16 Nisan 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 10 NİSAN 2026 CUMA 2 olaylar ve görüşler slında bugün “Haksızlık, O sıralarda, 29 Nisan inşa edilmesine de olanak tanımıştı. olarak birbirine yakın ama birbiriyle 1960 günü, Demokrat Parti AMA ne yazık ki o yıllarda rekabet eden akımlar olarak belirdi. Hukuksuzluk ve Adaletsizliğe AAlışmayacağız; Tekrar Tekrar iktidarının, 27 Nisan’da Türkiye’de, yasaklardan dolayı, Ben FKF’nin DevGenç’e hâlâ emekleme aşamasında olan dönüşmesini, DevGenç’in DevYol Karşı Çıkacağız” başlıklı bir yazı “Tahkikat Encümeni” Yasası yazacaktım. ile yaptığı Anayasa Darbesi’ne Sosyalizm, hem kendi içinde ve DevSol olarak bölünmesini, Sosyalizmin Moskova ve Pekin Fakat Mustafa Kemal Paşa ve karşı Siyasal Bilgiler Fakültesi “Milli Demokratik Devrimciler” arkadaşları için aşağıdaki satırları bahçesinde gerçekleştirdiğimiz (Mihri Belli-biraz zorlamayla çizgisinde birbirine düşman yazmış olan ve yakından tanıdığım protesto eylemini ezmek için Doğan Avcıoğlu) ve “Sosyalist partiler haline gelmesini, Türk işçi Yalçın Küçük ölünce kendisine Menderes’in emriyle gelen polis Devrimciler” olarak bölündü ve hareketinin Türk-İş ve DİSK olarak ‘Sırma saçlı ve Allah’tan rahmet ve sevenlerine ve askerlerin baskınında, süvariler Moskova-Pekin-Ulusal (Aziz bölünmesini, içlerinde yaşayarak başsağlığı dileyerek hakkındaki okul bahçesine girmesin diye ben Nesin) Sosyalizm kavgasında bütün kavgaları bir AntiFaşist badem gözlü’ gerçekleri yazmak gereğini hissettim. atların ayaklarının önüne yattığımda, yok olup gitti, hem de Atatürk’e ve bir AntiGoşist olarak Atatürk- “Mustafa Kemal Paşa ve o da o sırada bahçede olduğunu ve “Cumhuriyet Devrimine” karşı Cumhuriyet-CHP-TKP çizgisinde Yalçın Küçük! arkadaşları Kurtuluş Savaşı’na söylemiş, aramızda bir tür yakınlık tavır alarak filizleneceği bir toprağı izledim, bazılarına da aktif olarak doğmuştu. reddetti. katıldım. sonradan katıldılar ve çöken düzene Yalçın Küçük ve eski eşi Temren yakındılar. O yıllar, Türkiye’nin Devrimci Sonuç olarak yeni çiçeklenen Sonuç olarak, bölünmenin ve ile tanışıklığımız çok eskidir... ayrışmanın bütün olumsuzlukları Sonradan geldiler, kendilerinden 1961 Anayasası’na göre yeniden özgürlük ortamında, sol hareketler, 1960’lı, 70’li Ankara günlerine önce gelenleri ve daha önemlisi, biçimlendirilmeye çalışıldığı, Atatürkçülük, Cumhuriyetçilik yaşandı ve sonuçta Türkiye önce dayanır: Kemal Paşa-İsmet Paşa-Fevzi grev hakkının tanındığı, bağımsız (CHP), Sosyalistlik/Komünistlik 1971, sonra 1980 darbelerine ve bu Eşlerimizin aynı işyerinde Paşa triumvirası, başlamış olan yargı ve bağımsız TRT’nin, Devlet (Aybar-Aren/Boran ayrılığı-Renkli darbeler yoluyla bugünlere taşındı. çalışmaları bir yana, biz de Prof. kurtuluş ve bağımsızlık hareketine Planlama Teşkilatı’nın kurulduğu ve Beyaz Aydınlık/Perinçek), Sivil- HHH Mübeccel Kıray’ın 1960’lı yıllarda göre daha tutucu olduğu için yıllardır. Asker öncülüğünde Devrimcilik Yalçın Küçük ile buralarda Ankara’daki evinde yaptığı, herkese daha radikal olanları tasviye etmek 1961 Anayasası Devrimci (Yön-Devrim, Avcıoğlu), Resmi en baştaki CHP çizgisi hariç, zorunluluğu duydular.” açık Perşembe toplantılarında zaman Demokratik kimliği ile Atatürkçülük TKP-Gençlik Hareketleri (Goşistler, hiçbir yerde uyumlu bir çizgide HHH zaman birlikte olurduk. ile Sosyalizm arasında köprülerin THKO-THKP-C, Deniz’ler-Mahir’ler), karşılaşmadık. Bunun çok nedeni vardı: 1) Dengesiz ve çok kavgacıydı. DPT’den bu yüzden ayrılmış, TİP’ten de bu nedenle ihraç edilmişti. 2) Çok zeki ve çok çalışkandı ama hemen kavga çıkarıyor ve derhal eski dostlarına, yeni rakiplerine karşı saldırıya geçiyordu. 3) Tutarsızdı; bir süre ittifak ettiklerini çok kısa bir süre bir süre sonra suçluyor ve ayrılıyordu. 4) Her konumuna uygun değişik tezleri savunduğu için fikirleri tutarsızdı. Kendisi de “Yazdıklarımı dönüp okumam: Onlar, dolduğum zaman kustuğum düşüncelerimdir. Kusmuklarımı okumam” derdi. Türkiye Üzerine Tezler ve insanları adlarına göre etnik olarak etiketlediği kitaplar yanlış ve fantastik iddialarla doludur. Bunları alıntılamak ve düzeltmek için yeni bir kitap daha yazmak gerekir. 5) Atatürk’e, Cumhuriyet’e karşıydı; elbette olabilir ama bu nedenle tarihi tahrif ediyor ve kendisine İkinci Cumhuriyetçiler (Birikimciler, etnikçiler, dinciler) arasında yer arıyordu. 6) Fazla muhteristi; hem iktidara hemen ortak olmak istiyor ama bunun örgütünü de yolunu da bir türlü bulamıyordu, çünkü yaşadığı dönem istikrarsız bir değişme dönemiydi. 7) Bilmediği konularda, gerçeklere ve bilimsel yöntemlere uygun olmayan çıkarsamalar yapıyor ve ilişkilerini kullanarak bunları popülerleştiriyordu. 8) Çok sık değiştirdiği konumlarından birinde Paris’te, etnikçi Kürtçülük ile Sosyalizm arasında köprü ve ittifak kurmaya çalışmış ama onu da başaramamıştı. 9) Baskıcı ve darbeci iktidarlar tarafından büyük haksızlıklara uğramış ve beni de isyan ettiren biçimde haksız, hukuksuz ve adaletsiz olarak hapis yatmıştı; sanıyorum onunla ilgili yanlış yorumların bir kaynağı da buydu. HHH Galiba onun hakkındaki en gerçekçi yargıyı, şu satırlarıyla Zeki Sarıhan yapmıştır: YALÇIN KÜÇÜK: DİKKATLERİ ÜZERİNDE TOPLAMAK Zeki Sarıhan HHH “Onun bazı doğruları kullanarak abuk sabuk şeyler söylediği kanısına vardım. Görüşlerini sükûnetle dile getirmesi, çağrılan her yere gitmesi ise iyi yanıydı.” HHH “Aydınlık’ta yayımlanan yazılarını ‘Aydınlık Zindan’ adlı bir kitapta toplamıştı. Savunduğu tezleri Aydınlık da doğru bulmamıştı ki kitabı okuyup bir yazı yazmamı istediler. Kitabı okuyunca Yalçın Küçük’ün aykırı bir insan görüntüsü vererek ilgi çekmek için gerçekleri nasıl tersyüz ettiğini daha iyi gördüm. Kitapta ele aldığı 11 konudan 10’u hakkında yanlış yazıyordu! 26 Mart 2000 tarihiyle Aydınlık’ta ‘Yalçın Küçük’ün Kitabında Tarihsel Yanlışlar’ yazısında bunları anlattım.” HHH Yalçın Küçük’ün saldırganlığını ve eleştirel tavrını sevenlerin onun arkasından yazdıklarını anlayışla karşılıyorum. Ne demişler “Kel ölür, sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur!”. Ama Yalçın Küçük ne “Atatürkçü ne de Cumhuriyetçi” idi... Hatta, Marksistliği ya da Sosyalistliği de birçok Sosyalist/ Marksist örgüt ya da parti tarafından reddedilmiştir. “Sosyalistlik etiketi” altında, güya “Marksist Çözümleme” yaparak pek çok teorik ve tarihsel gerçeği saptırmıştı. HHH 1960’lı, 70’li yılları bilmeyenler, dinciliğin, etnikçiliğin, goşizmin, Marksizme, Sosyalizme, TKP’ye ve ülkeye ne biçim zarar verdiğini görmeyenler, ya bilmedikleri konularda popüler kültüre katılarak ahkâm kesmesinler ya da biraz okuyup o dönemlerin gerçek tarihini doğru kaynaklardan öğrensinler!
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear