27 Ekim 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 9 EKİM 2026 CUMA 2 olaylar ve görüşler unutmaz. Geleceği biçimlendirmek Çürümeye alışmak için attığı adımların, insanlığın MehMet UtkU Şentürk utanç aslında. Çünkü hâlâ ve kendi utanabiliyorsak her şey Stratejik iletişim Danışmanı, toplumunun Geleceği bitmiş değildir. Bir çocuğun Yazar ahlakına, çalışmasından, çalışırken umutlarına, biçimlendirebilmek ükrü Erbaş birkaç dizeyle beklentilerine, ölmesinden utanıyorsak... gönencine, bazen sayfalar dolusu Bir kadının öldürülmesini Ş u ya da bu biçimde, güvenliğine, sosyoloji metninin sıradan bir üçüncü sayfa haberi bir toplumun başına iyiliğine, güzelliğine uygun anlatamadığını anlatıyor: Ş olarak görmekten rahatsız geçen egemen, bir olduğunu bilir. “Bir çürümenin ortasında/ oluyorsak… Bir insanın hakkının ilkel insansa geleceği O yüzden de geleceği Utancımıza tutunmuş/ İyi başka bir insanın bağlantıları kendi iktidarını sonsuza biçimlendirebilme gücü şeyler düşünerek/ Yaşamaya kadar uzatmak için karşısında değersizleşmesine çok yüksektir. biçimlendirmek ister: çalışıyoruz.” Örnek istiyorsanız, öfkeleniyorsak... Kamunun tek Ne kadar cahilse, ne Mustafa Kemal Atatürk’e Belki de bugün Türkiye’yi tarif kuruşunun bile kişisel çıkara kadar otoriter ya da totaliter bakın. etmek için bundan daha uzun dönüştürülmesi iddiasının ise, ne kadar Faşistse o HHH bir cümleye gereksinim yok. üzerine gidilmesini istiyorsak... giderek azalıyor. Çünkü kötülük bir planı. Sonra birileri onların kadar baskıcı, sömürgen ve Cumhuriyet’in genç Çünkü artık mesele yalnızca Hâlâ bir yerlerde sağlam bir şey çoğaldıkça sıradanlaşıyor. yaşam haklarını ellerinden aldı. zalim olur. yazarlarından Ali yaşadığımız skandallar değil. var demektir. Çünkü, ölümlülüğünün Mesela ağustos ayında Biz yine haberi okuduk. Ve Apaydın dün yayımlanan Mesele, skandallara alışmamız. zamanın ve mekânın Çünkü toplumları ayakta “Bugünlerden Sonra” en az 226 işçi iş kazasında yaşam devam etti. İşte Erbaş’ın sonsuzluğunda kendisinin yazısında şöyle diyordu: Bir sabah başka bir yolsuzluk tutan yalnızca yasalar yaşamını yitirdi. Bir ayda! İSİG “çürüme” dediği şey belki tam bir hiç olduğunun farkında “Sonrayı herkes iddiasıyla uyanıyoruz. Ertesi değildir. Vicdandır. Hukuk, Meclisi’nin verilerine göre olarak burada başlıyor. Çürüme değildir! düşünemez; daima bir gün başka bir operasyon. Bir vicdanın kurumsallaşmış 2026’nın yalnızca ilk sekiz yalnızca kötülüğün çoğalması Hem sömürür hem ezer... belirsizlik olan sonrayı yerde sahte belge, başka yerde biçimidir. Adalet ise güçlülerin ayında sayı 1509’a ulaştı. değildir. İyilerin kötülüğe Zulmettikçe güçlendiğini kavramak, anlamak ve usulsüzlük iddiası. Vatandaşlık güçsüzlere yaptığı bir iyilik Ölenlerin arasında çocuklar da alışmasıdır. Her şeyin bir sanır ama tam tam tersine öngörebilmek için eğitilmiş işlemlerinde muvazaalı satışlar değil; yurttaş olmanın temel vardı. Dahası, 2025-2026 eğitim fiyatı olduğunda. Bir toplumun zulmü arttıkça hem zihinler gerekir. yapıldığı gerekçesiyle onlarca gücü hem de geleceği şartıdır. Bu yüzden bugün Yeterli güce ulaştığını öğretim yılı boyunca en az 95 çürümesini anlamak için büyük biçimlendirme olanağı azalır insanın gözaltına alındığı bir sandığında her şeyin belki de kendimize sormamız çocuk işçinin yaşamını yitirdiği teorilere de gerek yok aslında. ve sonunda yok olur. donduğunu sanan cahil soruşturmayı okuyoruz. Başka gereken soru “Bu ülkede bildirildi. Bir an durup şu iki Şuna bakmak yeter: Parayla O yüzden de geleceği zihinler yapamaz bunu; bir dosyada rüşvet karşılığında daha ne olacak?” değildir. kelimeyi yan yana düşünelim: satın alınamayacak kaç şey biçimlendirebilme gücü hazır düşünce paketleriyle mevzuata aykırı rapor ve Bu soruyu çok sorduk. Asıl “Çocuk işçi”. “Çocuk” ve “işçi”... kaldı? yoktur! yetinmeyen, hazır yanıtlarla diploma düzenlendiği iddiasıyla soru şudur: Daha ne olursa Bir çocuğun elinde kalem Diploma satın alınabiliyorsa, Örnek istiyorsanız, yaşamayan, soru soran 43 kişi hakkında dava açıldığını şaşıracağız? Çünkü hiçbir şeye belge satın alınabiliyorsa, firavunların, zamanın ve olması gerekirken nasır eğitimli zihinler yapabilir öğreniyoruz. şaşırmamaya başladığımız gün, mekânın sonsuzluğunu ancak. varsa, çantasında kitap olması hak satın alınabiliyorsa, ilişki aşmak için yaptırdıkları Şaşırıyor muyuz? Biraz. Sonra Totaliter rejimlerin, çürümenin yalnızca seyircisi gerekirken iş eldiveni varsa, satın alınabiliyorsa... Ve bütün PİRAMİTLERE bakın. bilhassa faşizmin en telefonun ekranını yukarı olmaktan çıkarız. Onun parçası sabah okula değil fabrikaya, bunların mümkün olabildiğine HHH büyük amacıdır sonrayı kaydırıyoruz. İşte asıl mesele durumuna geliriz. tarlaya, sanayiye gidiyorsa ilişkin inanç toplumda giderek Bu ilkelliğe karşılık, dondurmak: asla olmayacak burada başlıyor. Bir çürümenin ortasında orada yalnızca ekonomik bir güçleniyorsa mesele artık şu ya da bu biçimde bir olana yatırım yapmak. gerçekten iyi şeyler düşünerek sorun yoktur. Orada hepimizin birkaç kişinin ahlakı değildir. toplumun başına geçen Ama totaliter rejimler Skandalın yaşamaya çalışıyoruz. bakması gereken bir utanç Mesele sistemin ürettiği ahlaki egemen bir uygar insansa biter! Faşist rejimler biter! sıradanlaşması Çocuklarımızı okula geleceği, yönettiği Diktatörlükler biter! Çünkü, aynası vardır. Ama o aynaya iklimdir. toplumu daha gönençli zaman akar.” Bir toplumun başına gönderiyoruz. Akşam eve uzun süre bakmıyoruz. Çünkü Çünkü çürüme yukarıdan (müreffeh) daha güvenli, HHH gelebilecek en kötü şey yalnızca ekmek götürüyoruz. Birbirimizi başka haber geliyor. aşağıya ya da aşağıdan daha iyi, daha doğru, Emperyalizmin, gerek yolsuzluk değildir. Yoksulluk seviyoruz. Kitap okuyoruz. yukarıya tek yönlü ilerlemez. daha haklı, daha güzel dünyada, gerek ülkemizde İyiler kötülüğe alışırsa... da değildir. Adaletsizlik bile Şarkı dinliyoruz. Gülüyoruz. Bir süre sonra herkes birbirine ilkelere göre Bağımsızlığa, yol açtığı geçici çürüme değildir. Bunların hepsinden Kadın Cinayetlerini Hayat bütün inadıyla sürüyor. bakmaya başlar. “Onlar Özgürlüğe, Eşitliğe, sizi aldatmasın: daha tehlikeli bir eşik vardır: Durduracağız Platformu’nun Ama yalnızca iyi şeyler yapıyor”, “Ben yapmasam Laikliğe, Dayanışmaya, İnsanlığın ve Türkiye’nin normalleşme. verilerine göre ağustos ayında düşünmek yetmez. İyi şeyleri Adalete ve Barışa yönelik geleceğini, cahillerin ve başkası yapacak”, “Bu ülkede olarak biçimlendirmek Çünkü insan sürekli maruz 22 kadın öldürüldü, 33 kadın savunmak gerekir. ilkel kişilerin Faşizmi işler böyle yürüyor”... ister: değil, hiç kuşkusuz, kaldığı şeye karşı duyarsızlaşır. ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Çünkü kötülüğün en büyük İnsanlara ne kadar teknoloji-ideoloji ‘Düzen böyle’ mi? İlkinde öfkelenir. İkincisinde Yine rakamlar; 22, 23, 24 ... zaferi, herkesin kötü olması saygılıysa, yönettiği etkileşimi ve bu bağlamda şaşırır. Üçüncüsünde konuşur. İnsan yaşamını rakamlara İşte bir toplumun ahlaki değildir. İyi insanların kötülüğü toplumu ne kadar çok yapay zekâyı da içeren Onuncusunda geçip gider. Sonra çevirmek, bazen gerçeğin çöküşünün en korkunç cümlesi artık olağan karşılamasıdır. seviyorsa onlarla o denli Bilişim Devrimi, bu öyle bir gün gelir ki eskiden büyüklüğünü göstermek yerine budur: “Ne yapalım, düzen O nedenle belki de bugün güvenilir ilişkiler kurar. devrimin eğitilmiş, ülkeyi ayağa kaldırabilecek onu görünmez hale getiriyor. böyle.” elimizde kalan en değerli şey, Halkıyla, milletiyle, uygar beyinleri ve bir olay, telefon ekranında Çünkü “22 kadın” dediğimiz Hayır! Düzen hiçbir zaman Erbaş’ın söylediği o kelimedir: seçmeniyle, göz göze, onların özgürlük, eşitlik gönül gönüle iletişim kurar, ilkelerine yönelik ahlakı başparmağımızın tek hareketi anda 22 ayrı yaşamı tek bir kendiliğinden “böyle” olmaz. Utancımız. Onu kaybetmeyelim. işbirliği yapar, ortak çalışır. belirleyecektir. kadar yer kaplar: Kaydır. Geç. istatistiğe sıkıştırıyoruz. Oysa İnsanlar onu böyle yapar. Ve Çünkü bir toplum utanma Zamanın ve mekânın Lütfen AHLAKINIZI, Unut. onların her birinin bir sabah yine insanlar değiştirebilir. yeteneğini kaybettiğinde, sonsuzlukları karşısındaki UMUDUNUZU koruyun ve Belki Türkiye’nin son kahvaltısı vardı. Bir telefonu, En büyük kayıp utanmak geriye çürümenin kendisi değil ölümlü hiçliğinde, DİRENİN! yıllardaki en büyük toplumsal yalnızca kokusu kalır. Ve bir bir arkadaşı, belki çocuğu, belki değil, utanmayı kaybetmektir. herkesle, özellikle de Çünkü GELECEK, onun süre sonra... O kokuyu da kimse dönüşümlerinden biri budur: yarım bıraktığı bir kitabı. Belki Şükrü Erbaş’ın dizelerinde hizmet ettiği insanlarla için DİRENENLERİN eşit olduğunu hiç olacaktır! Kötülüğün haber değeri bile ertesi gün için yaptığı küçücük beni en fazla çarpan kelime duymaz. Nispi temsil ve geri çağırma hakkı karnı tok; hepimiz biliyoruz ki en az o kadar demokratik partileri bir yana bırakalım; sol kentte siyaset yapan aktörlerin çıkmalı; üye, başkan adayıyla Yüksel IŞIk o gizlendikleri çöp dağlarının ve sosyal demokrat partilerin, birlikte yönetimi de oylamalı bir haktır. İşte bu nedenle müdahalesi; çoğu zaman da Y ardında “fon vurgunu” var. kurmayı vaat ettikleri düzenin hem üyelerin katılımıyla ilçe başkanının, almış olduğu ve taraflar, gücü oranında önseçimi hem de önseçimin ilkelerini kendi partilerinde oya dayanarak, kendisine yönetime yansımalıdır. lk değildi Cemil Tugay, belki Payımıza düşeni tamamlayıcısı konumundaki uygulamaları gerektiği açıktır. rakip olarak çıkan adayı Peki ya seçtiğimiz başkan İson da olmayacak. Her gidişten almak için “geri çağırma” hakkını Tıpkı YENİ Parti’nin yapmak muhatap kabul etmemesi, başarısız olursa… O zaman da sonra Murathan Mungan’ın, savunuyoruz. istediği gibi… Genel başkan hesap edilmemiş sorunlara yol geri çağırma hakkımız olmalıdır. “aslında kalandır terk eden/ Sorumluluğun tümünü Demokrasinin evrensel Özgür Özel’in canhıraş açabilirdi; açtı da. Yeni siyaset tarzının ilk koşulu giden de bu yüzden gitmiştir Tugay’a ve onu bağrına basan ilkelerini savunmak, herkesten mücadelesiyle örgütlenmesini Hâlbuki YENİ Parti, toplumun bunlardır. zaten” dizelerini mırıldandım. iktidar partisine yıkmak; çok siyasi partilere düşer. Ancak mahalleden başlatan, mahalle siyasete olan yabancılaşmasını Ne demiş Nâzım, Tugay’ın, “Cumhuriyet, bilhassa bu olayda payımıza düşeni Türkiye’deki siyasi partilerin meclislerini temel siyaset alanı kırmak; herkesi kucaklayan anımsayalım: kimsesizlerin kimsesizidir” almamak anlamına gelir ki yönetimlerinin, iktidar alanlarını olarak gören YENİ Parti’nin de bir siyaset yapmak üzere “Yaşım altmış sözünü kendi edebine bu onlarca yıldır yürütülen koruma amacıyla demokrasiyi uygulamada zorluklar yaşadığını yola çıkmıştı. Yabancılaşma on dokuzumdan beri bir düş uygun olarak bozup AKP’ye demokrasi mücadelesine yozlaştırdıklarını görüyoruz. görüyoruz. engelini aşmanın ve herkesin görürüm yakıştırması da ondandır. haksızlık olur. Sandık da demokrasinin bir siyasal mücadelenin ucundan yağmur çamur yaz kış Sözün kaynağını elbette Elbette “Tugay’ı niye aday Kurtuluş düşü parçasıdır ama demokrasi, tutmasını sağlamanın yolu, uykuda uyanık biliyor. Ama büyük olasılıkla yaptılar?” sorusunu soralım. gündelik yaşama ilişkin karar nesnel olmaktan; nesnel takılmış düşümün peşine kendi ruh halindeki kimsesizliği Çoğunluğun tercihine Geçen hafta, çok yerinde alma süreçlerimizin vazgeçilmez yürürüm.” anlatmak için kullandı bu sözü. bakılmaksızın kişisel tercihlerde bir kararla bütün üyelerin oy olmanın yolu da demokratik “Memleketimin ulu kurtuluş Terk edilmişti; hem de İzmir bulunulması, üyelerle önseçim bir parçasıdır. Evden başlayarak, kullandığı ilçe seçimleri yapıldı kuralları benimsemekten geçer. halkı tarafından. Neden? Çünkü yapılmaması, bu sorunun sokakta, okulda, işyerinde, ve “delege ağalığı” tarihe karıştı. Demokratik kuralların düşünü gerçekleştirmek” için başarısız! ana kaynaklarından biridir. dernekte, sendikada ve üyesi İlçe başkanlıklarının bir kısmını, en önemlisi, “nispi temsil yeni bir siyaset tarzının bugünkü İktidarın reklam filminde Ama bilinmeli ki önseçim, bulunduğumuz siyasi partide, genel başkan Özgür Özel’in sistemi”dir. Bu kural, temsilcisi Özgür Özel’dir. kullandığı “çöp dağları” varsa aralarındaki diyalektik ilişki her düzeyde demokrasiyi 4 Ağustos’ta kamuoyuyla dışlanmanın önüne geçer. Başarı, nispi temsil sistemi ve Tugay’ın başarısızlığıdır. nedeniyle ancak “geri çağırma içselleştirmek ve işletmek, paylaştığı yaklaşımdan cesaret Önümüzde il başkanlığı geri çağırma hakkının olduğu, İktidarın, onu alıp çöp dağlarının hakkı”yla anlam bulur. geleceğin Türkiye’sinin alan adaylar kazandı. seçimleri var. O seçimleri, siyaseti mahalle meclisleri sorumluluğunu muhalefete Seçmek, demokratik bir vazgeçilmez önkoşuludur. İlçe yönetimleri listesini yalnızca il başkan adaylarının aracılığıyla yapan dinamik bırakması, yıllardır yaptığı algı haktır ama başarısızlığı Hiyerarşik ve bürokratik yapmak, kazanan başkanları yarışı olmaktan çıkarmak örgütlerin varlığında yaşam yönetiminin kötü bir örneğidir. kamuoyu tarafından tescillenen örgütlenme modelini seçen bırakıldı. Niyet güzel ama gerekir. Başkanlar, üyelerin bulacaktır. Bilelim ve kulağımıza Ama vatandaşın bu algılara seçilmişleri geri çağırmak da iktidarı ve ona iliştirilmiş siyaset, kural gerektirir. Bazen önüne yönetim listesini yaparak küpe edelim. yoruz. 13,5x21 / Anı / 272 sayfa 12,5x19,5 / Şr / 560 sayfa 13,5x21 / İnceleme / 764 sayfa 13,5x21 / Deneme / 221 sayfa 13,5x21 / İnceleme / 256 sayfa 13,5x21 / İnceleme / 160 sayfa azar
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear