27 Ekim 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
gorus@cumhuriyet.com.tr 10 EKİM 2026 CUMARTESİ 2 olaylar ve görüşler Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti mi? olan uyuşmazlıkları çözümleyen, kısaca Av. Erol Türk kişiliği bölünmez bir bütün teşkil şekil şartlarına uyularak yapması nesnel, insan haklarına saygılı ve yasaları herkese eşit ve evrensel hukuk ederse de bu irade ve egemenlik gerekirken mevcut siyasi iktidar evrensel hukuk değerlerine uygun evlet, faaliyetlerini yürütmek kurallarına uygun şekilde uygulayarak çeşitli devlet organları arasında tarafından bu usul ve şekil şartlarına olması gerekir. Bir kişi, bir grup için birtakım araçlara adaleti sağlamakla görevli olan bir organ yapılan yasal işbölümüne göre uyulmadan Saray’dan gönderilen yararına yasa yapılmaz. D muhtaçtır. Bu araçlardan olması gerekir. metinler Meclis çoğunluğu yerine getirilir. Devlet faaliyetleri Yürütme organı, ilke olarak birincisi devletin hukuki işlemleri 16 Nisan 2017 halkoylaması sonucu uygulamada çeşitli siyasi, ekonomik tarafından noktası virgülü hukuk kuralları koyan, hukukun ile hukuki sonuç doğuran maddi -ki bu oylamada iki buçuk milyon ve sosyal bakımdan değişiklik değiştirilmeden kabul edilmekte meydan gelmesini sağlayan bir eylemleri, ikincisi devletin mühürsüz oy geçerli kabul edilmiştir- gösterse de hukuki alanda daima ve Resmi Gazete’de yayımlanarak organ olmayıp önceden yasalarla faaliyetlerini yürüttüğü organları, partili cumhurbaşkanlığı hükümet yürürlüğe sokulmaktadır. belirli ve değişmez hukuki işlemler düzenlenmiş hukukun sağlanmasını üçüncüsü ise devletin ayni ve mali sistemine geçilmiş, Meclis’in iradesi yok Üstelik yasama tekniğine uymayan hukuki sonuç doğuran maddi mal varlığıdır. yerine getiren bir organdır. Yürütme sayılmış ve bütün erkler yani yasama ve dünyada örneği olmayan, “torba eylemler şeklinde görünmektedir. Egemen bir devlet tüm görevleri çeşitli organlar tarafından yargı ve yürütme tek kişide toplanmıştır. yasa” adı altında birbiri ile ilgisi faaliyetlerini anayasa ve yasalara yerine getirilmekte ve çeşitli hukuki Ayrıcalıklılara özel yasalar Ancak yaşayarak öğreniyoruz ki ülke olmayan yasalar aynı torbaya uygun şekilde yürütmek zorundadır. neticeler doğurmaktadır. yönetilememekte, bu sistem kriz Devletin hukuki faaliyetleri atılarak yasalaştırılmaktadır. Oysa Anayasamızın ikinci maddesinde, üstüne kriz doğurmaktadır. Ekonomik yasama, yürütme ve yargı olmak Sistem kriz doğuruyor yasama işlemleri hukukun meydana “Türkiye Cumhuriyeti’nin durumumuz hiç iç açıcı değildir. İşsizlik üzere üç türlüdür. Yasama gelmesini sağlayan, yani yeni bir Yargı organı ise adliye ve idare demokratik, laik ve sosyal bir hukuk zirve yapmıştır. Eğitimin durumu içler işlemlerinin, yasama organı olan devleti” olduğu düzenlenmiştir. hukuki durum yaratan işlemlerdir. mahkemeleri tarafından yapılan acısıdır. Okullarda silahlı saldırılar Devletin iradesi ve egemenliği, TBMM tarafından belirli usul ve Bu işlemlerin herkesi kapsayıcı, ve esas itibarıyla dava konusu yapılmakta, milli eğitim bakanı tarikatlarla protokoller imzalayarak eğitim sistemini ortaçağ karanlığına sürüklemektedir. Bağımlı yargı ülkede ikili hukuk sistemi uygulamakta, seçilmiş muhalif belediye başkanlarını hiçbir somut delil olmadan tutuklamakta, İçişleri Bakanlığı’nca halkın oyu ile Tarihte az sayıda kahraman, Edebiyatımızın çınarlarından, seçilen belediye başkanları görevden kılıçlarından saçılan kıvılcımlarla yazınımızın usta kalemlerinden uzaklaştırılmaktadır. zafere giden yolu önceden Osman Şahin, doğup büyüdüğü Ceza yasalarında düzenlenen sezebilmiştir… Arslanköy'ün tarihini, Toroslar'ın masumiyet karinesi uygulanmamakta ve eteğindeki bu köydeki Yörüklerin suçsuz insanlar peşinen lekelenmekte ve Büyük kriz dönemlerinde bu gündelik yaşamlarını, gelenek ve cezalandırılmaktadır. Ancak hiçbir iktidar kahramanların milletlerinin beka göreneklerini öyküsel bir dille belediye başkanı soruşturulmamakta, sorunlarını aşarken gösterdikleri anlatıyor. tutuklanıp hapse atılmamaktadır. başarılar, onların dehalarının ve Ülkemiz ekonomik sıkıntılarla önceden seziş yeteneklerinin boğuşurken bir anda milyarlarca dolarlık sonucudur. borsa soygunu patlak verdi. Bu soygunda en büyük vurgunu yapanlar hakkında soruşturma bile başlatılmadı. Her şey gariban halkın gözleri önünde oluyor 13,5x21 12,5X19,5 ve iktidar sorumluluğu muhalefete İnceleme Anı atmaya bakıyor. Ciçero yıllar önce şöyle 280 sayfa 160 sayfa seslenmişti Roma’yı yönetenlere: “Adil olun. Adalet yoksa cumhuriyet de yoktur.” Ben de eski bir hukukçu olarak hâkim ve savcılara “Adil olun” diyorum. Adalet ve hukuk olmazsa demokrasi de olmaz. Siz, hiç sizin olmayan bedeni “Dünya’nın Merkezine Yolculuk”, taşıdınız mı? Bilir misiniz, aşksız, “Ay’a Yolculuk” ve “Denizler Altında sevgisiz başka bedenlerin altında Yirmi Bin Fersah” adlı romanlarıy- Mücadeleyi ezilen onuru taşımanın yükünü, la, bilimkurgunun öncüsü olarak dayakla imza attırılan satış kabul edilen Fransız yazar JULES büyütebilMek… kâğıtlarını, yaptırılan sahte VERNE (1828-1905), olağanüstü evlilikleri? Loş ışıkların altında Dr. Hüseyin ÖzkaHraman hayal gücünü, döneminin teknolo- çökmüş somyalar, kirli yataklar, jik ve bilimsel gelişmeleriyle İStemeye istemeye de olsa Türkiye’nin kanlı çarşa?ar, irinli geceler, harmanlayarak çocukların olduğu kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde iltihaplı hastalıklar, kanamalar kadar büyüklerin de yaşamlarında derin bir siyasi ayrışma ve ayrılıklar yaşandı. hayatınızın bir parçası oldu mu yeni pencereler açmıştır. Ortaya çıkan tabloyu görmezden gelmek sizlerin hiç?' dedi, geri çekilerek mümkün değil. Ancak bugün üzerinde titreyen sesini yuttu..." durulması gereken asıl soru şudur: Bu ayrışma kime yaradı? 12,5X19,5 Açık konuşmak gerekirse, bu bölünmenin 12,5x19,5 Öykü ne CHP tabanına ne de demokrasi Roman 216 sayfa 256 sayfa mücadelesi veren milyonlara bir fayda sağladığını söylemek kolay değildir. Bu tablonun, muhalefetin dağınıklığından yararlanmak isteyenlere alan açtığı açık. Ne yazık ki bugün geriye dönüp baktığımızda, siyasi ayrışmanın ötesine Birkaç kuşağın, çaprazlama "Neden böyle yapıyor insanlar? geçen kırıcı bir dilin hâkim olduğunu göçlerin göbeğindeki yaşamlarının görüyoruz. Oysa siyasetin doğasında farklı Neden parayı en büyük değer belgelenmesini de getiriyor. görüşler ve farklı kadrolar her zaman görüyor? olmuştur. Parti içi demokrasi yalnızca Göçlerin gelgitlerinde, yaşamımı- iktidarın varlığını değil, muhalefetin Neden sağlığı önemsemiyor? zın noktası yok. Masalı, daha de varlığını gerekli kılar. Demokratik doğrusu çocukluğun içinden Neden çocukları, ağaçları, kuşları, mücadeleler bazen kaybetmeyi, bazen belgeli tanıklıkları tadında Kedileri, atları düşünmüyor?" yeniden başlamayı gerektirir. Ancak bütün bırakmak gerek... bunlar aynı çatı altında kalınarak da Şükran Soner yapılabilir. Eren Aysan, çocuklarla paylaştığı Bugün yaşanan ayrışmada herkesin uzun, şiirsel masalıyla doğanın kendince gerekçeleri olabilir. Kimileri değerini bir kere daha anımsatıyor. yaşanan süreçleri eleştirir kimileri alınan kararları savunur. Ancak karşılıklı suçlamalar ne geçmişi değiştirmekte ne de geleceği inşa etmektedir. Tam tersine, ortak 20x27 13,5x21 enerjiyi tüketmekte ve toplumsal umudu Çocuk Çocuk zayıflatmaktadır. 56 sayfa 64 sayfa Daha da üzücü olanı ise bir dönem aynı hedefler için mücadele eden insanların birbirlerine karşı kullanılan ağır ifadeleri normalleştirmesi. Bu, yalnızca siyasal kültürümüze zarar vermektedir. Aynı Değerli araştırmacı, yazar ve geçmişi paylaşan insanlar adeta birbirlerine Zeynep Oral, dünya kadınlarının ressam Celal Binzet; “Tuvalin yabancılaştı. ayrımcılığa karşı geliştirdiği Ardındaki Tarih”te, üstün sanatçıla- Sonuçta kazanan kim oldu? Muhalefet evrenselkadın dayanışmasını mi, demokrasi mücadelesi mi, geniş rın, tarihin çeşitli dönemlerinde Türkiye'ye yansıtan ilk gazeteciydi toplum kesimleri mi? Bu soruların yanıtını yaptıkları ve uygar insanlığa herkes kendi vicdanında verecektir. Ancak ve Türkiye'de çağdaş feminist armağan ettikleri resimlerin görünen odur ki ayrışmalar, kırgınlıklar ve hareketin ilk kıvılcımını çaktı. gerisindeki yaşanmışlıkları, karşılıklı öfke hiç kimseye beklenen faydayı Kadın Olmak, haklarını arayan yapıtları yaratanları etkileyen sağlamamıştır. kadınların başucu kitabına toplumsal ve bireysel olayları, Bundan sonra yapılması gereken, dönüştü. gerçekleri ve öyküleri anlatıyor. ayrılıkları derinleştirecek yeni tartışmalar üretmek değil; yeniden nasıl yan yana gelebileceğimizi konuşmaktır. Elbette bu dönüş geçmişteki hataları görmezden gelerek olmaz. Tam tersine, yaşananlardan ders çıkararak, eski hastalıkları geride 13x21 bırakarak ve daha demokratik bir siyasal İnceleme 13,5x19,5 kültür oluşturarak mümkün olabilir. Aynı 242 sayfa Röportaj-İnceleme 368 sayfa köklerden beslenen insanların yeniden omuz omuza durabilmesinin yolları aranmalıdır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokrasi, hukuk ve sosyal adalet mücadelesini büyütebilmenin yolu da buradan geçmektedir.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear