27 Ekim 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 13 EKİM 2026 SALI 2 olaylar ve görüşler Yazarımız rahatsızlığı nedeniyle 81. pazar... Kreten olmamak... bugünkü yazısını yazamamıştır. dışarıdaki yaşama dair bir Doç. Dr. Buğra GÖKCE hayal kurabiliyorsam, bütün iPA BAŞKAnI bunlar bu kötülüğün bende tamamlanamadığını gösterir. “... Bıçak yaraları iyileşti,/ Bana bir duvar verdiler; ben Sadece kötülüğün açtığı yara Herkes için özgürlük o duvarın üzerine cümleler iyileşmeyen./ O iyileşmiyor, yazdım. Bana yalnızlık gece, her gece yeniden açılıyor!” Mustafa Gazalcı diyor Ingeborg Bachmann, verdiler; içinden sevgiyi 16. ve 22. Dönem Denizli çıkardım. Zamanımı aldılar; Gloria Caddesi isimli eserinde. mv. eğitimci o zamanın içinden kendimi Kötülüğün, hem de organize yeniden kurdum. Bu çabam da ne, özgürlüklerin kötülüğün sistematik olarak sürüyor. O kısıtlandığı, insanla- açtığı yaraları 18.5 ayı aşkın rın düşüncelerinden do- zamandır iyileştirmeye sabahında onların üzerine tutunuyorum. Anlattım ama ‘Mahkûm olmadım’ çabalıyor ama geceleri, layı içeriye atıldığı bir dö- giderek sağaltma çabamla ve daha özü bence şöyle: İnsan Duygusal anlamda özellikle geceleri, yaralarımızın nemde AKP genel başka- den de alınmadılar. Muhalefe- kendimi daha ileri taşıyacak bir en güçlü halinde yazamaz da gelişimim durmadı, yeniden açılmasının önüne nı, Namık Kemal’in “Hürriyet tin ortaya çıkardığı AKP’nin çırpınışla yeni bir şey yazmaya diye düşünenlerdenim. En kreten olmadım, kendi geçemiyoruz. Kasidesi”nden bir beyit oku- sosyal politikalardan sorum- karar verdim. Bu nedenle zayıf ve çaresiz anlarınızda mahkûmiyetinin biçare tanığı Yine öyle bir gecenin yor! lu genel başkan yardımcısı bir kahvaltı yazısı olmadı bu yaşamı uyandırmanın haline gelmedim. Her şeyden sabahında yalnızlığımı buldum Halkın geçim sıkıntısı çek- Fatma Betül Sayan Kaya dı- kez. Aksi halde, “Sen orada biricik yolu olduğunda önce mahkûm olmadım. Bunu tiği, yüzyılın fon vurgu- yanımda. Bu beton kafesin şında... kalmaya devam edersin, kendi yazılabileceğine inanıyorum. hiç kabullenmedim. Çünkü nu yaşanırken AKP, 7 Ekim adaletsiz duvarlarına inatla Tam tersine TBMM’de ko- mahkûmiyetinin biçare tanığı” Tıpkı Javier Cercas gibi. tüm bunların yanında aldığım 2026’da Saray’da grup toplan- mahkûm olmamaya gayret nunun araştırılmasına ilişkin diyen Malcolm Lowry’nin ifade O yüzden bu adaletsiz yaraları, kötülüğün, hatta ediyorum. Cezaevi yaşamı, tısı düzenliyor. Bu toplantı- muhalefetin verdiği komisyon ettiği çaresiz tanıklığı gerçek duvarların çaresizliğinde örgütlü kötülüğün her gece insanın tüm gelişiminin da CHP’den seçilen İzmir Bü- önerisi iktidarca reddedildi. bir mahkûmiyette yaşamış yazarak ruhsal sağlığımı depreşen yaralarını da her durması, hatta geriye gidip yükşehir Belediye Başkanı Namık Kemal’in özgürlü- olacaktım. Oysa bu kötülüğün korumakla kalmayıp gün sabırla, inançla onarsam beden ve ruh sağlığının zarar Cemil Tugay’a AKP rozeti ta- ğü öven, baskıyı, zulmü lanet- beni mahkûm etmesine hiç gelişim sağladım. Kreten da unutmadım, kenara görme olasılığının en yüksek kıldığı gün, Recep Tayyip Er- leyen bu güzel şiiri keşke da- izin vermedim. O yüzden yine olmadım yani! Ve dahası, atmadım. Tam kapanmasın ki olduğu yer. “Kretenizm” diye doğan, “Usanmaz kendini in- ha arı, duru yazılmış olsaydı özenli bir kahvaltı hazırladım duygusal gelişim... Cezaevi; kendini hatırlatsın! bir hastalık ve “kreten” diye san bilenler halka hizmetten/ da yeni kuşaklar aracısız an- kendime. Yine gazete kâğıdı mağdurlarına içli türküleri İnsan, başına gelenlerden tanımlanan bir hastalık hali Mürüvet-ment olan mazlu- lasalardı. sermedim masama... Hayallerle yaktıran, en dokunaklı ibaret değildir. Bence insanı ma el çekmez i’ânetten” diye- yalnızca tıp alanında değil, yaptım 81. pazar kahvaltımı. sözleri yazdıran birer sanat asıl belirleyen, başına ‘Tutsaklıktan edebiyatta da sanırım bu rek halka, mazluma hizmet- Buradan çıkacağım. Kendime insanı yapmaya en yakın yer gelenlerden sonra neye yüzden var. ten söz etti. kurtulduk derken...’ mahkûm olmayacağım. Buna sanki. Çokça cezaevi şiiri, dönüştüğüdür. Aynı acı “Fiziksel, ruhsal ve duygusal Özgürlük şairi Namık Dalkavuklar kişilere övgü- tanıklık da etmeyeceğim. O türküsünün meşhur olması birini taşlaştırabilir, başka gelişimin duraklaması durumu” Kemal’in “Hürriyet Kaside- ler düzerken Namık Kemal’in yüzden gelişimim de fiziksel, hiç tesadüf değil. Zira Âşık birini derinleştirebilir. Aynı diye tarif edilen bu hastalıktan si” adlı ünlü bölümü, dili es- özgürlüğü anlatan kasidesin- duygusal ve ruhsal anlamda Veysel’in dediği gibi, “Sevip yalnızlık birini kendinden mülhem edebiyat alanı da her ki olmasına karşın özgürlü- de unutulmaz beyitler vardır: geri gitmesin diye çabalamayı de kavuşamazsın, o aşk olur.” uzaklaştırabilir, başka birini anlamda tükenme ve yaşama ğü, hakkı, hukuku savundu- “Ne mümkün zulm ile bi- sürdüreceğim. Burada kavuşulamıyor. Ben kendisine yaklaştırabilir. tutunma halinden uzaklaşma ğu, baskıya, zulme karşı çıktı- dat ile imha-yı hürriyet/ Ça- Kabul ediyorum, saçımın de kavuşamadım. Biz hiç Ben bu 19 ayın beni neye biçiminde sorunlu tiplere ya ğı için sevilir. Kimi beyitlerini lış idraki kaldır muktedirsen sakalımın beyazları iyice arttı. kavuşamadık! dönüştürdüğünü her gün da başarıyı bulup “oldum” unutmayız. ademiyetten.” İnsanın anla- Bu 19 ayda bunlara bakarak Evlendim üstelik. yeniden sınadım. Öfkenin diyenlerin şımarıklığındaki Isparta Gönen Öğretmen ma yeteneği yok edilmedikçe yaşlandım bile diyebiliriz Bu adaletsizliğin kale insanı büyütmediğini, kişiler için “kreten” tanımını Okulu’nda okurken Türkçe zulümle, baskıyla özgürlüğün ki öyle olmuş zaten. Ancak duvarlarında nikâh yalnızca içinde daha fazla yer kullanıyor. öğretmenimin özendirmesiyle yok edilemeyeceğini anlatan sağlığım ve kan değerlerim fotoğrafımızı alamayışımız kapladığını; nefretin geçmişi tuttuğumuz şiir defterine bu bu dizeler ne güzeldir. dışarıda olduğundan daha ille de yazmak ülkeye magazin malzemesi değiştirmediğini, yalnızca kasideyi de severek almıştım. Yine “Tutsaklıktan kurtul- iyi. Elbette ihmal etmek oldu belki ama sevmekten, Bu adaletsiz duvarlara bugünü zehirlediğini gördüm. duk derken senin tutsağın zorunda olduğum tali sağlık direnmekten vazgeçmeyen görevden isteğiyle kendimce başarıyı bulmuş Ama unutmanın da adalet olduk” beyitini birçok kişi problemlerim var. Dişim halimiz de bu 18.5 ayı aşan ama dahasını arayan bir halde olmadığını öğrendim. Bu ayrılma anımsar: “Ne efsunkâr kırıldı, eşim bakamıyor. Belki mezalimin en vurucu ve özel girmiştim. İçime kapanıp nedenle ne olanları unutmak AKP Genel Başkanı ve Cum- imişsin ah ey didâr-ı hürriyet prostatım azcık büyüyor ama direniş hikâyelerinden biri yaşamaya küsen bir halde istiyorum ne de olanların beni hurbaşkanı Recep Tayyip Er- / Esîr-i aşkın olduk gerçi kur- eminim karaciğer yağlanmam, haline geldi. Bunu elbette tek adaletsiz duvarların küfüne, zehirlemesine izin vermek. doğan kasidenin işine geldi- tulduk esâretten.” tansiyon ve kardiyak başına yapamazdım. Eşsiz bir Hatırlamakla yaşamak sürgülerinin prangasına teslim ği bölümünü okudu. Oysa da- Bir hukuk devletinde özgür- değerlerim daha iyi. Kan eş ile, Filiz’im ile becerdik. olsaydım kreten olabilirdim arasındaki o ince çizgide ha kasidenin ilk beyitinde ça- lük, hak, adalet herkes için ol- sonuçlarım bunu gösteriyor. İnsanın en büyük direnişi, belki. Ancak tersi için aylardır yürümeye çalışıyorum. ğın yöneticileri doğruluktan, malıdır. Kimileri için tam, ki- Yani fiziksel açıdan gelişimim, kendisine yapılan kötülüğe çabalıyorum. Okumak, Bu zulmü unutmak, güvenden uzaklaşınca hükü- mileri için yarım özgürlük, zamanın geri götürdüklerinin dönüşmemesidir bence. üretmek, düşünmek ve özellikle unutturmak kendim metten, iktidardan “Çekildik demokrasilerde ve hukuk hızını yavaşlatmış, hatta Çünkü kötülük yalnızca yazmak, ille de yazmak... Yazı için mümkün olsa da izzet-i ikbâl ile bâb-ı hükü- devletinde olmaz. Olursa da kimilerini ileri taşımış; yaralamak istemez; yaraladığı bana yaşamı hatırlatan biricik sevdiklerimiz için mümkün metten” der. kimse inanmaz. Benjamin Button misali. şey, yaşamla aramdaki son insanın da kendisi gibi olmamalı. Kaybettiğim Milyonlarca insanın etki- Namık Kemal, Hürriyet bağlantı sanki. yaralayan birine dönüşmesini dayımın cenazesine bile lendiği, çağın fon vurgunuyla Kasidesi’nin son dizesini Yaşamı uyandırmanın Bu 81. pazarın yaralarımı ister. Oysa ben hâlâ gidemeyişimi nasıl unutayım? doğruluktan ayrılmış, vurgu- -uyan ey yaralı aslan, gaflet biricik yolu bir kedi misali yalayarak seviyorsam, hâlâ yazıyorsam, Silivri Zindanı na katılmış onca yöneticinin uykusundan- diye bitirir: iyileştirdiğim, yaralarımın Ruhsal anlamda da başta hâlâ bir sabah kahvaltısını Not: Bu yazı 04.10.2026’da, hiçbiri görevinden kendi is- “Uyan ey yâreli şîr-i jeyân özenle hazırlıyorsam ve hâlâ daha çok açıldığı gecelerin yazı ile olmak üzere yaşama 81. pazar günü yazılmıştır. teğiyle ayrılmadı. Görevlerin- bu hâb-ı gafletten.” ‘Oğlum Mernuş...’ Ve “Y” kuşağı… Bu kadar SülEyman GirGin Emeklilerin hal-i pür melali toplanan kongrenin vermeye ortada. Bugün  AKP iktidarının olumsuz ekonomik koşul çalıştığı subliminal mesaj 27. Dönem muğlA mv. belki de en çok örselediği altında, hem anne babasına bugün belediyelere veriliyor; kesim emekliler. En düşük hem de çocuklarının durumuna “AKP’liyseniz kural ve edri Rahmi’nin “Oğlum emekli maaşı 23 bin 500 TL. hayıflanmak zorunda kalan kanunlardan muafsınız ama BMernuş, sen otobüsü Kirada oturan bir emekli için bu ve çift taraflı pres altına giren muhalif iseniz canınızı yakarız” kaçırmış bir milletin çocuğusun” maaş geçinilmesi imkânsız bir kesim, bugün yükü en çok demesinin üzerinden yarım asrı 24 yılın karnesi miktar. aşkın bir süre geçmesine karşın omzunda hissederek ezilen Memurla işçi emeklisi için hâlâ otobüsü yakalayabilmiş kesim. Birçoğumuz devletin durum bir nebze daha iyi olsa da Sonuç olarak; “AKP iktidarı varlığını, trafik cezası yerken, değiliz. Daha da tersine, her tüm emeklilerimizin geleceği, nasıl oluyor da hâlâ yüzde 30’luk vergi öderken ya da bize geçen gün bir öncekini aratır fitili ateşlenmiş bir bomba gibi. oy oranına ulaşıyor” sorusunun parmak sallanıp haddimizi nitelikte. TÜİK’in açıkladığı enflasyon ile yanıtı bir saadet piramidinde bilmemiz gerektiği söylenirken Avrupa’da yaşayan birine, aylığına zam alan, ancak gerçek saklı. hissediyoruz ama birileri devletin gençlik yıllarına tekrar dönmek enflasyon ile harcama yapmak isteyip istemediği sorulsa Bu piramitte en üstteki ihale varlığını ayrıcalıklı olarak her zorunda bırakılan milyonlarca çoğunluğu “evet” der ama çalınan onlar. Şu an bununla durumdalar. alıyor. Piramidin orta kesimi zaman arkasında hissediyor. emeklinin ikbali ya da geçim bizde maalesef, bu dönem tam olarak yüzleşmek zorunda “Ev genci” diye bir tabir çoluğunu çocuğunu bir şekilde Devletin varlığını arkasında ömrü -ya da bu fitilin bombaya çile doldurma dönemi olarak kalmasalar dahi, ileride illa ki türedi AKP döneminde. devlet kadrolarında işe sokuyor. hisseden kesimin konforu bir ulaşma ömrü- bu iki makas görüldüğünden, bir çoğumuz; yüzleşecekler. Okulundan mezun olmuş ama En alt kesim ise sosyal yardımlar yanda, devleti cezalandırıcı bir aralığına sıkışmış durumda. Her ile bir üniversite, her atanamamış, iş bulamamış, ile gemisini yüzdürüyor. Hatta, mekanizma olarak yaşayan “Aman ,Allah korusun” diye ilçeye bir fakülte plansızlığı evde anasının, babasının eline bu kesime hiç çekinmeden, diğer kesimin varlığı diğer yanda. yanıt verir. imtiyaz sahipleri ve Son zamanlarda X, Y, Z kuşağı ile oluşturulan milyonlarca bakan, yuva kurma olanağı ya insanların gözlerininin içine Sonuç olarak; ülke halkı yurttaşlar olarak kodlanıyor nesiller. üniversite mezunu gencimiz, da hayali olamayan bir kesim baka baka “Siz AKP’liyseniz olarak mutsuzuz, umutsuzuz, Biz Türkiye koşullarına göre, Z kuşağı, diye adlandırdığımız ne yazık ki ya zincir marketlerin yaratıldı. imtiyazlısınız” mesajı veriliyor. karamsarız, kaygılıyız ve emekliler, çalışanlar ve çocukları gençlerin durumu, kasiyeri olarak ya da bir Tabii ki AKP’li imtiyaz Pandemi döneminde 65 geleceğimizden endişeliyiz. olarak kodlarsak daha doğru emeklilerimizden aşağı kalır restoranda garson olarak sahiplerini bundan azade yaş üstü eve kapatılırken 24 yıl sonunda AKP’nin  olur gibi görünüyor aslında. değil. Çünkü asıl gelecekleri buldukları işe razı olacak tutmak gerekli. yapılan, 81 ilden hınca hınç karnesi budur! yeni baskı 13,5x21 / 221 Sayfa / İDeneme yeni kitap 13,5x21 / 486 Sayfa / İnceleme yeni baskı 12,5x19,5 / 560 Sayfa / Şr yeni kitap 13,5x21 / 256 Sayfa / İnceleme
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear