07 Mart 2026 Cumartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
BASINA VE KAMUOYUNA PAROLAMIZ TEKTİR VE DEĞİŞMEZ YA İSTİKLÂL, YA ÖLÜM! (4) Cumhuriyetimizin 103 yıllık yaşamının en kritik dönemini kastettiği anlaşılamayan ve anlatılamayan “Eşit Yurttaşlık”, yaşadığı, içeriden ve dışarıdan emperyal güdümlü ciddi herkesin anadilini öğrenme ve kullanma özgürlüğü yasal saldırılarla karşı karşıya olduğu açıktır. güvence altında iken -Anayasamızın 42. maddesi yok edilerek- “Anadilde Eğitim”(şimdilik 2, giderek belki 22), her alan ve Afganistan, Irak, Libya, Sudan, Somali, Yemen ve Suriye’nin toplum kesimi ile ilgili birçok sorun olduğu herkesçe bilinirken ardından Venezuela’da yaşanan, Grönland üzerinden bir türlü tarif edil(e)meyen “Kürt Sorunu” gibi emperyal Danimarka’ya ve Kıta Avrupası’na yönelen, Kanada, Meksika ezberler ve “Bak, Kürtçe konuştum, anlayamadın, öyleyse ve nihayet İran’ı da kapsayan Trump ABD’si saldırganlığı eşit değiliz” ya da “Neden ben Türkçe öğreniyorum, siz Kürtçe uluslararası hukuku ve kurumları tanımadığını da açıklayarak öğrenin” türü akla ziyan abukluklarla ve “Kürtler taktik tüm dünyayı tehdit etmektedir. olarak emperyalistlerle ittifak kuruyor. Orta Doğu’da bu Aynı ABD’nin, “Kuzey Afrika’dan Çin’e 22 ülkenin rejimlerini güçlerle ilişki içerisine girmeden yürümeniz zor” türü ihanet ve sınırlarını değiştireceğiz” açıklamasıyla 2003’de yürürlüğe itiraflarıyla hiç aşılamaz. Ve elbette sürecin; Cumhuriyet soktuğu, 21. yüzyıl Sevr’i niteliğindeki BOP kapsamında öncesi Milli Mücadele’yi yürütme amaçlı 23 maddelik 1921 rejimimizin değiştirildiği (16 Nisan 2017), nihai hedefin de, Tom Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nu referans alan, tapu senedimiz Barrack’ın “1919’dan beri bölge planlarımızı engelliyor” dediği Lozan’ı dayatma sayıp Sevr özlemini dillendiren, devletimizi Üniter Ulus Devlet Türkiye Cumhuriyeti’ni mikromilliyetçilik ulusumuzun bir kesimine “inkar ve imha siyaseti” uygulamak (etnik ırkçılık) ve dincilik (mezhepçilik) enstrümanlarını da ve “soykırım” yapmakla suçlayan, devlete isyan edip karakol kullanarak çok uluslu, çok dilli, çok hukuklu bir teokratik federatif devlete (Osmanlı devlet düzeni) dönüştürüp basarak Mehmetçik şehit etmiş emperyalist uşağı tescilli parçalamak olduğu metni ve haritası ile sabit bir gerçekliktir. hainleri “milli kahraman” ilan eden, “Kürtlerin ve Türklerin kurucu unsur olduğu yeni bir devlet” kurulmasını, bölgesel Emperyalist üst aklın bu yolda; kadim işbirlikçileri aracılığı özerklik tanınmasını (federasyon), 66. madde yok edilerek ile kâh Kurucu Parti (Onlar “Tek Parti” diyor) dönemini anayasadan Türklüğün çıkarılmasını, eli kanlı teröristlerin karalayarak, kâh asırlık yalanları yineleyerek, kâh tescilli vatan serbest kalıp siyaset yapmalarını şart koşan Mütareke artığı hainlerini güzelleyerek, kâh hırsı aklından önde koşan kimi işbirlikçi anlayışlarla yürütülebilecek bir süreç olmadığı da, kifayetsiz muhterisleri ödüllendirerek öncelikle milletimizin bunu Türk Milletine kabul ettirmenin olanaksızlığı da artık Atatürk ve Cumhuriyet bağlılığını ve aydınlanma devrimleriyle görülmüş olmalıdır. Bu noktada aziz milletimizin; 2021 yılında kazandığı laik toplum düzenini yok etme çabasını onyıllardır sürdürdüğü de bir diğer gerçekliktir. 2 milyon iken 2022 yılında 3 milyon 966 bine, 2023 yılında 5 milyon 769 bine yükselen, 2024 yılında 6,5 milyona ve 2025 Hal bu iken son dönemlerde milletimizi perişan eden başta yılında da 8 milyon 242 bine ulaşan, 10 Kasım 2025 tarihinde ekonomi, eğitim, sağlık olmak üzere her alandaki kötü gidiş, ise bir günde 1 milyon 219 bin 148 ile rekor kıran Anıtkabir dramatik dış politika yanlışları, sınır tanımaz nepotizm ziyaretçi sayılarıyla verdiği mesaj da herkes tarafından yozlaşması, “utanmıyoruz, gurur duyuyoruz” çürümüşlüğü, herhalde alınmıştır. Mavi Vatan egemenliğimizin ve kara sınırlarımızın içler acısı hali yanında, Papa ziyaretinden Barzani’nin bordo bereli Cizre Bu bağlamda Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, ülkemizi gösterisine, yeni anayasa arayışlarından DEM sözcülerinin yöneten ve yönetmeye talip olan tüm kurum, kuruluş ve kişileri “Şeyh Sait, Seyit Rıza ne yaptılarsa Kürt halkı onu yapacak” bir kez daha uyarıyor ve görevlerini; küstahlığına, Bese Hozat ve Amed Malazgirt gibi teröristlerin • Üniter Ulus Devlet yapımızın, Laik Cumhuriyetimizin, herzelerinden terörist başının fütursuz dayatmalarına ve Dil Birliğimizin, ülkemiz ve milletimizle bölünmez sömürge valisi kılıklı ABD Büyükelçisinin hadsiz açıklamalarına bütünlüğümüzün ve ulus olma bilincimizin kadar “Terörsüz Türkiye” sürecinin geldiği noktaya, nihayet vazgeçilmezliğini, 47 oyla kabul edildiği açıklanan, nerede ise devletimizin emperyalizm taşeronu hain terör örgütü ile baş edemediği • Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye için koşullarını kabul ettiği gibi kahredici bir algıya yol halkına Türk Milleti denir” tümcesinde ifadesini bulan ve açabilecek, “kardeşlik, barış, demokrasi” tatlandırıcıları ile anayasamızın da 66. maddesi ile hükme bağladığı millet kaplanmış Komisyon Raporu adlı 53 sayfalık Utanç Belgesi’ne tanımının ve “Türklük” kavramının tartışılmazlığını, de bakıldığında tablonun vahim olduğunu görmemek • Politikaları, uygulamaları ve eserleriyle her alanda olanaksızdır. başarısı kanıtlı Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi Bu cümleden olarak; 2007’ de ABD icazetli Ergenekon-Balyoz “Atatürkçü Düşünce Sistemi” nin günümüzün de şaşmaz kumpaslarıyla ordunun, “Yetmez ama evet” aymazlığı destekli pusulası, geçerli reçetesi olduğunu, 2010 referandumuyla yargının, 15 Temmuz 2016 sonrası OHAL • Milletimizin Demokratik, Laik ve Sosyal bir Hukuk koşullarının sağladığı olanaklarla medya, entelijansiya, Devletinin özgür yurttaşları değil de, emperyalizm akademi ve iş dünyasının, mühürsüz oy şaibeli 16 Nisan 2017 referandumu ile de hemen hemen tüm devlet aygıtının tek boyunduruğunda, orta çağ artığı Totaliter-Teokratik bir otoriteye bağlandığı, böylelikle Kuvvetler Ayrılığı ilkesinin uydu devletin tebaası olmaya asla razı olmayacağını, fiilen ortadan kalktığı ve TBMM’nin işlevinin zayıfladığı • Gerekenin, kuruluşta olduğu gibi meclis eksenli, düşünüldüğünde tablo daha da ağırlaşmaktadır. kuvvetler ayrılığına dayalı, yurttaşların eşitliği esaslı Ez cümle; Laik Cumhuriyet rejimimiz, Üniter Ulus Devlet bir hukuk devleti olan Atatürk Cumhuriyeti’ni yeniden yapımız, Dil Birliğimiz ve bölünmez bütünlüğümüz yaratmak olduğunu emperyalizmin hedefindedir, bu olağanüstü bir durumdur, görerek yapmalarını bekliyoruz. olağan yol ve yöntemlerle aşılamaz. Hele, Anayasamızın 10. maddesiyle “Yurttaşların Eşitliği” esas alınmışken ne Saygılarımızla. ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL MERKEZİ
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear