11 Şubat 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 4 ŞUBAT 2026 ÇARŞAMBA 2 olaylar ve görüşler BALATRO Meşruiyet üzerine a.CELaL BİnZET parlamento ve Bakanlar Kurulu oğrusu bir sözcüğün Prof. Dr. Doğan SoYaSLan Dgünlük dildeki anlamı devre dışı bırakıldı; devletin eşruiyet siyasi ve dışında ne denli yoğunluk bütün kurumları bir şahsa hukuki anlamlarda içerdiğini öğrenmek hiç de bağlandı. Hukuka aykırı olarak kolay olmadı. Çoğu kez küçük Mkullanılır. Bir iktidarın anayasa değiştirildi. Böylece düşürücü, alaysı amaçlı gücünü halkın çoğunluğunun TCK’nin 309. maddesi ihlal kullanılan kavram bir şekilde özgür iradesinden alması edildi. sanatta da kendini gösterince halinde “siyasi meşruiyet”ten, düşündürmedi değil... icraatını hukuk kurallarına Anayasa ihlali ve Örneğin Picasso birkaç kez uygun yapması halinde “hukuki yaklaşan seçim aynı konu üzerine resimler meşruiyet”ten söz edilir. Her yapmıştı. Adı Harlequin Tüm devlet kurumlarının bir iki durum da kamu vicdanında (1915) olan tablolarında ele şahsa bağlanması bürokrasiyi kabul edilmelidir. alınan figür ve o kavram sorumsuzlaştırır, inisiyatif Tarih boyunca toplumların “Balatro” Türkçesiyle, almaktan alıkoyar. Hukuk düşüncesi değiştikçe meşruiyet “Soytarı”ydı. Sanatçı, güvenliği olmadığı için onun görünürdeki gülünç kavramı da değişmiştir. gelecek endişesiyle bağımsız davranışlarının gerisinde Toplumlar uzun yıllar Tanrı’nın karar veremez duruma yatan insan dramına bakmayı bahşettiği haklar ile Tanrı adına getirir. Şahsa bağlı otokratik yeğlemişti mutlaka. Konu Çünkü önlerini göremez, önünü açan laik bir hukuk krallar ve sultanlar tarafından devletler gelişemezler. yalnızca Picasso’yla sınırlı başlarına neler geleceğini düzeni benimsemişlerdir. idare edilmişlerdir. Aydınlanma Nitekim Osmanlı’nın çöküş kalsaydı pek de sözünü bilemezler. Sosyoekonomik çağından itibaren Batı’da insan etmeye değmeyecekti. nedenlerinden birisi de budur. 2002’deki kırılma yapısı farklı olan ülkemizde koparacaktır o. Soytarı olmak kendi kendini keşfetmiş; her Ancak kaynaklara baktıkça Cumhurbaşkanı adayı Cumhuriyetin ilanından kolay değil, karşısına çıktığı Osmanlı halkı, Tanzimat’a şeyin kaynağının insan aklı sanıldığının tersine çok boyutlu muhalefet liderinin 30 yıl önce sonra yürürlükte olan yüksek tabakadan yöneticileri kadar Tanrı’ın insana olduğu, insanın insan olması bir oluşumun karşısında almış olduğu diploma iptal eğlendirmesi, onlara hoşça anayasalar (1924, 1961, 1982) tanıdığı haklarla ve Tanrı dolayısıyla doğuştan haklara bulacaktık kendimizi. Meslek edildi; işlemin iptali için açılan zaman geçirtmesi gerekiyor. kişinin insan olması dolayısıyla adına Tanrı’nın emirlerini sahip olduğu düşüncesi olarak tarihte çok farklı davanın görüldüğü mahkeme Sözler ve hareketler bu işin haklarını tanımış, devletin yapı uygulayan padişah ve yakın kültürlerde yer bulan bir yayılmış; halkın iradesine olmazsa olmazı. Elbette bu üyeleri birkaç ay önce atandı. ve işleyiş şeklini düzenlemiş; çevresi tarafından idare kavramdı soytarı. dayanan, özgürlükçü, hukuka tür davranışlar karşılıksız İptale karşı açılan dava devleti yürütme, yasama ve Antik Roma’da “Balatro” edilmiş; toplumsal yapı bağlı siyasi rejimler kurulmuş, kalmayacaktır. Kenarında yer reddedildi. Yapılan atamalar adı verilen profesyonel bir yargı olarak üç temel güce değiştirilememiştir. teknolojik buluşlarla toplumsal aldığı sofrada yiyeceklerle ve yargılama, anayasanın 37. soytarı ve palyaçonun varlığı bölmüş; yargı gücüne diğer Tanzimat’tan sonra refah yükseltilmiştir. Böylece karın doyurmak ve en kaynaklarda geçiyor. Yaptıkları maddesinde ifadesini bulan güçlerin işlemlerinin hukuka Batı devletleri ve Osmanlı özgürlükçü, laik, insana önemlisi de para almak... şakalar için ücret alıyorlar. doğal hâkim ilkesine aykırıdır. uygunluğunu denetleme görevi aydınlarının etkisi ile süreç Arada politik işlev yüklenmek güvenen, hukuka bağlı siyasi Ayrıca eğlendirdikleri zengin Bir cumhurbaşkanı adayının vermiş; haksızlığa maruz kalan içinde kişiye haklar tanınmış, de işin cabası. Gösteriyi rejimler meşru sayılmıştır. sofralarında kendilerine yer adaylığını engellemek için herkesin önceden kurulmuş insan aklına ve toplumsal izleyerek eğlenen üsttekiler Özgürlükçü hukuk devletinin de veriliyor. Anlaşılacağı gibi üyeleri sonradan atanan bulunan mahkemelerde için şöyle bir durum söz gereksinimlere dayanan korunması için kamu gücü soytarılık öyle sıradan bir mahkemece diplomasının iptali konusudur: Adları ne olursa hakkını arayacağı ilkesini kanunlar alıntı yapılmıştır. yürütme, yasama ve yargı meslek değil. Hemen hemen isteminin reddi, halkın seçme olsun yöneticiler birer kabul etmiştir. Nihayet padişahın yetkisini birçok kültürde rastlanabilir bu olarak üçe bölünmüş; yasama soytarıya sahiptir. ve seçilme hakkının ihlali 2002 yılında Cumhuriyetin kişilere. Osmanlı’daki sultanı sınırlayan, son sözün padişaha ve yürütmenin hukuka Sonuçta yönetici kişi de anlamına gelir (AU. md. 67); eğlendiren dalkavukluk da faziletinden yararlanarak ait olduğu 1876 Anayasası, bağlılığını denetleme görevi insan olduğuna göre bunaldığı aynı grupta değerlendirilebilir. aynı zamanda TCK’nin 309. Cumhuriyet değerlerini devletin kendisini sınırlaması yargı gücüne verilmiş; herkesin anlarda sıkıcı sorunlarını Batı yazınında en dikkat çekici maddesinde düzenlenen suçu hazmedememiş, Batı olarak ilan edilmiştir; bireysel önceden kurulmuş mahkeme unutup eğlenmeye gereksinim örneklerden biri Shakespeare’in oluşturur. kültürünün alıntısını Batı hak bilinci olmayan Osmanlı önünde hakkını arayabileceği duyması son derece doğaldır! “On İkinci Gece” oyununda Bir rejimin meşruiyeti, taklitçiliği sayan, devletin halkına insan hakkı bilinci kabul edilmiştir. Kısacası iki taraflı çıkar geçer. Oradaki soytarı bir yerde özgürlükçü oluşu, halkın hukuk ile bağlı olamayacağına verilmeye çalışılmıştır. söz konusudur. Birisi can şöyle seslenir: “..dostlarım beni Laik hukuk düzeni önünü açışı ve hukuka Çağdaş ülkeler seviyesine inanan, yargı denetimini kabul sıkıntısını atlatırken diğeri övüp eşek yerine koyuyorlar. bağlılığı ile ölçülür. Eğer ulaşmanın kültüre bağlı etmeyen, milletten vekâleti Özgürlük toplumsal yaptıklarıyla güldürmektedir. Halbuki düşmanlarım bir ülkede geçersiz oylarla alanın her şeyi yapabileceğine Gösteriden sonra soytarının ilerlemenin temelidir, aynı olduğuna inanan kurucu eşek olduğumu açıkça anayasa değiştiriliyor, yargı inanan bir hükümet iktidara yalnız kaldığında dostlarının zamanda sorumluluktur. liderler, mutlak itaatçi teokratik söylüyorlar. Böylece, efendim, kendini aldattığının ayırdına gelmiştir. insan haklarını koruyamıyor, düşmanlarımın yüzünden Hukuka bağlılık insanlara zihniyete dayanan ülkenin varması zor olmasa gerek. Bu kendi kendimi daha iyi tanımak 2010 anayasa değişikliği ile bir cumhurbaşkanı adayının öngörü ve güvenlik verir, asırlar içinde değişim ve arada yaptıkları karşılığında gibi bir yarar elde ediyorum. adaylığı yargı yoluyla tasarımlarını gerçekleştirme gelişime engel görülen, başta o zamana kadar fiilen kontrol Dostlarım ise beni ancak paralar kazanmıştır kuşkusuz. engelleniyor ve böylece olanağı sağlar. Özgürlük ve saltanat olmak üzere tüm altında olan yargı, hukuken aldatıyorlar.” Ama toplumun gözünde o güvenliğin olmadığı ülkelerde kurumlarını tasfiye ederek de kontrol altına alındı; siyasi halkın özgür iradesi ortadan hep aynı şekilde anılır artık. insanlar düşüncelerini halk iradesine dayanan yandaşlar yargı kadrolarına kaldırılıyorsa, siyasi rejimin ve Picasso’nun tablosu Belki de bu kişilik yarılmasının yayamaz; yayamadığı Cumhuriyeti ilan etmişler; yerleştirildi. 16 Nisan 2017 yapılacak Cumhurbaşkanlığı yarattığı trajedi Picasso’nun İlerleyen süreçte referandumu ile geçerli seçiminin meşruiyetinden söz için düşünce üretemez, halka sorumluluk vermişler; konuşmalarıyla karşısındaki dikkatinden kaçmadığı için tasarımlarını gerçekleştiremez. olgulara dayanan, insanın olmayan oylar geçerli sayılarak etmek olanaklı olamaz. soylu kişiden paralar tablosunu o kişiye adamıştır. Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı roşan orHan en sonunda sinir. görmeden atılan adımlar alışkanlıklar terk edilir, YAZAR Sorun görünür olduğunda gibidir. Teşhis yapılmadan bazı yapılar sökülür, bazı ülkemizde yapılan müdahale çözüm dayatılır. Uyarılar yetkiler sınırlandırılır. ürkiye’de bazı sorunlar ise çoğu zaman gerçek susturulur, eleştiriler Bu süreç sancılıdır ama Tvardır; bağırmaz, bir tedavi değil; üstünü “olumsuzluk” sayılır. Böylece kalıcıdır. Çünkü amaç, günü çağırmaz, ilk bakışta can kapatma çabasıdır. Çürüğü sistem, kendini düzeltme kurtarmak değil; sağlığı geri yakmaz. Yavaş ilerler. temizlemek yerine dolgu yeteneğini kaybeder. kazanmaktır. Sessizce yerleşir. Tıpkı bir yapılır. Üstelik bu dolgu da Daha kötüsü, Bugün tercih edilen yol ise diş çürüğü gibi. Başlangıçta modern ve sağlıklı değildir; liyakatsizliğin yalnızca daha kolaydır: Ağrı kesici. yalnızca hafif bir sızı eski, ağır ve tartışmalı bir yanlış kişileri göreve Geçici rahatlama. Yeni bir hissedilir, “Üstüne gitmesek yöntemdir: Cıva dolgu. getirmekle sınırlı dolgu. Ama her cıva dolgu, de olur” denir. Zamanla Çürük temizlenmeden kalmamasıdır. Asıl yıkım, dişi biraz daha zayıflatır. alışılır. Alışıldıkça ihmal yapılan her dolgu yalnızca doğru kişilerin sistemin Çatlaklar önce görünmez. edilir. Böylece çürüme derine “Koşullar bunu Hava cıva. görüntüyü düzeltir. Alttaki dışına itilmesiyle yaşanır. Kırılma anı gelene kadar fark iner. gerektiriyor.” Liyakat, öylesine bir erdem enfeksiyon sürer. Cıva Bilgili olan susar, dürüst edilmez bile. İhmal edildikçe derinleşir. “Sonra bakarız.” değildir; son derece mühim dolgu zamanla genleşir, olan uzaklaşır, işini ciddiye Türkiye’nin hâlâ Türkiye bugün tam olarak Oysa bilinen bir gerçek ve gereklidir. İşi bilene dişi zorlar, çatlatır. Bugün alan yorulur. Çünkü bir seçeneği var. Yeni böyle bir sürecin içindedir. vardır: “Sonra”, çürüklerin işi vermektir. İşi bilenle “istikrar” adına yapılan pek yıpranır. Geriye, ihmalle dolgularda ısrar etmek, Demokrasi, hukuk devleti, en sevdiği zamandır. bilmeyeni ayırabilmektir. çok düzenleme de böyledir. dolgu yapmayı tedavi çürüğü temizlemeyi kurumlar... Uzun süredir Bu noktada asıl Röntgen okumadan dolgu Sorunu çözmez; onu daha sananlar kalır. O noktadan göze almak. Bunun yolu bu sinsi çürükle yaşıyoruz. mesele ortaya çıkar: yapmaya kalkmamaktır. derin daha karmaşık ve daha sonra çürük gizlenmez bile. da liyakatten geçiyor. Önce “istisnai” denen Liyakat. Çünkü bir diş Ancak uzun süredir tehlikeli duruma getirir. Normalleşir. “Zaten böyle” Bilgisiyle, deneyimiyle, etik uygulamalar gündelik çürüğünü iyileştirmenin uzmanlık değil yakınlık, denir. Toplum, diş ağrısıyla duruşuyla sorumluluk alacak Sadakat, liyakatin hale geldi. Ardından geçici ilk koşulu, işi bilen bir deneyim değil bağlılık tercih yaşamayı öğrenir. kadrolardan. Türkiye’nin olduğu söylenen yetkiler önüne geçince hekimin müdahalesidir. ediliyor. Müthiş sadakatler bugün yaşadığı yönetim ve kalıcılaştı. Bugün ise pek Hâlâ bir seçenek var Her kriz sonrası El yordamıyla, sadakatle, ülkesi! kurum sorunları bu tercihin çok sorun “Başka türlüsü çıkarılan yasalar, her talimatla yapılan her işlem Sonuç kaçınılmazdır: Gerçek onarım farklıdır. sonucudur. Bilinmesi mümkün değil” denerek olağanüstü durumdan sonra çürüğü büyütür. Bugün Yanlış teşhis, yanlış tedavi. Önce olanı kabul eder: gereken son gerçek şudur: meşrulaştırılıyor. Oysa çürük kalıcılaştırılan uygulamalar, Türkiye’de yaşanan tam Kamuda, yargıda, eğitimde, “Burada çürük var.” Liyakat yoksa yapılan de hep böyle ilerler: Önce aynı gerekçeyle savunulur: olarak budur: Sadakatin ekonomide alınan pek çok Ardından acı pahasına her müdahale, zehirli bir mine gider, sonra dişin özü, “Şimdi sırası değil.” liyakatin önüne geçmesi. karar, sorunun sınırlarını temizlik yapar. Bazı dolgudan ibarettir. İnsan ve yurttaş: İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e miras Onlar, Cumhuriyet’in Eğitim Devrimi’nin Eğitimin eseridir bu! Ama eğitim, her özünü oluşturan “?kri hür, vicdanı hür, kalan eğitim, hem nicel hem de nitel şeyden önce ulusaldır. Bu kitap, bu can yönden perişan durumdaydı. Devralınan irfanı hür” kuşaklar yetiştirme atılımının alıcı konuda, sorunların altını bir kez özverili, çalışkan yıldızları… Onlar bir eğitimin her kademesinde okullaşma daha çizerken, kimi çözüm yolları da oranı çok düşüktü. Eğitimin temel unsuru toplumun kurtuluşunun nitelikli ve öneriyor ve aydınlığa inananların bilimsel bir eğitimden geçtiğini olan öğretmenin sayısı çok azdı, onların karanlığa karşı mücadelesine katılıyor. da çoğu gerçek anlamda öğretmen özümsemiş, çabalarıyla yolumuzu aydınlatan öncüleri… Eğitimimiz, onu olarak yetişip seçilmiş değildi. Okulların ?ziksel olanakları çok çok kötüydü. yıllardır dinselleştirmeye, özelleştirme- Ktap okuduğunuzu blyoruz. Eğitime ayrılan ödenek çok yetersizdi. ye çalışan karşıdevrimcilere karşın Eğitimde dinsel-dünyevi ikilemi yıkılmadıysa, bunu, temelini sağlam sürmekteydi. atan bu kadrolara borçluyuz. 13,5x23 – 263 sayfa – İnceleme 13,5x20,5 – 217 sayfa – İnceleme 16x24 – 349 sayfa – İnceleme
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear