16 Nisan 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 11 NİSAN 2026 CUMARTESİ 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER Tarihin tekerrürü nereye kadar? AV. CEM ALPTEKIN dünya ne o günkü ülke bugünkü Ortadoğu’daki tüm ulus/üniter kana, fiilen el koydukları İslam (...) Bu yapay sınırlar (...) ortak bir gelecek kurmamızı on yıllarca engelledi” ülkedir artık. devletlere de savaş açmıştır. coğrafyasına bakmak yeterlidir. YAZAR, LAIKLIK MECLISI YK ÜYESI diyen, AKP’li cumhurbaşkanı da ikilinin Dün işbirliği konusunda ağzıyla Dolayısıyla, ABD için demokrasiler ‘Sömürge valisi’nin sözleri bölgeye dair ortak tespit ve hayallerini kuş tutsa da emperyalist projelerle değil, otoriter yönetimlerdir artık ürkiye’nin en çağdaş Nitekim, bölgede adeta sömürge bu sözleriyle adeta perçinlemiştir. uyum sağlamakta zorlanan bir revaçta olan. Hele hele, o yönetim anayasasına zemin valisi gibi hareket eden ABD’nin Hatta Barrack, daha da ileri gidip; “(...) siyasi iktidar; bugünse ABD’nin bir de kendi devletinin kurucu Thazırlayacak olan 27 Mayıs Ankara Büyükelçisi ve Ortadoğu Çözüm için tarihe bakmalıyız. Osmanlı ideolojisiyle kavgalıysa bu da onlar Siyonist merkezli bölge projelerine 1960 askeri müdahalesine giden temsilcisi Tom Barrack, 26 Eylül İmparatorluğu bu coğrafyayı yüzyıllarca eşbaşkanlık yapacak derecede için adeta biçilmiş kaftandır, aynen süreçte, iktidardaki Demokrat nasıl bir arada tuttu? ‘Millet Sistemi’ 2025’te; “Türk, Kürt, Arap, Sünni, uyumlu; Trump’ın deyimiyle “harika bölgemizdeki tek laik cumhuriyet Parti’nin siyasal ve toplumsal ile. O sistemde merkezi bir otorite vardı Şii... Bunlar aslında yapay sınırlarla işler çıkaran” bir iktidar vardır. olan ülkemizin yönetimi gibi. muhalefet üzerindeki baskısını, ama yereldeki dini ve etnik topluluklar birbirinden koparılmış ya da zorla Diğer taraftan; dün seçimle gelip Ortadoğu’da sözünü ettiğimiz savaşın Meclis’teki çoğunluğunu ve yargıyı kendi hukuklarını, kendi eğitimlerini ve otoriterleşen iktidarlar Batı’nın vitrin başını çeken Trump yönetimi ile bir araya getirilmiş parçalardır. da kullanarak CHP’yi kapatma kendi iç işlerini yönetme özgürlüğüne Bu ulus devlet yapıları... bizim noktasına taşıdığı günlerden bugüne demokrasisinde sorun yaratırken bizimkiler arasında bugün su dahi sahipti” diyerek Türkiye Cumhuriyeti’nin bu bölgedeki nihai hedeflerimize bakınca tarihin bir anlamda tekerrür bugün ABD merkezli emperyalizm, sızmamaktadır. İki taraf arasındaki bağımsızlığına ve anayasal düzenine ulaşmamızı on yıllarca geciktirdi” ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. kurallara dayalı dünyanın sonunu uyumu anlamak için AKP iktidarının doğrudan müdahale ederken iktidarın ilan ederek “demokrasiye” veda yıllar içinde Irak, Libya ve Suriye’de derken Barrack’a cevaben “Türkü Ancak bu tekerrür 27 Mayıs’a neo-Osmanlı ve inanç temelli (çoklu) etmekle kalmamış; soğuk savaş çıkardığı “harika işlere” ve “bu işler” Kürt’ten, Kürt’ü Arap’tan, Arap’ı kadardır. Zira, o günden bu güne hukuk sistemi hayallerine de ortak döneminin ittifak politikalarına sayesinde, ABD-İsrail haydutluğunun Türkmen’den kopardılar; (...) köprülerin altından çok sular olmuştur. Normal şartlarda bu akmıştır. Ne o günkü dünya bugünkü son verdiği gibi, İsrail ile birlikte, bölgedeki katliamlarına, döktükleri aramıza cetvelle sınırlar çizdiler, “elçi”nin iktidarca “persona non grata” (istenmeyen kişi) ilan edilerek derhal ülkesine gönderilmesi gerekirken aksine muhabbetleri daha da artmıştır. E?jzU?u?r?y???We?euš??eW????W|?e?WU?e?ye???? 27 Mayıs’a geri dönersek; Cumhuriyetin kurucu partisini kriminalize edip kapatarak kendisine dikensiz gül bahçesi oluşturmaya hazırlanan, hukuk dışı icraatlarıyla toplumsal meşruiyetini yitirmiş dönemin “müstebit” iktidarına karşı, öfkesi meydanlara taşan halkı da arkasına alan asker sonunda kılıcını çekerek yönetime el koymuştur. Müdahalenin ardından zamanın ruhuna uygun özgürlükçü bir anayasa ile daha demokratik bir dönemin kapısı aralansa da emperyalist merkezlere bağımlılık rotasından hiçbir taviz verilmeyecek; hatta, ABD ve NATO’nun talebi üzerine yüzlerce general ve amiral ordudan tasfiye edilince kalanlarla 12 Mart ve 12 Eylül’lerin yolu da döşenecektir. Kanun devletine son darbe 13,5x21 / Çocuk / 120 sayfa,5x21 / Çocuk / 120 sayfa 13,5x21 / Anı / 216 sayfa13,5x21 / Annı / 216 sayfa 13,5x21 / İnceleme / 382 sayfa13,5x21 // İncelemme / 382 sayfa 12,5x19,5 / Öykü / 104 sayfa12,5x19,5 / Ö Bugün de iktidar, yargı eliyle siyaseti tasarlayıp geri kalan üç-beş bağımsız haber kaynağını ve toplumsal muhalefeti aynı yolla baskı ve kontrol altına alırken; CHP’li belediye başkanlarını, kadrolarını, cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul’un belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nu tutuklayıp mutlak butlan davası ile aynen selefi DP gibi, asıl operasyonu CHP’ye yapmaktadır. İktidarın yol vermesiyle yargı, “hukuk devleti” ile birlikte “kanun devleti”ne de son darbeyi vururken bu operasyonlarının baş aktörü de Adalet Bakanlığı’na atanarak bir taşla iki kuş vurulacaktır. Böylece bir yandan kilit hizmet ödüllendirilirken diğer yandan bu “adalet” hizmetinde gelinen noktaya kurumsal meşruiyet kazandırılacaktır. (Bkz. Türkiye Barolar Birliği’nin Adalet Bakanlığı’na “Hayırlı olsun!” ziyareti.) 13,5x21 / İnceleme / 271 sayfax21 / İnceleme / 271 sayfa 13,5x21 / Araştırma / 376 sayfa 12,5x19,5 / Roman / 183 sayfa,5 / Romman / 183 sayfa 13,5x21 / Gezi / 176 sayfa Sonuç olarak; her şeye rağmen 24 yıldır hükümette kalabilmenin özgüveniyle siyasal/toplumsal muhalefetten hiçbir çekincesi kalmayan iktidar, içeride kaybettiği meşruiyeti Trump’tan almakta da hiçbir sakınca görmeyecektir. 27 Mayıs arifesinde yaşananlarla bugün yaşananlar arasındaki tarihsel benzerlik ise yeni bir 27 Mayıs’a evrilmeyecektir. O iş çoktan halledilmiştir. Demokratik siyasetin önünü bir kez daha tıkayan bu zorlu kilidi açmak için Godot’yu bekleyen kalmamış olmalıdır artık. Karşıdevrim sürecinde tablo ağır Tek adam rejiminde demokrasi ve hukuk devleti adına artık hiçbir işlevi olmayan parlamentoya girmek için sandığı bekleyenler de boşuna beklemesinler. Bu saatten sonra iktidar, içinden kendisinin 12,5x19,5 / Şiir / 560 sayfa 13,5x21 / İnceleme / 256 sayfa21 / İnceleme / 256 sayfa 13,5x213,5x21 / İnceleme / 160 sayfa11 / İnceleeme / 160 sayfa 13,5x20,5 / Yaşamöyküsü / 300 sayfa çıkmayacağı hiçbir sandığı getirip önümüze koymayacaktır. Nitekim, yerel seçimlerde halkın oyuyla sandıktan çıkanların başına gelenler ortadadır. 19 Mart direnişi ise ülke çapında kesintisiz anayasal direnişe dönüşemeyince iktidara 6DEDKDWWLQ geri adım da attıramamıştır. Aksine baskılar ve operasyonlar tüm hızıyla devam etmekle kalmamış, yargı sopası $OL bu kez laikliği savunanların başına da inmeye başlamıştır. Bugün içinden geçtiğimiz, bir karşıdevrim sürecidir. Bu ağır tabloda bildiğimiz siyasetin sonunu işaret eden ve yeni bir yol haritası çizmemizi gerektiren önemli bir saptama yapmak gerekirse anayasaya/yasalara uymayan, içeride kaybettiği meşruiyeti “dış güçlerde” arayan iktidar karşısında, sandık demokrasisinin sonu gelmiştir. Bu kilidi, çözse çözse egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi olmaktan gelen gücü ile anayasal direnme hakkını kullanmayı göze alacak olan ulus çözecektir. Başta ana muhalefet VD\J¬\ODDQ¬\RUX] 25 Şubat 1907-12 N25 Şubat 1907-12 Nisan 1948isa partisi olmak üzere, tüm siyasal ve toplumsal muhalefetin demokratik, laik Cumhuriyet hedefiyle bir araya gelerek ulusa önderlik etmeleri elzemdir. Aksi halde yarın çok geç olacaktır. Simurg’u aramayın; Simurg hepimiziz. Yeter ki bizlere yol gösterecek bir hüthüt kuşu belirsin ufukta!..
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear