençlerin apolitik birer tüketici direniş. Filmdeki “mikro en uzun diktatörlüklerinden yolculuğunun sonu- zi karanlık ve kı- çeviriyor. Tabii bu sırada gibi algılanmasına da karşı: devrimler” yani küçük ama cunu satırlara ve no- rılgan bir atmos- biri olan Brezilya askeri “egzotik, sıcak, şen şakrak “Hayalleri ve idealleri olan bir köklü değişim hareketleri, talara aktaran Sanem ferin içine çe- rejimi (1964-1985) döneminde gençliğe her zaman bir acil Brezilya” imajı satmaya çalışan gençlik var, her türlü engele (Ersoy Öztürk). Düzenleme, kerken müzikler kusursuz bir işkencelere maruz kalmasına çıkış planı sunuyor. oryantalist kafalarla dalga karşın daha iyi bir hayatı hak çalgılar ve yapımcılık görevini uyum içinde yankılanıyor. Ge- geçmeyi de ihmal etmiyor. karşın. ediyorlar” üstlenen müzisyen ise Kargo leceği geçmişle hesaplaşarak topluluğundan tanıdığımız gi- var etmenin uğraşısı olarak tarcı Selim Öztürk. bir hikâye anlatıcısının eseri Muammer Sun Korosu’ndan konser Tevfik Fikret anılıyor 10 şarkıdan oluşan bu al- bu. Bir müzik projesinden bel- büm, adım adım oluşturul- ki de daha fazlası; bu manada GALATASARAYLILAR Derneği’nin ANKARA’DA Korosu’nu muş. Şarkılar belli aralıklarla albümü bir kara roman olarak geleneksel pilav günü etkinlikleri bulunan ağırlıyor. üçer üçer ve üç EP halinde di- okumak da yanlış olmaz. kapsamında düzenlenen “Ressam ve Müze Konser, jital platformlara yüklenmiş. Indie-dark-gothic ve alter- Şair Tevfik Fikret” sergisi, Galatasaray Evliyagil, şef Atilla Ardından hepsi bir araya ge- natif rock başlıklarına sığdır- Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. 13 Haziran Çağdaş Değer tirilmiş ve “Gizlice” adını taşı- mak mümkün bu ilk albüm Tevfik Fikret’in sanatçı kimliğini farklı Cumartesi yönetiminde yan şarkı da eklenince 10 şar- çalışmasını. Hatta içindekiler yönleriyle ele alan serginin düzenleyiciliğini günü saat dinleyicileriyle kılık bir albüm formatına ka- ileride yeniden ele alınıp geliş- Cenk Tıkız üstlendi. Yakın tarihte Reha 19.30’da buluşuyor. vuşturulmuş. tirilmeye, uzun uzun progre- Bilge imzasıyla yayımlanan “Ressam ve Şair Türkiye’nin Konserde Şarkılar çok kısa (toplam sif eserlere dönüştürülmeye Tevfik Fikret” kitabının esin kaynağı olduğu önemli çağdaş bestecilerinden topluluk, çoksesli koro 10 şarkı sadece 21 dakika) ol- uygun besteler. sergi yaz boyunca Galatasaray Müzesi’nde Muammer Sun’un ismini repertuvarından seçkiler ziyaret edilebilecek. l İHA alan MÜZED Muammer Sun sunacak. 000 yılında katıldığı bir çarpıcı ölçüde değiştirdiğini kanıtlayan insanların doğadaki rolüne, hatta ve hatta Nereye? Bir Çağ Bitiyor, Paradigma konferansta, meslektaşlarının pek çok bulguya ulaşıldığını belirten insan olmanın ne anlama geldiğine dair Değişiyor” adlı kitabıyla ilgili Gamze 2içinde bulunulan dönemi hâlâ Ellis, daha sonra kitapta bu değişim hem çok eski dünya görüşleriyle hem Akdemir’le Cumhuriyet Kitap’ta ve dönüşümün günümüze kadar gelen Holosen diye adlandırmakta ısrar de güncel tartışmalarla iç içe geçmesi yaptığı söyleşide tam da bu anlam etmelerine tepki gösteren Nobel farklı evrelerini ele alıyor. şaşırtıcı olmasa gerek.” meselesine parmak basıyor: “İletişim ödüllü atmosfer kimyacısı Paul Gerçekten de Antroposen kavramının çağının inanılmaz hızı anlamı aşındırdı, Köken anlatıları Crutzen, artık o dönemin geride kullanıldığı jeolojik devir bağlamının merakı köreltti ve insanı yalnızlaştırdı. Yazarın ortaya attığı önemli kaldığını vurgulayarak “Antroposen epey ötesine geçen toplumsal ve Bugün asıl kriz teknoloji değil, anlam sorulardan biri de normalde sadece çağındayız!” dedi. kültürel bir içeriği de yüklenmeye krizi.” uzmanları ilgilendirmesi gereken böyle Antroposen çağı Holosen yaklaşık 12 bin yıl önce son başladığı anlaşılıyor. Belki bunun bir Ellis’in kitabına dönecek olursam, bir jeoloji teriminin neden bir anda buzul çağının sona ermesiyle başlayan nedeni de geçmişle gelecek arasında “Antroposen” teriminin kullanılmasına bu yana insanların Dünya’yı yeniden akademi dünyasında hararetli bir ve günümüze kadar devam ettiği, en sıkışmış kaotik bir şimdiki zamanda yönelik eleştirileri de sıralayan yazar şekillendirdikleri saptaması yatıyordu. tartışmaya ve dünya çapında popüler bir azından Crutzen’in bu çıkışına kadar, yaşıyor olmamız. Geçmişten gelen daha sonra şöyle diyor: “Bununla Yaklaşık 13 yıl sonra, 2013’te arkeolog olguya dönüştüğü. Bu sorunun yanıtını kabul edilen jeolojik evredir. Holosen, değerler bütünü dağılırken geleceğin birlikte Antroposen’e dair belki de en Bruce Smith ve Melinda Zeder, bulabilmek için zamanın başlangıcından antik Yunancadaki “holos” (tamamen) nereye doğru evrileceğini bilemiyoruz. çok rağbet gören yorum, Dünya’nın “Anthropocene” dergisinde yayımlanan bu yana anlatılan köken hikâyelerine ve “kainos” (yeni) sözcüklerinden Bilimkurgu yapıtlarının distopik sistemsel işleyişinde insan kaynaklı ve makalelerinde, “İnsan tam olarak bakmak gerektiğini vurgulayan türetilmiştir. İnsan uygarlığının dünyasının bir gerçeklik haline gelme felaket niteliğinde bir kaymadır.” ne zaman dünyada çevre üzerinde Ellis şöyle diyor: “Tarih öncesinden yükselişine olanak sağlayan istikrarlı olasılığı ve şimdiki zamanı kaplayan Paul Klee’nin “Tarih Meleği” hâkimiyet kurdu” sorusunu sordular. günümüze kadar, insanın Dünya üzerinde iklim dönemi diye de nitelenmektedir. sis içinde geleceğin belirsizleşmesi tablosunu yorumlayan Walter Ellis’in ifadesiyle, “Böylece Crutzen’in ortaya çıkışını açıklamaya yönelik anlatılar insanın rolüne ve insan olmanın ne İnsan dünyayı değiştirdi Benjamin’i veya Heiner Müller’in seferberlik çağrısından on yılı aşkın yoluyla insanın doğadaki rolü tekrar anlama geldiğine, hatta genelde anlamın tarihe bakışını da çağrıştırıyor bu Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın zaman sonra arkeologlar da Antroposen’i tekrar tanımlandı (...) Antroposen kavramı kendisine dair güncel tartışmaların içine yorum: Tarih Meleği’nin yüzü geçmişe Kılavuz dizisinden çıkan, Erle C. Ellis’in tanımlamak için ilk girişimde bulundular.” perspektifimizi daha da köklü bir şekilde taşıyor Antroposen terimini. dönüktür çünkü biz tarihi bir ilerleme yazdığı, Hayrullah Doğan’ın dilimize Arkeologların yıllar süren araştırmaları değiştirmemizi gerektiriyor. Jeologlar ve Peki şimdi nereye? kazandırdığı “Antroposen” adlı kitaptan başka uzmanlar Antroposen’e resmiyet zinciri gibi görürken o orada insan sonucunda, insanın aslında Holosen’den aktardığım Crutzen’in bu karşı çıkışının de önce, buzul çağından itibaren kazandırmayı amaçlayan çeşitli önerileri Özlem Yüzak, Cumhuriyet elinin ürünü olan koskoca bir felaket altında, Holosen’in başlangıcından savunur ya da eleştirirken bu çabaların dünyanın her yerindeki karasal çevreleri Kitapları’ndan çıkan “Peki Şimdi ve yıkım görür sadece.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear