22 Haziran 2026 Pazartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 3 HAZİRAN 2026 ÇARŞAMBA 2 olaylar ve görüşler 'Demir ökçe' § Siyaset kurumu bir gün De inme Di! Pro F. Dr . ok AN To YGAr Türkiye’de de yıllar içinde benzer bir toplumsal iklim ack London’ın “Demir oluştu. Otoriterleşmenin ilk hukuku boğuyor JÖkçe”si, oligarşik düzeni evrelerinde farklı muhalif çok erken tarihte sezmiş kesimlerin birbirinin Av. Erol Türk kanuni tarife uymayan suç ve romanlardan biridir. mağduriyetine yeterince sahip ceza yaratma yetkisi savcı ve Romandaki “Demir Ökçe” çıkmaması, zamanla bu ülkenin ugün ülkemizde yalnızca kaba devlet şiddetiyle yargıçlara tanınmamıştır. yerleşik siyasal tavrına dönüştü. anayasayı ve değil, medyayı, yargıyı ve Yasaları eğip bükmek, Bunun en çarpıcı örneklerinden Byasaları tanımayan, sermayeyi kullanarak da ayakta biri Fenerbahçe kumpasıydı. yasa koyucunun yerine duran bir düzeni anlatır. En uygulamayan Saray rejimi, Bu kumpas, hukuksuzluğun geçerek yeni bir suç türü önemlisi toplum örgütsüz, toplumsal aidiyetler yargıya verdiği talimatla yaratmak anayasal bir suçtur muhalefet parçalıdır. İnsanlar üzerinden nasıl kolayca destek istediği kararları alıyor. ve eninde sonunda yargı baskının yalnızca başkasına bulabildiğini gösterdi. İnsanlar Dolayısıyla Saray’ın organı önünde hesabı sorulur. Bugün yöneleceğine inanır ve rejim burada siyasal değil, aidiyet gibi çalışan bir yargı var. CHP’li belediye başkanları giderek kalıcı hale gelir. temelli bir hisle hareket etti. Anayasamızda Türkiye ile bürokratlara, gazetecilere CHP’ye yönelik kuşatmayı Rakip takımın cezalandırılması Cumhuriyeti demokratik yargı eliyle yapılan zulümdür. izlerken London’ın anlattıkları arzusu; sahte delilleri, usulsüz laik ve sosyal bir hukuk Tutuklu belediye başkanları ürkütücü biçimde tanıdık dinlemeleri ve hukuksuz ve diğer kumpas davalarını devletidir yazıyor. Yargı Yargısallaşan siyaset ile gazetecilerin birçoğunun geliyor. CHP’de yaşananlar tutuklamaları görünmez hale anımsatıyor. Bu iddianameleri makamlarına kimse emir ve iddianamesi hazırlanmadığı günlerdir kişisel hesaplaşmalar Pahalılık insanları canından getirdi. hazırlayan savcılar Ceza talimat veremez diyor. Ancak üzerinden okunuyor. Oysa asıl bezdiriyor. İntiharlar, kitlesel için masum insanlar suçlarının Faşizm, insanların Muhakemesi Kanunu’na yaşadığımız hukuksuzluklar soru çok daha büyük: Ülke bu tarafgirliklerinden, şiddet olayları artıyor, okullar ne olduğunu bilmeden (CMK) göre tutuklamanın bir hale nasıl geldi? ve yargının içinde bulunduğu zaaflarından ve rakibine silahlı öğrenciler tarafından cezaevinde tutuluyorlar. Yargı, Bugünlere gelen yolun önlem olduğunu bilmiyorlar mı? yapılan haksızlıktan duyulan durum bize hukuk devleti basılıyor, yabancı maden gerçeği araştırır, suç varsa kapısı Ergenekon davalarıyla gizli memnuniyetten Savcılık, CMK’ye göre ilkesinin yerle bir olduğunu cezasını verir. şirketleri ile onların yerli aralandı. “Demokratikleşme” besleniyordu. Liberaller ve şüphelilerin lehine ve aleyhine gösteriyor. Oysa tam Vatandaş yargıya işbirlikçilerine tanınan maden adına yürütülen bu süreçte Kürt siyaseti, Ergenekon’u olan tüm delilleri toplamak bağımsız bir yargı erki güvenmek istiyor. Yargıya arama imtiyazları doğasına, gazeteciler, akademisyenler, “demokratikleşme”, zorundadır. Yargı mensupları, olmadan hukuk devletinden dağına ovasına merasına güven, mahkemelerin askerler ve aydınlar yıllarca milliyetçiler KCK ceza hukukunu hukuk söz edilemez. zeytinine sahip çıkan köylüleri ve yargıçların hukuka, hapiste tutuldu; bazıları operasyonlarını “devletin fakültelerinde doğru dürüst 19 Mart 2025 tarihinde jandarma dipçiği ile eziyorlar, adalete ve vicdana uygun, cezaevinde yaşamını yitirdi. bekası”, rakip takımlar, öğrenmedikleri için siyasi başlayan, başta İBB cezaevine atıyorlar. Ve bunu bağımsız ve tarafsız kararlar Ama toplumun bir kısmı Fenerbahçe kumpasını iktidarın baskısına boyun başkanı olmak üzere CHP’li vereceğine vatandaşların yargısallaşan siyaset eliyle bunları “hak edilmiş” saydı. “şikeden arınma” olarak gördü. belediyelere yapılan ve halen eğiyorlar, adaleti ve evrensel inanmasıdır. AYM ve AHİM Ardından siyasetçiler ve yapıyorlar. Böylece hukuksuzluğun farklı devam eden operasyonlar ve insan haklarını katlediyorlar. gazeteciler, Gezi Direnişi ve Yurttaşların yitirecek bir kararlarının uygulanması, toplumsal aidiyetler içinde 15 Temmuz sonrasındaysa iftiraya dayanan suçlamalar, Artık yalnızca belediye giderek sıradanlaştığı, faşizmin şeyi kalmadı. Adalet Bakanlığı seçilmiş bir milletvekilinin binlerce yurttaş “terörist”, toplumda karşılık bularak da tutuklamalar kamuoyunda başkanı değil, eşi ve yakınları görevine atanan eski bir halen cezaevinde tutulması “çapulcu” ya da “hain” ilan güçlendiği bir düzene adım iktidarın beklediği savcı, göreve başladığı gün da gözaltına alınıyor. demokratik hukuk devletine edildi. Kısa süre sonra HDP’ye adım sürüklendik ve bugüne karşılığı bulmuyor. Halk “İBB davası asrın en büyük yakışmıyor. AYM kararını kayyımlar atandı, milletvekilleri geldik. Anayasal suç işleniyor yoksulluğun pençesinde yolsuzluk davası” diyerek mecliste okutup seçilmiş bir tutuklandı. Yani bugün CHP’ye Bugün gereksinim Ceza yasasında savcı veya eziliyor. İşsizlik tarihinin en milletvekilinin milletvekilliğini yargıya adeta talimat veriyor. yönelen kuşatma, yıllar önce duyduğumuz, faşizmin bir yargıcın takdir hakkı yoktur. yüksek seviyesinde, gençler Adalet bakanının aynı düşürmesi meclis başkanı da başladı. başkasını sindirmesinden Bir eylem veya işlem kanuni evde oturuyor. ABD elçisi zamanda Hakimler ve Savcılar anayasal suça ortak yapıyor. Elias Canetti, “Kitle siyasal kazanç uman dar tarife uygunsa ve fail de belli Türkiye’ye monarşi yönetimi Kurulu (HSK)’nun başkanı Adalet bakanının, anayasanın ve İktidar” kitabında, hesaplar değil, bu düzene ise kanunda düzenlenmiş öneriyor ama iktidardan olduğunu unutuyor. ikinci maddesinde ifade edilen kalabalığın içinde insanın karşı yaşamın her alanında ceza uygulanır. Gazetecileri, ses çıkmıyor. İktidar halkın Binlerce sayfadan oluşan hukuk devleti ilkesini yerine eleştirel düşüncesini kolayca örgütlenebilen toplumsal bir aydınları, belediye yitirebildiğini anlatıyordu. yoksulluğunu, zirve yapan iddianameler yüzlerce tutuklu getirmesi demokratik hukuk dayanışmadır. sanıklı davalar Ergenekon işsizliği bir türlü görmüyor. başkanlarını tutuklamak için devletinin gereğidir. unus Nadi Ödülleri 81. yılına girdi. CHP’nin düzenlediği bir şiir ödülü vardı. ve etkilerini duyurdu. Daha önce bir dalda Y1946 yılından itibaren yapılan Yunus Aynı dönemde bütün dünyada sanat, bilim yapılan ödüllendirmenin kapsamı 1990 81. YIL Nadi Ödülleri Yarışması, gazetemizin ve edebiyat ödülleri ün yapmışlardı. İsveç’te yılından itibaren genişletildi ve Yunus Nadi kurucusu Yunus Nadi’ye olan saygı ve Nobel, ABD’de Pulitzer, Sovyetler’de Lenin, Ödülleri adıyla sürmeye başladı. yUNUS NaDİ sevgiden kaynaklanıyor. Yalnız Cumhuriyet Fransa’da Goncourt ödüllerinin sonuçları Cumhuriyet gazetesi, çağdaş uygarlığa gazetesinin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkemizde de ilgiyle izleniyordu. Türkiye’de giden yolun, kültür, sanat, fikir ve bilim yolu kuruluşunda da büyük emeği bulunan de bu alanda öncülüğü Cumhuriyet gazetesi olduğunu kuruluşundan beri savunan bir öDüllerİ Yunus Nadi’nin anısını her yıl tazelemek üstlendi. Bundan 81 yıl önce düzenlenen gazete. Bu yoldaki çabaları desteklemek ve bizim için bir görev. Cumhuriyet’in Ulusal Yunus Nadi Armağan Yarışması’yla kültür özendirmekte Yunus Nadi Ödülleri’nin işlevi 2026 Bağımsızlık Savaşımızla ve Türkiye ve sanat alanında bir yarışma heyecanı sürecek. Cumhuriyeti ile eşzamanlı ve eşanlamlı oluşturuldu. Daha sonraki yıllarda 2026 Yunus Nadi Ödülleri Edebiyat Ana bir kuruluş tarihçesi var. Yunus Nadi, ülkemizde de kültür ve sanat alanında Dalı’nda öykü, roman, şiir; Görsel Sanatlar olayına dönüştürmek amacıyla bu yarışma gazetemizin temel taşlarını ve misyonunu yarışma ve ödüllerin sayısı çoğaldı. Dalı’nda karikatür, fotoğraf; Bilimsel düzenlendi. bu doğrultuda oluşturdu. Yunus Nadi’nin Yunus Nadi Ödülleri 81 yıl boyunca Araştırma Dalı’nda sosyal bilimler araştırması Yarışmanın ilk düzenlendiği yıllarda ölüm yıldönümünü geçmişe dönük bir acı düzenli olarak gerçekleştirildi ve kültür- olarak sürüyor. Türkiye’de sanat alanında hiçbir özel ödül olarak değil, geleceğe yönelik bir kültür sanat alanında amaçlanan katkıları yaptı Adaylara başarılar diliyoruz. yoktu; tek parti dönemiydi ve yalnızca arasında paylaştırabilir. Saydut, Murat Sayın. kadar “Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi ÖYKÜ Seçici Kurul: Ataol Behramoğlu, Doğan Ödülleri” Ödüle 1 Ocak 2025 ile 1 Ocak 2026 Hızlan, Hüseyin Yurttaş, Turgay Fişekçi, Prof. Dr. Nurettin Mazhar Öktel Sokak. tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ile FOTOĞRAF No: 2 34381 Şişli / İSTANBUL Eray Canberk. aday olunabilir. Adaylar yapıtlarını altı adet Ödüle en çok dört adet siyah beyaz fotoğraf adresine iadeli taahhütlü olarak postayla olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta ile aday olunabilir. Gönderilecek fotoğrafların ulaştırmaları ya da elden teslim etmeleri verilir. Seçici kurul, ödülü paylaştırabilir. en az 18x24 cm. boyutlarında ve daha önce SOSYAL BİLİMLER gerekmektedir. Yayımlanmış yapıtların daha Seçici Kurul: Sezer Ateş Ayvaz, Prof. Dr. başka bir yarışmada ödül almamış olması önce herhangi bir ödül almamış olması koşulu ARAŞTIRMASI Aysu Erden, M. Zaman Saçlıoğlu, M. Sadık gerekmektedir. Dijital eserlerin başvuruları geçerlidir. Zarfın ya da paketin üzerine hangi Aslankara, Özcan Karabulut. yunusnadiodulleri@cumhuriyet.com.tr adresi Ödüle 1 Ocak 2025 ile 1 Ocak 2026 tarihleri dal ile ilgili olduğunun yazılması zorunludur. üzerinden kabul edilecektir. arasında yayımlanmış bilimsel araştırmalarla, Ödül dallarında konu sınırlaması yoktur. yayına hazırlanmış en az 25 sayfa olarak Seçici Kurul: Coşkun Aral, İbrahim Yıldız, Yapıtlar hiçbir şekilde iade edilmez. Ödül alan ROMAN beyaz dosya kâğıdına makine yazısıyla Dr. Ersin Turan, Uğur Demir, Vedat Arık, ya da herhangi bir şekilde ön elemeden geçirilen çift aralıklı yazılmış bilimsel araştırmalar Güven Baykan. yapıtlar, genel yayın ilkelerimiz doğrultusunda Ödüle 1 Ocak 2025 ile 1 Ocak 2026 gazetemizde yayımlanabilir. Ödül sonuçları katılabilir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ile ilerleyen tarihlerde açıklanacaktır. göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici HER DAL İÇİN GEÇERLİ aday olunabilir. Adaylar yapıtlarını altı adet kurul ödülü kitap veya kitap dosyası arasında olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta GENEL KOŞULLAR paylaştırabilir. verilir. Seçici kurul ödülü paylaştırabilir. KATILIM BELGESİ Ödüller her dalda amatör-profesyonel Seçici Kurul: Dr. Alev Coşkun, Prof. Dr. Emre Seçici Kurul: Asuman Kafaoğlu Büke, herkese açıktır. Cumhuriyet mensupları hiçbir Kongar, Prof. Dr. Örsan Kunter Öymen, Prof. Dr. Zeynep Aliye, Öner Yağcı, Gamze Akdemir. dalda ödüle aday olamazlar. Ödüller her dal Şaduman Halıcı, Osman Selim Kocahanoğlu. ADI-SOYADI: için en fazla 2 yapıt arasında paylaştırılabilir. Adaylar gerçek ad ve adresleri ile telefon ŞİİR KARİKATÜR numaralarını belirtmek zorundadırlar. Ancak ADRESİ: Ödüle 1 Ocak 2025 ile 1 Ocak 2026 tarihleri adaylar ad ve adreslerinin saklı tutulmasını Karikatürlerin boyutu 30x40 cm’yi arasında yayımlanmış bir kitap ya da “kitap geçmemelidir. Her türlü teknik serbesttir. isteyebilirler. Ödül koşullarına uymayan dosyası” ile aday olunabilir. Yayımlanmamış Yarışmaya en fazla beş karikatürle yapıtlar, yarışma dışında tutulacaktır. yapıtların beyaz dosya kâğıdına makine katılabilinir. Dijital eserlerin başvuruları Adayların, yapıtlarıyla birlikte adlarını TELEFON NUMARASI: yazısıyla çift aralıklı yazılmış olması yunusnadiodulleri@cumhuriyet.com.tr adresi ve soyadlarını arkasına yazacakları bir adet üzerinden kabul edilecektir. gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak fotoğraflarını, açık adreslerinin de yer aldığı E-POSTA ADRESİ: Seçici Kurul: Metin Peker, Kamil Masaracı, göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. katılım belgesini ve yaşamöykülerini 15 Muhittin Köroğlu, Zafer Temoçin, Akdağ Seçici kurul, ödülü, kitap veya kitap dosyası Haziran 2026 Pazartesi günü saat 17.00’ye Mehmet Alev Coşkun, bu büyük Bu ktapta 2010’da başlatılan “Eğtmde cnsyet ayrımcılığı, atılımı Türkye ekonomsnn “Balyoz Darbe Planı” davasında kadını knc sınıf vatandaş saydığı tarhsel gelşm çerçevesnde, yaşanan haksıklıkları ve çn, sadece çağdaşlığa değl, blmsel belge ve verlere hukuksuzlukları tarhe not nsan haklarına da aykırıdır. dayanarak ncelyor. Daha düşüyoruz. Bu dava asrın Emre Kongar sonra Türkye’de “özelleştrme” ftrasıdır. Balyoz davası, adı altında yapılan KİT satışları- Türkye'nn Dreyfus davasıdır. Prof. Dr. Ahmet Yıldız’ın derledğ nı ve haksız elde edlen rantı ktapta, Cumhuryet’n en öneml merceğe alıyor ve ulusalcı Balyoz davası, Türkye'nn atılımlarından karma eğtm ekonom modelne lşkn tarhndek karanlık dönemlern alanında uzman smler anlatıyor. gerçekler ortaya koyuyor. aktörlernn vücut değştrerek kurguladıkları ve başarıya ulaştıkları br kumpastır. 13,5x23 / İnceleme / 208 sayfa 17,5x23,5/ S yaset / 152 sayfa 16x24 / İnceleme / 95 sayfa
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear